1. Cumhuriyet Savcısının Yazılı Arama Emrinin Sisteme İşlenmesi
Daha önce Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile arama yapılması ve gecikmesinde sakınca bulunan hal kavramı ile ilgili yazılar kaleme almıştık. Bu yazımızın konusunu ise, Cumhuriyet savcısının yazılı emrinin ıslak imzalı düzenlenmesi ve bu emrin UYAP sistemi üzerinden oluşturulmaması oluşturmaktadır.
Bu konuya yazdığı yazıda işaret eden meslektaşımız Av. Bedirhan Şimşek[1]; adli süreçlere ilişkin tüm evrak UYAP sistemi üzerinden oluşturulurken, Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verdiği yazılı arama emrinin ıslak imzalı olarak düzenlendiği, halbuki kolluk tarafından Emniyet Kolluk İşlemleri Projesi (EKİP) sistemi üzerinden oluşturulan evrak Cumhuriyet başsavcılığına iletildiğinde ve Cumhuriyet başsavcılığınca yazılı arama emri elektronik ortamda imzalandığında, belgenin oluşturulmasına ve imzalanmasına ilişkin tarih ve saat bilgisi sistem üzerinde bulunacağı ve yargılama sürecinde belgenin düzenlenme tarihi ve saati yönünde bir ihtilafa yer olmayacağı, uygulamada maalesef sıkça rastlanan, belgenin sonradan düzenlenmesi halinin önüne bu şekilde geçilebileceği hususlarına dikkat çekmiştir. Sayın Şimşek’in bu görüşlerine katılmaktayız.
Emniyet Genel Müdürlüğü internet sitesinde 19.06.2015 tarihinde, yani bundan yaklaşık 11 yıl önce EKİP’in hayata geçirildiğinin duyurulduğu[2], buna göre projenin;
· İhbar, olay, sorgulama, eşkal, gözaltı, aranan şahıs, adli evrak, kayıp şahıs, bulunan şahıs, kabahat, illegal örgüt, yoklama-bakaya ve koordinasyon olmak üzere on üç modülden oluştuğunun,
· Suç ve kabahatlere ilişkin olaylarda polis tarafından yürütülen iş ve işlemlerin vatandaşlarımıza eşit, daha hızlı ve kaliteli sunulmasını sağlamakla, keyfi uygulama ve suiistimalleri engellediğinin,
· Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine (UYAP) entegrasyon işlemi tamamlandığında, tahkikat evrakı işlemlerinin elektronik ortamda e-imzalı olarak yürütülmesinin ve bu işlemleri yerine getiren yaklaşık 5 bin personelin de alana inerek, suçla ve suçlularla mücadele eden birimlerde aktif olarak görev almasını sağlayacağının,
Belirtildiği görülmektedir.
2015 yılından bu tarafa teknoloji alanında epey mesafe kat ettiğimiz, yapay zekanın da aktif olarak kullanıldığı dijital çağda; belgelerin sistem üzerinden kolaylıkla verilmesinin mümkün olduğu, böylece yukarıda bahsettiğimiz, belgenin düzenlenme tarihi ve saati sorununun ortadan kalkacağı, teknik olarak örneğin jandarmanın yazılı emir vermesi veya talebin sistem üzerinden Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenmesi ve bu emrin kolluğa ulaştırılması ilk bakışta zor gözükse de, günümüz teknolojik şartlarında oldukça kolaylıkla icra edilebileceği, belge örneğinin Whatsapp uygulamasından da iletilebildiğine rastlandığı, bu gibi örneklerle ve uygulamalarla dijital ortamda oluşturulan bir metnin sonradan düzenlendiği gibi bir iddianın ortadan kalkacağı ve delillerin lekesiz ve şaibesiz hale geleceği, aksi takdirde CMK m.116 vd. hükümlerinin deyim yerinde ise etrafından dolanılarak karar ve talepte bulunacağının önüne geçilemeyeceği ve CMK m.119/2 ve m.169’a aykırılığın devam edeceği düşünülmelidir.
2. Görevliler Tarafından Arama Kararının İlgiliye Gösterilmesi ve Arama İstemi ile “Olur” Yazısının Yeterli Olmaması
Arama icra edilirken de görevliler tarafından fiili olarak arama kararı veya emrinin gösterilmesi zorunlu olmakla, uygulamada yapılan hatalardan birinin de Cumhuriyet savcısının arama kararı isteminin bir yazılı arama emri imiş gibi kabul edilmesi olduğunu söylemek gerekir. Bu durumda şüphesiz; arama kararı veya yazılı arama emrinin yokluğu düşünülerek, atılı elde edilen delilin suç yönünden sanık aleyhine kullanılamayacağı kabul edilmelidir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 18.06.2025 tarihli, 2024/4122 E., 2025/4873 K. sayılı kararına göre; “(…) dava dosyası kapsamında Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Elbistan İlçe Jandarma Komutanlığı'na hitaben düzenlenen 29.11.2022 tarihli arama emrinde ‘(…) gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında arama kararının verilmesi ve bahse konu parsel numaralı ve ikamette yapılan arama sırasında herhangi bir suç ve suç unsurlarına rastlanması durumunda CMK 116 ve CMK 127’nci maddeleri gereğince elkoyma izninin de verilmesi hususunu arz ederim.’ şeklindeki ifadenin Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı bir arama emri niteliğinde olmadığı bu nedenle usulen geçersiz bir arama emrine dayanılarak elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, sanık aleyhine üzerine atılı suçtan mahkumiyetine yeterli dava dosyası kapsamında başkaca bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla; suça konu uyuşturucu maddeleri sanığın satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna dair mahkumiyetine yeterli ölçüde delil elde edilemediği ve sanığın tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde uyuşturucuları kullanmak için bulundurduğuna yönelik savunması dikkate alındığında, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu” kabul edilmelidir.
Hatta yazılı arama emrinin sadece “Olur” şeklinde belirtilmesi dahi Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 24.05.2021 tarihli, 2018/18999 E. ve 2021/6467 K. sayılı kararında da; “İlçe Jandarma Komutanlığının 07.10.2014 tarihli arama kararı verilmesine ilişkin talep yazısına ‘Olur’ şeklinde derkenar yazı yazılarak arama işleminin yapıldığı, bu nedenle Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama emrinin bulunduğundan bahsedilemeyeceği” ifade edilmiştir.
Dolayısıyla; Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrinin CMK m.119’de belirtilen şekle uygun olması ve arama sırasında yazılı emrin veya hakim tarafından verilen arama kararının ilgilisine gösterilmesi gerekir.
Netice itibariyle; Bilişimde her temas iz bırakır kuralı gereği teknolojik sistemler kullanıldığı takdirde sorunun büyük oranda çözüleceğini, hukuka aykırı delillerin duruma göre hatırlanıp duruma göre hatırlanmadığı bir uygulamanın Ceza Muhakemesi Hukuku sistemimizde kabul görmeyeceğini, deyim yerinde ise gemi kaptanının sabahleyin tekneyi kullanmaya başlamadan önce parmağını havaya kaldırması gibi rüzgar hangi yönden eserse karar verilmesinin doğru olmadığını, delillerin sıhhatini sorgulayacak işlemlerde bulunulmasının keyfi uygulamaların önünü açacağını, UYAP üzerinden gerekli veri, karar ve talep akışının kolaylıkla sağlanabildiğini, hukuk güvenliğinin herkese fayda sağlayacağını belirtmek isteriz.
Prof. Dr. Ersan Şen
Av. Ertekin Aksüt
(Bu makale, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)
-----------
[1] https://www.hukukihaber.net/cumhuriyet-savcisinin-islak-imzali-yazili-arama-emri-ve-fotokopi-belge-sorunu, Çevrim İçi Erişim Tarihi: 25.02.2026.
[2] https://www.egm.gov.tr/emniyet-kolluk-islemleri-projesi-ekip, Çevrim İçi Erişim Tarihi: 25.02.2026.