Son dönemlerde ülkenin bir çok kanayan yarası varken herşeyi rejim değişikliğine bağlamak ve yapılan rejim tartışmalarını anlamak mümkün değil.
Hem parlamenter rejim hem de başkanlık rejimi Anayasa Hukuku açısından demokratik rejimlerdir.
Bu nedenle ülkemizin problemi rejim ile alakalı olmayıp, hukuk ve demokrasi kültürü ile alakalıdır.
Rejim değişikliği ; keyfi uygulamaları ortadan kaldırmayacak, kuralları uygulanabilir kılmayacak, mahkeme kararlarınının yok sayılmasını engellemeyecek, azınlıklıkların hakkını teminat altına almayacak, hakimleri bağımsız tarafsız hale getirmeyecek, liyakat sistemine uygulanmasını sağlamayacak...
Bir çok kamu kurum ve kuruluşunun yeniden yapılandırıldığı bu dönemde, kendine münhasır bir siyasi rejime geçiş ülkemiz açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Mevcut rejimin yüz yıla yakın kurumsal bir hafızası var. Bu rejimin geliştirilmesi gerekirken bilinmeyen bir yola girilmesi endişe vericidir.
Kanaatimce ülkemizin sorunu siyasi rejimin aktörleri ile ilgili olup, bu aktörlerin demokrasi ve hukuk anlayışı değişmediği sürece ya da bu aktörler değişmediği sürece hangi rejimi getirirseniz getirin sonuç değişmeyecektir.
Trend Haberler
ÇEK ASLI OLMADAN KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLUYLA TAKİP
5 hukuk fakültesinde profesör yok!
Hızlı tebligat ücreti 530 lira oldu
Kazada ölen Hukuk Fakültesi öğrencisi Sıla'nın annesi: Adil yargılanma istiyoruz
KOMİSYON KARŞILIĞI HESABINI KULLANDIRAN SANIĞIN DOLANDIRICILIK KASTI YOKSA BERAATİNE HÜKMEDİLMESİ GEREKİR
Avukat Mithat Sahillioğlu vefat etti
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE, YAPIDAKİ MEVCUT KİRACILARIN TAZMİNAT HAKKI
6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
KORUMA TEDBİRİ OLARAK TUTUKLAMA
ADİL YARGILANMA HAKKININ KALBİ: SAVUNMA HAKKI