İdari teşkilatın düzenli ve verimli çalışabilmesi, kamu hizmetinin tarafsızlık, süreklilik ve güven ilkelerine uygun yürütülmesine bağlıdır. Bu çerçevede memur disiplin cezaları, görev ve davranış standartlarına aykırı eylemler karşısında uygulanan yaptırımların genel adıdır. Amaç, yalnızca cezalandırmak değildir; kurum düzenini korumak, caydırıcılığı sağlamak ve kamu hizmetinde etik kültürü güçlendirmektir. Memur disiplin cezaları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenmiştir. DMK 125. maddede devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları, bu disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller detaylı olarak düzenlenmiştir. Buna göre; devlet memurları hakkında atılı suça göre en hafifinden ağrına doğru uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilir.

Uyarma, kınama ve aylıktan kesme disiplin cezaları disiplin amirleri tarafından verilebilirken kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezası Disiplin Kurulu kararı veya Vali kararı ile verilebilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise disiplin amirinin talebi üzerine memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmalıdır.

İdarenin personelin yaptığı iş ve eylemler nedeniyle sorumluluğunun olduğu ve özellikle disiplin cezasının amacı düşünüldüğünde, idarenin hatalı davranan personeline bir disiplin yaptırımı (cezası) uygulamasının gerekliliği açıktır. Disiplin cezası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun (DMK) 124. maddesinde, “Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilecek cezalar” olarak tanımlanmıştır. Buna bağlı olarak memurun,

  • Mevzuatın emrettiği görevleri yurt içinde veya yurt dışında yerine getirmemesi,
  • Uyulmasının zorunlu olduğu hususları yapmaması,
  • Yasakladığı işleri yapması,
  • hallerinde disiplin suçu işlemiş olur ve bu da kendisine DMK’nın 125. maddesinde yer alan durumun niteliğine veya ağırlığına göre belirlenen disiplin cezalarının verilmesini gerektirir.

Disiplin, kamu görevlilerinin hizmetin gereklerine uygun davranmasını sağlayan kural ve mekanizmaların bütünüdür. Bu kurallara aykırı her eylem disiplin suçudur. Devlet memurları disiplin cezaları, hukuki dayanağı olan ve yargısal denetime açık idari yaptırımlardır. Burada öne çıkan ilkeler şunlardır:

Kanunilik: Hangi fiilin hangi yaptırımı gerektirdiği önceden belirlenmiştir.

Orantılılık: Cezanın ağırlığı işlenen fiilin niteliği ve etkisi ile uyumlu olmalıdır.

Savunma hakkı: Memur, isnat edilen fiili ve delilleri öğrenip yazılı savunma yapma hakkına sahiptir.

Masumiyet karinesi: Fiil usulüne uygun soruşturma ile sabit olmalıdır.


Kısacası, disiplin düzeni yalnızca yaptırım değil, aynı zamanda memurun keyfi muamelelere karşı korunması anlamına da gelir. Bu nedenle memur cezaları uygulanırken usule titizlikle uyulması elzemdir.

Memur Disiplin Cezaları Nedir?

Memur ceza sıralaması genel olarak şu şekildedir:

  1. Uyarma

Görev ve davranışlarında daha dikkatli ol” mesajı içeren en hafif disiplin yaptırımıdır.

  1. Kınama

Fiilde kusur bulunmakla birlikte sonuçları görece sınırlı olan hallerde uygulanır.

  1. Aylıktan Kesme

Brüt aylıktan belirli oranlarda kesinti öngörülür; fiilin ciddiyeti artmıştır.

  1. Kademe İlerlemesinin Durdurulması

Memurun bulunduğu kademede 1–3 yıl ilerlemesinin durdurulmasıdır; kariyer etkisi yüksektir.

  1. Devlet Memurluğundan Çıkarma

En ağır yaptırımdır; bir daha memuriyete atanmama sonucunu doğurur.

Bu sıralama, uygulamada orantılılık ve tekerrür (aynı veya benzer fiilin tekrarı) ilkeleriyle birlikte değerlendirilir.

Disiplin, memurların kendilerine verilen görevleri yerine getirirken uyması gereken kurallara aykırı davranması neticesinde uygulanan müeyyideler bütünüdür. Disiplin suçu, bir kamu hizmetinin düzenini bozan eylemdir. Disiplin cezaları kamu görevlisinin daha özenli olmasını sağlar, personel hukuka aykırı bir eyleminin neticesini önceden öngörüp ona göre tedbir alabilir. Kanunun disiplin cezalarını düzenleyen hükümleri sadece cezalandırma amacını taşımaz, amir konumundaki kamu personelinin de keyfi cezalandırma taleplerinin önüne geçer. İş bu keyfiliğin yasal düzenleme ile önüne geçilmesi, kamu personelinin de hukuken korunması anlamını taşır.

Devlet Memurları Kanunu memuru, “mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini İfa İle görevlendirilenler” şeklinde tarif etmektedir. Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, Ödev, hak, yükümlülük ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenlemektedir. Devlet Memurları Kanunu hükümleri merkezi yönetim bütçeli kurumlar, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanmaktadır. Hâkim ve savcılar, akademik personel ve askeri personel ise özel kanunları hükümlerine tabi bulunmaktadır.

Uyarma Cezası

Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Disiplin cezalarının en hafifidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,
  • Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek,
  • Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek,
  • Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak,
  • Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak,
  • Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak,
  • Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak,
  • Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak,

Kınama Cezası

DMK’ nın 125/B maddesinde kınama cezası; memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesi olarak tanımlanmıştır. Uyarma cezasına göre bir üst derece ağır bir disiplin cezasıdır.Kınama cezası gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,
  • Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek,
  • Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak,
  • Hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
  • Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak
  • Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek,
  • İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak,
  • İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak,
  • Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak
  • Verilen emirlere itiraz etmek,
  • Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak,
  • Kurumların huzur, sukûn ve çalışma düzenini bozmak,
  • Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.


Aylıktan Kesme

Aylıktan kesme cezası DMK’ nın 152/C maddesinde düzenlenmiş olup, memurun brüt aylığının otuzda bir ila sekizde bir arasında kesinti yapılması şeklinde uygulanır. Alt sınır olarak daha az cezayı ifade eden otuzda bir ile başlanarak suçun aynı veya farklı şekilleri ile tekerrürü halinde kademeli olarak sekizde bir oranına kadar çıkartılır. Aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplin suçları kanun da açıkça şu şekilde sıralanmıştır:

  • Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak,
  • Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek,
  • Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak,
  • Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak,
  • Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek,
  • Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak,
  • Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
  • Kademe İlerlemesinin Durdurulması; Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasıdır.

Kademe İlerlemesinin Durdurulması

Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasıdır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek,
  • Özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek,
  • Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak,
  • Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak,
  • Görev yeri sınırları için herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak,
  • Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek,
  • Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak,
  • Görevin yerine getirilmesinde; dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef alan davranışlarda bulunmak,
  • Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak,
  • Açıklanması yasak bilgileri açıklamak,
  • Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek,
  • Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek,
  • Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak,
  • Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak,
  • Devlet Memurluğundan Çıkarma: Devlet memurluğundan çıkarma cezası, disiplin cezaları arasında maddi ve manevi olarak sonucu en ağır olan cezadır. İş bu ceza gereği, kişi memuriyete bir daha atanamaz.


Devlet Memurluğundan Çıkarma

Devlet memurluğundan çıkarma cezası, disiplin cezaları arasında maddi ve manevi olarak sonucu en ağır olan cezadır. İş bu ceza gereği, kişi memuriyete bir daha atanamaz. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
  • Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini asmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,
  • Siyasi partiye girmek,
  • Özürsüz olarak (….) bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,
  • Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,
  • Amirine ve maiyetindekilere fiili tecavüzde bulunmak,
  • Danıştay, fiili tecavüzün ağır tahrik altında veya karşılıklı olması durumunda memurluktan çıkarma cezasının verilemeyeceği kanaatindedir.
  • Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
  • Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak,
  • Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,
  • Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak,
  • 5816 sayılı Atatürk Aleyhine işlenen suçlar hakkındaki kanuna aykırı fiilleri işlemek.

Memur disiplin cezaları konusunu işledikten sonra bir diğer önemli husus olan memur disiplin soruşturması konusuna da değinelim. İdâri işleyişe aktif bir özne olarak katılan kamu görevlileri, idâri görevlerini yerine getirirken “kamu gücü” kullanırlar. Bu sâyede bireylerin hukukî durumlarında tek taraflı bir değişiklik meydana getirebilirler. Yine almış oldukları idari kararlar, aksine bir yargı kararı bulunmadıkça hukuka uygun sayılır.

Tüm bu işleyişin sağlıklı ve hukuka uygun olarak yürütülebilmesi, bilhassa kurum içi işleyişi ilgilendiren meselelerde kamu görevlilerinin kanunlar ve diğer düzenleyici işlemlerde belirtilen kurallara hassasiyetle riayet etmelerine bağlıdır. Bu sebeple 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu başta olmak üzere, çeşitli teşkilat kanunlarında disiplin suç ve cezalarına yer verilmiş, yine bu yasal düzenlemelerin içi kurumsal özellikler dikkate alınarak hazırlanmış tüzük ve yönetmeliklerle belirginleştirilmiştir.

Buna göre bir kamu görevlisinin disiplin mevzuatına aykırılık teşkil eden herhangi bir eyleminin saptanması yahut bu yönde bir iddianın ortaya çıkması üzerine başlayan süreç soruşturma safhası, soruşturma raporunun hazırlanması ve nihayet disiplin yaptırımı uygulamaya yetkili makam ya da kurulların idarî kararı ile idâri açıdan tamamlanmış olmaktadır.

Adına disiplin soruşturması denen bu süreç, çok teknik detaylarla örgülenmiş olup sürecin her aşamasında hukuka hassasiyetle uyulması gerekliliğini içerir. Yine bu süre zarfında ilgili kamu görevlisinin yasal haklarının bilincinde olması ve hepsinden önemlisi bu haklarını süresinde ve usulüne uygun olarak kullanması yaşamsal bir önem taşımaktadır. Kamu görevlileri hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde herhangi bir disiplin yaptırımı uygulanmamasına karar verilebileceği gibi, disiplin yaptırımı kararı da çıkabilir.


Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkı ve Usul Kuralları

Disiplin soruşturmasının hukuka uygun yürütülmesi, verilecek disiplin cezasının geçerliliği bakımından temel şarttır. Memur hakkında disiplin cezası verilmeden önce isnat edilen fiilin açık şekilde bildirilmesi, delillerin toplanması ve memura savunma hakkının tanınması zorunludur. Savunma alınmadan verilen disiplin cezaları hukuka aykırı kabul edilmekte ve idari yargı tarafından iptal edilebilmektedir.

Bunun yanında soruşturmanın tarafsız bir soruşturmacı tarafından yürütülmesi, disiplin amirlerinin yetki sınırlarına uygun hareket edilmesi ve kanunda öngörülen zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi gerekir. Usule ilişkin eksiklikler, fiilin gerçekleşmiş olması halinde dahi disiplin cezasının iptal edilmesine neden olabilmektedir.

Memur Disiplin Cezalarına Karşı İptal Davası

Memurlar hakkında tesis edilen disiplin cezaları idari işlem niteliğinde olduğundan, bu işlemlere karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür. Özellikle;

  • Savunma hakkının kullandırılmaması,
  • Fiilin somut delillerle ispatlanamaması,
  • Yetkisiz makam tarafından ceza verilmesi,
  • Disiplin soruşturmasının usule aykırı yürütülmesi,
  • Ölçülülük ilkesine aykırı ceza uygulanması,
  • Zamanaşımı sürelerinin geçirilmesi,

gibi durumlarda disiplin cezalarının iptali yönünde yargı kararları verilebilmektedir.

Disiplin cezasının iptal edilmesi halinde, cezanın memurun özlük dosyasından çıkarılması, maaş ve diğer mali hakların iadesi ile terfi süreçlerinde ortaya çıkan hak kayıplarının giderilmesi mümkün olabilmektedir.

Memur disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mesleki kariyerini, özlük haklarını ve ekonomik durumunu doğrudan etkileyen önemli idari işlemlerdir. Bu nedenle disiplin soruşturmasının hukuka uygun şekilde yürütülmesi, savunma hakkına riayet edilmesi ve idarenin tüm işlemlerini objektif kriterlere dayandırması zorunludur. Usule veya esasa aykırı şekilde tesis edilen disiplin cezaları, idare mahkemelerinde açılacak iptal davaları ile ortadan kaldırılabilmektedir. Disiplin soruşturması sürecinin ilk aşamasından itibaren uzman hukuki destek alınması, telafisi güç hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.