Süresiz Nafaka[1]dan sonra itirazlar geldi; olur mu öyle şey, kadın hem çalışacak, hem de benden nafaka alacak? Ne diyor 4721 TMK 175 ? Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha fazla olmamak şartıyla, geçimi için diğer taraftan mali durumu oranında süresiz nafaka isteyebilir. Hatta madde daha da ileriye gidiyor; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Yani kusurun olmasına bile gerek yok; yeter ki nafaka alacaklısının kusuru daha fazla olmasın. Yani hanım seni aldattı mı? Sen de iki tane patlattın mı, oh olsun, haketti de, eğer kanun koyucu nezdinde fiziki şiddet zinadan daha ağır bir kusursa, geçmiş olsun efendim, ömür boyu irat bir sözleşmeye imza attınız.
Ya da daha da ileri gidelim, son derece medeni bir şekilde karşıladınız karşınızda bornozlu rakibinizi, durun bir dakika, konudan sapıyoruz, o başka bir yazının konusu; biz daha fazla kusuru olmayan, boşanmadan dolayı fakirliğe düşecek eşte kalalım.[2]
Karşı taraf çalışıyorsa nasıl yoksulluğa düşebilir? Burada yoksulluğu iki dilim ekmeğe muhtaç kalmak olarak anlamayalım; hani Rabbim kimseyi attan indirip eşşeğe bindirmesin hesabı var ya, eğer yalıdan çıkıp villaya muhtaç kalıyorsanız yoksulluğa düşmüşsünüzdür efendim.
Tabii ki her zaman olduğu gibi, sakalım da olmasına rağmen, orada damgalı kanun maddesi olmasına rağmen, gene soru geldi bu konuda yargı kararı var mı diye.
E biz Yargıtayın Doğru Bildiği Yanlışlar[3]ı yazmışız, daha bir de emsal karar mı bakacağız? Haydi gene sizin gönlünüz olsun.
Hukuk Genel Kurulunun 2019/107 Esas ve 2022/318 Kararı var. Kadın kamu kurumunda avukat ve kendi evi var. Erkek de özel sektörde onun yarısından daha az maaş alıyor. Tabii biz biliyoruz özel sektörde nasıl maaşların gerçek değerinden gösterilmediğini, hatta bunu nasıl aşacağımızı da Patronu Duruşmaya Getirtmek[4] adlı yazımızda göstermiştik. Yerel mahkeme de yememiş zaten, borsada filan oynuyor diye kadın yararına hem tedbir nafakasına hükmetmiş dava sürerken hem de davanın sonunda güzelce bir maddi ve manevi tazminat vermiş; ama kadının düzenli geliri var diye yoksulluk nafakasına hükmetmemiş.
Yargıtay ise bir kere senin verdiğin tazminat çok, onu düşür bir demiş, bir de üstüne kadın kamuda avukat, nasıl tedbir nafakasına hükmedebilirsin diye bozmuş dosyayı.
İzmir 12. Aile, peki sen çok diyorsan kabul, yüzde yirmi iskonto yapıyorum maddi tazminattan ama TMK 169 bana resen araştırma yükümlülüğü veriyor, talep olmasa dahi tedbir nafakasına hükmedebilirim, kişinin kamu görevlisi olması, kendi evinin olması, eşinden daha fazla gelirinin olmasının bir önemi yoktur, dava sonuçlanana kadar karşı taraf evi terketmiş olsa da masraflara katılacak diye direnmiş.
Kurulun önüne gelmiş olay. Tedbir nafakası konusunda haklısın demiş. Erkeğin daha az gelirinin olması olsa olsa ortak giderlere katılma konusundaki oranının düşük olmasına sebep olur, kararın doğrudur demiş.
Gel gelelim yoksulluk nafakası konusunda yanlışsın; erkeğin resmi maaşı daha düşük olabilir ama farklı yerlerden geliri olabilir. Kişiler eskiden iki tarafın geliriyle market, su, elektrik, gaz, aidat, varsa kira öderken artık bunu tek başına yapacaktır; yoksulluk olacaktır, karşı tarafın kusuru daha fazlaysa nafakaya hükmedilebilir diye son noktayı koymuş.
Efendim takipte kalın, bir sonraki yazımızda hepimizin sıkıntısı olan 2577 İYUK 28 yüzünden icra vekalet ücretine nasıl kavuşabileceğimizin sırrını vereceğiz. Az sonra.
------------
[1] https://www.hukukihaber.net/suresiz-nafaka-ozgur-turkes
[2] https://www.hukukihaber.net/zinada-es-olmayanin-sorumlulugu-ozgur-turkes
[3] https://www.hukukihaber.net/yargitayin-dogru-bildigi-yanlislar-ozgur-turkes
[4] https://www.hukukihaber.net/patronu-durusmaya-getirtmek-ozgur-turkes