T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/106
KARAR NO : 2026/133

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I


İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA 2. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2025
NUMARASI : 2025/137 ESAS 2025/542 KARAR
İSTİNAFA BAŞVURAN

DAVANIN KONUSU : Takibin Taliki Veya İptali
KARAR TARİHİ : 26/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2026

Yukarıda tarih ve numarası yazılı ilk derece mahkeme kararı aleyhine istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, Dairemizce HMK'nun 353. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda dosyadaki belgeler okundu, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

I- İstinaf incelemesinde hem maddi vakıa hem de hukuka uygunluk denetimi gerçekleştirilir. İstinaf incelemesinin yapılabilmesi için de, ilk derece mahkemesinin, istinafa konu edilen şikayet sebepleri ve kamu düzenini ilgilendiren durumlar hakkında yasal dayanaklarını belirterek söz konusu şikayet sebeplerinin neden kabul edildiğini yada reddedildiğini gösteren değerlendirmeler yapmış olması şarttır.

II- İlk derece mahkemesi 31.10.2024 tarihli kararında, icra dosyasında tapu kayıtları bulunmasına ve takibe konu taşınmazların tapu maliki asıl borçlu olmasına rağmen ipotekli taşınmaz maliki takipte taraf olarak gösterilmediği gerekçesini re'sen gözeterek takibi iptal etmiştir.

Bahse konu kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemiz, ilk derece mahkemesinin 31.10.2024 tarihli kararını kaldırmış, dava dilekçesi özetleyip, dava dilekçesindeki iddiaların tamamı irdelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere HMK.nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya mahkemesine gönderilmiştir.

III- Şikayetçi borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda,

1- Alacaklı bankanın;

• Nakit olmayan alacağın da deposunu ipotek takibi ile talep ettiğini,

• Fahiş faiz oranı ile işlemiş/işleyecek faiz talep ettiğini,

• Kat ihtarı ile bildirmediği asıl alacak üzerinden talepte bulunduğunu,

• Asıl alacağa, faiz ve BSMV ilavesi ile bulduğu alacak üzerinden faiz talep etmek sureti ile faize faiz yürüttüğünü,

• Lehdar olmadığı halde vergi (BSMV) alacağı talep ettiğini tüm bu nedenlerle, borca, faiz, masraf, fer’ilerine işlemiş/işleyecek faize ve faiz oranına, dosyadan yapılmış yasaya aykırı işlemlere itiraz ve şikayet ile icra emrinin/takibin iptalinin gerektiğini,

2- İcra emri ekinde takip müstenidatı belgelerin gönderilmemiş olması nedeniyle icra emrinin iptalinin gerektiğini,

3- Müvekkillere usulüne uygun ve geçmiş dönemlere ilişkin hesap özeti tebliğ edilmeden hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, ipotek takibine konu alacağın yargılamayı gerektirdiğini,

Davalı yanın keşide ettiği hesap kat ihtarnamesinin yasanın aradığı koşullara uygun olmadığını, hesap kat ihtarnamesinde borç miktarının açık ve net olarak belirtilmesi, her bir borçlunun ya da ipotekle taşınmaz malikin sorumluluk miktarlarının ve borçlarının nereden kaynaklandığının, bir sözleşmeye dayanılıyor ise sözleşmenin tarih ve numarasının belirtilmesi gerektiğini, ihtarname anılan unsurları içermiyor ise usulüne uygun olmadığını, alacağın muacceliyetinden ya da kesinleşmesinden söz edilemeyeceğini,

Davalı yanın keşide ettiği ihtarnamede hesabın hangi kredi ilişkisine dayanılarak kat edildiği belirtilmediği gibi, kredi sözleşmelerinin tarihleri, numaraları, limitleri de belirtilmediğini, ayrıca ihtarnameye sözleşme örnekleri ve cari hesap ekstrelerinin de eklenmediğini, bu koşullar altında da müvekkile icra emri değil, ödeme emri tebliğinin gerektiğini,

4- Alacaklı bankanın noter aracılığıyla göndermiş olduğu kat ihtarındaki alacak ile icra emrinde belirlemiş ve talep etmiş oluğu asıl alacak tutarının birbirinden farklılık gösterdiğini, Kat ihtarında belirtilen borç miktarı ile icra emrinde yer alan borç miktarlarının birbirinden farklı olup uyuşmadığını, limit ipoteğinde, ipoteği aşan miktarda takip yapılamayacağı gibi faize faiz yürütülmeyeceğini,

5- İpotek akit tablosunun kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermediğini, alacaklı İİK'nın 150/ı maddesinde sayılan kişilerden ise de hesap kat ihtarının borçlulara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği anlaşılmış olduğundan, borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağını,

6- Takibe konu edilen ve icra emrinde asıl alacak olarak belirlenen miktara işlemiş faizin hangi tür faiz olduğu belirtilmediği gibi faizin hangi dönemi kapsadığı da belirtilmemiş olup talep edilen faiz kabul edilebilir nitelikte olmadığını, Ayrıca ipotek resmisenetlerinde yer alan faiz oranı ipotek akitlerinde yer alan faiz oranından farklı olduğunu,

7- Karşı taraf vergi dairesi olmadığından BSMV talep edemeyeceğini,

8- Mevcut risklerin çok üstünde ipoteklerle Kredi Sözleşmesi imzalanırken banka müvekkilden yeteri kadar teminat alındığını,

9- 1 gün içerisinde borcun ödenmesinin istenmesinin imkansız olduğunu, bu nedenle makul olmayan bu süreye ve muacceliyete itiraz ettiklerini,

10- Bankanın alacağın muaccel olduğuna dair herhangi bir belge de sunmadığını,

11- Gönderilen örnek 6 ödeme emri incelendiğinde ödeme emrinin İİK Madde 60 de belirtilen unsurları taşımadığını, takipte gönderilen icra emri üzerinde ödemenin yapılacağı banka hesap bilgisi yazılmadığını belirterek takibin iptalini ve takip konusu alacağın %20 oranından az olmamak ve tarafımıza ödenmek üzere, tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

IV- Yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesinin 23.10.2025 tarihli gerekçeli kararında dava dilekçesinde öne sürülen tüm iddiaların irdelenmediği, irdelenen hususların bir kısmının dosya kapsamı ile bağdaşmadığı görülmüştür.

İlk derece mahkemesinin, yukarıdaki numaralandırılmış hali ile 2 ve 11 numaralı iddialar dışındaki değerlendirmesi yapılan iddialar hakkındaki ret gerekçesi, borçlunun hesap kat ihtarına itiraz etmemesidir.

Bir alacak kaleminin İİK.nun 150/ı maddesine dayalı olarak yapılan Örnek 6 takipte istenmeyeceği iddiası hesap kat ihtarının itiraz edilmeksizin kesinleşmesi ile açıklanamaz. Zira, bu görüşün kabulü, İİK.nun 150/ı maddesi kapsamında kalmayan icra takibine konu edilemeyecek alacak kalemlerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi sonucunu doğurur ki bunun kabulü de mümkün değildir. Bu bağlamda, BSMV alacağı ile nakit olmayan alacağın deposunu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte istenmeyeceği iddiasının değerlendirilmesi gerekir. Kaldı ki, ilk derece mahkemesinin, BSMV'nin sorumlusunun banka olması gerekçesi, bu alacak kaleminin takipte istenip istenemeyeceği yönünde bir değerlendirme içermemektedir.

İhtarnameye itiraz edilmemesi ile İİK.nun 150/ı maddesi kapsamında kalan asıl alacak ve işlemiş faiz alacakları kesinleşir, bu kural ilk derece mahkemesinin de kabulündedir. Peki, ihtarnamede belirtilenden farklı olarak takipte istenen alacak kalemleri ne olacaktır? İlk derece mahkemesince, bu iddia hakkında bir değerlendirme yapılmış değildir. Örneğin; Takipte yer alan "9.569.238,22 TL 4535-0084505 ve 4535-0147924 numaralı Taksitli Ticari Kredi Asıl Alacak" alacak kalemi ihtarnamede 9.547.203,99 TL olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla, şayet ihtarname ve takipte talep edilen alacak kalemleri karşılaştırılsaydı hangi alacak kalemlerinin farklı olduğu, hangi alacak kalemlerinin ise ihtarnamede yer almadığı halde takipte istendiği rahatlıkla görülebilirdi.

Öte yandan, ihtarname ve takip sonrası işlemiş faiz alacağı ve oranına ilişkin değerlendirme yapılması gerekirken ihtarnameye itiraz edilmemesi gerekçe gösterilerek bahse konu hususun irdelenmemesi yerinde olmamıştır.

V- Netice olarak, ortada şikayet sebeplerinin tamamı incelenmemiş, incelenen hususların ise dosya kapsamı ile bağdaşmadığı bir gerekçe istinaf incelemesine konu edilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince, şikayet dilekçesinde öne sürülen her bir iddia hakkında ayrı ayrı olmak üzere yasal ve dosya kapsamına uygun gerekçeleri de gösterilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken iddiaların tamamı hakkında değerlendirme yapılmadan, değerlendirme yapılan iddiaların bir kısmının ise somut olayla bağdaşmadığı halde bu gerekçeye dayalı olarak şikayetin reddine karar verilmesi Dairemizce yerinde görülmediğinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan neden ve gerekçelerle,

1-Davacı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, işin esası incelenmeksizin, HMK.nun 353/1-a-6 maddesi gereğince, Konya 2. İHM.nin 23.10.2025 tarihli 2025/137 E 2025/542 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, dosyanın yeniden yargılama yapılması için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

2-Davacı borçlu tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde, ilk derece mahkemesince, ilgilisine iadesine,

3- İstinaf başvurusu için yapılan sair giderlerin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,

4-Kararın mahkemesince bilgi mahiyetinde taraflara tebliğine, Dair, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 26/01/2026