Savcı Arıcan, makam odasına ısrarla gelen kişiyi açıkladı
Savcı Arıcan, HSYK üyelerine hitaben "siyasi iradenin usule ve hukuka aykırı talebi bile kabul edip, bu tasarrufa imza atmak zorunda kaldınız" dedi.

Savcı Menderes Arıcan tarafından "Şimdi anladınız mı ne demek istediği mi?" başlığıyla paylaştığı yazısı şöyle:

ŞİMDİ ANLADINIZ MI NE DEMEK İSTEDİĞİMİ?

Şu anda HSYK 1. dairesi üyesi olan; o tarihte ise aynı yerde görev yaptığım değerli bir şahsiyet; HSYK üye seçimleri arifesinde (daha önce öyle bir alışkanlığı olmamasına rağmen) İstanbul Anadolu Adliyesindeki odama ısrarla günde bir iki defa ziyaret etmeye başlamış ve benden kendisinin de içinde bulunduğu harekete destek olmamı, ısrarla kendileri ile birlikte hareket etmemi istemişti.


Ben ise kendisine,içinde bulunduğu hareketin arkasında Yürütme organı olduğunu; bu hareketin arkasında Yürütme organın maddi ve manevi desteği olmasaydı kendileri ile birlikte hareket etmekte bir beis görmeyeceğimi; bu hareketin arkasında Yürütme organı olduğu sürece, başarılı olsalar bile; Yürütme organın kendilerine sağlamış olduğu maddi ve manevi yardımın diyetini kendilerine fazlasıyla ödeteceğini, hatta içlerine sinmeyen, adalet duygularını kanatan kararları bile almak zorunda kalabileceklerini; diyet ödemesi muhtemel bir harekete destek veren insan konumunda da olmak istemediğimi belirtmiştim.


Bu değerli şahsiyet ise; böyle bir durumun olmadığını, olmasının da mümkün olamayacağını, olsa bile ilerde kimseye diyet borcu da ödemeyeceklerini dile getirmişti.

Ben ise ısrarla, kendilerinin bu şekilde yola çıkmaları ve hareket etmeleri halinde mutlaka,ama mutlaka diyet ödemek durumunda kalacaklarını,zira bunun önceki tarihlerde örnekleri bulunduğunu üstüne basa basa belirtmiştim.


Hatta şöyle bir örnek vermiştim: Diyelim ki, hareketiniz başarılı oldu ve ilerde kurul üyesi seçildiniz.Ben de her zamanki gibi, muktedirlere yönelik bir kısım eleştirileri yaptım.

Bu söz ve fiillerim nedeniyle de siyasi irade sahibi muktedirler rahatsız oldu ve sizin önünüze dosyamı getirdiler. Bu halde vicdanınıza göre karar verebilecekmisiniz, muktedirlere karşı dik duruş sergileyebilecekmisiniz? diye sormuştum.

Kendisi de bana "anlamadım savcı bey,nasıl yani" demişti. Ben de konuyu bir daha anlatıp ne demek istediğimi izah ettikten sonra, kenisi "tabiki savcı bey, elbette dik durabiliriz, bundan en ufak şüpheniz olmasın" diye cevap vermişti.


Ben ise,bu dik davranışı gösteremeyeceklerini; verdikleri karar hukuka ve vicdana aykırı bile olsa o karara imza atmak zorunda kalabileceklerini, zira yola siyasi iradenin ve muktdirlerin maddi ve manevi desteği ve diyet borcu ile çıktıklarını, bu durumda bu vaadlerini yerine getiremeyeceklerini belirtmiştim(Tabi ki kendisine inanmadığım için seçimlerde kendilerine oy vermedim. İçlerinden bir kişi hariç)

Tabi, günler ve haftalar geçti,HSYK üye seçimleri yapıldı, bizim değerli şahsiyette dahil o harekette yer alan adaylar HSYK üyesi seçildiler.

Seçilmelerinden kısa bir süre sonra ilk icraatları ortaya çıkmaya başladı. İlk icraatları ile yürütme ve siyasi iktidarın güdümünde ve onun gölgesinde işlem ve tasarruflar yapmaya başladılar.

Bu beklenen bir şeydi. Bu nedenle çok şaşırmamıştık.

Zira diyet borcu ödemek zorundaydılar,ödüyorlardı da. Ancak,biz bunun süreli olabileceğini,bir süre sonra bunun sona erebileceğini düşünmüştük.

Gördük ki, bu diyet borcu öyle kolay kolay ödenecek bir borç gibi değilmiş meğerse.

Artık bu sondur, bundan sonra kendi iradeleri ile hareket edeceklerdir, siyasi irade ve muktedirlerin güdümünden mutlaka çıkacaklardır artık diye düşünürken, en son şahsıma ve Zonguldak hakimi Kemal Karanfil beye yönelik hukuksuz ve usulsuz olarak beni Çanakkaledeki görev yerimden Malatya'ya; Kemal beyi ise Zonguldak'tan Urfa'ya geçici görevlendirme ile sürme işlemine imza atmakla, aslında ne kadar haklı olduğumuzu tescillemiş oldular.

Evet,HSYK 1.dairesinde halen kurul üyesi olarak görev yapan değerli şahsiyet; şimdi anladınız mı,size ne demek istediğimi? Hani o tarihte anlattığımda," anlamadım savcı bey" dediğinizde bir kere daha anlatmıştım ya.

İşte tam da bu günleri söylüyordum. Siyasi iradenin usule ve hukuka aykırı talebi bile kabul edip, bu tasarrufa imza atmak zorunda kaldınız.Bundan sonda atmak zorunda kalacağınız bir çok karar gibi.

Ama, şunu hiç unutmayın. Allah ömür ve sağlık verirse, bir gün bir yerlerde mutlaka yüz yüze, ve göz göze geleceğiz. Biz sizlerin yüzünüze ve gözlerinizin içine çok rahat bir şekilde bakacağımız kesinde. Ya siz?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sadi Çetiner 1 yıl önce

Savcı bey sonuna kadar haklı. İşte bu yüzden tam bağımsız yargıya ihtiyacımız var!

Avatar
Avukat 1 yıl önce

Boyle yurekli hakim ve savcilar gordukce insanin yarinlara dair umudu artiyor...

Avatar
Alican Çetin 1 yıl önce

Kuvvetler ayrılığı ilkesi sıkıntılı. Çünkü birbirine bağlı olan kuvvetlerin ayrılığından söz edilemez. Hepsi yasamaya bağlı. Tam bağımsız yargı mümkün değil. İstiklal mahkemelerini hatırlayalım. Devrim mahkemeleri olarak çalıştı...

Eğer mahkemeler de seçimle iş yapılırsa (abd'ye benzer şekilde) o zaman hakimlerin bağımsızlığı sağlanabilir...

Avatar
Avukat Adayı 9 ay önce

Helal olsun dik durana onurlu olana.