Mail kutun her gün onlarca kampanya mesajı taşır ve bu yoğunluk dikkati dağıtabilir. Bazı mesajlar gerçek indirim sunar, bazıları ise seni acele ettirip hesabına yaklaşır. Bu farkı birkaç kontrolle anlamak mümkündür, sonra her hesapta aynı kontrolleri tekrarlayabilirsin. Böylece kredi kartı ve sosyal medya tarafında da daha güvenli kalırsın.
Mesela “promosyon kupa bardak” hediyesi vadeden bir kampanya düşün. Markanın kendi sitesinden gelen kampanya çoğu zaman sorun çıkarmaz ve mesaj da derli toplu görünür. Görseller düzgün durur, marka adı tanıdık gelir, metin de akıcı gider. Yine de gerçek bir fırsat görmek, her zaman gerçek bir e-posta görmek anlamına gelmez. Dolandırıcılar aynı tasarımı kopyalar ve benzer bir hikâyeyle seni kandırmaya çalışır.
Bu yüzden tıklamadan önce alan adı ve bağlantı hedefini birlikte kontrol et. Ardından güvenlik işaretlerini de incele, çünkü küçük detaylar büyük fark yaratır. İlk denemelerde yavaş ilerlersin, fakat kısa sürede hız kazanırsın. Bir dakikanı ayırınca günlerce sürecek uğraşı en baştan önlersin.
Acele Ettiren Dili Yakala
Dolandırıcılar paniği sever ve seni düşünmeden harekete itmek ister. Bu yüzden “son dakika”, “hemen doğrula”, “hesabın askıya alınacak” gibi cümleler kurar. Böyle bir baskı görünce önce dur, ardından mesajın bağlamını sorgula. Çünkü gerçek markalar genelde daha sakin ve tutarlı bir dil kullanır.
Önce kendine şunu sor: Gerçekten alışveriş yaptın mı, kargo mu bekliyorsun? Eğer ortada bir işlem yoksa mesaj büyük ihtimalle boşluğa atış yapar. Mesaj adını doğru kullanır mı, yoksa genel bir hitap mı seçer? Özellikle e-Devlet Kapısı adıyla gelen mesajlarda daha dikkatli ol. Kamu kurumları e-postayla şifre istemez.
- Acele ettiren bir cümle görünce bir kez daha oku ve sakinleş.
- Beklemediğin ödül, hediye ve çek vaatlerine temkinli yaklaş.
- Şifre ve kart bilgisi isteyen her istekte dur, sonra ayrı kanaldan doğrula.
Gönderen Adresi ve Alan Adı Konuşur
E-posta uygulaması sana şık bir gönderici adı gösterebilir, fakat asıl ipucu gönderici adresinde durur. Bu yüzden gönderici satırına dokun ve tam adresi mutlaka oku. Alan adındaki küçük bir harf farkı bile hikâyeyi değiştirir. Dolandırıcılar tam da bu küçük ayrıntılara güvenir.
Gerçek markalar genelde kendi alan adından gönderim yapar ve adres de tutarlı görünür. Sahtekârlar harf kaydırır, fazladan kelime ekler, güven veren kelimelerle de göz boyar. Sen en sağdaki kök alan adına odaklan, çünkü sistemler bu bölümü temel alır. Bu alışkanlık “tanıdık görünen” adreslerin maskesini daha hızlı indirir.
Yanıtla Tuzağını Fark Et
Bazı dolandırıcılar bağlantı yerine “yanıtla, bilgini doğrulayalım” der ve seni yazışmaya çeker. Burada da aynı kontrol mantığı işe yarar, çünkü yanıt adresi farklı görünebilir. Mesajın yanıt bilgisine bakınca bu ayrıntıyı daha net yakalarsın. Böylece saldırganın kurduğu sahte posta kutusuna veri taşımazsın.
Mesaj “fatura için yanıtla” diyorsa şirketin resmi kanallarını kullan. Resmi siteden destek adresini bul, ardından iletişimi oradan başlat. Ayrıca aynı konuyu uygulama içinden kontrol edersen daha hızlı netlik kazanırsın. Bu yaklaşım riski azaltır ve kararını güçlendirir.
Tıklamadan Önce Bağlantı Hedefini Gör
Masaüstünde bağlantının üstüne gelince çoğu uygulama hedef adresi gösterir. Telefonda ise bağlantıya basılı tutar, önizlemeyi açarsın ve hedefi görürsün. Bu küçük adım, sayfa açılmadan önce sana net bir işaret verir. Üstelik sahte alan adlarını ayıklamak için pratik bir yol sunar.
Bağlantı metni “resmi sayfa” diyebilir, fakat önizleme bambaşka bir alan adı gösterebilir. Kısaltılmış bağlantı, anlamsız karakter dizisi ya da tanımadığın alan adı görürsen tıklama. Markanın sitesine adresi kendin yazarak gir ve kampanyayı oradan ara. Adres çubuğunu sen yönetince aracı oyunları devre dışı bırakırsın.
Kilit Simgesi Ne Anlatır Ne Anlatmaz
Tarayıcıdaki kilit simgesi şifreli bağlantıyı anlatır ve bu bilgi elbette işine yarar. Ancak kilit simgesi tek başına “site güvenilir” demek değildir, çünkü dolandırıcılar da HTTPS kullanır. Bu yüzden kilidi tek başına güven damgası gibi görme. Asıl kontrolü alan adı ve sayfa tutarlılığıyla yap.
Önce adres çubuğundaki alan adını yeniden kontrol et, sonra sayfanın diline ve tutarlılığına bak. Kampanya koşulları belirsiz görünüyorsa ya da iletişim bilgileri yoksa geri çık. Sayfa seni hemen form doldurmaya zorlarsa yine geri çık. Tarayıcı bir uyarı sayfası açarsa uyarıyı ciddiye al ve devam etme.
Ekler ve QR Kodlarda Aynı Kuralı Uygula
Bazı kampanyalar PDF, Word ya da görsel ek gönderir ve merak duygusunu yükseltir. Bazıları da QR kod ekler ve “kamera ile tara” der. Bu yöntem bağlantıyı gizler, çünkü QR kodun içindeki adresi gözünle göremezsin. Bu yüzden beklenmedik ek ve kodlar riski yükseltir.
Ek beklemiyorsan dosyayı açma, tanımadığın bir mesajdan QR kod da tarama. Kampanya gerçek görünüyorsa markanın resmi uygulamasına kendin gir. Aynı içeriği orada bul, ardından karar ver. Dolandırıcılar quishing ile filtreleri aşmaya çalışır, bu yüzden refleksini güçlü tut.
E-Posta Kimlik Doğrulama Sinyallerini Basitçe Anla
Bazı dolandırıcılık girişimleri gerçek alan adını taklit etmeye çalışır. E-posta dünyası bu riski azaltmak için SPF, DKIM ve DMARC yöntemlerini kullanır. Bu yöntemler DNS üzerinden kontrol yapar ve gönderen iddiasını sınamana yardım eder. Yani alan adı “bu mesaj benden çıktı” der, sistem de bunu kontrol eder.
Sen günlük kullanımda bu terimleri sık görmeyebilirsin ve bu gayet normaldir. Kurumsal bir ortamda çalışıyorsan güvenlik ekibi başlık bilgisinden bu sonuçları okur. Yine de bir mesaj “doğrulandı” etiketi taşısa bile kontrole devam et. Saldırgan bazen meşru bir servis üzerinden mesaj gönderir ve güven algını zorlar.
Şüpheli Mesajı Bildir ve Temizle
Şüpheli mesajı sadece silmek çoğu zaman yetmez, çünkü aynı mesaj başka kişilere de gidebilir. Outlook gibi servisler “oltalama bildir” seçeneği sunar ve bu bildirim filtreleri güçlendirir. Kurumsal e-posta kullanıyorsan IT ekibine de kısa bir not düş. Böylece ekip benzer mesajları diğer kutularda da daha hızlı yakalar.
USOM, şüpheli bağlantılar ve siber olaylar için ihbar kanalı sağlıyor. Elinde ekran görüntüsü ve şüpheli alan adı varsa doğru kanaldan paylaş. Bu adım seni korur ve başkalarını da uyarır. BTK tarafındaki güvenli internet ve bilinçlendirme sayfaları da benzer saldırı kalıplarını örneklerle anlatır.
IP ve Alan Adı Sorgusunu Doğru Yorumla
Bazen bağlantı tanıdık gelir, ama içinden bir şey rahatsız eder. Böyle anlarda küçük bir kontrol daha eklersin ve tabloyu netleştirirsin. Güvenilir bir sorgulama sitesi olan “IP adresim” sayfasında sorgulama yaparsın, sonra gerekli görürsen ülke ve servis bilgisiyle mesajın iddiasını kıyaslarsın. Bu kıyas tek başına karar verdirmez, fakat şüpheyi doğru yere taşır.
BTK’nin site sorgu araçları da alan adı ve IP ilişkisini görmene yardım eder. Yine de tek bir veriye bakıp kesin hüküm verme, çünkü büyük markalar içerik dağıtım ağı kullanır. Bu yüzden trafik farklı ülkelerden görünebilir ve seni yanıltabilir. Sen bu sinyali alan adı ve bağlantı önizlemesiyle birlikte düşün. Böylece hem tuzağı yakalarsın hem de yanlış alarmı azaltırsın.
Yanlışlıkla Tıkladıysan Hızlı Davran
Korku insanı dondurabilir, fakat hızlı adımlar kontrol hissini geri getirir. Şifre girdiysen hemen değiştir ve her hesap için ayrı bir parola seç. Ardından iki adımlı doğrulamayı aç, çünkü bu adım saldırganın işini zorlaştırır. Böylece ele geçen şifre tek başına işe yaramaz.
Kart bilgisi paylaştıysan bankanı ara ve işlemleri birlikte kontrol et. Cihazına bir dosya indirdiysen güvenlik taraması çalıştır, ardından tarayıcı eklentilerini gözden geçir. Şüpheli bir sayfaya kullanıcı adı yazmasan bile bazı izler kalabilir. Bu yüzden tarayıcı geçmişini ve kayıtlı şifrelerini kontrol et. Bazı saldırılar yönlendirme ve çerez takibi kullanır, bu yüzden küçük bir kontrol büyük fark yaratır.
Bu kontrolleri alışkanlığa çevirince kampanya e-postaları gözünde daha sakin bir hale gelir. Sen heyecanı yönetir, adresi okur ve doğrulamayı kendi kanalından yaparsın. Böylece gerçek fırsatı yakalarsın, sahte fırsat da sana yaklaşamaz.





