T.C.

YARGITAY

12. Hukuk Dairesi

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Y A R G I T A Y İ L A M I

ESAS NO : 2025/8042

KARAR NO : 2026/398

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

TARİHİ : 03/09/2025

NUMARASI : 2025/771-2025/774

DAVACILAR :

DAVALI :

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Müdüroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, harç alınmasına yer olmadığına, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

---

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/771

KARAR NO : 2025/774

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/06/2025

NUMARASI : 2025/212 Esas 2025/321 Karar

DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haczin Kaldırılması

KARAR TARİHİ : 03/09/2025

G.K. YAZILDIĞI TARİH : 03/09/2025

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararı aleyhine süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, HMK’nın 353. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/142 D. iş sayılı dosyası ile müvekkilleri ihtiyati haciz kararı aldığını, akabinde bu ihtiyati haciz kararını konu ederek Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2025/7378 Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, yasal süre içerisinde takibe itiraz ettiklerini, bunun üzerine takibin durduğunu, takibin durmasına ilişkin bu kararın davalı alacaklıya 18/03/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak alacaklının yasal süre içerisinde itirazın kaldırılması yahut iptaline ilişkin dava açmadığını, ihtiyati haciz merasimi tamamlanmadığını ve İİK'nin 264/4 maddesi uyarınca ihtiyati haczin hükümsüz kaldığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Mahkemece;" a) Davacı .... yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, b)Davacı ... yönünden davanın kabulü ile; Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2025/7378 Esas sayılı dosyasından borçlu ... aleyhine uygulanan İhtiyati Hacizlerin Kaldırılmasına,..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunarak; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/142 esas ve 2025/140 karar sayılı dosya kapsamında davacı ...'un kefalet tarihinde evli olduğu ancak ...'un kefalet tarihinde asıl borçlu şirketin yetkilisi olduğu ve TBK’nun 28/03/2013 tarihinde değiştirilen 584/3. maddesi gereğince, şirket ortak ve yöneticilerin şirket lehine verdikleri kefaletlerde eş rızası alınması şartı kaldırılmış olduğundan kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu ve davacının borçtan sorumlu olduğu tespit edildiğini, davacı ...'un imzaladığı ve geçerli olan kefalet sözleşmesi kapsamında borcu ödememek adına müvekkili banka yetkilileri ile şifai görüşmeler yaparak borcu asıl şirket sahibine ve şirket mallarına yöneltmeye çalıştığını, bu hususta davacı ...'un borcun kabulüne ilişkin şifai görüşmelerde gerçekleştirdiği ikrarları mahkeme huzurunda da tekrarlaması için yemin deliline dayanmalarına rağmen davacının mahkeme huzurunda tarafımızca sorulacak sorulara yemin altında cevap vermesine olanak tanınmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına, davanın tüm talepler yönünden reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dairemizce yapılan değerlendirmede; Dava ihtiyati hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.

İİK'nin 264.maddesinde "Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur. İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır...., Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir....," şeklinde düzenlemenin bulunduğu, ilgili düzenleme gereği borçlunun ödeme emrine itirazı halinde bu itirazın alacaklıya tebliği üzerine alacaklı tarafça tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde itirazın kaldırılması veya iptaline ilişkin dava açılması gerektiği, alacaklının bu müddetleri geçirmesi halinde ihtiyati haczin hükümsüz kalacağı, somut olayda; borçlular hakkında yapılan ilamsız takip üzerine borçlulara ödeme emrinin 05/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekili tarafından 12/03/2025 tarihinde borca itiraz edildiği, borca itirazın alacaklı vekiline 18/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı tarafça yasal süre içerisinde itirazın kaldırılması yahut iptali noktasında dava açıldığı yönünde bir beyanda bulunulmadığı gibi, tevzi bürosuna yazılan müzekkere sonucunda bu yönde bir dava açılmadığının bildirildiği, buna göre davalı tarafından ihtiyati haczi tamamlama merasiminin yerine getirilmediği, davalı vekili tarafından yemin deliline dayandıkları beyan edilmiş ise de, icra mahkemesinde yemin deliline dayanılamayacağı, dosya kapsamı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İnceleme konusu karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,

4-İnceleme HMK'nun 353. maddesi gereğince duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Kararın taraflara tebliğ edilmesine,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03/09/2025