İKALE SÖZLEŞMESİNDE EK BİR MADDİ YARAR KARARLAŞTIRILMAMASI
T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/2282
K. 2017/137
T. 17.1.2017

* İKALE SÖZLEŞMESİNDE EK BİR MADDİ YARAR KARARLAŞTIRILMAMASI
( İş Sözleşmesini Sonlandırma Talebinin Davacıdan Geldiği - Bu Nedenle İkale Sözleşmesinde Ek Bir Maddi Yararın Ayrıca Kararlaştırılmasının Gerekli Bulunmadığının Gözetileceği )

* İŞE İADE DAVASI ( Davacının İşten Ayrılmak İstediğini Bildirdiği Dilekçesinin Baskı Yoluyla Alındığını İddia Ettiği/Davacı Tanığının Dilekçenin Baskı Yoluyla Alındığına Dair Görgüye Dayalı Beyanı Olmadığı - İrade Fesadı İddiasının Somut ve İnandırıcı Delillerle Kanıtlanmadığı/Davanın Reddedilmesi Gerektiği )

* İKALE SÖZLEŞMESİ İLE İŞ AKDİNİN SONLANDIRILMASI ( Davacının İşten Ayrılmak İstediğini Bildirdiği Dilekçesinin Baskı Yoluyla Alındığını İddia Ettiği/Davacı Tanığının Dilekçenin Baskı Yoluyla Alındığına Dair Görgüye Dayalı Beyanı Olmadığı - İrade Fesadı İddiasının Somut ve İnandırıcı Delillerle Kanıtlanmadığı/İşe İade Davasının Reddedileceği )

4857/m. 20

ÖZET : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin ikale yoluyla sonlandırılıp sonlandırılmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacı, özel sebeplerinden dolayı ayrılmak istediğini belirterek iş sözleşmesinin karşılıklı sona erdirilmesini talep etmiş, ardından ikale sözleşmesinde davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli iznin ödenerek iş sözleşmesi sonlandırılmıştır. Davacı, işten ayrılmak istediğini bildirdiği dilekçesinin baskı yoluyla alındığını iddia etmişse de; dinlenen davacı tanığının, davacının dilekçesinin baskı yoluyla alındığına dair görgüye dayalı beyanının olmadığı, irade fesadı iddiasının somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı, iş sözleşmesini sonlandırma talebinin davacıdan geldiği bu nedenle ikale sözleşmesinde ek bir maddi yararın ayrıca kararlaştırılmasının gerekli bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddi gerekir.

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette 12.05.2011 tarihinde işe başladığını, iş ve ekonomik kaygılar yüzünden müvekkilinin söz konusu içeriğini bilmediği belgeleri imzalamak zorunda kaldığını, lakin müvekkilinin tüm özverisi ile çalışmasına devam ederken davalı şirket yetkilisinin müvekkilini 13.09.2013 tarihinde Bursa'da bulunan şubeye çağırarak kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek işten çıkardıklarını ileri sürerek; davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili; davacının davalı işyerinde 12.05.2011 - 12.09.2013 tarihleri arasında eğitim ve kalite kontrol elemanı olarak çalıştığını, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından fesih edilmediğini, davalının iş akdinin, davacının dilekçesinde de belirttiği üzere özel sebeplerden dolayı talebi gereğince, karşılıklı olarak sona erdirildiğini ve taraflar arasında serbest iradeleri ile 12.09.2013 tarihli ikale sözleşmesinin tanzim edildiğini, davacının 05.09.2013 tarihli talebi gereğince 12.09.2013 tarihinde iş akdinin sonlandırıldığını, karşılıklı anlaşma yoluyla iş akdinin sona erdiğini savunarak; asılsız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece ikale içeriğinde sadece kıdem ihbar ve yıllık izin ücretinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı davacının ikale sözleşmesini düzenlemekte hukuki ve maddi yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin ikale yoluyla sonlandırılıp sonlandırılmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacının 05.09.2013 tarihli dilekçesinde özel sebeplerinden dolayı 12.09.2013 tarihinde ayrılmak istediğini belirterek iş sözleşmesinin karşılıklı sona erdirilmesini talep ettiği, ardından 12.09.2013 tarihli ikale sözleşmesinde davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli iznin ödenerek iş sözleşmesinin 12.09.2013 tarihinde sonlandırılacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Davacı, 05.09.2013 tarihli dilekçesinin baskı yoluyla alındığını iddia etmişse de; dinlenen davacı tanığının, davacının dilekçesinin baskı yoluyla alındığına dair görgüye dayalı beyanının olmadığı, irade fesadı iddiasının somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı, iş sözleşmesini sonlandırma talebinin davacıdan geldiği bu nedenle ikale sözleşmesinde ek bir maddi yararın ayrıca kararlaştırılmasının gerekli bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddi yerine yerinde olmayan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ : Yukarda açıklanan gerekçe ile;

1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davanın REDDİNE,

3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 490.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,

Kesin olarak, 17.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



kazanci.com.tr
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.