5275 sk.nun 105/A-6 ve Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 87.maddesi gereğince; Hükümlünün hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi halinde Denetimli Serbestlik Komisyon kararı ile İnfaz hakimliğinden hükümlünün açık kuruma iadesi istenilecekdir.
Denetimli Serbestlik Yönetmeliğinin 44. Maddesi gereğince; Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır.
İnfaz Hakimliğince, bu durumda olan hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının açık kurumda çektirilmesine karar verilir.
İnfaz hakiminin açık ceza infaz kurumuna iade kararından itibaren 2 gün içerisinde C. Savcılığına teslim olmayan hükümlü hakkında TCK.nun 292-293. Maddeleri gereğince firar suçundan adli işlem yapılacaktır. (5275 sk madde 105/A-8)
Yargıtay CGK, aşağıda önemli kısımları paylaşılan kararında; Bu durumda olan bir hükümlü hakkında verilen açığa iade kararında ve tebligat mazbatasında 2 gün içerisinde C.Savcılığına teslim olmayan hükümlü hakkında TCK.nun 292-293. Maddeleri gereğince firar suçundan adli işlem yapılacağına dair ihtarata yer verilmemesi halinde TCK. Nun 292. Maddesindeki suçun oluşmayacağına hükmetmiştir.
Ceza Genel Kurulu 2023/232 2025/607 24.12.2025
...Somut olay yönünden, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin sekizinci fıkrasında, kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, TCK'nın 292,293. maddelerinde yazılı hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş ise de, oldukça karmaşık ve sürekli değişikliğe uğrayan infaz mevzuatı çerçevesinde, yükümlülüklerini yerine getirmeyen sanığın teslim mercii, şekli ve zamanı ile süresinde teslim olmamasının hukuki sonuçlarının ne olduğu hususlarında öngörülebilir ve anlaşılabilir bir durumla karşı karşıya olduğundan bahsetme imkânı bulunduğunu söylemek zordur. Binaenaleyh bu konularda gerekli ihtarat ve bilgilendirme yapılmayan sanığın, teslim olmak zorunluluğunu yerine getirmemek şeklinde tanımlanan ihmali davranışının açık bir haksızlık içerdiği ve bu cümleden olarak düzenlenen suçun kanuni tanımında yer alan unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiğinden söz edilemez. Özel Daire içtihatları da bu yönde gelişmiştir (Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.11.2017 tarihli ve 15423-12531; 26.09.2024 tarihli ve 15897-7154; 08.05.2024 tarihli ve 14142-3976 sayılı kararları)...
...Sanığın, kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının tebliğine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmadığı gerekçesi ile 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası yollaması ile TCK'nın 292. maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği anlaşılan olayda;
Sanığın, denetimli serbestlik kararının infazı sırasında ibraz ettiği 07.08.2014 tarihli mazeret dilekçesinde belirttiği "19 Mayıs Mahallesi, ... Caddesi No: 12, .../Samsun" adresi, bilinen en son adresidir. Bu adrese usulüne uygun bir tebligat çıkarılmadan, doğrudan MERNİS kaydında yer alan "19 Mayıs Mahallesi, ... Caddesi No: ..., İç Kapı No: 1, .../Samsun" adresine, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligat, mevzuata aykırı olup usulsüzdür. Diğer taraftan, alınan savunmasında eşinin olay tarihinde Samsun Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğunu, okula giden çocukları bulunduğu için dışarıda kalması gerektiğini, bu nedenle tebligatlara uyamadığını ifade eden sanık her ne kadar karardan haberdar olduğu tarihi açık bir şekilde ifade etmese de UYAP sisteminden yapılan incelemede; eşinin 31.08.2014-14.11.2014 tarihleri arasında hükümlü olarak cezaevinde bulunduğunun anlaşılması karşısında sanığın söz konusu tebligattan son olarak 14.11.2014 tarihinde haberdar olduğu, bu nedenle de usulsüz tebliğin geçerli hâle geldiği değerlendirilmiştir. Ancak, gerek kapalıya iade kararında gerekse bu kararın tebliğine ilişkin düzenlenen mazbatada; sanığın, tebliğ tarihinden itibaren iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiği ile süresinde teslim olmamasının hukuki sonuçlarını içeren herhangi bir ihtara yer verilmemesi nedeniyle sanığın kasıtlı hareket ettiğinden söz edilemeyecektir. Bu nedenle de sanığa isnat edilen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilmelidir. (Yazarın notu; metinde geçen kapalı kurum ibaresi 7242 sk. İle açık kurum olarak değiştirilmiştir)
Peki gerekli ihtaratın yapılmaması nedeniyle firar suçundan beraat eden hükümlü hakkında disiplin cezası verilebilecek midir?
Firari durumuna düşenler de daha sonra yakalandıklarında açık kuruma alınır. Ancak haklarında firar nedeniyle disiplin soruşturması başlatılır ve 5275 sk.nun 14/5a ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 12/1b maddesi gereğince kapalı kuruma gönderilirler. Firar eyleminin disiplin yönünden karşılığı ise 5275 sk.nun 44/3ı maddesinde 11 günden 20 güne kadar hücreye koyma cezası olarak belirlenmiştir.
İnfaz Kanununun 48/3b maddesi gereğince; "Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılmaz, ancak bu süre hak ederek salıverme tarihini geçemez." yine aynı maddenin 4f bendi gereğince 11-20 gün hücre cezaları infaz edildiği tarihten itibaren 1 yıl sonra kalkar. Yani hükümlünün hücre cezasının infaz edildiği tarihten itibaren 1 yıllık süre içerisinde şartla tahliye tarihi gelmiş olsa bile hükümlü salıverilmez bu bir yıllık sürenin sonu beklenir.
Ancak bu 1 yıllık süre bihakkın tahliye tarihini geçemez.
Görüldüğü üzere firari duruma düşmenin sonuçları çok ağırdır. Hükümlü denetimli serbestlik hakkını kaybettiği gibi şartla tahliye hakkını da kaybedebilmektedir.
Firari duruma düşmesi nedeniyle disiplin soruşturması kapsamında kapalıya iade edilip hücre cezası verilen hükümlü hakkında firar suçundan açılan kamu davasından yukarıda bahsi geçen ihtarat eksikliği nedeniyle beraat kararı verilmiş ise kanaatimizce cezaevi disiplin kuruluna başvurup hakkında verilen disiplin cezasının kaldırılmasını isteyebilecektir. Her ne kadar prensip olarak ceza hukuku ve disiplin hukuku birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmekte ise de; açığa iade kararı verilmesine rağmen 2 gün içerisinde C. Savcılığına teslim olmamak şeklinde gerçekleşen firar suçunun hem disiplin hem de ceza hukuku anlamında unsurları aynıdır. YCGK bu şekilde gerçekleşen firar suçunu hem karmaşık ve anlaşılmaz ve hem de AİHS madde 7 kapsamında öngörülemez olarak değerlendirmiştir. (BKNZ kararın tamamı)
Esat Faruk BENLİ
Hukukçu