GİRİŞ

Çalışma hayatındaki ekonomik, teknolojik ve sosyal gelişmeler, geleneksel işyeri merkezli çalışma anlayışını dönüştürmüş; evde çalışma gibi esnek modeller iş hukuku bakımından önem kazanmıştır. Özellikle dijitalleşme süreci ve küresel gelişmeler, evde çalışmayı yaygın bir uygulama hâline getirerek hukuki boyutlarının ele alınmasını gerekli kılmıştır.

Bu çalışmada, Türk iş hukuku kapsamında evde çalışma kavramı tanımlanmış; hukuki niteliği, benzer çalışma türlerinden ayırt edici yönleri ve mevzuattaki yeri açıklanmıştır. Devamında evde çalışmanın unsurları ele alınarak; işçinin ve işverenin karşılıklı hak ve yükümlülükleri genel hükümler bakımından değerlendirilmiştir.

1. Evde Çalışmanın Tanımı ve Özellikleri

Evde çalışma; bir işverenin talebiyle işçinin evi veya seçtiği herhangi bir yerde ücret karşılığı mal veya hizmet sağlanması şeklinde tanımlanabilir (Civan, 2010, s. 525-527; Demirezen, 2018, s. 249). Bu model geleneksel alanların yanı sıra; çeviri, mimarlık, reklamcılık gibi alanlara da yayılmaktadır (Kandemir, 2014, s. 145). Türk iş hukukunda evde çalışmaya ilişkin ilk yasal düzenleme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 461-469. maddeleri arasında “Evde Hizmet Sözleşmesi” başlığıyla getirilmiştir (TBK md. 461). 4857 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenen uzaktan çalışmanın usul, esas ve sınırları, yürürlükte olan 10 Mart 2021 tarihli "Uzaktan Çalışma Yönetmeliği ile somutlaştırılmıştır. Dolayısıyla evde çalışma ilişkilerinde İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleriyle birlikte bu yönetmelik esas alınmaktadır.

2. Evde Çalışmanın Unsurları Evde çalışmanın unsurları; iş görme, iş görmenin karşılığında ücret alma ve işçi ile işveren arasındaki bağımlılık unsurlarından oluşmaktadır.

2.1. Bağımlılık Unsuru Evde çalışmada bağımlılık unsuru zayıflasa da tamamen yok olduğu söylenemez; çünkü işçi, işverenin talimatları doğrultusunda hareket etmektedir. Bu modelde işçinin edimi karşılığında ücret alarak yaşamını idame ettirmesi ekonomik bağımlılığı ifade ederken (Ağar, 2025, s. 436); işverenin yönetim, denetim haklarını kullanabilmesi

ve kuralları belirlemesi ise hukuki bağımlılığı kurmaktadır; aksi halde bağımlılık ortaya çıkmaz (Dulay, 2016, s. 99). Bu nedenle, taraflar arasında az olmakla birlikte bir bağımlılık unsurunun bulunduğu kabul edilmektedir.

2.2. Ücret Unsuru Evde çalışma sözleşmesinde, işçi işverenin işini görmesi karşılığında ücrete hak kazanır. Ücret esaslı bir unsur olup evde çalışanın işi görmesi ile birlikte ücreti işveren tarafından ödenmektedir (Karaca, 2012, s. 379-381). Ücret ödemesi zaman üzerinden yapılabileceği gibi, parça veya ürün başına da gerçekleştirilebilir. Evde çalışmada en yaygın ücret ödeme yöntemi, işverenin çalışan üzerindeki denetiminin sınırlı olmasından dolayı, belirli bir işin tamamlanması karşılığında yapılan ödemelerdir. Ayrıca işveren, işin niteliği gereği yapılan giderleri karşılamak zorundadır. TBK m. 418'deki düzenlemeye göre iş sözleşmesinde özel düzenleme yapılmamış ise işin sonunda ücretle birlikte masraflar da ödenir. İşçi düzenli masraf yapıyor ise en az ayda bir kere yapılan masraf oranında avans verilir (Aydınöz, 2014, s. 148). Ücret hakkının eksiksiz doğması noktasında işverenin ürünü kabul süreci de önem taşır; TBK m. 465 uyarınca işveren, teslim aldığı evde üretim işindeki ayıpları bir hafta içinde işçiye bildirmek zorundadır, aksi halde işi kabul etmiş sayılır ve ücret ödeme borcu kesinleşir.

2.3. Çalışmanın Evde veya İşyeri Dışında Yapılması Unsuru

İş Kanunu'nun 2. maddesinde klasik anlamda iş yerinin tanımı yapılmış olup, bu tanımı evde çalışma sözleşmelerinden ayıran temel unsur, evde çalışanın iş görme borcunu işyerinin dışında, evinde yerine getirmesidir (Koyuncu, 2006, s. 64). Bu durum evde çalışma sözleşmesinin en belirgin özelliklerindendir.

3. Evde Çalışanın Yükümlülükleri

3.1. İş Görme Yükümlülüğü

Evde çalışma sözleşmesinde işçi ve işverenin karşılıklı borçları bulunmaktadır. Evde çalışanın sözleşmeden doğan ilk borcu, kararlaştırılan yerde, genellikle kendi evinde üzerine düşen işi eksiksiz ve zamanında yerine getirmektir. Bu sözleşmede çalışanın işi şahsen yerine getirme zorunluluğu vardır (Dulay, 2016b, s. 287; Kara, 2022, s. 39).

Bazı hallerde bu kurala istisna getirilmiştir; işin görülmesi sırasında evde bulunan aile fertlerinin yardımcı olması durumu hukuki anlamda bir "iş görme" değil, aile içi "yardım etme" faaliyeti olarak kabul edilmektedir (Karaca, 2012, s. 379).

3.2. Özen Yükümlülüğü

Uzaktan çalışan işçi, işlerini dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirerek yapmalıdır. İşçinin özen yükümlülüğü, işin gerekleri doğrultusunda işverence sözleşmede belirlenmiş olmalıdır. Bu yükümlülükler belirlenmediğinde, işin ve evde çalışanın nitelikleri dikkate alınarak ortalama bir evde çalışanın göstermesi gereken özen ölçüsü esas alınır (Dulay, 2016a, s. 161). Evde çalışan, kendisine sağlanan malzeme, araç ve gereçleri kullanırken zarar vermemeli ve gerekli özeni göstermelidir.

3.3. Dürüstlük Borcu ve Sadakat Yükümlülüğü

Evde çalışan ile işveren arasında kişisel bir iş ilişkisi kurulduğundan, işçi işi bizzat ifa etmekle yükümlüdür. İşverenin bilgisi dışında üçüncü kişilerin işi görmesi dürüstlük kuralına aykırıdır; bu kuralın istisnası ise yakın aile fertlerinden yardım alınabilmesidir (Karaca, 2012, s. 379). Sadakat borcu sözleşme süresince devam etmekle birlikte, sözleşme sona erdikten sonra da devam ettiği durumlar bulunmaktadır (Sümer, 2019, s. 73). İşçinin sadakat yükümlülüğü kapsamında, işverenin işi ile ilgili bilgileri saklaması, koruması ve bunları başkalarıyla paylaşmaması gerekmektedir (Dulay, 2016, s. 183).

3.4. Sır Saklama Yükümlülüğü

Çalışanların iş görme edimini etkili yerine getirebilmeleri için, işveren tarafından sağlanan veya işin gereği olarak edinilen bazı mesleki ve ticari sırların öğrenilmesi gerekebilir. Bu sırlar, işin devamlılığı ve işverenin rekabet gücünün korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle işçi, bu sırları yalnızca işin ifası sırasında kullanmakla kalmayıp, aynı zamanda üçüncü şahıslarla paylaşmamak ve gizli tutmakla da yükümlüdür.

4. İşverenin Yükümlülükleri

4.1. Ücret Ödeme Yükümlülüğü

İşverenin en önemli borcu, işçinin emeğinin karşılığı olan sözleşmede kararlaştırılan ücreti, kararlaştırılmamışsa emsal ücreti ödemektir (Sümer, 2019, s. 75). 4857 sayılı İş Kanunu’na göre işverenin ücret ödemesi yapması zorunludur ve bu ödeme kural olarak en geç ayda bir kez gerçekleştirilir. Ancak tarafların anlaşması hâlinde, bu periyot bir haftaya kadar indirilebilmektedir. Ücretin düzenli ödenmesi işçinin ekonomik güvenliği açısından önem taşımakta olup, ödenmemesi veya gecikmesi durumunda işçi kanuni yollarla hakkını arama imkânına sahiptir.

4.2. İşçiye Malzeme ve İş Sağlama Yükümlülüğü İşveren, TBK m. 413 gereği işin görülmesi için gerekli olan tüm araç-gereçleri ve malzemeleri sağlamak durumundadır; aksi halde işi kabul etmekten imtina etmiş sayılır. Ancak bu kural iş sözleşmesi için mutlak bir zorunluluk arz etmez. Tarafların iş sözleşmesiyle anlaşması halinde ya da örf adet gereği malzemenin işçi tarafından sağlanması durumunda, işverenin temin yükümlülüğü bulunmaz (Süzek, 2017, s. 517-518).

4.3. Eşit Davranma Yükümlülüğü

İşveren, aynı şartlardaki işçilere makul bir sebep olmadan ayrım yapmadan eşit davranmak zorundadır. Bu borç işyerinde adalet ve huzurun sağlanması için önemlidir. İşverenin bazı durumlarda farklı uygulama yapması her zaman ayrımcılık anlamına gelmez; çalışanın eğitim durumu, iş için gerekli olan zor ve az bulunan niteliklere sahip olması gibi vasıflara göre yapılan farklı uygulamalar eşit davranma borcuna aykırılık teşkil etmez (Sümer, 2019, s. 89-91).

4.4. İş Sağlığı ve Güvenliği Sağlama Yükümlülüğü

Çalışanın kullandığı cihazların uygun yerleştirilmesi, ayarlanması ve kullanımının sağlanması için gerekli önlemlerin işverence alınması gerekmektedir. Ayrıca çalışanın bilgilendirilmesi ve yönetmelikte belirtilen sürelerde sağlık kontrollerinin yaptırılması da işverenin sorumluluğundadır.

SONUÇ
Bu çalışmada evde çalışmanın tanımı, unsurları ve tarafların yükümlülükleri incelenmiştir. İşyeri dışında yürütülen evde çalışma, iş hukuku açısından fırsatlar ve sorumluluklar yaratmaktadır. İşverenin; ücret, malzeme, eşit davranma ve iş sağlığı güvenliği sorumlulukları bulunurken; çalışan da şahsen ifa, özen, sadakat ve sır saklama ile yükümlüdür. Sonuç olarak, evde çalışma modeli doğru düzenlemelerle verimliliği artırabilir ve esnek bir ortam sağlayabilir. Esnek çalışma modellerinin gelecekte yaygınlaşması eğilimi dikkate alındığında, iş hukuku mevzuatının evde çalışma uygulamalarıyla uyumlu şekilde geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir.

Hilal TÜRKMEN

KAYNAKÇA

Ağar, S. (2025). Türk iş hukukunda uzaktan çalışma ve uygulamada karşılaşılan sorunlar. Adalet Yayınevi.

Aydınöz, M. (2014). Teknolojinin iş hukukuna yansıması: Tele çalışma ve uzaktan çalışma ilişkileri. Seçkin Yayıncılık.

Civan, M. (2010). Türk iş hukukunda evde çalışma ve tele çalışma kavramlarının yasal altyapısı. Sicil İş Hukuku Dergisi, (18), 525-540.

Demirezen, H. (2018). Türk Borçlar Kanunu kapsamında evde hizmet sözleşmesinin kurucu unsurları. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 67(1), 245-268.

Dulay, G. (2016a). Uzaktan çalışma sözleşmesinde tarafların karşılıklı borçları ve sorumluluk rejimi. On İki Levha Yayıncılık.

Dulay, G. (2016b). 4857 sayılı İş Kanunu’nda yapılan son değişiklikler ışığında uzaktan çalışma modelinin analizi. Kamu Hukuku Arşivi (KHUKA), 4(2), 285-302.

Kandemir, M. (2014). Bilgi toplumunda yeni bir istihdam modeli: Entelektüel evde çalışma. Çimento İşveren Dergisi, 28(4), 142-155.

Kara, T. (2022). Dijitalleşen iş yaşamında işçinin şahsen ifa borcu ve istisnaları. Seçkin Yayıncılık.

Karaca, C. (2012). Türk Borçlar Kanunu’nun evde hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerinin doktrinel açıdan değerlendirilmesi. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 16(3), 375-398.

Koyuncu, A. (2006). İş hukuku boyutunda geleneksel işyeri kavramının mekânsal dönüşümü. Legal Yayıncılık.

Sümer, H. H. (2019). İş hukuku (24. Baskı). Seçkin Yayıncılık.

Süzek, S. (2017). İş hukuku (14. Baskı). Beta Basım Yayım.