Anonim Şirket Nedir?

Anonim şirket TTK’nın 329/1. maddesinde ‘’Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir.’’ olarak tanımlanmıştır.

Limited Şirket Nedir?

Limited şirket TTK’nın 573/1. maddesinde ‘’ Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur.’’ olarak tanımlanmıştır.

Ortak Sayıları Bakımından Farkları Nelerdir?

Anonim şirketler için TTK’nın 338/1. maddesinde ‘’Anonim şirketin kurulabilmesi için pay sahibi olan bir veya daha fazla kurucunun varlığı şarttır. 330 uncu madde hükmü saklıdır.’’ hükmü ile en az bir kişiyle kurulacağı düzenlenmiştir. Anonim şirketlerle ilgili olarak ortak sayısını kısıtlayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Limited şirketler için ise TTK’nın 574/1. maddesinde ‘’Ortakların sayısı elliyi aşamaz.’’ hükmü ile limited şirketin en az bir kişiyle kurulabileceği ve en fazla 50 ortağının olabileceği düzenlenmiştir.

Sermayeleri Bakımından Farkları Nelerdir?

Anonim şirketler için TTK’nın 332. maddesinde ‘’Tamamı esas sözleşmede taahhüt edilmiş bulunan sermayeyi ifade eden esas sermaye ellibin Türk Lirasından ve sermayenin artırılmasında yönetim kuruluna tanınmış yetki tavanını gösteren kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi yüzbin Türk Lirasından aşağı olamaz. Bu en az sermaye tutarı Cumhurbaşkanınca artırılabilir.’’ hükmü düzenlenmiştir.

24/11/2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu fıkrada yer alan anonim şirketler için ellibin Türk Lirası olarak öngörülen en az esas sermaye tutarı ikiyüzellibin Türk Lirasına, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde yüzbin Türk Lirası olarak öngörülen en az başlangıç sermayesi tutarı beşyüzbin Türk Lirasına yükseltilmiştir.

Limited şirketler için ise TTK’nın 580. maddesinde ‘’ (1) Limited şirketin esas sermayesi en az onbin Türk Lirasıdır. 77 (2) Bu maddede yazılı en az tutar, Cumhurbaşkanınca on katına kadar artırılabilir.’’  hükmü düzenlenmiştir.

24/11/2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu fıkrada yer alan limited şirketler için onbin Türk Lirası olarak öngörülen en az esas sermaye tutarı ellibin Türk Lirasına yükseltilmiştir.

Pay Devirleri Bakımından Farkları Nelerdir?

TTK’da anonim şirketlerde çıplak payların nasıl devredileceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. TTK’da çıplak payın devrine ilişkin açık bir düzenleme bulunmaması çıplak payın devrine engel değildir. Anonim şirketlerde çıplak pay Borçlar Kanunu’nda düzenlenen alacağın temliki hükümlerine göre devredilebilir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2021/6896 E. , 2022/4551 K. sayılı kararında ‘’6762 sayılı TTK'nın “Hisse Senetlerinin Devri” başlıklı 415. ve 416. maddelerinde hamile ve nama yazılı hisse senetlerinin ne şekilde devredileceği düzenlenmiş olup, her iki halde de hisse devrinin noterden yapılması gerektiği, bunun sıhhat şartı olduğuna dair bir koşul belirtilmemiştir. TTK'nın 415. maddesi uyarınca, hamile yazılı senetler, elden teslim ile devredilir ve bu işlemle pay devri yapılmış olur. Nama yazılı pay senetleri ise, ciro ve teslim ile devredilir, devir şirkete karşı pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. Anonim ortaklığın çıplak paylarının devri konusunda TTK bünyesinde bir hüküm bulunmamaktadır. Payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği hususunda görüş birliği mevcuttur. Ancak payın serbestçe devredilebilirliğine getirilen kanuni ve iradi sınırlamalar kuşkusuz çıplak pay için de geçerlidir. Çıplak payın devri genel hükümler doğrultusunda yapılır. Uygulanacak hükümler payın bedelinin tamamen ödenmiş olup olmadığı hususuna göre değişir. Bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devri genel hüküm niteliğindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için, bununla çıplak pay devralana geçer. Şekil olarak bedeli tam ödenmiş çıplak payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olur. Anonim ortaklık payı bünyesinde çeşitli alacak hakları bulundurmaktadır. İşbu alacak haklarının devredilmesi eğer pay senede bağlanmamışsa, ancak BK'da düzenlenen alacağın temliki vasıtasıyla gerçekleşebilir. Alacağın temliki de yazılı şekilde yapılır. Bedeli hiç ödenmemiş veya kısmen ödenmiş çıplak payın devrinin hukuki niteliği bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devrinden faklıdır. Zira, bedelinin tamamı ödenmiş pay tali yükümleri bir yana bırakacak olursak, pay sahibi açısından herhangi bir malvarlıksal borç içermediğinden sahip olduğu alacak hakkı niteliğindeki haklarından ötürü devri alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşecektir. Oysa, bedeli tam olarak ödenmemiş pay için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Çünkü bedeli tam ödenmemiş pay, pay sahibi dışından malvarlıksal borç niteliğindeki taahhüt edilen pay bedelinin ödenmesi borcunu içerir. Anonim ortaklıklarda pay sahibinin asli borcu, taahhüt ettiği payların karşılığını oluşturan edimin ifasıdır. Bu kural hem nakdi hem de ayni sermaye taahhüdü için geçerlidir. Pay sahiplerinin taahhüt ettikleri payların karşılığını oluşturan edimi ifa etme borçları, ortaklık dışında da bir alacak hakkı teşkil eder. Bu durumda, karşılığı tamamen ödenmemiş bir payın devri devralan kişi açısından bir borç yüklenmesi niteliğine sahip olacağından ötürü devir işleminin borcun üstlenilmesi hükümleri uyarınca, yani bir iç üstlenme sözleşmesi ve alacaklı konumundaki anonim ortaklığın onayı alınmak sureti ile yapılması gereklidir. İç üstlenme sözleşmesinin tabi olduğu şekil şartı hakkında hiç bir hüküm öngörülmemiştir. Bu nedenle, hukukumuzda hakim olan şekil serbestisi ilkesi uyarınca tarafların söz konusu nakil sözleşmesini herhangi bir özel şekle bağlı olmaksızın sözlü, yazılı veya resmi şekilde yapabilme hususunda serbest oldukları düşünülebilir. Ancak pay, sadece kendisine bağlanan borçların değil aynı zamanda hakların da kaynağını teşkil eder. Alacak haklarının devrinin alacağın devri hükümlerine tabi kılındığı düşünülecek olursa, taahhüt edilen payın karşılığını ödeme borcunun yanında, ortaklık haklarını da içeren bedeli tam ödenmemiş payın devri işleminin de yazılı şekilde yapılması zorunluluğu söz konusudur. Dolayısıyla bedeli tam olarak ödenmemiş çıplak payın devri yazılı bir devir beyanı ile birlikte anonim ortaklığın onayının alınması ile gerçekleşir. Anonim ortaklık adına devir işlemine onay vermeye eğer ana sözleşmede farklı bir düzenleme bulunmuyorsa yönetim kurulu yetkilidir. (Sevi, Ali Murat, Anonim Ortaklıkta Payın Devri , Ankara 2012, 294 vd.)’’ denilerek anonim şirketlerde çıplak payların alacağın temliki hükümlerine göre devredilebileceğine hükmedilmiştir. [1]

Anonim şirketlerde nama yazılı pay senetlerinin devriyle ilgili olarak ise TTK’nın 490. maddesinde ‘’(1) Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilirler. (2) Hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir.’’ hükmü ile nama yazılı payların kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe herhangi bir sınırlamaya bağlı olmaksızın devredilebileceği düzenlenmiştir.

TTK’nın 491. maddesinde bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar için şirketin sadece devralanın ödeme yeterliliğinin şüpheli olması ve şirketçe istenilen teminatın verilmemesi halinde onayı vermeyi reddedebileceği düzenlenmiştir.

Anonim şirketlerde hamiline yazılı pay senetlerinin devriyle ilgili olarak TTK’nın 489/1. maddesinde ‘’Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesi suretiyle payı devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılacak bildirimle hüküm ifade eder. Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirimde bulunulmaması hâlinde, hamiline yazılı pay senedine sahip olanlar, bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli bildirim yapılıncaya kadar kullanamaz.’’ düzenlenmesi yapılmıştır. Anonim şirketlerde hamiline yazılı pay senetleri zilyetliğin devri ve Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirim yapılarak gerçekleştirilmektedir.

Limited şirketler için ise TTK’nın 595. maddesinde ‘’ (1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.’’ denilerek pay devrinin yazılı şekilde yapılması ve noter tarafından onaylanmasının gerektiği düzenlenmiştir. Öte yandan limited şirketlerde pay devrinde aksi öngörülmemişse genel kurul tarafında da onaylanması gerekmektedir. Genel kurul tarafından pay devrinin onaylanmasından sonra tescil için ticaret sicil müdürlüğüne başvuru yapılması ve bu durumun pay defterine işlenmesi gerekmektedir.

Şirket Organları Bakımından Farkları Nelerdir?

Anonim şirketlerde Genel Kurul ve Yönetim Kurulu olmak üzere iki temel organ bulunmaktadır.

Genel Kurul: Tüm pay sahiplerinin temsil edildiği, kanunda ve esas sözleşmede açıkça öngörülen hallerde karar alan, esas sözleşmenin değiştirilmesi, yönetim kurulu üyelerinin seçimi, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı, şirketin feshi gibi yetkilere sahip olan organdır.

Yönetim Kurulu: Anonim şirketin yönetiminden ve temsilinden sorumlu olan organdır. Yönetim kurulu üyesi en çok üç yıl süreyle görev yapmak üzere seçilebilir.

Limited şirketlerde ise Genel Kurul ve Müdürler Kurulu olmak üzere iki temel organ bulunmaktadır.

Genel Kurul: Tüm pay sahiplerinin temsil edildiği, kanunda ve esas sözleşmede açıkça öngörülen hallerde karar alan, esas sözleşmenin değiştirilmesi, yönetim kurulu üyelerinin seçimi, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı, şirketin feshi gibi yetkilere sahip olan organdır.

Müdürler Kurulu: Limited şirketin yönetimi ve temsilinden sorumlu olan organdır. Müdürlerden en az birisinin şirket ortağı olması zorunludur. Müdürler; kanunla veya şirket sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış olan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkilidirler. TTK’da müdürlerin görev süresine yönelik sınırlayıcı herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Ortakların Kamu Borçlarından Sorumluluğu Bakımından Farkları Nelerdir?

TTK’nın 329. maddesinde  ‘’(1) Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. (2) Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur.’’ hükmü ile pay sahiplerinin sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı kadar şirkete sorumlu olduğu düzenlenmiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde ‘’Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.’’ hükmü ile limited şirketlerde şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir.

Avukat Bulundurma Zorunluluğu Bakımından Farkları Nelerdir?

Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesinde ‘’Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır.’’ hükmü ile esas sermayesi 1.250.000-TL ve üzeri olan anonim şirketlere avukat bulundurma zorunluluğu getirilmiştir.

Limited şirketlerin ise avukat bulundurma zorunluluğu bulunmamaktadır.

-------------------

[1] Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2021/6896 E. , 2022/4551 K. sayılı kararı