Çelik: Savcıları herkes göreve çağırabilir

ntvmsnbc

İSTANBUL - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik gündeme ilişkin soruları NTV'de yanıtladı.

Çelik CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum'un kağıttan ordu sözleriyle ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhuriyet Savcılarını göreve çağırmasıyla ilgili, "Sadece bir başbakan değil bir vatandaş da gördüğü bir haksızlıktan, yanlışlıktan dolayı savcıları göreve çağırabilir. Ancak bu Cumhuriyet Savcılarını yönlendirdiği anlamına gelmez.

Cumhuriyet Savcılarına şöyle yapın anlamına gelmez. Eğer bu sözler hukuka aykırı değilse, eğer bir haksızlık ifade etmiyorsa veya bir kurum esasında sahip olmadığı görevleri ona yüklemiyorsa burada kimsenin gocunmaması gerekiyor. Dolayısyla burada Sayın Başbakan’ın yaptığında bir gariplik görmüyorum" dedi.

Konuyla ilgili olarak Adalet Bakanı'nın soruşturma açılması için izin verip vermeyeceği yönündeki bir soruya ise Çelik, "Türkiye’de Türk Silahlı Kuvvetleri'ni, özellikle kurumları kendi yetki ve sorumlulukları dışına çekmeye çalışan hiçbir söylem meşru görünmez.

TSK’nın görevi yurt güvenliğidir, sınırlarımızı korumaktır. Dolayısıyla siyasi gelişmelerle ilgili, ‘Siz neden yerinizde duruyorsunuz, neden bir şey yapmıyorsunuz, neden tankları yürütmüyorsunuz’ bağlamında bir söylem, bir teşvik ya da tahrik gerek Adalet Bakanı nezhinde, gerekse adalet nezlinde de sempatiyle karşılanmaz. Ben Sayın Bakan yerine konuşamam ama Sayın Bakan’ın bu şekilde düşüneceğini tahmin etmek istiyorum" yanıtını verdi.

Çelik gündemdeki diğer konularla ilgili ise şunları söyledi;

YARGI PAKETİ
"Türkiye’de yargı reformu çok geç kaldı. Yargımızın topyekün yeniden yapılanması gerekiyor. Yargı reformu bu toplumda adalet duygusunun daha fazla zedenlenmemesi için geç kalınmış bir teşebbüstür. Burada yapılan şey aslında Yargıtay ve Danıştay’a yeni odalar ekleyerek, Adli Tıp’a yeni bir şekil kazandırarak işlerin daha hızlı yapılmasını sağlamaktır. Yüksek yargı üzerindeki iş yükünü azaltmaktır.

Burada anormallik nerededir bunu anlamadık. Bu reformu hükümet uzun süre düşündü ve TBMM’ye getirdi, Meclis de iradesini bu yönde kullandı. Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu eksikliği gördüğünü düşünüyoruz. Bu açıdan Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu paketle ilgili Sayın Cumhurbaşkanı'nı imzadan önce bir kez daha düşünmeye çağırmasını çok doğru bulmuyorum. Ancak demokrasilerde bu tür talepler olabillir. Bu çağrının içinin boş olduğunu düşünüyorum.

'BESLEME' KRİZİ
Kıbrıs bizim milli davalarımızdan biridir. 10 yıl önce neyse şimdi de odur. Çok önemli, stratejik boyutu olan bir yerdir. KKTC’deki halk da bizim kardeşlerimizdir. Sadece maddi değil, gönül bağımız olan bir halktır.

Sayın Başbakan’ın sözü marjinal gruplara yöneliktir. Marjinal grupların hoş olmayan pankartlarına yöneliktir. Türk bayrağı taşımayan, KKTC bayrağı taşımayan, Rum bölgesinin bayrağını taşıyarak onları sevindirenlere yöneliktir sözleri. Bütün KKTC halkına söylenmesi mümkün değildir. Hiçbir hükümet döneminde AK Parti dönemindeki kadar Kıbrıs savunulmamıştır.

AK Parti hükümeti döneminde KKTC'nin büyüme oranı yüzde 13 – 14’tür. Kriz olmasına karşın ortalamasını aldığınızda 7-8’dir. Kıbrıs davasını dünyada bu kadar iyi savunan bir Türkiye hükümetinin bütün Kıbrıs halkıyla karşı karşıya gelmesi mümkün değildir. Ancak her toplum içinde yanlış yapanlar vardır. Sayın Başbakan’ın sözleri de bu yanlış yapanlara yöneliktir.

TECAVÜZCÜYE HADIM
Bu tabii dünyada özellikle çocuk istismarında uygulanan bir çözümdür. İşin nihai tarafıdır. Caydırıcı, önleyici kararlar önce alınır. Arkadaşlarımız tarafından verilen bir kanun teklifidir. Bu teklif grubumuzda tartışıldıktan sonra, bu grup kararı haline getirildikten sonra arkasında olacağız. Şekli, ebatı, boyutları önümüzdeki dönemde ele alınacaktır. Çok olumsuz baksak, arkadaşlarımız bunu kanun teklifi olarak vermezler.

SEÇİM TAKVİMİ
Biz iktidar partisiyiz, 8 yıldır da iktidardayız. Bizim seçim beyannamemiz şüphesiz diğer partiler gibi olmayacaktır. Bu konuda partideki görevli arkadaşlarla bu konu üzerine tartışıyoruz. Mart gibi beyannamemiz çıkacaktır.

Demokratikleşme ve hukuk devleti alanı bizim olmazsa olmazımızdır. Tabii ki bu konular üzerine yatırımımız vardır. Bu başlık altında yeni bir anayasa önceliğimizdir. Tek başına bu olmaz. Bireysel haklar önemlidir. Ekonomi de olacaktır. Aklımıza, duygularımıza ve maddi varlığımıza hitap edecek noktalar beyannamemizde olacaktır."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.