Bir tüzel kişilik olarak kooperatifler, kendisine karakterini veren amaçlarla kurulmuş bir kişi topluluğudur. Kooperatif üyeliğinden çıkarılma, kooperatif hukukunun en önemli yasal düzenlemelerinden birisini oluşturmaktadır. Çalışmamızın konusunu "Kooperatif Üyeliğinden Çıkarılma" oluşturmaktadır.

Kooperatifler Kanunu m.16 ve m.27 hükümleri ile çıkarılmada uyulması gereken usul düzenlemiştir. Kooperatiflerde çıkarılma işlemi Kooperatifler Kanunu'nun "Ortaklıktan Çıkarılma Esasları ve İtiraz" başlığını taşıyan m.16 ve "Süre ve Ortaklığın Yok Olması" başlığını taşıyan m.27'de düzenlenmiştir. Kooperatifler Kanunu m.16 bir üyenin ortaklıktan çıkarılmasını, çıkarma sebebinin ana sözleşmede açıkça gösterilmesi şartına bağlamıştır. Buna göre, çıkarma sebeplerinin ana sözleşmede açıkça gösterilmemesi veya ana sözleşmede gösterilen sebepler dışında bir nedenle bir üye ortaklıktan çıkarılamaz. Kanunun m.27 hükmü ise, ana sözleşmede belirtilen parasal ve sair yükümlüklerini verilen münasip bir süreye rağmen yerine getirmeyen bir ortağın ortaklığının düşeceğini hükme bağlamıştır. Buna göre "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını ana sözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, ana sözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." Kanunun m.27 hükmünde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde üyeliğin düşeceği belirtilmişse de Yargıtay kanunun lafzıyla çelişir şekilde bunu bir çıkarma nedeni olarak görmektedir.

Çıkarılma Sebebinin Ana Sözleşmede Gösterilmesi Zorunluluğu :

Görüldüğü üzere, bir ortak, ancak ana sözleşmede gösterilen nedenlerle veya kooperatife karşı olan parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle ortaklıktan çıkarılabilir. Kanunun 16. maddesi, " Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler ana sözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar ana sözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar." düzenlemesini amirdir. Kanunun 16. maddesi, birinci fıkrasında, kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebeplerin ana sözleşmede açıkça gösterilme gereğini hüküm altına alınmış, fakat açıkça gösterme zorunluluğunun kapsam ve sınırları belirtmediği gibi, alt ve üst sınırları da gösterilmemiştir.

Açık kapı ilkesi; kooperatiflerde ortak sayısının belirli bir rakam ile sınırlandırılmaması, girmenin kooperatif yöneticilerinin ya da bazı etkili kişilerin iradelerine değil, ana sözleşme ve yasalarda belirtilen objektif şartların gerçekleşmesine bağlanması ve bu şartların kooperatif yönetimi tarafından zorlaştırılamaması, ortağın kooperatiften kendi isteği ile çıkmasında ise, kanun ve ana sözleşmede öngörülen hükümlere uyulmak kaydıyla, ortağın her zaman kooperatiften çıkmasının mümkün olması demektir. O halde, hem kooperatifin devamını, hem de açık kapı ilkesini sağlam tutacak şekilde çıkarma sebepleri somut bir tarzda ve teker teker saptanmalı, tüm ortaklara eşit ve objektif ölçüler içinde uygulanmalarını sağlamak için de bunların ana sözleşmede gösterilmesi gerekir.

Parasal Yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesi Nedeniyle Kooperatif Üyeliğinden Çıkarılma

1. Genel Olarak:

Yasa koyucu, kooperatif ortaklarının parasal yükümlülüklerinin ana sözleşmede belirtileceğini ve parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağın kooperatif ortaklığı sıfatının düşeceğini hüküm altına almıştır (KoopK m.27). Kanunun 27. maddesi ifadesi şöyledir: "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını ana sözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, ana sözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez."

Kooperatiflerde, bazı ortakların parasal yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi kooperatifin işlerinin de aksamasına yol açtığı gibi, ödemelerini zamanında yerine getiren ortaklara karşı da eşitlik ilkesini zedelemektedir. Genel kurullarda alınan karar uyarınca, ödemelerini zamanında yapmamayı alışkanlık haline getiren ortaklar için "gecikme farkı" alınması yoluna gidilmesi dahi caydırıcı bir etki yaratmamakta, bu nedenle de söz konusu ortakların çıkarılması yoluna gidilmesi zorunluluk arz etmektedir. Kanunun bu maddesi ile ortaklığın kendiliğinden düşmesi gibi önemli bir husus ele alınıp düzenlenmiş; yapılan bu düzenlemeyle de ortakların kooperatife karşı olan ve ortalık sıfatından kaynaklanan borçlarının zamanında ve muntazam şekilde yerine getirilmesi sağlanmaya çalışılmıştır.

Madde de Belirtilen Parasal Yükümlülükler:

Kooperatif ortaklarının borçları ya kanundan ya da ana sözleşmeden doğmaktadır. Kooperatifler daha anasözleşmeyle ortaklarına borç ve yüküm yüklemektedirler, ancak ana sözleşme yetkisi de gene dayanağını kanunda bulmaktadır. Kanunun 27. maddesindeki müeyyidenin uygulanması yoluna gidilebilmesi için söz konusu para borçlarının "sermayeye katılma borcu", "ek ödeme yükümlülüğü" ve "sair ödemeler"den kaynaklanması gerekir.

a. Ortaklık Payının Ödenmesi

Ortaklık payı, ortakların kooperatife katılmak için sermaye taahhütleri miktarın gösterir ve bu payların toplamı kooperatifin sermayesini meydana getirir. "Ortakların pay tutarı ve kooperatif sermayesinin ödenme şekli, nakdi sermayenin en az 1/4'ünün peşin ödenmesi", kooperatif ana sözleşmesinde yer alması zorunlu olan unsurlardandır (KoopK m.4/3). Buna göre ana sözleşmede ortaklık pay tutarının peşin olarak ödeneceği belirlenmesine rağmen bu tutarın ödenmemesi veya anasözleşme de ¼ peşin alınmak suretiyle diğer kısımların takside bağlanacağı kararlaştırılmış ise belirlenen taksitlerin ödenmemesi gibi hallerde, 27. maddeye göre ortaklıktan çıkarma nedeni olacaktır.

b. Ek Ödeme Yükümlülüğü

Ana sözleşmeye kayıt konulmak suretiyle kooperatif ortakları, sermaye paylarından ayrı ve ödemelerin yalnızca bilanço açıklarını kapatmada kullanılması şartıyla, ek ödemelerle yükümlendirilebilir; ek ödeme yükleme sınırsız olabileceği gibi belirli miktarlarla veya iş hacmi ile veya paylarla orantılı olarak sınırlandırılabilir (KoopKm.31). Ancak, ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir (KoopK m.52 f.1). Kanunun 31. maddesinde belirtilen ve yalnızca bilanço açıklarını kapatmada kullanılan ek ödemelerin de ödenmemesi halinde Kooperatifler Kanunu'n 27. maddesindeki müeyyidenin uygulanması yoluna gidilecektir.

c. Sair Yükümlülükler

Kooperatifin amaçlarını gerçekleştirilebilmesi ve dönem giderlerinin veya beklenmedik giderlerin karşılanması için mali kaynak sağlamak amacıyla her ne ad altında olursa olsun ortaklardan istenebilecek yükümlülükler "sair ödemeler" olarak adlandırılmıştır. Sermayeye katılma borcu dışındaki sair ödemeler" ile, bir defalık veya dönemli ödemeler anlaşılır; giriş ödentisi, yıllık ödentiler, eğer yedeklerde pay alınması ana sözleşmede öngörülmüş ve bedel taksitlere bölünmüşse bu taksitler "sair ödeme' kavramı içine girer.

3. Ortaklığın Kendiliğinden Düşmesi Kavramı ve Hukuki Niteliği:

Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde ödemelerini yerine getirmeyen ortağın ortaklığının kendiliğinden düşeceği belirtilmektedir. Kanunda her ne kadar, ortaklığın kendiliğinden düşeceği öngörülmüşse de Yargıtay, bu durumda da bir çıkarma kararının alınması gerektiği, ortaklığın kendiliğinden düşmeyeceği kanaatindedir. Gerek 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ve gerekse ana sözleşmenin 9.'uncu maddeleri hükümlerinde, kooperatife karşı yükümlüklerini verilen önellere rağmen yerine getirmemekte direnen ortakların, kooperatif üyeliğinin kendiliğinden düşeceğinden sözedilmişse de, ortaklığın düşmesi, ortaklıktan çıkarma sonucunu doğuracağından, niteliği itibariyle ortaklıktan çıkarmadır.

Ortaklığı kendiliğinden düşen ortakların, payları için o ana kadar yapmış oldukları ödemelerin durumu ne olacağı doktrinde tartışmalıdır. Bir görüşe göre, kendiliğinden düşmenin en önemli sonucunun, ortağın o ana kadar payı için yaptığı ödemelerden yoksun bırakılarak ortaklığını yitirmesidir, ancak ortağın anasözleşme veya diğer suretle doğmuş borçlar, yani muaccel borçlar devam edecektir.

Kooperatifler Kanunu'n 17/son fıkrasında açıkça "Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüz" olacağı hüküm altına alınmıştır. Burada 'çıkan veya çıkarılan ortak" tabirinden ise "ortaklığı devir dışında bir nedenle sona erenler" şeklinde anlamak gerekmektedir. Bu anlamda kanunun ifadesinin açık ve kesindir. Ortaklığın kendiliğinden düşmesi, çıkarılmasına oranla, bu konuda farklı bir sonucun kabulünü gerektirecek kadar değişik bir durum olmaması karşısında; ortaklığın kendiliğinden düşenlerin o ana kadar yapmış oldukları ödemelerden mahrum bırakılmazlar.

Kooperatif Üyeliğinden Çıkarılma Usulü :

Kooperatifler Kanunun 16. maddesinde ana sözleşmede gösterilen nedenlerden kaynaklı çıkarılmada uyulması gereken usulü, Kooperatifler Kanunun m.27'de parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle çıkarılmada uyulması gereken usul ayrı ayrı düzenlemiş, çıkarılma belirli şekil kurallarına bağlanmıştır.

Ana Sözleşmede Gösterilen Nedenlerden Kaynaklı Çıkarmalarda Usul

1. Karar Mercii ve Kararının Alınması:

Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinin 2. fıkrasında çıkarma kararının hangi organ tarafından verilebileceği düzenlenmiştir. Kanuna göre, "Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir". Kanunun ifadesinden de anlaşılacağı üzere çıkarmada ilke olarak yetkili organ genel kuruldur, yönetim kurulu ancak anasözleşmeyle bu konuda kendisine yetki verilmesi halinde çıkarma işlemini gerçekleştirebilir. Genel kurul ve yönetim kurulu dışındaki her hangi bir merciin çıkarma kararı alma yetkisi bulunmamaktadır.

Çıkarma yetkisinin yönetim kurulunda bulunduğu hallerde, ana sözleşmede aksine bir hüküm olmadığı sürece, yönetim kurulu yarıdan bir fazla üye ile toplanır ve çıkarma kararı toplantıya katılanların yarısından bir fazlasıyla alınır. Çıkarma yetkisinin genel kurulda bulunduğu hallerde, çıkarma konusunun görüşülüp karara bağlanabilmesi için yönetim kurulunun genel kurulun gündemine bir madde koyarak öneride bulunmak suretiyle kurulun gündemini belirlemesi gerekir. Genel kurul, ana sözleşmede özel toplantı ve karar yeter sayısı belirtilmemişse, Kooperatifler Kanunu'n 51 maddesi uyarınca, ortağın çıkarılması teklifini yerinde görürse, çıkarmaya karar verir.

2. Kararın Gerekçeli Olarak Tutanağa veya Ortaklar Defterine Yazılması:

Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır (KoopK.m.16/3 c.1). Ortaklıktan çıkarma kararı ister yönetim kurulunca, isterse genel kurulca verilmiş olsun, kanunun açık ifadesinden de anlaşılacağı üzere, karar mutlaka gerekçeli olmalı, tutanağa veya deftere yazılmak durumundadır. Kararın hem gerekçeli olması hem de tutanağa veya deftere yazılması çıkarma işleminin geçerlilik koşuludur. Karar genel kurulca alınmışsa tutanağa, yönetim kurulunca alınmışsa deftere yazılmalıdır.

3. Kararın Tebliğ Edilmesi :

Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir (KoopK.m.16. f.3,c.2). Kooperatifler Kanunu´nun 16/3. maddesi çıkarma kararının noter aracılığıyla yapılması hususunu düzenlemekte ise de bu bir geçerlilik koşulu değil, ispat koşuludur. Yargıtay da noter aracılığıyla yapılma koşulunu bir ispat şartı olarak görmekte ve iadeli taahhütlü mektupla yapılan tebliği kabul etmektedir. Çıkarılma kararını içeren tebligat, noter tarafından 7201 sayılı tebligat kanunu hükümleri çerçevesinde yapılır; ortağın çıkarılma kararının alındığı genel kurul toplantısında katılması tebliğ yerine geçmemekte, kararın tebliğ olmaması halinde karar kesinleşmemektedir.

B. Parasal Yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesinden Kaynaklı Çıkarmada Usul

1. İlk Talep ve Makul Süre:

Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister (KoopK m.27 c.2). Madde de parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklara gönderilecek ihtarlarda, ödenmeyen borç miktarının ne kadar olduğu ve bu miktarın öncelikle verilecek 10 günlük sürede ödenmesinin, aksi halde yasa ve anasözleşmeye dayanılarak ihraç edileceği uyarısının yapılması gerekmektedir. Kanunun bu hükmü emredici nitelikte olduğundan, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihraç edilebilmesi için, yasada öngörülen bu işlemlerin eksiksiz yapılması gerekir. İlk talepte verilecek münasip süre, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre 10 günlük bir süredir.

2. İkinci Talep ve Bir Aylık Süre :

İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer (KoopK m.27 c.3). Ancak madde de ikinci istemin ne şekli, ne süresi, ne de muhtevası konusunda bir açıklık olmaması karşısında; talebin konusu aynı olduğundan ilk istemle ilgili şekil kurallarının, ikinci istem içinde geçerli olması gerekir. Ayrıca ikinci talepte, borç miktarı, ilk ihtarnamedeki miktarla çelişmeyecek şekilde, kesin olarak belirtilmesi ve yükümlülüğün bir ay içinde yerine getirilmemesi halinde de ortaklığın düşeceği ihtarı bulunması gerekir.

İkinci talep ortaklığın düşmesi için son taleptir, bu bakımdan borcun bir ay içinde ödenmemesi halinde ortaklığın düşeceğinin ikinci talep yazısında yer alması zorunludur. İkinci talep için kanunda belirtilen bir aylık süre asgaridir. Bu sure uzatılabilinirse de ortak aleyhine kısaltılamaz. İkinci bildirimin yapılmasından ve bildirimin ortağa tebliğ veya ilan tarihinden itibaren istenen borç yerine getirilmemişse, ilgili kişinin kendiliğinden sona erecektir.

Sonuç :

Bir ortak, ancak ana sözleşmede gösterilen nedenlerle veya kooperatife karşı olan parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle ortaklıktan çıkarılabilir. Kanunun 16. maddesi, ana sözleşmede gösterilen nedenlerle ortaklıktan çıkarılmayı; 27. maddesi ise parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle ortaklıktan çıkarılmayı düzenleme altına almıştır.

Kooperatifler Kanunu'n 16. maddesi, bir üyenin ortaklıktan çıkarılmasını, çıkarma sebebinin ana sözleşmede açıkça gösterilmesi şartına bağlamış; çıkarma sebeplerinin ana sözleşmede açıkça gösterilmemesi veya ana sözleşmede gösterilen sebepler dışında bir nedenle bir ortağın ortaklıktan çıkarılamayacağını hüküm altına almıştır. Ancak kanunda açıkça gösterme zorunluluğunun kapsam ve sınırlarını belirtmediği gibi, alt ve üst sınırlarını da gösterilmemiştir. Bu noktada, ana sözleşmede çıkma sebeplerinin kapsam ve sınırlarının geniş tutulmasına bir engel yoktur; ancak bu durumda, açık kapı ilkesi çıkarılma sebepleri açısından da geçerlilik kazanacaktır.

Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde ödemelerini yerine getirmeyen ortağın ortaklığının kendiliğinden düşeceği belirtilmektedir. Kanunda her ne kadar, ortaklığın kendiliğinden düşeceği öngörülmüşse de, Yargıtay bu durumda da bir çıkarma kararının alınması gerektiği, ortaklığın kendiliğinden düşmeyeceği kanaatindedir. Oysa ki şartların gerçekleşmesiyle ortaklık kendiliğinden düşmekte, bu halde yapılması gereken ise iş ortaklığın düştüğünün tespit edilmesinden ibarettir. Bu nedenle ayrıca çıkarma kararı alınmasına gerek bulunmamaktadır.

Çıkarılma usulünde ise ana sözleşmede gösterilen nedenlerden kaynaklı çıkarılma nedenleri ile parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklı çıkarılma nedenleri kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir. Ana sözleşmede gösterilen nedenlerden kaynaklı çıkarılma usulünde; çıkarma kararının genel kurul veya yönetim kurulunca alınması, kararının gerekçeli olması ve yine kararının noter kanalıyla ortağa tebliğ edilmesi gerekir. Kararın hem gerekçeli olması hem de tutanağa veya deftere yazılması çıkarma işlemi geçerlilik koşuludur. Ancak kararın noter kanalıyla tebliği bir geçerlilik koşulu değildir.

Parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklı çıkarılma usulünde ise; kooperatif, ortağa ilk isteminde münasip bir süre vererek yükümlerini yerine getirmelerini ister, Yargıtay'a göre münasip süre 10 gündür. Ortaklara gönderilecek ihtarlarda, ödenmeyen borç miktarının ne kadar olduğu ve bu miktarın öncelikle verilecek 10 günlük sürede ödenmesinin, aksi halde yasa ve ana sözleşmeye dayanılarak ihraç edileceği uyarısının yapılması gerekmektedir. İlk istemde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler, ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmedikleri taktirde, ortaklıkları kendiliğinden düşecektir. Kooperatifler Kanunu'n 27. maddesinde, ikinci istemin ne şekli ne süresi ne de muhtevası konusunda bir açıklık yoktur. Ancak talebin konusu aynı olduğundan, ilk istemle ilgili şekil kurallarının, ikinci istem için de geçerli olması gerekir.

Kooperatif üyeliğinden çıkarılma işlemleri, hem usul hem de esas bakımından sıkı kurallara tabi olup, hatalı veya eksik işlemler nedeniyle sıklıkla dava konusu yapılmaktadır. Özellikle savunma hakkı tanınmadan alınan kararlar veya somut delile dayanmayan işlemler mahkemeler tarafından iptal edilebilmektedir. Bu nedenle üyelikten çıkarılan kişilerin, süreleri kaçırmadan hukuki yollara başvurması büyük önem taşır.