KARARLAR

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2023/11489 E., 2025/16245 K. sayılı kararı

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 15.10.2025 tarihli, 2023/11489 E., 2025/16245 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

4. Ceza Dairesi

2023/11489 E., 2025/16245 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3764 E., 2023/1294 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... ve sanıklar müdafiinin temyiz istemleri özetle; olayın kamu görevlisinin göreviyle ilgili olmadığına, ihtilat unsurunun gerçekleşmediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanık ...'ün mağdura yönelttiği sözün, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,

2.5237 sayılı Kanun'un 126. maddesindeki “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” şeklindeki düzenleme ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan incelemede; dosya içerisindeki Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Ceza İnfaz Kurumunda İşlenen Suçlar Bürosunun 09.09.2019 tarihli 2019/4813 soruşturma numaralı "kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" kapsamında 07.02.2019 tarihli sanıkların oğlunun gerçekleştirdiği ihbar olunan tehdit içerikli eylemin muhataplarının infaz koruma memurları ... ve ... olduğu anlaşılmakla, incelemeye konu dosya kapsamında hakaret olduğu kabul edilen sözlerin ne şekilde mağdur ...'ın şahsına yönelik olduğu, dolayısıyla matufiyet şartının gerçekleştiği açıklanıp tartışılmadan, eksik incelemeyle karar verilmesi,

3.5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un 6/1-c maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Bu kapsamda, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sanıkların eylemlerinin ne şekilde 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi kapsamında kaldığı tartışıldıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Dosya kapsamına göre 13.03.2019 olan suç tarihi gerekçeli karar başlığına 07.02.2019 olarak yazılması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafii ve sanık ...'ün temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.10.2025 tarihinde karar verildi.