İSTİHBARAT KAVRAMI

İstihbarat, bireyin günlük hayatından başlayarak en karmaşık devlet politikalarına kadar geniş bir yelpazede ve anlık olarak her yaşam alanında varlık gösteren bir kavramdır.

İstihbarat, çağın gereksinimlerine uygun olarak evrilen çok yönlü bir kavramdır. Çeşitli kaynaklarda, istihbarat kavramı; "entelektüel kapasite, akıl yürütme yeteneği, anlama kabiliyeti, veri birikimi, bilgi sahibi olma, aydınlanma, güvenilir olaylar, duyulmuş bilgiler, sağlam temellere dayalı bilgiler, elde edilen bilgiler, bilgi toplama eylemi, bilgi edinme" şeklinde tanımlanmıştır.

İstihbarat kavramı, çeşitli açılardan ele alınarak farklı tanımlamalara yol açabilir. Bu tanımların bir kısmı, istihbaratı faaliyet alanlarına göre sınıflandırarak bir değerlendirme yapmayı amaçlar. Bu bakış açısıyla ele alındığında, istihbarat faaliyeti; "bir devletin sekiz temel alandaki (askeri, siyasi, ekonomik, sosyal, ulaştırma, iletişim, biyografik, bilimsel ve teknolojik) gizli bilgilerini elde etmeyi hedefleyen, düşman bir devlet tarafından yürütülen planlı ve gizli girişimler" şeklinde ifade edilebilir[1].

İSTİHBARAT FAALİYET NEDİR?

İstihbarat faaliyeti, bilgi toplama, analiz etme, değerlendirme ve dağıtma süreçlerini içeren bir dizi planlı eylemi ifade etmektedir. Bu eylemler, genellikle bir devlet, istihbarat örgütü, askeri kuruluş veya diğer güvenlik unsurları tarafından gerçekleştirilir. Nihai amaç; güvenlik, politika, askeri strateji, dış ilişkiler ve diğer stratejik konularda bilgi sağlamaktır. İstihbarat faaliyetleri, bir ülkenin iç ve dış tehditleri önceden belirlemesine, karar verme süreçlerini desteklemesine ve stratejik planlamalar yapmasında önemli rol oynamaktadır.

İstihbarat faaliyetleri, farklı kaynaklardan gelen verileri kullanarak bilgi toplama işleminden başlar. Bu veriler, açık kaynaklar (medya, kitaplar, internet), gizli kaynaklar (ajanlar, casuslar), teknik istihbarat (elektronik iletişim izleme), insan istihbaratı (insan kaynaklarından elde edilen bilgiler), görsel ve sinyal istihbaratı gibi farklı kaynaklardan gelebilir. Bu veriler daha sonra analiz edilir, değerlendirilir ve ilgili paydaşlara iletilir[2].

Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı’na (MİT) ait resmi web sitesinde istihbaratın, devlet tarafından belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda çeşitli kaynaklardan elde edilen haber ve bilgilerin işlenmesi ile ortaya çıkan ürün olduğu belirtilmiş, bu ürüne ulaşabilmek için ihtiyaçların belirlenmesinden ürünün ortaya çıkışına kadar tüm süreci kapsayan işler bütünü ise ‘istihbarat faaliyeti’ olarak adlandırılmıştır.

İSTİHBARAT TEŞKİLATI

Ülkemizde istihbarat faaliyetlerini yürüten Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), 6 Temmuz 1965 tarihinde 644 Sayılı Kanun ile kurulmuştur.  Bu süreçte değişen dünya koşulları, zaman içinde MİT'in görev ve yetkilerini düzenleyen kanun hükümlerinde revizyon ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. 1983’te MİT'in faaliyetlerini daha kapsamlı bir şekilde düzenlemek amacıyla 2937 sayılı "Devlet İstihbarat Hizmetleri ve İstihbarat Teşkilatı Kanunu" kabul edilmiştir. Bu kanun, MİT'in görevlerini belirlemekte olup, MİT'in rolünü daha geniş bir çerçevede ele alarak, istihbarat faaliyetlerinin yürütülmesini ve koordinasyonunu sağlamayı amaçlamıştır[3].

15.08.2017 tarihli ve 694 sayılı KHK ile MİT, Cumhurbaşkanlığına bağlanmıştır. Böylelikle, MİT'in daha etkili bir şekilde yönetilmesini ve devletin en üst düzey liderliğiyle daha yakın koordinasyon içinde olması hedeflenmiştir. MİT içerisindeki istihbarat birimleri, genel görev hatları kanun ile belirlenmiştir. Bu birimlerin adları, sayıları ve iç örgütlenme yapıları ise Cumhurbaşkanlığına bağlı gizli yönetmeliklerle belirlenmektedir. Bu yaklaşım, istihbarat faaliyetlerinin hızlı ve etkili bir şekilde yürütülmesini, aynı zamanda gizliliğin korunmasını sağlamayı amaçlamaktadır. İstihbarat birimlerinin görevlerinin yönetmeliklerle belirlenmesi, görevlerin etkin şekilde yerine getirilmesini ve gizliliğin sağlanmasını temin etmektedir[4].

İSTİHBARATIN TEMEL İLKELERİ

İstihbarat alanına hâkim olan birtakım ilkeler bulunmaktadır. Bu ilkelerin varlığı ve uygulanması istihbarat faaliyetlerinin başarılı sonuçlanabilmesi için gereklidir.

Gizlilik İlkesi: İstihbarat faaliyetleri her ne kadar büyük çoğunluğu açık kaynaklı istihbarat olsa da bu bilginin toplanıp analiz edilmesi ve yetkili mercilere ulaştırılması gizliliğin olması gereken meşakkatli bir süreçtir. İstihbarat faaliyetlerindeki gizlilik kavramını iki farklı açıdan ele almak gerekmektedir. İlk olarak, bilginin gizlilik içinde elde edilmesi önemlidir; ikincisi ise elde edilen bilginin ve üretilen istihbaratın gizli kalmasının sağlanması hedeflenir.

Gizlilik kavramı söz konusu olduğunda arkadaşlık, akrabalık, güven ve kayıtsızlık gibi faktörler geri planda kalır. İstihbarat çalışmalarında herkesten şüphe etmek ve kimseye tam anlamıyla güvenmemek gerekmektedir. Bu durum, doğal olarak istihbarat faaliyetlerinin ciddiyetini ve güvenliğini sağlamaya yönelik bir zorunluluktur[5].

Sürat İlkesi: İstihbarat, ihtiyaç duyulduğu anda üretilebildiği takdirde stratejik yöneticiler için büyük fayda sağlar. Stratejik yöneticiler, istihbarat aracılığıyla elde edilen bilgilere dayanarak politika oluşturmak ve kararlar vermek için zaman gerektirirler.

Bu nedenle, istihbaratın zamanında üretilmesi ve karar alıcılara zamanında iletilmesi kritiktir. Özellikle zaman açısından kritik bilgilerin hızla dağıtılabilmesi son derece önemlidir. İstihbaratçılar, zaman planlaması yaparken, istihbarat toplama yöntemini, ihtiyaç duyulan istihbarat miktarını, coğrafi faktörleri, teknolojiyi ve iletişim araçlarını dikkate almalıdırlar[6].

İstihbaratın zamanında ve etkili bir şekilde sunulması, hem ulusal güvenliği sağlama hem de hızla değişen olaylara tepki verme yeteneğini artırır. Bu nedenle istihbaratçılar, topladıkları verileri hızla işlemeli, analiz etmeli ve karar alıcıların kullanımına sunmalıdırlar. Bu süreç, hem istihbaratın değerini artırır hem de karar alıcıların daha bilinçli ve etkili kararlar vermesine yardımcı olur.

Doğruluk İlkesi: İstihbarat faaliyetlerinde bulunması gereken en önemli özelliklerden biri, istihbaratın kesinlikle doğru ve güvenilir olmasıdır. Toplanan ham veriler, işlenerek istihbarata dönüştürülürken, değerlendirme aşamasında haberin ve kaynağın güvenilirliği titizlikle değerlendirilmelidir. İstihbaratçılar, faaliyetlerinin odak noktasını, yanılgıları en aza indirgemek olarak belirlemelidir. Doğru olmayan istihbarat, karar alıcıların yanlış değerlendirmeler yapmasına ve büyük felaketlere yol açabilir. Yanıltıcı istihbarat, hiç istihbarat olmamasından daha zararlı olabilir. Bu yüzden istihbarat toplama, işleme ve değerlendirme süreçlerinde maksimum doğruluk ve güvenilirlik sağlamak önemlidir. Bu bağlamda, istihbaratçıların dikkatli bir şekilde bilgi toplamaları, kaynakları doğrulamaları ve çeşitli kaynaklardan gelen verileri kritik bir gözle değerlendirmeleri gerekmektedir. Ayrıca, istihbaratın zaman içinde güncellenmesi ve yeniden değerlendirilmesi de büyük önem taşır. İstihbaratın doğruluğu, etkin kararlar alınmasına ve olumsuz sonuçların önlenmesine yardımcı olur[7].

Kesinlik İlkesi: İstihbarat kesinlik taşımalıdır. İstihbarat raporları açık ve belirsiz ifadeler içermemelidir. Bu şekilde stratejik yöneticiler, tereddüt etmeden politika oluşturabilirler.

Esneklik: İstihbarat, sadece verilerin toplanmasıyla sınırlı değil, aynı zamanda olayların gelişimini izlemeyi, yaratıcı düşünceyi ve değişen durumlara hızla adapte olma yeteneğini gerektirir. Olayların öngörülemez doğası ve hızlı değişimleri, istihbarat faaliyetlerinin sadece mevcut verilerle yetinmeyip, yeni bilgilere açık olmasını ve sürekli güncellenmesini gerektirir.

Tarafsızlık: Başarılı bir istihbarat süreci için, istihbaratçıların analitik değerlendirmelerinde profesyonel bir duruş sergilemeleri hayati öneme sahiptir. İstihbaratçılar, politika yapıcı veya karar verici pozisyonunda değillerdir. Bu sebeple, görevlerini başarıyla yerine getirebilmeleri, objektif olmalarına, analizlerini ideolojik bir temele oturtmamalarına bağlıdır.

Bilgiyi, haberleri veya istihbaratı önceden belirlenmiş görüşlere uydurmak gibi çabalardan kaçınılmalıdır. İstihbarat personeli her seviyede, bilgileri tahrif etmek yerine tamamen tarafsız bir şekilde gerçekleri yansıtmayı seçmelidir. Bu yaklaşım, karar vericilere fayda sağlayacak nitelikli istihbarata ulaşmanın önemli bir anahtarıdır. İstihbarat personelinin tarafsızlık ilkesinden sapmalarına neden olan bir diğer etken, karar vericilerin siyasi görüşleri veya siyasi baskılarının etkisi altında hareket etme eğiliminde olmalarıdır. İstihbarat personeli, karar vericilerin duymak istediklerini söylemekle yükümlü olmadıklarının bilincinde olarak görevlerini yerine getirmelidirler. Bu yaklaşım, tarafsız ve etkili istihbarat üretimini sağlama yolunda kritik bir adımdır.

İSTİHBARAT TOPLAMA TEKNİKLERİ

İstihbarat alanında haber ve bilgi toplama konusunda birçok yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler genel olarak insan kaynaklı toplama ve teknik kaynaklı bilgi toplama olarak iki ana başlık altında incelenebilir. İnsan kaynaklı bilgi toplama, tarih boyunca kullanılan ve geleneksel olarak adlandırılan yöntemlerle ilişkilendirilmektedir. Öte yandan, teknik yöntemler daha modern toplama yöntemler olarak kabul edilmekte ve teknolojik ilerlemelere dayanırlar.

Açık Kaynak İstihbaratı: herhangi bir gizli faaliyet olmaksızın, televizyon, radyo, gazete, dergi, broşür, bildiri, medya ve internet gibi yayın organlarında yapılan içeriklerden elde edilen bilgilerin kullanıldığı yöntemdir.

İnsan İstihbaratı: İnsan kaynakları aracılığıyla elde edilen bilgilerin analizinden ortaya çıkan istihbarat olarak bilinen insan istihbaratı; istenilen unsurların, niyetlerin, kapasitelerin, taktiklerin, mevcut kaynakların ve personelin değerlendirilmesi amacıyla kullanılan bir toplama yöntemidir. Bu bilgiler, görsel ve işitsel kaynaklar da dâhil olmak üzere çeşitli kaynaklardan elde edilir.Bu yöntemde, istihbarat toplayıcıları (ajanlar veya casuslar olarak da bilinir) insan ilişkilerini ve etkileşimleri kullanarak bilgi ve istihbarat toplarlar. HUMINT, genellikle gizli bilgileri elde etmek, stratejik analizleri desteklemek, tehditleri değerlendirmek veya karar vericilere gerçek zamanlı bilgi sağlamak gibi amaçlarla kullanılır.

Teknik İstihbarat: Teknik istihbarat, bilgi toplama süreçlerinde özellikle gelişmiş teknolojilerin kullanımına dayalı bir yaklaşımı ifade eder. İnsan kaynaklarına dayalı istihbarattan ziyade, TEKİS daha çok teknolojik araçları kullanarak bilgi elde etmeyi amaçlar. Bu tür istihbarat, telefon dinlemeleri gibi sinyal istihbaratıyla 19. yüzyılın üçüncü çeyreğinde başlamış ve ilk casus uyduların yörüngeye yerleştirilmesine kadar olan yaklaşık 100 yılda büyük gelişme göstermiştir.

Teknik istihbarat alanında farklı toplama yöntemleri bulunmaktadır. Bunlar arasında "sinyal istihbaratı, görüntü istihbaratı, ölçüm istihbaratı, elektronik istihbarat" yer almaktadır. Fotoğrafik, siber, telemetre ve iletişim istihbaratı gibi farklı yaklaşımlar da mevcuttur. Ancak genel olarak, bu yöntemlerin teknik istihbaratın ana bileşenlerini oluşturduğu kabul edilir. Terörle mücadelede, farklı toplama yöntemleri kullanılmakla birlikte, özellikle görüntü ve sinyal istihbaratı en sık başvurulan yöntemler olarak öne çıkar[8].

İSTİHBARAT ÇARKI KAVRAMI

İstihbarat Çarkı Nedir?

Yukarıda başlıca istihbarat oluşturma yöntemleri belirtilmiş olup bu yöntemler sonucu elde edilmiş olan haber ya da bilginin istihbarata dönüşmesi için bir dizi aşamadan geçmesi gerekmektedir.  İstihbarat faaliyeti, sürekli olarak devam eden bir çalışma sürecidir ve bu süreç, tüm istihbarat kuruluşları tarafından bir çarka benzeyen bir modelle tasvir edilir[9].

Bu ürünler kullanıcılara sunulmadan önce belli bir süzgeçten geçirilmek zorundadırlar. Elde edilen bir bilginin istihbarat haline dönüşebilmesi için istihbarat çarkı içerisinde yoğrulması gerekmektedir. İstihbarat çarkını tamamlamayan bir haber, istihbarat haline gelmemiş demektir. İstihbarat Çarkı, bilgiyi analiz ederek istihbarat haline dönüştürenlerden, bu bilgiye ihtiyaç duyan uygulayıcılara kadar değişik safhaları içermektedir[10]. Dünya genelinde istihbarat faaliyetlerini yürüten tüm profesyonel kuruluşlar, bilgiyi işleme ve sonuçta ürün haline getirme sürecini kapsayan, literatürde "istihbarat çarkı" olarak adlandırılan bir metodolojiyi benimsemektedirler.

Geleneksel istihbarat çarkı olarak adlandırılan model, istihbarat elde etmek için kullanılan işlem adımlarını dört ana safhaya indirger. Bu çark, günümüzde Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından da kullanılmaktadır.  Bu safhada, Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu çerçevesinde, devletin milli güvenlik politikasıyla uyumlu olarak ilgili kurum ve kuruluşların istihbarat talepleri de dikkate alınarak planlar hazırlanır ve uygulanır[11].

Şekil 1. İstihbarat Çarkı[12]

1. İhtiyaçların Belirlenmesi

Karar alıcılar, istihbarat örgütlerine öncelikli istihbarat taleplerini iletmelidirler. Güvenlik güçleri ve karar vericiler tarafından ortaya konulan bu talepler ve ihtiyaçlar, diğer aşamalara dair yol göstermektedir. İstihbarat örgütleri de bu öncelikli talepleri göz önünde bulundurarak ihtiyaçları belirlerler. İhtiyaçların sağlıklı bir biçimde belirlenmediği durumlarda, toplanan bilgiler sadece bilgi karmaşasına yol açıp işlevini yitirirler. Örneğin, bir şirket ürettiği malı, tüketicinin ihtiyaçlarına göre şekillendirirken, istihbarat kurumları da karar vericilerin politikalarına uygun bir şekilde istihbarat sürecini şekillendirmelidirler. İhtiyaçların belirlenmiş olması, aynı zamanda bilgi toplama sürecinde görev alan istihbarat görevlisinin işini kolaylaştıracaktır. Asıl konu net bir şekilde ortaya konulduğunda, istihbarat güçlerinin hedefi belirlenir ve istihbarat faaliyetleri gerçekleştirilir[13].

İstihbarat faaliyetlerinin etkin bir biçimde yürütülebilmesi için planlama yapılması gerekmektedir. Planlama süreci kapsamında, hangi tür bilgilerin nereden, nasıl ve kimden alınacağı tasarlanacak; ayrıca bilginin doğası gereği dikkate alınması gereken unsurlar da belirlenecektir. İstihbarat örgütleri, güvenilir istihbaratı elde edebilmek amacıyla yukarıda da izah ettiğimiz çeşitli toplama yöntemlerini kullanmaktadır[14].

2. Toplama

Bilgi toplama, istihbarat üretim sürecinin en kritik evrelerindendir. Bu evrede, istihbaratçı başta insan kaynağı olmak üzere çok sayıda teknik ve kaynaktan istifade ederek bilgi toplamaya çaba sarf eder.

Planlamaya uygun şekilde, toplama işlemlerine başlanır. Bu noktada özellikle dikkat edilmesi gereken husus, farklı isteklerle aynı kaynakta tekrarlayarak gereksiz yere zaman ve kaynak harcamak için uygun zekâyı birleştirerek, tek bir işlemle farklı isteklere yanıt verebilmektir[15].

3. Bilginin İşlenmesi

Toplanan veriler, doğal haliyle topraktan çıkarılan ham petrole benzer. Bu verilerin kullanıcıya sunulabilmesi ve kullanılabilir hale gelmesi için çeşitli işlemler gereklidir. Benzin veya motorine dönüştürüldüğü gibi, bu veriler de işlenerek kullanılabilir hale getirilir. İstihbaratçılar tarafından toplanan veriler de tıpkı ham petrol gibi istihbarat birimleri tarafından işlenmeden önce ham halde bulunurlar[16]. Ardından,  çeşitli yöntemler ve kaynaklardan edinilen bilgi ve haberler, tasnif edilip gerekli düzeltmeler yapılarak analiz süreci başlar. Veriler analiz edilirken birden fazla kaynaktan teyit edilerek kıymetlendirilir. Bu süreçte çözümlenerek yeni bilgiler sentezlenmiş olup uzman bir istihbaratçı tarafından yorumlanır. Uzman istihbaratçı, bu yorumlamada, hedefin amaçları, potansiyeli ve politikaları belirlenirken, aynı zamanda bu hedeflere ulaşmak için izlenecek yollar da değerlendirilir.

Bu süreçte istihbaratçılar, muhtemel sonuçlar hakkında görüşlerini paylaşacak olup, kesin hükümler vermek yerine olası senaryoları değerlendireceklerdir.[17]

4. İstihbaratın Yayılması

İşlenme evresinde tasnif edilip değerlendirilerek istihbarat niteliği kazanmış olan bilgiler bu aşamaların tamamlanmasıyla ilgili yetkililere iletilmesi, dağıtım sürecini oluşturur.  İstihbaratın etkili dağıtımı için, gerekli ayrıntıların sağlanmasına, ilgili tüm yetkili organlara iletilmesine ve en güvenilir iletişim kanallarının seçimine özen gösterilmelidir.

Bu aşamada, analistlerin karar vericilerden gelebilecek soru ve itirazlara yanıt verebilecek şekilde hazırlıklı olmaları son derece önemlidir. Çünkü analistler, sunacakları bilgilerin ve önerilerin karar vericilere tatmin edici bir şekilde aktarmalıdır. Raporlama ve ispatlama süreci tamamlandıktan sonra, rapor ilgili karar vericilere iletilir. Bu aşamada istihbaratçının görevi sona erer ve artık karar alıcılara veya uygulayıcılara düşer. Onlar, analistlerin sunduğu rapor doğrultusunda hangi kararı alacaklarını ya da hangi eylemi gerçekleştireceklerini belirleme hakkına sahiptirler[18].

Bilginin istihbarata dönüşmesiyle birlikte ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar, kullanıcılara ulaştığında, istihbarat çarkı baştan işletilmeye başlanmaktadır[19].

Sonuç olarak, istihbaratın güncellik kazanan her gelişmede derin bir aktif rol oynadığı bu bilgi aktarımı sayesinde güçlenen devletin adalete erişim olanağı ve suçların önlenebilmesi adına kuvvet kazandığı aşikârdır. Nitekim güçlü bir istihbarat çarkından elde edilen veri, etkin bir analist tarafından analize tabi tutulduktan sonra doğru bir temasla ilgili kurum veya kuruluşa ulaştırıldığında elde edilen somut veri sayesinde muhtemel ve gerçekleşmesi olanaklı suç uzman kişilerce yani kollukça önlenebilecektir. İstihbarat hukuku bakımından, istihbarat çarkının diğer bir önemi ise uluslar arası terörizm alanında karşı istihbarat bakımından ulusal güvenliğin hazır ve güçlü bilgiyle her an mevcudiyetini korur halde savunmaya alan hâkimiyeti içerisinde bulunduğunu görmekteyiz.

Türk istihbaratı bakımından operasyonel faaliyetlerin istihbarat açığı olmadan işleyebilmesi için güçlü bir şekilde yapılanmış çarkın aktif kişilerce otoriteye teslim edilmektedir.

KAYNAKÇA

ATAÇ, Kaan Kutlu, “İstihbarat, Casusluk, Karşı Casusluk, Örtülü Operasyonlar ve Güvenlik”, Güvenlik Yazıları Serisi,No.45, Kasım 2019.

BERK Mehmet Burak, SARI Gökhan, “İstihbarat Çarklarının Swot Analizi Çerçevesinde İncelenmesi”, Vol. 4, No. 2, 2022.

ÇAVUŞOĞLU Enes,”Bir Dış Politika Unsuru Olarak Stratejik İstihbarat: İran Ve Türk İstihbarat Sistemlerinin Tarihsel Gelişimi Ve Mukayesesi” Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İstanbul, 2022.

DARICILI, A.Burak , “İstihbari Faaliyetler Kavramı”, İstihbarat Çalışmaları ve Araştırmaları Dergisi, (1)

GÜNER Yusuf Görkem,”İnsani Ve Teknik İstihbarat Kapsamında Modern İstihbarata Karşı Koyma”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2017.

GÜREL, A., “Türk İstihbarat Birimlerinin 1880 Sonrası Gelişimi ve Derin Devlet Yapılanmaları”. Anadolu University Journal of Faculty of Economics, (2).

GÜVEN Recep, “Kavramsal Açıdan İstihbarat Ve Yardımcı İstihbarat Elemanının Önemi”, Yüksek Lisans Tezi ,T.C. Polis Akademisi, Ankara, 2011.

GÜVEN Recep, “Kavramsal Açıdan İstihbarat Ve Yardımcı İstihbarat Elemanının Önemi”,Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2011.

İLTER Erdal,” İstihbaratın Tanımı Ve İstihbarat Çarkı”, Ankara, Mart, 2001.

ÖDEMİŞ Ragıp Gürsel, Terörle Mücadelede İnsan İstihbaratı ve Teknik İstihbarat İlişkisi, Harp Akademileri Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2014.

ÖZDAĞ Ümit, İstihbarat ve İstihbaratçı, Parola Yayınları, İstanbul, 2015.

URHAL Ömer, Kamu Güvenliği Açısından İstihbarat ve Örgütlü Suçlar, Adalet Yayınevi, 2007.

https://www.btkakademi.gov.tr/portal/blog/istihbarat-carki-nedir-nasil-isler-1300

https://www.mit.gov.tr/isth-olusum.html

(Bu köşe yazısı, Avukat Maşallah MARAL tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

 

--------------

[1] ATAÇ, Kaan Kutlu, “İstihbarat, Casusluk, Karşı Casusluk, Örtülü Operasyonlar ve Güvenlik”, Güvenlik Yazıları Serisi,No.45, Kasım 2019, s.2-3; GÜVEN Recep, “Kavramsal Açıdan İstihbarat Ve Yardımcı İstihbarat Elemanının Önemi”, Yüksek Lisans Tezi ,T.C. Polis Akademisi, Ankara, 2011, s.5-7.

[2] DARICILI, A.Burak , “İstihbari Faaliyetler Kavramı”, İstihbarat Çalışmaları ve Araştırmaları Dergisi, (1), s. 9-11.

[3] GÜREL, A., “Türk İstihbarat Birimlerinin 1880 Sonrası Gelişimi ve Derin Devlet Yapılanmaları”. Anadolu University Journal of Faculty of Economics, 4(2), 69-70; ÇAVUŞOĞLU Enes,”Bir Dış Politika Unsuru Olarak Stratejik İstihbarat: İran Ve Türk İstihbarat Sistemlerinin Tarihsel Gelişimi Ve Mukayesesi” Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İstanbul, 2022, s.52.

[4] İLTER Erdal,” İstihbaratın Tanımı Ve İstihbarat Çarkı”, Ankara, Mart, 2001, s.35; Devlet İstihbarat Hizmetleri Ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu, , T.C. Resmi Gazete, 6189, 1 Kasım 1983.

[5] ÖDEMİŞ Ragıp Gürsel, Terörle Mücadelede İnsan İstihbaratı ve Teknik İstihbarat İlişkisi, Harp Akademileri Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2014, s.36.

[6] ÖZDAĞ Ümit, İstihbarat ve İstihbaratçı, Parola Yayınları, İstanbul, 2015, s.35.

[7] Ödemiş, s.37.

[8] GÜNER Yusuf Görkem,”İnsani Ve Teknik İstihbarat Kapsamında Modern İstihbarata Karşı Koyma”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2017, s.41-43; GÜVEN Recep, “Kavramsal Açıdan İstihbarat Ve Yardımcı İstihbarat Elemanının Önemi”,Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2011, s.21; Özdağ, s.367.

[9] İlter, s.3

[10] Ödemiş, s.39.

[11] BERK Mehmet Burak, SARI Gökhan, “İstihbarat Çarklarının Swot Analizi Çerçevesinde İncelenmesi”, Vol. 4, No. 2, 2022, s.69.

[12] https://www.mit.gov.tr

[13] MARAL Maşallah, “İstihbarat Hukuku Kapsamında Suçun İşlenmesini Önlemek Amacıyla İletişimin Denetlenmesi Tedbiri”, Seçkin Yayınları, İstanbul, Eylül 2020, s.52; https://www.mit.gov.tr/isth-olusum.html

[14] https://www.btkakademi.gov.tr/portal/blog/istihbarat-carki-nedir-nasil-isler-1300

[15] Maral, s.53; Ödemiş, s.41-42.

[16] Özdağ, s.386.

[17] URHAL Ömer, Kamu Güvenliği Açısından İstihbarat ve Örgütlü Suçlar, Adalet Yayınevi, 2007, s.216-218.

[18] Özdağ, s.366-367

[19] BERK- SARI, s.69.