23 Mart 2020

BOŞANMA DAVASI - TARAFLARIN EŞİT KUSURLU OLMASI - KESİNLEŞEN KONULARDA YENİDEN KARAR VERİLMESİ

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2019/5291
K. 2019/11130
T. 11.11.2019

BOŞANMA DAVASI ( Mahkemece Kabul Edilen ve Davacı Kadın Tarafından Temyiz ve Karar Düzeltme Talep Edilmeyerek Kesinleşen Kusurlu Davranışlara Göre Boşanmaya Sebep Olan Olaylarda Tarafların Eşit Kusurlu Olduğu - Davalı Erkeğin Ağır Kusurlu Olduğunun Kabulü ve Bu Hatalı Kusur Belirlemesine Göre ve Süresinde de Talep Bulunmadığı Halde Davacı Kadın Lehine Manevi Tazminata Hükmedilmesinin İsabetsiz Olduğu )

TARAFLARIN EŞİT KUSURLU OLMASI ( Davalı Erkeğin Ağır Kusurlu Olduğunun Kabulü ve Bu Hatalı Kusur Belirlemesine Göre ve Süresinde de Talep Bulunmadığı Halde Davacı Kadın Lehine Manevi Tazminata Hükmedilmesinin İsabetsiz Olduğu - Bu Husus İlk İnceleme Sırasında Gözden Kaçırıldığından Davalının Bu Yönlere İlişkin Karar Düzeltme Talebi Yerinde Görülerek Kabulüyle Bozma İlamının Kusur Belirlemesi ve Tazminatlar Yönünden Kaldırılmasına Hükmün Kusur Belirlemesi ve Tazminatlar Yönünden Bozulmasına Karar Vermek Gerektiği )

KESİNLEŞEN KONULARDA YENİDEN KARAR VERİLMESİ ( İlk Derece Mahkemesinin İlk Kararının Boşanma Hükmü Dışında Temyiz Edildiği/Yargıtay Bozma İlamı ile Mahkemece Verilen Boşanma Hükmünün Bozma Kapsamı Dışında Kalarak Kesinleştiği - Kesinleşen Konularda Yeniden Karar Verilmesine Yer Olmadığına Karar Verilmesi Gerekirken Mahkemece Bu Durum Gözetilmeden Boşanma Hükmü Yönünden Yeniden Hüküm Kurulmasının Hatalı Olduğu/Açıklanan Sebeple Bozulmasına Karar Vermek Gerektiği )

4721/m. 174, 175

ÖZET : Dava, boşanma davasıdır. Mahkemece kabul edilen ve davacı kadın tarafından temyiz ve karar düzeltme talep edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre ve süresinde de talep bulunmadığı halde davacı kadın lehine manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş, ancak bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalının bu yönlere ilişkin karar düzeltme talebi açıklanan sebeple yerinde görülerek kabulüyle, bozma ilamının kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden kaldırılmasına, hükmün kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden bozulmasına karar vermek gerekir.

İlk derece mahkemesinin ilk kararı boşanma hükmü dışında temyiz edilmiştir. Yargıtay bozma ilamı ile mahkemece verilen boşanma hükmü bozma kapsamı dışında kalmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşen konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkemece bu durum gözetilmeden boşanma hükmü yönünden yeniden hüküm kurulması hatalıdır. Bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme talebi açıklanan sebeple yerinde görülerek kabulüyle, bozma ilamının boşanma hükmü yönünden kaldırılmasına, açıklanan sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

DAVA : Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 08/04/2019 gün ve 2019/190-2019/4140 Sayılı ilamıyla ilgili davalı erkek tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü:

KARAR : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 Sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Kanun'un 26.09.2014 tarihli ve 5236 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.

1-)Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.

2-)Davacı kadın tarafından açılan boşanma davası sonucunda mahkemece davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına, velayet anneye, çocuk yararına aylık 200 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadının düzenli ve sabit gelir getirici bir işte çalışıyor olması nedeniyle şartları oluşmayan yoksulluk nafakası talebi ile eşit kusurlu bulunması nedeniyle tarafların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine hükmedilmiş, verilen bu kararın davalı erkek tarafından boşanma hükmü dışanda kalan tüm yönlerden temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 28.11.2017 tarih, 2016/7909 esas ve 2017/13489 karar sayılı ilamı ile davalı erkeğin tanık olarak bildirdiği ortak çocuk F. B. dinlenilmemiştir. Bildirilen tanığın dinlenilmesi davalı erkeğin hukuki dinlenilme hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır. Bu nedenle bildirilen tanığın dinlemesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına, diğer temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, ortak çocuğun velayetinin anneye bırakılmasına, aylık 200 TL tedbir ve aylık 400 TL iştirak nafakasına, kadın yararına 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu ikinci karar yine davalı erkek tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 08/04/2019 tarih, 2019/90 esas ve 2019/4140 Sayılı kararı ile davalı erkeğe kusur olarak yüklenilen fiziksel şiddet vakısınm ispatlanamadığı, ispatlanamayan vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenilemeyeceği, mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre yine de erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davalı erkek, Dairemizin onama ilamına karşı, süresinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde; davacı kadına ilk derece mahkemesince yüklenen birlik görevlerini yerine getirmediği, sosyal medya üzerindeki konuşmalarını eşine izah edemediği vakıaları ile kadının eşit kusur belirlemesi ile tazminatın miktarı yönünden davalı kadın tarafından temyiz ve karar düzeltme talep edilmeyerek bu hususların kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece kabul edilen ve davacı kadın tarafından temyiz ve karar düzeltme talep edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Durum böyleyken, davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre ve süresinde de talep bulunmadığı halde davacı kadın lehine manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş, ancak bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalının bu yönlere ilişkin karar düzeltme talebi açıklanan sebeple yerinde görülerek kabulüyle, Dairemizin 08/04/2019 tarih, 2019/190 esas ve 2019/4140 karar sayılı bozma ilamının kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan sebeple kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-)Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere ilk derece mahkemesinin ilk kararı boşanma hükmü dışında temyiz edilmiştir. Yargıtay bozma ilamı ile mahkemece verilen boşanma hükmü bozma kapsamı dışında kalmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşen konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkemece bu durum gözetilmeden boşanma hükmü yönünden yeniden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme talebi açıklanan sebeple yerinde görülerek kabulüyle, Dairemizin 08/04/2019 tarih, 2019/190 esas ve 2019/4140 karar sayılı bozma ilamının boşanma hükmü yönünden kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/1-4. maddesi uyarınca, davalı erkeğin karar düzeltme isteğinin kabulüyle Dairemizin 08/04/2019 tarih, 2019/190 esas ve 2019/4140 karar sayılı onama ilamının boşanma hükmünün yeniden kurulmasına, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden kaldırılmasına ve BOZULMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 11.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.