T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/296
KARAR NO : 2024/573
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/09/2022
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av. ... - [
İSTİNAF EDEN DAVALI : ... - T.C. Kimlik No: ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
YAZIM TARİHİ : 29/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 15/09/2022 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın "...." markası ile ülke çapında mobilya üretimi ve satışı yapan bir işletme olduğunu, müvekkilinin marka hakkına sahip olduğu ve üretimini yaptığı ürünlerin satışı için davalı ile bayilik sözleşmesi yapıldığını ve davalıya yetkili satıcılığın verildiğini, anlaşma gereği 08.10.2014 tarihi itibariyle davalının yetkili satıcı olarak faaliyete başladığını, sözleşmenin "Sözleşme Süresi" konulu 3.maddesi kapsamında müvekkil veya davalı tarafından karşılıklı herhangi bir fesih ihbarının yapılmadığını, sözleşmenin şuan için 08.10.2020 tarihine kadar uzadığını, ancak davalının müvekkili firmaya hiçbir bildirim yapmadan ".... Mah. ... Cad. ... No:1... Selçuklu/KONYA” adresindeki bayide müvekkilinin reklam panolarını ve müvekkile ait ürünleri kaldırarak “...” markasıyla başka bir firmaya ait bayilik yapılmaya başlandığını, bu hususun Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalının, sözleşmenin 6. maddesinin h bendine açıkça ihlal ettiğini, sözleşmenin "Fesih ve Feshin Sonuçları" başlıklı 16.maddesinin e bendinde; "Bayi Sözleşmenin herhangi bir hükkmünü ihlal etmesi halinde ...'in maruz kaldığı maddi ve manevi tüm zararı karşılayacaktır” ve "Cezai Şart" başlıklı 14.maddesinin a bendinde; "Bayi, ... ile çalışmayı 5 yıl içinde bıraktığında ve/veya söz konusu mağazada ... MARKA ya da ...'in ürünleri dışında başka bir ürün sattığında veya ...'in satış prensiplerine uymadığı takdirde veya ... tarafından bu sözleşmesi tek taraflı olarak feshedildiğinde vs sebeplerin varlığı halinde BAYİ'nin, ...'e 100.000,00-TL cezai şart ile.... iş bu bayilik sözleşmesi uyarınca yapmış olduğu tüm masrafları ödemeyi şimdiden peşinen kabul ve taahhüt eder" denildiğini, müvekkilin sözleşme ile taahhüt etmiş olduğu bütün edimleri yerine getirdiğini, davalı tarafa yükümlülüğü olmamasına rağmen bir çok kez destek bedeli adı altında ödemeler yaptığını, bu ödemelerin sözleşmenin kurulmasından karşı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiği tarihe kadar devam ettiğini, sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle cezai şart ve bu destek bedellerinin müvekkili şirketin daha fazla zarara uğramaması adına taraflarına ödenmesi gerektiğini, davalı yana ait iki adet bayilik bulunması nedeniyle yapılan destek bedeli ödemelerinin net miktarının taraflarınca henüz tespit edilemediğini, bu hususun ancak ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle ortaya çıkacağını, bu hususta bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını belirterek; fazlaya dair hakları saklı tutularak dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile şimdilik 30.000,00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında Çevre Yolu ve Belh Kavşağı adreslerindeki şubede iki adet bayilik için sözleşme düzenlendiğini, çevre yolundaki bayilik için imzalan sözleşmenin, süresi bitiminde sona erdiğini ve taraflarca uzatılmadığını, ayrıca davacı şirketin, yazılı bir bildirim yapmasa da davacıya ait tabelaların sökülmesi amacıyla Kurt Tabela yetkililerini 28.11.2019 tarihinde mağazaya göndererek “....” markasına ait tabelaları söktürdüğünü, bu şekilde davacının sözleşmeyi eylemli olarak feshettiğini, sözleşmenin karşılıklı olarak şifaen sona erdirildiğini, bu şube bakımından müvekkilinin, davacıya e-mail göndererek karşılıklı mutabakat gereğince tabelaların sökülmesini talep ettiğini, davacının sözleşmenin 3. maddesine göre, sözleşmenin 1 yıl daha uzadığına ilişkin iddiasının doğru olmadığını ve maddenin eksik bildirildiğini, taraflar arasında 08/10/2014 tarihinde imzalanan sözleşmenin 08/10/2019 tarihinde sona erdiğini, tabelalar olmadan müvekkilinin davacının bayisi olduğunun anlaşılamayacağından, müvekkilinin sözleşmenin sona ermesinden sonra, başka firmaya ait ürünleri satmasının sözleşmenin ihlâli olarak değerlendirilemeyeceğini, Belh Kavşağındaki Bayi için imzalanan sözleşmenin ise anlaşmalı olarak 12.03.2020 tarihinde sona erdiğini, bu bayi için kullanılan tabelaların da Kurt Tabela yetkilileri aracılığı ile sökülüp götürüldüğünü, dolayısı ile 12.03.2020 tarihi itibarı ile taraflar arasında geçerli bir sözleşme kalmadığını, müvekkilinin sözleşme hükmünü ihlal etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple sözleşmenin 13. ve 14. Maddesine göre davacının tazmin talebinde bulunamayacağını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında ... Mah... Cad....altı no:... selçuklu/KONYA adresindeki yer için 08/10/2014 tarihli bayilik sözleşmesi yapıldığı, normalde sözleşmenin 5 yıllık olduğu ve bitiş tarihinin 08/10/2019 tarihi olduğu, sözleşmede davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi halinde davacının sözleşme süresini uzatma hakkına sahip olduğunun anlaşıldığı, davacı yanca sözleşme süresinin bitiminden evvel davacı yanca fesih hakkının kullanılmadığı, bu çerçevede davacının fesih beyanında bulunmaması halinde sözleşmenin birer yıllık dönemlerde uzayacağının kararlaştırılmış olması nedeniyle sözleşmenin uzamış olduğu kanaatine varıldığı, davalı tarafça tabelaların davacı yanca Kurt Tabela firmasına söktürüldüğü, dolayısı ile sözleşmenin feshedildiği iddia edilmiş ise de, davacı defterlerine göre bu firmaya söz konusu işten dolayı herhangi bir ödeme yapıldığının tespit edilmediği, davalı yanca da aksinin ispatlanamamış olduğu, taraflar tacir olup TTK m. 18/3'e göre tacirler arasında sözleşmeyi feshe ilişkin ihbarların veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerekmekte olduğu, kanun maddesinin gerekçesinde söz konusu şekil şartlarının ispat şekli olduğunun belirtilmekte olduğu, açıklanan şekilde sözleşmenin feshine ilişkin bir irade beyanın olmadığı, aksinin de davalı yanca ispatlanamadığı, davalıya kesilen en son faturanın 28/02/2020 tarihli olduğu, bu tarihin de sözleşmenin normal sona erme tarihi olan 08/10/2019 tarihinden sonra olduğu, davacı yanca Konya .. ATM. .... D. İş sayılı dosyasından yapılan tespitin 24/07/2020 tarihinde olduğu, tespitte davacıya ait ürünlerin değil ...Odası markalı ürünlerin davalı yanca satıldığının anlaşıldığı, ticari defter kayıtlarına göre davalıya yapılan finansal destek tutarlarının 2015-2016-2017-2018-2019 yılları için toplam tutarının 903.272,93-TL olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirme sonucu dosya kül halinde değerlendirildiğinde, davacı vekilince davalı aleyhine açılan işbu davada 08/10/2014 tarihli bayilik sözleşmesinden sebep ... Mah. ... Cad. ... altı no:... Selçuklu/KONYA adresindeki bayilikten dolayı davacının davalıdan finansal destek zararı talep etmiş olduğu anlaşılmış olup, dosyadaki bilgi ve belgeler, alınan kök ve ek raporlar ve dosya kapsamına göre, her iki yanın defterlerinin de usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil kabiliyetini haiz bulunduğu, davalı yanın sözleşme uzamış sayılmasına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediği ve bu nedenle sözleşme maddeleri gereğince kendisine yapılan finansal destek ödemelerini geriye ödemesi gerektiği kanaatine varılarak ve taleple de bağlı kalınmak şartı ile..." gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile; davacının finansal destek tutarlarından kaynaklı zararı olan 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında iki adet sözleşmenin imzalandığını ve iki sözleşmenin de sona erme tarihlerinin aynı olmadığını, her iki bayilik sözleşmesinin tarafları aynı olduğu için, hangi bayiye hangi faturanın kesildiğinin bilirkişilerce de belirlenemediğini, eksik inceleme ile tanzim edilen bilirkişi raporunun esas alınarak karar verildiğini, bütün faturalarda müvekkilin adresinin aynı olduğunu, faturaların hangi bayiye kesildiğine dair açıklayıcı bilgi olmadığını, davacı, çevre yolundaki bayi için sözleşmenin ihlali iddiasıyla dava açtığını, davacının Belh kavşağındaki şube için sözleşmeyi ihlal iddiasının bulunmadığını, tespit tarihi olan 24.07.2020 tarihinde müvekkilin, başka bir markanın ürünlerini satığını ve davacının tabelasının mağazada bulunmadığını, davacının eylemli olarak sözleşmeyi 28.11.2019 tarihinde sona erdirdiğini, müvekkilin de bunu kabul ettiğini, ancak davacı iddiasında; tespit tarihi olan 24.07.2020 tarihinde sözleşmenin halen geçerli olup, sözleşmenin 08.10.2020 tarihine kadar geçerli olduğunu ileri sürdüğünü, yerel mahkeme ise, "taraflar arasında TTK 18/3’e uygun bir şekilde bir fesih ihbarnamesi bulunmadığından bahisle, davacının iddiasının geçerli olduğunu" değerlendirmesi yaptığını, dosyaya sundukları 16.03.2020 tarihli Kurt Tabelanın davacıya kestiği faturanın bulunduğunu, davacı bunu defterine kaydetmemiş olsa bile, bundan müvekkil aleyhine bir sonuç çıkarılamayacağını, ancak yerel mahkemenin bu husustaki gerekçesinin maddi vakıalar ile örtüşmeyip eksik incelemeye dayandığını, bu hususta Kurt Tabela firmasına müzekkere yazılarak davacıya kesilen faturaların istenmesi ya da bu firmaya ait defterlerin incelenmesi gerektiğini, Kurt Tabela firmasının montaj tespit tutanağının bulunduğunu, ancak müvekkilinin bu belgenin sahteliğini ileri sürmediğini, ilk derece mahkemesinin, bu belgenin doğruluğunu da tahkik etmediğini, Kurt Tabela ile davacı şirket yetkilileri arasındaki whatsApp yazışmalarının da tabelanın davacı tarafından söktürüldüğünü ispatladığını, yerel mahkemenin 24.11.2019 tarihli maili de dikkate almadığını, davacının sözleşmeyi fiilen sona erdirdiğini, müvekkilin sözleşmeyi sona erdirmek istemediğini, tabelaları davacının söktürdüğünü, bu fiili durumun ispatının TTK m. 18/3’e göre değil, maddi vakıalara ilişkin yapılması gerektiğini, yerel mahkemenin de bu maddeyi nazara alarak hatalı gerekçe kurduğunu, davacının tabelayı indirmesi, bir hukuki işlem değil, maddi vakıa olduğunu, bu hususun tanıkla ispat edilebileceğinin mahkemeye bildirildiğini ancak mahkemenin tanık dinlemediğini, davacı şirketin, tabelaları söken Kurt Tabela ile çalıştığını, tabelaların davacının talimatıyla Kurt Tabela’ya söktürüldüğünü gösteren belgelerin değerlendirmeye alınmadığını, ayrıca Çevre Yolundaki bayilik sözleşmesine yönelik talep edilen destek zararının tespiti dahi yapılamadığını, müvekkile kesilen 28.02.2020 tarihli faturanın, Belh Kavşağındaki bayilik sözleşmesine ilişkin olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bayilik sözleşmesine aykırılıktan kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre taraflar arasında ".... mahallesi .... No:... Selçuklu/KONYA" adresinde ve "... Mahallesi ... caddesi No:.. Selçuklu Konya" adresinde olmak üzere iki ayrı bayilik sözleşmesi imzalandığı, ".... mahallesi .... No:.. Selçuklu/KONYA" adresine ilişkin sözleşmenin 09/10/2019 tarihinde taraflarca karşılıklı olarak feshedildiği anlaşılmakta olup davacı, "...Mahallesi .... caddesi No:... Selçuklu Konya" adresindeki işyeriyle ilgili davalı bayinin sözleşmesine aykırı davrandığı iddiasıyla eldeki davayı açmıştır.
Taraflar arasında yapılan 08/10/2014 tarihli ".... Mobilye Yetkili Bayilik Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile "... Mahallesi ... caddesi No:. Selçuklu Konya" adresinde davalının davacıya ait ürünleri satması konusunda sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin 3.maddesinde sözleşme süresinin 5 yıl olduğu, bayinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde davacı ...'in sözleşme süresini uzatma hakkına sahip olacağının, bayiye sözleşmenin feshi konusunda herhangi bir bildirim yapılmaması halinde sözleşme süresinin birer yıllık dönemlerde uzayacağının; sözleşmenin 6.maddesinde bayinin ...'in ürünleri dışında başka ürün satamayacağının; fesih ve feshin sonuçları başlıklı 13.maddesinde ...'in sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih hakkı bulunduğu, bayinin sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi halinde ...'in maruz kalacağı maddi ve manevi zararları karşılayacağının; 14.maddesinde bayinin ... ile çalışmayı 5 yıl içerisinde bırakması halinde bayinin 100.000 TL cezai şart ile sözleşme uyarınca yapılan masrafları ...'e ödeyeceğinin kararlaştırıldığı,
Ek şartlar başlıklı sözleşme ile ...'in bayiye ücretsiz montaj ve nakliye desteği vereceği, mağaza içi dekorasyon giderlerinin bayi tarafından karşılanacağı, karşılığında "Showroom dekorasyon primi" adı altında bayiye ödeme yapılacağı, ayrıca kira bedelinin % 50'sinin bayi tarafından ödeneceği, bunun karşılığında bayiye "Showroom kira destek primi" ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmakta olup mahkemece karardaki gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
Çevre yolundaki davalıya ait işyerinde davacı şirketin tabelasının sökümü işlemine ilişkin dava dışı Kurt Tabela tarafından fatura düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılmadığı, davalı bayiye yapılan destek yardımlarının hangi bayiye (Çevre yolundaki mi yoksa Belh kavşağındaki işyeri için mi) yapıldığının araştırılmadığı,
Sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini iddia eden davalının yemin deliline dayanmış olmasına rağmen yemin delili hatırlatılmadan karar verildiği anlaşılmakla, mahkemece eksik inceleme ile ve deliller toplanmadan karar verildiği anlaşılmakla davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına eksiklikler giderilerek karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 512,33 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6- Konya .. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,
7- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.





