BOŞANMA NEDİR? BOŞANMA NE DEĞİLDİR?

Genel boşanma nedenleri kanunda düzenlenmiş fakat tam olarak nelerin bu sınıfa girip girmediğinin takdirinin hâkime bırakılmıştır. Genel boşanma nedeni Türk Medeni Kanunu'nda evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak açıklanmıştır. Özel boşanma sebepleri ise; Türk Medeni Kanunu'nda açık ve kesin bir şekilde düzenlenmiştir. Özel boşanma nedenleri: zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır.

Peki, anlaşmalı boşanma nedir?

Anlaşmalı boşanma; her iki tarafın da hem boşanmaya ilişkin gibi unsurlarda konusunda fikir birliği sağladıkları boşanma türüdür. Anlaşmalı boşanma ancak;  Evlilik birliğinin en az bir yıl sürmesi koşuluyla, eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, gerçekleşmektedir. Bunun için de, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi (protokolü) uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur.

Avukat gerekli midir?

Yasal olarak bir avukata danışmak ya da avukat vasıtası ile davayı yürütmek zorunluluğu yoktur. Ancak boşanma sürecinde bir hukukçu olarak tavsiyem, bu sürecin bir avukat yardımıyla yürütülmesidir. Aksi takdirde uygulamada sıkça karşılaştığımız üzere kendi başınıza açmış olduğunuz boşanma davanız bir kördüğüme dönüşür. Avukata danışıldıktan sonra ise işlemler şöyle yürümektedir;

Tarafların Duruşmaya Katılması Gerekir mi?

Kural olarak tarafların vekâlet verdiği bir avukat varsa, tarafların duruşmaya katılma zorunluluğu yoktur. Ancak, anlaşmalı boşanma davasında taraflar kısa sürede boşanmak istiyorsa her iki tarafın duruşmada hazır olması şarttır.

Türkiye'de boşanma davaları ortalama ne kadar süre de çözümleniyor?

Anlaşmalı boşanmalarda çekişmeli boşanma davalarına göre süre oldukça kısadır. Anlaşmalı boşanmada uygun bir protokol ile tek celsede boşanmaya karar verilir. İlk duruşma günü ve sonraki işlemler (temyizden feragat dilekçesi, kararın kesinleşmesi, Nüfus idaresine mahkemenin kararının yazılması vb.) ile bu süre 1-2 ayı bulabilmektedir.

Anlaşmalı olmayan - çekişmeli boşanmalarda, kesin bir süre vermek oldukça güçtür. Yerel mahkeme ve üst mahkeme süreçlerini dikkate aldığımızda süre 1-2 yılı bulabilmektedir.

Davacı veya Davalı Duruşmaya Katılmazsa Ne Olur?

Davacı taraf, duruşmaya katılmaz ve duruşmada kendisini bir avukat ile de temsil ettirmezse, açmış olduğu boşanma davası müracaata bırakılır. Yani, dava 3 ay içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılır. Dava, 3 ay içinde yenilendiği takdirde, kaldığı yerden devam eder. İşlemden kaldırıldıktan sonra 3 ay içinde yenilenmeyen dava açılmamış kabul edilir. Davalı taraf, duruşmaya gelmezse ve duruşmada kendisini bir avukat ile temsil ettirmezse, dava yokluğunda görülmeye devam edilir. Davalı, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz hakkını kaybeder.

Boşanma davasının sonuçları genel olarak nelerdir?

Boşanma ile birlikte öncelikle taraflar arasındaki evlilik birliği sona erer. Bunun doğal sonucu olarak da eşlerin birbirine karşı evlilikten doğan karşılıklı hak ve yükümlülükleri de sona erer.

- Boşanma davası nedeniyle, kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Tazminat miktarını hâkim belirler. Miktar belirlenirken tarafların mali ve sosyal durumlarıyla kusur dereceleri göz önüne alınacaktır.

- Kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, kusurlu eşten, uygun miktarda manevi tazminat isteme hakkına sahip olacaktır. Bu talepler hâkimin kendiliğinden karara bağlayacağı konulardan değildir. Boşanma kararında yer alması için mutlaka bir talep gereklidir.

- Velayet konusunda ise çocuğun sağlık, eğitim ve ahlaki konularda yararını gözeterek, ana ve babanın çocukla olacak kişisel ilişkilerine dair bir karara varır. Hâkim tarafından, çocuklar ana ve babadan birisine veya bir kısmı anaya, bir kısmı babaya verilebilir. Çocuğu bir tarafa verdi ise, diğer tarafın çocukla kişisel ilişkilerini, görüşme günlerini düzenler. Çocuk için iştirak nafakası hakkı saklıdır.

- Boşanma davası neticesinde yoksulluğa düşecek olan taraf, boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusuru olmaması kaydıyla, geçimini sağlayabilmek için süresiz olarak nafaka verilmesini talep edebilir (yoksulluk nafakası). Nafaka miktarı belirlenirken, diğer tarafın mali gücü dikkate alınır fakat diğer tarafın kusurlu olması şartı aranmaz.

- Tazminat ve yoksulluk nafakasının mutlaka boşanma davası sırasında talep edilmesi şart değildir. Daha sonra açılacak bir dava ile de tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ileri sürülebilir. Ancak bu dava hakkı boşanma kararının kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

TAVSİYE

1) Boşanmaya karar vermeden aile danışmanı veya psikolog ile görüşmeyi deneyin,

2) Boşanma tek çare ise anlaşmalı boşanma konusunda uzlaşmaya çalışın,

3) Anlaşmalı boşanma davası için düzenlenen protokolde şartların açık ve anlaşılır olmasına dikkat edin,

4) Çocukların velayeti hakkında eşinizle birlikte karar verin. Çocukların kimde kalacağını düşünürken, “Çocukların kimin yanında kalması daha doğru olur?” sorusuna yanıt arayın,

5) Maddi taleplerde anlayışlı ve uzlaşmacı olun,

6) Nafaka miktarını da belirlerken giderlerinizin yanında eşinizin gelirini dikkate alın,

7) Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra (Protokolle veya dava sırasında vazgeçmediyseniz,) en geç bir yıl içinde yoksulluk ve maddi-manevi tazminat talebinde bulunabilirsiniz. Ancak bir yıldan sonra bu davaları açamazsınız,

8) Boşanırken yaşanan yılların anısına kızgınlıkları ve kırgınlıkları bir yana bırakarak eşinize karşı saygınızı koruyun.

Günün Sözü: Hukuk açısından başkasının hakkını ihlal eden birisi suçludur. Ahlak açısından suçlu olduğunu düşünen ve hisseden birisi suçludur. (Immanuel Kant)

Av. Mehmet Batıkan BAYKOCA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mutsuz 1 hafta önce

Kaleminize sağlık