06 Ekim 2022

'Yol yakınken dönelim! Tekrar m.216/1 sorunu yaşanmasın...'

5651 sayılı İnternet Kanununda yapılacak değişiklikler Mecliste. İnternet yayıncılığını ve sosyal medya hesaplarını denetim altına alma amaçlı yapılacak değişiklerle ilgili tartışmalar sürüyor.

İnternet yayıncılığı ve sosyal medya hesapları ile ilgili hukuk kurallarının ve uygulamanın yetersizliğinin, yurtdışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarına ve suça konu olabilecek paylaşım sahiplerine ulaşılamamasının gerekçe gösterilerek yasal değişikliğe gidildiği söylenmekte.

MADDE İÇERİĞİ SORUNLU

Teklifi değerlendiren Prof. Dr. Ersan Şen, "Değişiklerin asıl amacı ile ilgili tartışmalar bir yana, Türk Ceza Kanunu'na m.217/A olarak eklenmesi düşünülen "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" başlıklı suçunu dikkatle incelemek gerekir. Kamu barışına karşı suç olarak düzenlenmesi hedeflenen bu madde içeriği sorunludur." dedi.

"Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır". 

TUTUKLAMA YASAĞI

"Teklif edilen hüküm bu şekildedir. Hapis cezasının üst haddi tutuklama yasağı olarak kabul edilen 2 yıllık sınırın üzerine çıkarılmıştır." diyerek tutuklama yasağına dikkat çeken Şen, sözlerine şöyle devam etti;

"Başlık ile içeriği uyumsuz hükümde ve gerekçesinde; yanıltıcı veya gerçeğe aykırı bilginin ne olduğundan bahsedilmediği ve bu tespitin nasıl yapılacağına dair kriterin ortaya koyulmadığı, öngörülebilirliğin ve belirliliğin eksik bırakıldığı anlaşılmaktadır.

AMAÇ VE HASSASİYETLERDEN UZAK

“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” başlığı altında getirilen suç tipinin muhalif olanın veya muhalefet edenin susturulması, sindirilmesi, korkutulması, fişlenmesi, cezalandırılması ve ifade hürriyetinin özüne müdahale edilmesi amacıyla kullanılmaması gerektiğini, insanların düşüncelerini ve eleştirilerini paylaşma haklarının özüne müdahale içermeyen, “caydırıcı etki” niteliği taşımayan, paylaşımda bulunanların kimliklerinin bilinirliğini aleyhlerine baskı aracı olarak kullanmayı mümkün kılmayan, kişilik haklarını korumayı hedefleyen, cebir, şiddet, tehdit, tahrik içerikli veya “saldırgan” bir üsluba sahip paylaşımları önleyen, başta özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı olmak üzere ifade hürriyeti, örgütlenme ve protesto hakları ile diğer hak ve hürriyetler arasında bir denge kuran ve bu dengeyi koruyan düzenlemeye yer verilmesini gerektiğini belirterek, ilgili düzenlemenin bu amaç ve hassasiyetlerden uzak olduğu sebebiyle demokratik ve çoğulcu bir toplumda bulunmaması gerektiği kanaatindeyiz.

KEYFİ KULLANIM

Bu nedenle, ya teklif edilen madde kanunlaşmamalı veya aşağıda yer vereceğimiz şekilde “kanunilik” ilkesi gözetilerek daha belirli ve öngörülebilir hale getirilmelidir.

Her ne kadar fikri alana müdahale niteliği taşıyan bu düzenlemenin kanunlaşmaması gerektiğine inansak da, bu şekilde bir düzenleme getirilecekse dahi, madde metninde tanımlanan suçun; “Sırf halk arasında endişeye korkuya veya paniğe yol açmak saikiyle; ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili temeli olmayan, uydurma ve gerçek dışı bir bilgiyi, bu niteliğini bilerek ve kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde olması durumunda, daha açık, net ve anlaşılabilir olacağını, bu haliyle kötüye veya keyfi kullanılma ihtimalinin azalacağını, cezasının da 2 yıllık tutuklama yasağında tutulması gerektiğini söylemeliyiz.

YOL YAKINKEN DÖNELİM

Bu madde kanunlaşacaksa; ancak failin, haberin gerçek dışılığı kesin olarak bildiğinin kanıtlandığı durumlarda suçun oluşacağını kabul etmek suretiyle uygulanmalı ve uygulanırken de İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi kararları dikkate alınmalıdır. Yol yakınken dönelim, tekrar m.216/1 sorunu yaşanmasın" (hukukihaber.net)

>> 5651 sayılı Kanun Kapsamında İçeriğin Çıkarılması ve Erişimin Engellenmesi ile Yeni Kanun Teklifi Hakkında Bilgi Notu

---

YASA NE GETİRİYOR?

"İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin getirdiği maddelerin bazıları şöyle:

- İnternet haber siteleri de diğer süreli yayınlar gibi Basın Yasası kapsamına alınarak, editoryal işlerde çalışanların basın kartı almasının yolu açılıyor. Ayrıca, haber siteleri de, diğer yayın organları gibi Basın İlan Kurumundan resmi ilan alabilecek.

- Haber siteleri de faaliyet alanlarına ilişkin beyanname vermek zorunda ve bu beyannamede elektronik tebligat adresleri de yer alacak. Haber sitelerinin de süreli yayın kapsamına alınması nedeniyle, “Yargının iş yükünün artacağı” gerekçesiyle, beyannamenin cumhuriyet savcılıkları yerine Basın İlan Kurumuna verilmesi öngörülüyor. Beyanname yükümlülüğünü yerine getiremeyen veya görülen eksiklikleri 2 hafta içinde düzeltmeyen haber sitesi, “süreli yayın” hakkını kazanamayacak.

- İnternet haber siteleri yayımladıkları içerikleri doğruluğu, bütünlüğü ve erişilebilirliği sağlanmış şekilde 2 yıl süreyle korumak zorunda ve gerektiğinde talep eden yetkili mercilere teslim etmek zorunda olacak.

- Haber siteleri düzeltme ve cevap istemini, en geç bir gün içinde aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorunda olacak, yayın hakkına verilen erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılması kararının uygulanması durumunda da düzeltme ve cevap hakkı 1 hafta süreyle ana sayfadan yayımlanacak.

- Basın kartı başvuruları Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına yapılacak. Gazete, televizyon, internet haber siteleri, Türkiye’ye yönelik faaliyet gösteren yabancı medya kuruluşlarının çalışanlarının yanı sıra, medya alanında faaliyet gösteren sendikalar, kamu yararına faaliyette bulunduğu Cumhurbaşkanı kararıyla saptanan dernek ve vakıf yöneticilerine de basın kartı verilebilecek.

- Kasten işlenen bir suçtan dolayı 5 ve daha fazla süreyle hapis cezası alanlar ile hırsızlık, güveni kötüye kullanma, iftira, rüşvet, kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma ve diğer yüz kızartıcı suçlar ile “kamu barışına karşı suçlar”, anayasal düzene ve bu düzene karşı, milli savunmaya karşı, devlet sırlarına karşı ve casusluk suçlarından hüküm giyenlere basın kartı verilmeyecek. Ayrıca terör suçları ile medya dışında ticari faaliyette bulunanlara da basın kartı verilmeyecek. Basın kartı yeterliliği taşımadığı saptananların veya belirtilen suçlardan hüküm giyenlerin basın kartları iptal edilecek. Ayrıca “Basın ahlak esaslarına aykırı davranışlarda bulunulması” da kartın iptal nedeni olacak.

YANILTICI BİLGİ YAYANA 1-3 YIL ARASI CEZA

Türk Ceza Yasası’na “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu ekleniyor ve “Halk arasında, endişe, koru veya panik yaratma saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bilgiyi kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimsenin 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması” öngörülüyor.

Suçun, failin gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilen cezalar yarı oranına kadar artırılabilecek. İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesine dair 5651 sayılı Kanun’un “Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi” maddesine ek yapılıyor. Buna göre Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu başkanına katalog suçlarla daha etkin mücadele edilmesi gerekçesiyle, internet ortamında yer alan yayınlarla ilgili “yurt içi, yurt dışı” ayrımı olmaksızın 4 saat içinde içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi verme yetkisi tanınıyor. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dünya İnsanı 2 ay önce

Düm düz adnan menderes dönemi sansür yasasına benziyor.