İcra ve İflas Hukuku Uygulamasında Usulü Hatalar, Takip Ekonomisi ve Bölge Adliye Mahkemelerinin Denetim Rolü: İnfaz Labirentinde Yol Haritası ve Uygulama Sırları

Abone Ol

İcra ve İflas Hukuku Uygulamasında Usulü Hatalar, Takip Ekonomisi ve Bölge Adliye Mahkemelerinin Denetim Rolü: İnfaz Labirentinde Yol Haritası ve Uygulama Sırları

İcra ve iflas hukuku, mülkiyet hakkının en sert ve doğrudan müdahalesini içeren, şekli hukuk kurallarının mutlak surette hakim olduğu bir alandır. Yıllarını icra müdürlüğü mutfağında geçirmiş bir uygulayıcı için bu disiplin, sadece kanun metinlerinden ibaret değildir; her bir haciz tutanağında, her bir satış talebinde ve her bir tebligat mazbatasında yaşayan, teorinin pratiğe çarparak şekillendiği dinamik bir süreçtir. Bugün, özellikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde şekillenen Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) kararları, icra dairelerinin işlem ve eylemlerine ışık tutmakta, yüksek yargının denetimi ise bu kararlara nihai hukuki geçerliliği kazandırmaktadır. Bu çalışma, aile hukukundan doğan alacakların takibinden ihtiyati haczin kesinleşme merasimine, usulsüz tebligatın dijital ayak izleri üzerinden tespitinden icra harçlarının doğumu ve iadesine kadar geniş bir yelpazeyi, münhasıran ekteki yüksek mahkeme kararları ışığında irdelemektedir.

Aile Hukukuna İlişkin İlamlarda Kesinleşme Koşulu ve Ziynet Alacaklarının Bağımsız Niteliği

İcra hukukunda temel prensip, bir mahkeme ilamının verildiği andan itibaren, kural olarak kesinleşmesine gerek kalmaksızın icraya konulabilmesidir. Ancak bu kuralın en belirgin istisnası HMK'nın 367/2. maddesinde vücut bulur. Şahsın hukukuna, aile hukukuna ve taşınmazın aynına ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe icra edilemezler. Uygulamada, boşanma davalarının eki niteliğindeki maddi-manevi tazminat ve vekalet ücreti gibi alacaklar da bu kurala tabidir. Ancak mutfağın en büyük tartışma konularından biri, boşanma davası ile birlikte hüküm altına alınan ziynet alacaklarının bu "fer'ilik" zırhına girip girmeyeceğidir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2025/502 Esas ve 2025/1562 Karar sayılı (09.10.2025 tarihli) ilamı, bu tartışmaya uygulamacıların elini güçlendiren net bir cevap vermektedir. Mezkur olayda, borçlu taraf, boşanma ilamının henüz kesinleşmediğini, bu nedenle ilamın fer'isi niteliğindeki ziynet alacağının takibe konulamayacağını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi olan Manisa 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin (2025/115 E. - 2025/139 K.) şikayeti reddeden kararı, BAM tarafından da isabetli bulunmuştur. Kararın gerekçesi, ziynet alacağının "eda" niteliğine ve tarafların "mal varlığına" odaklanmaktadır.

Ziynet Alacaklarının Hukuki Ayrışması

Daireye göre, her ne kadar ziynet alacağı boşanma davasıyla birlikte görülmüş olsa da, bu alacak tarafların şahsi ya da ailevi yapılarında bir değişiklik yaratmaz. Sonuçları itibarıyla tarafların yalnızca mal varlığını etkileyen, boşanma ilamından bağımsız edaya ilişkin bir hükümdür. Akademik dünyada da kabul gördüğü üzere, ziynet eşyasının iadesi bir alacak davasıdır ve mülkiyet hakkının kapsamı içindedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/8509 Esas ve 2026/395 Karar sayılı (02.02.2026 tarihli) onama ilamı ile bu yaklaşımı mühürlemiştir. Uygulamacı için bunun anlamı şudur: Boşanma kesinleşmese dahi, ilamdaki ziynet alacağına ilişkin icra emri gönderilebilir ve takip işlemlerine devam edilebilir.

İhtiyati Haczin Kesin Hacze Dönüşümü: 7 Günlük Hak Düşürücü Süre ve İcra Mahkemesinin Sınırlı Yetkisi

İhtiyati haciz, bir takip öncesi veya takip sırasında alacağın tahsilini güvence altına alan geçici bir hukuki koruma önlemidir. Ancak bu önlem, alacaklıya İİK 264. maddesinde öngörülen "tamamlama merasimini" yerine getirme külfeti yükler. Bu merasimin ihmali, haczin kendiliğinden hükümsüz kalmasıyla sonuçlanır.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2025/771 Esas ve 2025/774 Karar sayılı (03.09.2025 tarihli) kararı, bu usulü sürecin ne denli katı uygulandığını göstermektedir. Olayda, alacaklı banka Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden aldığı ihtiyati haciz kararını infaz etmiş, borçlu ise ödeme emrine yasal süresinde itiraz etmiştir. İİK 264/2 uyarınca, alacaklının itirazın kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemesi veya genel mahkemede itirazın iptali davası açması gerekir.

Hak Düşürücü Sürenin Re'sen Gözetilmesi

Dairenin analizinde, alacaklı tarafın bu 7 günlük süreyi geçirdiği ve ihtiyati haczin hükümsüz kaldığı netleştirilmiştir. Burada dikkat çekici bir diğer husus, icra mahkemesinin "dar yetkili" doğasıdır. Alacaklı vekili, borcun kabulüne ilişkin şifahi görüşmelerin tespiti için yemin deliline dayanmak istemişse de, Kayseri BAM 5. HD, icra mahkemesinde yemin deliline dayanılamayacağını açıkça belirterek bu talebi reddetmiştir. Bu karar da Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/8042 Esas, 2026/398 Karar sayılı (02.02.2026) ilamı ile onanmıştır. Uygulamacı nazarıyla, ihtiyati hacizli dosyalarda itirazın tebliği tarihinden itibaren geçen 7. günün mesai bitimi, alacaklı için "hukuki ölüm" vaktidir ve bu sürenin takibi icra müdürünün re'sen denetimine tabi olmasa da, borçlunun şikayeti halinde mutlak bir iptal sebebidir.

Usulsüz Tebligat ve Dijital Deliller: UYAP Vatandaş Portalının "Öğrenme" Tarihine Etkisi

Tebligat, icra takibinin motorudur. Ancak Tebligat Kanunu (TK) ve Yönetmeliği'ne aykırı her işlem, takibi felç edebilir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 2025/569 Esas ve 2025/1071 Karar sayılı (26.06.2025 tarihli) ilamı, tebligat usulsüzlüğü ile modern teknolojinin kesiştiği noktayı mükemmel bir şekilde analiz etmektedir.

Olayda, TK 21/1 uyarınca yapılan bir tebligatta, muhatabın çarşıya gittiği bilgisini veren komşu K…. C…..'in kim olduğu (komşu, kapıcı vb.) belirtilmemiş ve imzası alınmamıştır. Bu durum, TK 23/7 ve Yönetmeliğin 30. ile 35. maddelerine göre tebligatı usulsüz kılmaktadır. Ancak takibin kaderini belirleyen asıl veri, UYAP sistemindeki dijital izlerdir. Borçlu takibi 19.07.2022 tarihinde öğrendiğini iddia etse de, Ankara 18. HD, UYAP "evrak işlem kütüğü" kayıtlarını incelemiş ve borçlunun 12.07.2022 tarihinde Vatandaş Portal Uygulaması üzerinden ödeme emrini okuduğunu saptamıştır.

Dijital Okuma Karinesi

Mahkemeye göre, e-devlet şifresi kişiye özeldir ve bu kanalla sisteme girilip dökümanın okunması, TK 32 anlamında "ıttıla" (öğrenme) tarihidir. Bu saptama sonucunda tebliğ tarihi 12.07.2022 olarak düzeltilmiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/8033 Esas ve 2026/399 Karar sayılı (02.02.2026) ilamı ile bu dijital denetimi onamıştır. Biz icra müdürleri için bu karar, kağıt üzerindeki beyanların ötesinde, sistem kayıtlarının hukuki geçerliliğinin en somut kanıtıdır.

Meskeniyet Şikayeti ve Hukuki Yarar: Haczin Düşmesi Halinde Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararı

Borçlunun "haline münasip evi" (meskeniyet), İİK 82/12 maddesi uyarınca kural olarak haczedilemez. Ancak bu korumadan yararlanmak için 7 günlük şikayet süresi öngörülmüştür. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2025/984 Esas ve 2025/890 Karar sayılı (08.09.2025 tarihli) kararı, şikayet süreci devam ederken haczin "satış istenmemesi" nedeniyle düşmesi durumunda mahkemenin nasıl bir yol izlemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Olayda, Konya Meram'daki taşınmaz üzerindeki haciz için meskeniyet şikayeti yapılmış, ancak yargılama sürerken İİK 110/1 maddesi uyarınca alacaklının 1 yıllık yasal sürede satış istememesi nedeniyle haciz düşmüştür. BAM, bu durumda borçlunun şikayetini sürdürmekte korunmaya değer bir "hukuki yararının" kalmadığını, dolayısıyla davanın konusuz kaldığını belirtmiştir.

Haklılık Durumuna Göre Yargılama Gideri

Davanın konusuz kalması durumunda HMK 331/1 maddesi uyarınca, mahkeme davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmeder. Bilirkişi raporu, taşınmazın 1.875.000 TL değerinde olduğunu, borçluya ise 1.275.000 TL'lik bir evin yeteceğini saptamıştır. Bu, borçlunun davanın açıldığı tarihte "kısmen haklı" olduğunu gösterir. 1 Karar, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/8180 Esas ve 2026/400 Karar sayılı (02.02.2026) ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Uygulamacı olarak bizler, haczin düştüğü dosyalarda derdest şikayetlerin akıbetini bu "hukuki yarar" süzgecinden geçirmeliyiz.

İlamlı Takiplerde Feragat ve İcra Harçları: Tahsil Harcı Tahakkukunun Sınırları

İcra dairelerinin en hassas olduğu ve en sık şikayet aldığı konulardan biri harç tahsilatıdır. Harçlar Kanunu ve İİK 15. madde uyarınca harçların sorumlusu borçludur. Ancak harcın doğması için "tahsilat" veya "tahsilata karine teşkil eden bir vazgeçme" olmalıdır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin 2025/186 Esas ve 2025/1118 Karar sayılı (25.09.2025 tarihli) ilamı, bu konuda mutfak pratiğindeki büyük bir yanlışı düzeltmektedir. Bir inşaat firması aleyhine başlatılan ilamlı takipte, taraflar asıl davada istinaf aşamasındayken feragat etmişler ve BAM 27. HD davanın reddine karar vermiştir. Borçlu, ilamın ortadan kalkması nedeniyle takibin konusuz kaldığını ileri sürerek hacizlerin harçsız fekkini istemiştir. İcra müdürlüğü ise bu talebi "haricen tahsil" olarak yorumlayıp harç talep etmiştir.

İlamın Ortadan Kalkması Haricen Tahsil Değildir

Ankara 32. HD, icra takibine konu ilamın feragat nedeniyle ortadan kalkması durumunda takibin de konusuz kalacağını ve tüm hacizlerin kaldırılması gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu durum haricen tahsil sayılamaz. Harç alınmasına yer olmadığına dair bu karar, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/8504 Esas ve 2026/405 Karar sayılı (02.02.2026) ilamı ile de onanmıştır. Biz icra müdürleri için bu karar, "tahsilat yoksa harç da yok" kuralının ilamın iptali hallerindeki mutlak uygulama biçimidir.

Nafaka Alacaklarında Maaş Haczinin Kapsamı: İşleyen vs. Birikmiş Nafaka Paradoksu

Nafaka borçları, mülkiyetin ötesinde bir "geçim" ve "yaşam" hakkı meselesidir. Bu nedenle İİK 83. maddede yer alan "maaşın 1/4'ünden fazlası haczedilemez" kuralına nafaka lehine bir istisna getirilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 2024/1427 Esas ve 2025/2117 Karar sayılı (10.07.2025 tarihli) ilamı, bu istisnanın sınırlarını netleştirmiştir.

Daireye göre, işleyen (güncel) aylık nafakanın tamamı için maaş üzerine haciz konulmasında yasaya aykırılık yoktur. Ancak takip tarihinden geriye dönük "birikmiş nafaka" alacağı artık bir "adi alacak" niteliğindedir ve bu miktar için İİK 83'teki 1/4 sınırı uygulanmak zorundadır.

Maaş Kesinti Algoritması

Mahkeme, işleyişi şu şekilde formüle etmiştir: İşverence borçlunun maaşından öncelikle her ay için "işleyen nafaka" kesilmeli, bakiye maaşın (eğer kalırsa) 1/4'ü ise "birikmiş nafakaya" veya diğer borçlara mahsup edilmelidir. Borçlunun maaşı zaten aylık nafakadan daha düşükse, maaşın tamamının kesilmesi hukuka uygundur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 05.02.2026 tarihli 2025/7778 Esas ve 2026/647 Karar sayılı ilamı ile bu yerleşik görüşü onamıştır.

İpotek Takiplerinde İİK 150/C Şerhi ve Takibin Düşmesi: Harçsız Terkin Hakkı

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 2024/849 Esas ve 2025/1804 Karar sayılı (19.06.2025 tarihli) ilamı, ipotek takipleri ve tapu şerhleri üzerindeki harç baskısını kırmaktadır. İİK 150/e uyarınca 1 yıllık yasal sürede satış istenmediği için düşen takipte, taşınmaz üzerindeki 150/c şerhinin kaldırılması talebi "haricen tahsil" olarak nitelendirilemez. Mezkur kararda, icra müdürlüğünün tahsil harcı istemesinin yasal dayanağı bulunmadığı, şerhin harçsız olarak kaldırılması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de 05.02.2026 tarihli 2025/7774 Esas, 2026/646 Karar sayılı ilamı ile bu görüşü teyit etmiştir.

İhtiyati Haciz Kararının İlamlı Takibe Konu Edilemeyeceği Sorunu

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 2024/465 Esas ve 2025/1697 Karar sayılı (18.06.2025 tarihli) ilamı, mutfaktaki teknik bir hatayı; ihtiyati haciz kararının "ilamlı icra" gibi infaz edilmeye çalışılmasını ele almaktadır. İhtiyati haciz kararı, nihai bir hüküm veya ilam niteliğinde belge değildir. Dolayısıyla bu karara dayanılarak borçluya "icra emri" (Örnek 4-5) gönderilemez. Karar ancak "ihtiyati haciz tutanağı" ile infaz edilebilir. Mahkeme, bu hatayı saptayarak icra emrinin iptaline, ancak ihtiyati haczin (infaz edilmiş olması hasebiyle) baki kalmasına karar vermiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 05.02.2026 tarihli 2025/7773 Esas ve 2026/645 Karar sayılı ilamı ile bu teknik ayrım kesinleşmiştir.

Uygulamacı Nazarıyla Genel Değerlendirme ve Gelecek Projeksiyonu

İcra müdürlüğü mutfağında yetişmiş bir uygulamacı için bu kararlar, hukukun "canlı" tarafını temsil eder. Dosya üzerindeki bir işlem, sadece bir kağıt parçası değil, mülkiyet ve hürriyet arasındaki ince çizgidir. İzmir BAM'ın ziynet alacağı kararı, aile hukukunun maddi hukukla olan bağını netleştirirken; Ankara BAM'ın UYAP log kayıtları üzerinden "öğrenme" tespiti, dijital dönüşümün hukuki muhakemenin merkezine yerleştiğini kanıtlamaktadır.

İcra Daireleri İçin Stratejik Çıkarımlar

Kesinleşme Denetimi: Ziynet alacakları, boşanma ilamının içinde yer alsa dahi "fer'i" değildir. İcra emri düzenlenirken bu ayrım re'sen yapılmalıdır.

Dijital Log Sorgulama: Usulsüz tebligat şikayetlerinde, borçlunun sisteme giriş yapıp yapmadığı, evrakı okuyup okumadığı mutlaka sistem üzerinden kontrol edilmelidir.

Harç Tahakkuku: Harç, kamu gücünün bir geliri olsa da, tahsilatın gerçekleşmediği veya ilamın iptal edildiği durumlarda "hukuki bir cezaya" dönüşmemelidir. Takipten vazgeçme veya haczin düşmesi durumlarında harçsız işlem yapma yetkisi cesurca kullanılmalıdır.

İcra ve iflas hukuku, şekli bir disiplin olmanın ötesinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin bu vizyoner kararları ve Yargıtay'ın dengeleyici onamalarıyla, adalet duygusunu tatmin eden bir yapıya kavuşmaktadır. Uygulamacı ve teorinin bu sentezi, hem alacaklının alacağına kavuşmasını hızlandıracak hem de borçlunun usulü haklarını koruma altına alacaktır. Bu çalışma boyunca irdelenen kararlar, mutfaktaki her bir icra müdürü için birer "infaz rehberi" niteliğindedir.

İÇTİHATLAR

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2025/502 E. ve 2025/1562 K., 09.10.2025 tarihli ilam (Ziynet alacağının kesinleşme şartına tabi olmadığına ilişkin karar).

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2025/771 E. ve 2025/774 K., 03.09.2025 tarihli karar (İhtiyati haczin kesin hacze dönüşümünde 7 günlük hak düşürücü süreye ilişkin karar).

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, 2025/569 E. ve 2025/1071 K., 26.06.2025 tarihli ilam (Usulsüz tebligat ve UYAP dijital öğrenme tarihine ilişkin karar).

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/984 E. ve 2025/890 K., 08.09.2025 tarihli karar (Meskeniyet şikayeti ve haczin düşmesi halinde hukuki yarar değerlendirmesine ilişkin karar).

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi, 2025/186 E. ve 2025/1118 K., 25.09.2025 tarihli ilam (İlamlı takipte feragat ve icra harçlarına ilişkin karar).

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/1427 E. ve 2025/2117 K., 10.07.2025 tarihli ilam (Nafaka alacaklarında maaş haczinin kapsamına ilişkin karar).

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/849 E. ve 2025/1804 K., 19.06.2025 tarihli ilam (İpotek takiplerinde İİK 150/c şerhi ve harçsız terkin hakkına ilişkin karar).

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/465 E. ve 2025/1697 K., 18.06.2025 tarihli ilam (İhtiyati haciz kararının ilamlı takibe konu edilemeyeceğine ilişkin karar).

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/8509 E. ve 2026/395 K., 02.02.2026 tarihli onama ilamı (İzmir BAM 8. HD, 2025/502 E. sayılı ziynet alacağı kararının onanması).

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/8042 E. ve 2026/398 K., 02.02.2026 tarihli onama ilamı (Kayseri BAM 5. HD, 2025/771 E. sayılı ihtiyati haciz kararının onanması).

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/8033 E. ve 2026/399 K., 02.02.2026 tarihli onama ilamı (Ankara BAM 18. HD, 2025/569 E. sayılı usulsüz tebligat kararının onanması).

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/8180 E. ve 2026/400 K., 02.02.2026 tarihli onama ilamı (Konya BAM 7. HD, 2025/984 E. sayılı meskeniyet şikayeti kararının onanması).

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/8504 E. ve 2026/405 K., 02.02.2026 tarihli onama ilamı (Ankara BAM 32. HD, 2025/186 E. sayılı icra harçları kararının onanması).

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/7778 E. ve 2026/647 K., 05.02.2026 tarihli onama ilamı (İstanbul BAM 20. HD, 2024/1427 E. sayılı nafaka maaş haczi kararının onanması).

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/7774 E. ve 2026/646 K., 05.02.2026 tarihli onama ilamı (İstanbul BAM 20. HD, 2024/849 E. sayılı ipotek takibi kararının onanması).

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/7773 E. ve 2026/645 K., 05.02.2026 tarihli onama ilamı (İstanbul BAM 20. HD, 2024/465 E. sayılı ihtiyati haciz kararının onanması).