Türkiye Barolar Birliği'nden yapılan artış açıklaması şöyle;

ÖZEL VEKÂLETNAMELİ AVUKAT İLE CMK KAPSAMINDA GÖREVLENDİRİLEN MÜDAFİ ARASINDA YARGILAMA SONUCUNDA HÜKMOLUNAN ÜCRETLER BAKIMINDAN AYRIM ORTADAN KALDIRILMIŞTIR

Adalet Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda varılan mutabakatla; aynı davada sanığın müdafiliği görevini yürüten özel vekâletnameli avukat ile zorunlu müdafi sıfatı ile hizmet veren avukat arasındaki ayrım kaldırılmış; aynı emek ve mesaiyi veren iki meslektaşın hak ettiği karşı yan avukatlık ücretinin de birbirine eşitlenmesi sağlanmıştır.

Yapılan düzenleme ile Tarife’nin 14. maddesinde yer alan “Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” kuralı, sanığın CMK gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda da kovuşturma için ‘Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanması’ olanağı getirilmiştir.

Aynı maddeye getirilen değişiklik ile kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine sanığa yükletilecek avukatlık ücretine, vekilin CMK uyarınca zorunlu görev üstlenen avukat olması halinde de mahsup işlemi yapılmak suretiyle hükmedileceğine ilişkin düzenleme eklenmiştir.

Bu düzenleme; yurttaşların adalete erişim ve savunma haklarını etkin bir şekilde kullanmaları bakımından da önemli bir kazanım olmuştur.

NİSBİ TARİFE’DE BASAMAK MİKTARLARINDA ÖNEMLİ ARTIŞ

Tarife’nin nisbi ücretleri düzenleyen Üçüncü Kısmı’nda miktarlarda ilk iki basamakta yüzde 100 olmak üzere çeşitli oranlarda artış sağlanmıştır. Böylelikle açılan davaların büyük bir kısmını oluşturan ilk dört basamakta yer alan kalemlerde önemli miktarda artış gerçekleştirilmiştir.

UYGULAMADA BİRLİK VE KANUNA UYGUNLUK SAĞLANMAK ÜZERE TARİFE’YE GETİRİLEN HÜKÜMLER

Tarife’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı maddesine “Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz” hükmü eklenmek suretiyle bu husus vurgulanmış ve Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinin tarifeye girmesi sağlanmıştır.

Uygulamada birliği sağlamak üzere Tarife’nin “Avukatlık ücretinin kapsadığı işler” başlıklı maddesine “Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır” hükmü eklenmiştir.

Tarife’nin “Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret” başlıklı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesi hükmüne uygun hale getirilmiştir.

BİLGİ NOTU

1. Tarife’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinin üçüncü fıkrasına genel kural olan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekalet ücreti kararlaştırılamaz.” hükmü eklenmiştir.

2. Uygulamada birliği sağlamak üzere Tarife’nin “Avukatlık ücretinin kapsadığı işler” başlıklı 2. maddesine son fıkra olarak “Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır.” hükmü eklenmiştir.

3. Tarife’nin “Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrası, görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi durumlarına ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.” hükmüne uygun hale getirilmiştir.

4. Tarife’nin “Ceza davalarında ücret” başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasına kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine sanığa yükletilecek avukatlık ücretine katılan vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca zorunlu vekillik görevi üstlenen avukat olması halinde de mahsup işlemi yapılmak suretiyle hükmedileceğine ilişkin düzenleme eklenmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde vekil, “Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı,”; müdafi ise “Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,” olarak tanımlamaktadır.

Ceza muhakemesinde müdafi sıfatı, sanık veya şüphelinin vekâletname ile ya da vekaletnameye ihtiyaç olmaksızın şüpheli veya sanığın avukatın müdafisi olduğunu
beyan etmesi ile kazanılan bir sıfattır. Tarifenin 14. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “vekil” ibaresi yanına Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer verilen yasal tanıma ve ceza muhakemesinde sanık ve/ veya şüphelinin avukatı olarak kullanılan genel tanıma uygun şekilde “müdafi” ibaresi de eklenerek sanığın avukatının özel vekâletname ile görevlendirilmiş olması veya ceza muhakemesi sistemi uyarınca görevlendirilen müdafii olması arasında fark bulunmadığına dikkat çekilmek istenmiştir.

Tarifenin 14. maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan düzenleme ile fıkrada yer alan “Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” kuralının, sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanması sağlanmıştır.

5. Tarife’de, maktu ücretlere ilişkin önceki Tarife’nin yayımı sonrası beklenmeyen şekilde oluşan mali tablo dikkate alınarak, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ortalamaları ve öngörülen yeniden değerleme oranı da değerlendirilmek suretiyle göz önüne alınarak makul ölçüler içerisinde çeşitli kalemlerde farklı oranlarda olmak üzere (%70- %104) ortalama % 90 oranında artış yapılmıştır.

6. Tarife’nin “Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olan veya Para ile Değerlendirilebilen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret” başlıklı Üçüncü Kısımında miktarlar, oluşan mali tablo dikkate alınarak yeniden düzenlenmiştir.

>> Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi için TIKLAYINIZ

>> Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi için TIKLAYINIZ