Mesele, suç veya ceza affı veya soruşturma, kovuşturma ve ceza erteleme çerçevesinde ele alındığında; Kanun Teklifinin en önemli sorununun “eşitlik” ve “adalet” ilkelerinde ortaya çıktığı, bugüne kadar 4616 sayılı Kanun ve bu Kanunu değiştiren 4758 sayılı Kanun da dahil olmak üzere, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen birçok geçici madde ile af benzeri veya erteleme kanunlarının çıkarıldığı, ancak ilk defa bir terör örgütünün adı zikredilmek suretiyle ceza affı veya soruşturma, kovuşturma ve infaz erteleme yönteminin tercih edildiği görülmektedir.

Anayasa m.10 ile güvence altına alınan “kanun önünde eşitlik” mutlak veya tam bir fiili eşitlik olmayıp, hukuki eşitlik olarak uygulanmaktaysa da, burada fiili eşitlikten ayrılmayı gerçekten zorunlu kılan bir sebebin varlığı ve hukuki eşitliğin sağlandığının tespiti gerekir.

Anayasa Mahkemesi’nin bugüne kadar; “hukuki sıfat”, “hukuki durum” veya “kanun koyucunun takdiri” gerekçeleriyle, suç ve kapsam süresi bakımından Anayasaya aykırı bulmadığı infaz veya af benzeri kanunları Anayasaya aykırı bulmadığı, ancak ceza yönünden yapılan ayrıştırmaları Anayasaya aykırı gördüğü ve kişiye özel çıkarılan kanunları da “eşitlik” ilkesine aykırı saydığı bilinmektedir.

İlk defa bir örgütün adı verilmek suretiyle infaz veya af benzeri bir kanun çıkarılacağı görülmektedir ki; bu Kanunun tatbiki açısından hangi prosedür tercih edilirse edilsin, “eşitlik” ve “adalet” ilkelerine aykırılık tartışmalarının ciddi şekilde gündeme geleceği izahtan varestedir.

>> Millete danışmadan 'yaptım oldu' ile bu iş olmaz!