'Gülen bir numaralı firari şüpheli'
İstanbul ’da 14 Aralık sabahı yapılan ve içlerinde polisler, gazeteciler ve dizi senaristlerinin de bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı operasyona dayanak oluşturan polis fezlekesinin ayrıntıları ortaya çıktı. 2009 yılındaki ‘Tahşiye grubu’ soruşturmasında usulsüzlükler yapıldığı iddiasına dayanan 14 Aralık operasyonunda gözaltına alınan 4 kişi tutuklanmıştı. Bu operasyona ilişkin olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve başsavcılığa sunulan fezleke, Anadolu Ajansı tarafından yayınlandı. Fezlekede Fethullah Gülen, “bir numaralı firari şüpheli” olarak gösteriliyor.

 Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca'nın "terör örgütü kurmak ve yönetmek", eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Tufan Ergüder, eski İstanbul Asayiş Şube Müdürü Ertan Erçıktı ve emniyet amiri Mustafa Kılıçaslan'ın da "terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla tutuklandığı soruşturmaya ilişkin 429 sayfalık fezlekede ‘müştekiler’ de yer alıyor. Bu şikayetçiler arasında, "Molla Muhammed" olarak bilinen Mehmet Doğan, dönemin Tahşiye Yayınevi sahibi Mehmet Nuri Turan ve gazeteci Mustafa Kaplan da var.

 Fezlekede Fethullah Gülen'in yanı sıra, daha önceki soruşturmalar kapsamında tutuklanan emniyet yetkilileri Yurt Atayün, Ömer Köse, Erol Demirhan, Ali Fuat Yılmazer ve Kazım Aksoy’un yanı sıra, bu soruşturma kapsamında tutuklanan 4 kişi ve Ekrem Dumanlı’nın da adı 37 kişilik ‘şüpheliler’ listesinde sıralanıyor.

 Fezlekede öne çıkan bazı noktalar şöyle:

‘SUÇLAR 2009-2010 YILLARINDA İŞLENDİ’
Fezlekede, 2009 yılının tamamı ile 2010 yılının ocak, şubat ve mart aylarında, İstanbul ve Ankara 'da, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kurulan örgüte üye olma, iftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, adli görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, özel hayatın gizliliğini ihlal ve suç uydurma" suçlarının işlendiği iddia ediliyor.

‘KARANLIK KURUL’ VE HERKUL.ORG DA FEZLEKEDE
İletişim tespit ve teknik araçla izleme kararı ile savcılık yazıları, fiziki takip, müşteki ifade ve bilgi alma tutanakları, talimat yazıları, ekspertiz raporları, "www.herkul.org" adlı internet sitesinde "tahşiye" konulu konuşma, yayım organları, haber ve köşe yazıları, Samanyolu Televizyonu Tek Türkiye dizisi, "karanlık karar kurulu" sahneleri ve açık kaynak tespit tutanaklarının "delil" olarak sunuluyor.

MAYIS AYINDA GELEN İHBAR E-MAİLİ İLE BAŞLADI
 Fezlekede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'ne 16 Mayıs 2014 tarihinde, Mehmet Nuri Turan tarafından e-mail ile gönderildiği belirtilen ihbar mektubundan beyanlar aktarılıyor ve ‘Mail üzerine, belirtilen hususların araştırıldığı, tespitlerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na aktarılması üzerine başsavcılıktan 16 Ekim 2014'te konunun araştırılması talimatı üzerine tahkikata başlandığı’ belirtiliyor.

‘TALİMAT FETHULLAH GÜLEN TARAFINDAN VERİLDİ’
Fezlekede, "Soruşturma kapsamında kendilerine haksızlık yapıldığını beyan eden Mehmet Nuri Turan, tutuklu olduğu cezaevinden 17 Mart 2011'de Emniyet Müdürlüğüne gönderdiği mektupta, söz konusu operasyon talimatının Fethullah Gülen tarafından verildiğini yazmıştır" denildi.

‘TAKİP TUTANAKLARI OPERASYONDAN SONRA TANZİM EDİLDİ’
Mağdur Turan ile ilgili 17 Aralık 2009'da alınması gereken teknik takip kararının alınmayarak 12 kez uzatıldığı vurgulanan fezlekede, yapılan fiziki takibe ilişkin tutanakların aynı gün hazırlanmadığı, toplu olarak 29 Aralık 2009'da, operasyondan bir gün sonra tanzim edildiği öne sürüldü.

‘CİNSEL İÇERİKLİ GÖRÜŞMELER TAPE YAPILDI’
Mağdurlardan, A.A hakkında da yasa dışı teknik takip kararı alındığı kaydedilen fezlekede, bu kişinin soruşturmayla alakası olmayan, özel hayatın gizliliğini ihlal eden cinsel içerikli görüşmelerinin tape yapıldığı ve bu görüşmelerin ifade alma işleminde soru olarak şüpheliye yöneltildiği iddiası aktarıldı.

Mağdurlardan H.T.Y ve S.H'nin de "cinsel içerikli, homoseksüel" telefon mesajlarının tape yapıldığı ve bu tapelerin ifade aşamasında şüphelilere soru olarak yöneltildiği öne sürüldü

‘AYTUNÇ APARTMANI’ İÇİN 11 DEFA DİNLEME KARARI
 Fezlekede, "Aytunç" isimli bir apartmanla ilgili de dinleme kararı alındığının tespit edildiği belirtildi. Bu sabit hatla ilgili herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığından 15 Aralık 2009'da dinleme işlemine bir yazıyla son verildiği belirtilen fezlekede, şahsın açık kimliğinin tespit edilemediği ve "Aytunç" diye belirtilen şahsın, aslında bir apartman ismi olduğunun değerlendirildiği bildirildi.

 Fezlekede, "Yazılarda, şahsın açık kimliği olmadan karar talep edilmiştir. 'Aytunç' diye tabir edilenin, gerçek şahıs yerine, Muş merkez Hürriyet Mahallesi Mehmetçik Caddesi'nde bulunan Aytunç apartmanı olduğu ve toplantı evi olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. 'Aytunç' diye belirtilen toplantı eviyle ilgili 11 defa teknik takip kararı alınmasına rağmen her hangi bir fiziki takip çalışması yapılmamış, fezleke düzenlenmemiştir" denildi.

FOTOĞRAF 'HİYERARŞİNİN KANITI'
Al Jazeera Türk haber portalında yer alan haberde ise fezlekede “Zaman gazetesinin asıl sahibinin Fethullah Gülen olduğu” iddiasına yer verildiği belirtildi. Emniyet bu iddiasını ‘açık kaynaklar’a dayandırdı ve 'kaynak' olarak da Takvim gazetesinin bir haberi örnek gösterildi. Ekrem Dumanlı’nın Gülen’in karşısında ayakta ve elleri önünde durduğu fotoğrafın kullanıldığı habere yer veren emniyet fezlekesinde, şu ifadeler kullanıldı:

“Fethullah Gülen’e bağlı olduğu alenen bilinen Zaman gazetesinin konuşmanın birebir aynısını yayımlaması; belirli amaç ve hedefler doğrultusunda yönlendirme amaçlı yayın yapıldığı, Gülen’e yakın yayın ve yayım organlarında da haber yapılarak gündeme getirilmesiyle kamuoyunun şekillendirilmeye çalışıldığı ilerleyen dönemde yapılması muhtemel soruşturmalar için kamuoyunda bir ön yargı ve genel kanı oluşturulmak suretiyle tepki ve duyguları yönetme açısından algı oluşturulduğu toplumun ileride açılacak Taşhiye isimli terör örgütü soruşturmasına ve devamında yapılacak operasyona hazırlanması, örgüt liderinin talimatının tam olarak anlaşılması için operasyon birimi açısından teyit edilmesi, operasyona maruz kalacaklar açısından ise korku ve sindirmeye yönelik (terörün tanımında yer aldığı gibi) olduğu, Yayım müdürünün, Gülen karşısındaki esas duruşu ise alt-üst ilişkisine dayandığı değerlendirilmektedir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.