Hukukun millisi, gayri millisi olmaz, uygulandığı yer ve koyulan kurallara göre İç Hukuk, Uluslararası Hukuk ayırımı yapılır.
Hukukçu; bağlı olduğu hukuk kurallarına, hukukun evrensel ilke ve esaslarına göre hareket eder, bağımsız ve tarafsız olmak suretiyle kararını verir, verdiği veya vermediği kararlardan dolayı yerli ve milli veya gayri milli olma ithamı ile karşı karşıya bırakılamaz.
Bir ülkede hukukun, hukuk kurallarının ve yargının iyiliği; “millilik, gayri millilik” üzerinden değil, hukukun evrensel ilke ve esasları ile adalete yaklaşma mesafesine göre değerlendirilmelidir.
Aksi bir anlayış, Radbruch doktrinini tersten okuyan bir uygulamaya kapı açabilir. Buna göre; “Kanunlar her zaman doğru değildir, siyasetin söylediği üstün ve doğru olandır. Bu ikisi çeliştiğinde; hukukun dediği yerine, siyasetin söylediği uygulanmalıdır”.
Birincillikten, ikincillikten, ulus üstülükten, millilikten ziyade; kuvvetler ayrılığına, hukukun evrensel ilke ve esaslarına, bunlarda standarda, istikrara ve eşitliğe ulaşabilmek önemlidir. “İyi kanun” mühim olsa da daha mühimi “iyi uygulamadır”.