Son dönemlerde ülkenin bir çok kanayan yarası varken herşeyi rejim değişikliğine bağlamak ve yapılan rejim tartışmalarını anlamak mümkün değil.
Hem parlamenter rejim hem de başkanlık rejimi Anayasa Hukuku açısından demokratik rejimlerdir.
Bu nedenle ülkemizin problemi rejim ile alakalı olmayıp, hukuk ve demokrasi kültürü ile alakalıdır.
Rejim değişikliği ; keyfi uygulamaları ortadan kaldırmayacak, kuralları uygulanabilir kılmayacak, mahkeme kararlarınının yok sayılmasını engellemeyecek, azınlıklıkların hakkını teminat altına almayacak, hakimleri bağımsız tarafsız hale getirmeyecek, liyakat sistemine uygulanmasını sağlamayacak...
Bir çok kamu kurum ve kuruluşunun yeniden yapılandırıldığı bu dönemde, kendine münhasır bir siyasi rejime geçiş ülkemiz açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Mevcut rejimin yüz yıla yakın kurumsal bir hafızası var. Bu rejimin geliştirilmesi gerekirken bilinmeyen bir yola girilmesi endişe vericidir.
Kanaatimce ülkemizin sorunu siyasi rejimin aktörleri ile ilgili olup, bu aktörlerin demokrasi ve hukuk anlayışı değişmediği sürece ya da bu aktörler değişmediği sürece hangi rejimi getirirseniz getirin sonuç değişmeyecektir.
Trend Haberler
Adalet Bakanı Gürlek 'e-Avukat uygulaması'nı tanıttı
Duruşmada kalp krizi geçiren Savcı Ayhan Uyumaz vefat etti
Dilekçesinde yapay zekanın 'uydurma' künyelerini kullanan avukata soruşturma!
ÖDEME EMRİNİN İPTALİ DAVASI
Ticari Alacak Davalarında Faturanın Hukuki Niteliği ve İspat Değeri
Denizli Baro Başkanı ile birlikte 12 avukat gözaltına alındı
Adliyede polise talimat veren 'sahte savcı' tutuklandı
12. Yargı Paketi Meclis'e sunuluyor: İki duruşma arasındaki süre en fazla 3 ay olacak!
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yapılan önemli değişiklikler üzerine değerlendirme