MAKALE

KÜRESEL DÜZEYDE SOSYAL MEDYAYA ERİŞİMDE YAŞ KISITLAMASI: ULUSAL MEVZUAT GELİŞMELERİ VE TÜRKİYE'DEKİ YASAL SÜREÇ

Abone Ol

GİRİŞ

Sosyal medya platformlarının çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkileri; başta ruh sağlığı bozuklukları, uyku düzensizlikleri ve bağımlılık riski olmak üzere pek çok alanda uluslararası akademik çevrelerde ve ulusal yargı organlarında tartışılmaya devam etmektedir. Bu endişelere yanıt olarak, başta Avustralya olmak üzere Avrupa ve Asya-Pasifik ülkelerinden çok sayıda devlet, belirli bir yaş sınırının altındaki kullanıcıların sosyal medya platformlarına erişimini kısıtlayan yasal düzenlemeler yürürlüğe koymuş ya da mevzuat hazırlığına başlamıştır. İşbu makalede söz konusu yasal düzenlemeler ülke bazında değerlendirilmekte; Türkiye'deki mevcut yasal süreç hukuki çerçevede ele alınmaktadır.

I. YÜRÜRLÜKTE OLAN ULUSAL DÜZENLEMELER

A. Avustralya

Avustralya, sosyal medyaya erişimde ulusal düzeyde yaş sınırı öngören ilk ülke olma özelliğini taşımaktadır. Avustralya Parlamentosu tarafından kabul edilen Online Safety Amendment (Social Media Minimum Age) Act, 10 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kanun uyarınca, Facebook, Instagram, TikTok, Snapchat, X (eski adıyla Twitter), YouTube, Reddit, Twitch ve Kick gibi başlıca sosyal medya platformları, 16 yaşın altındaki kullanıcıların hesap oluşturmasını ve mevcut hesaplarını kullanmasını engellemekle yükümlü kılınmıştır. Yasanın uygulanması, bireysel kullanıcılara değil; yaş doğrulama sistemlerini hayata geçirmeyen platformlara yöneliktir. Platforma yüklenen bu yükümlülüğü ihlal eden şirketler, 49,5 milyon Avustralya doları (yaklaşık 34,4 milyon ABD doları) tutarına kadar idari para cezasıyla karşı karşıya kalabilmektedir. Yaş doğrulama yöntemleri olarak resmi kimlik belgesi, yüz tanıma ve ses tanıma teknolojilerinin birden fazlasının kullanılması öngörülmüş; kullanıcının beyanına dayanılması yeterli kabul edilmemiştir.

B. Malezya

Malezya, 2026 yılının Ocak ayından itibaren 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarında hesap oluşturmasını yasaklayan uygulamayı fiilen başlatmıştır.

C. İspanya

İspanya'da 2024 yılında onaylanan ve sosyal medyaya kendi iradesiyle erişim için veri koruma rızası yaşını 14'ten 16'ya yükselten yasal düzenleme, 2026 yılının Şubat ayından itibaren uygulanmaya konulmuştur.

D. Portekiz

Portekiz Parlamentosu, 12 Şubat 2026 tarihinde sosyal medya erişimini düzenleyen bir kanunu ilk aşamada kabul etmiştir. Söz konusu kanun uyarınca; 13 yaşın altındaki çocukların sosyal medya hesabı açması kesinlikle yasaklanmakta, 13 ile 16 yaş arasındaki kullanıcıların ise ebeveyn onayı ve dijital kimlik doğrulaması ile hesap açabileceği düzenlenmektedir. 16 yaşını dolduranlar platforma özerk şekilde erişim hakkına sahip olacaktır.

II. YASA TASLAĞI AŞAMASINDA OLAN ÜLKELER

A. Fransa

Fransa, kişisel verilere ilişkin düzenlemeler kapsamında 2023 yılında sosyal medya platformlarına 15 yaş altı kullanıcılar için ebeveyn onayı zorunluluğu getirmiştir. Bu düzenlemenin uygulamada yetersiz kaldığı değerlendirilerek Cumhurbaşkanı Macron'un talebiyle hızlandırılmış yasama prosedürü işletilmiştir. Fransa Ulusal Meclisi, 2026 yılı Ocak ayında 15 yaş altına sosyal medya yasağı öngören kanun teklifini 130'a karşı 21 oyla kabul etmiştir. Söz konusu metin Senatonun gündemindedir. Yasa teklifinin yasalaşması halinde 15 yaş altı tüm kullanıcıların sosyal medya erişimi kısıtlanacak ve bu düzenleme tüm liselerde akıllı telefon kullanım yasağıyla da desteklenecektir.

B. Danimarka

Danimarka Hükümeti, Kasım 2025 tarihinde 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklayan bir düzenleme üzerinde siyasi partiler arasında mutabakat sağlandığını kamuoyuyla paylaşmıştır. Üç koalisyon partisi ile iki muhalefet partisinin desteğini alan bu uzlaşının 2026 yılının ortasına kadar yasama sürecini tamamlaması öngörülmektedir. Dijital kimlik altyapısına dayalı bir yaş doğrulama uygulaması geliştirilmesi planlanmaktadır.

C. Norveç

Norveç Hükümeti, 2024 yılının sonlarından itibaren sosyal medya platformlarına erişim için asgari yaşı 15 olarak belirlemeyi ve bağlayıcı yaş doğrulama sistemleri oluşturmayı öngören yasal bir konsültasyon süreci başlatmıştır.

D. Yunanistan

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, 2027 yılı Ocak ayından itibaren 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medyaya erişiminin yasaklanacağını Nisan 2026'da kamuoyuna duyurmuştur. Söz konusu düzenlemenin çocuklar arasındaki kaygı bozuklukları ve uyku sorunlarıyla mücadele amacı taşıdığı ifade edilmiştir.

E. Slovenya

Slovenya, Başbakan Yardımcısı Matej Arcon'un Şubat 2026 tarihli açıklamasına göre, 15 yaş altındaki çocukların TikTok, Snapchat ve Instagram gibi platformlara erişimini yasaklayacak taslak mevzuat hazırlığına başlamıştır. Kanun taslağının hazırlanmasında eğitim ve dijital teknoloji alanında uzman kişilerin görüşlerine başvurulacağı açıklanmıştır.

F. Finlandiya

Finlandiya Başbakanı, 2026 yılının Ocak ayında 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımının kısıtlanmasını desteklediğini kamuoyuyla paylaşmıştır.

G. İtalya

İtalya Parlamentosu, Mayıs 2024'te 15 yaş altı kullanıcılar için sosyal medya kısıtlamaları ve çocuk influencer düzenlemesi içeren bir yasa teklifi Senatonun gündemine almıştır. Aynı dönemde İtalya'da yetişkin içerik sitelerine yönelik yaş doğrulama mevzuatı da yürürlüğe girmiştir. Sosyal medya yasağına ilişkin düzenleme ise Mart 2026 itibarıyla henüz yürürlük kazanmamıştır.

H. Avusturya

Avusturya, 14 yaş altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklayan bir mevzuat hazırlığına girişmiştir. Farklı siyasi partilerin temsilcilerinden oluşan uzman gruplarının 2026 yılının Haziran sonuna kadar taslağı şekillendirmesi öngörülmekte; Avustralya modelinin bir referans alınması tartışılmaktadır.

I. Endonezya

Endonezya, 2026 yılının başında YouTube, TikTok, Facebook, Instagram, Threads, X, Bigo Live ve Roblox gibi platformlarda 16 yaş altı kullanıcılara yasak getirilmesi yönünde adımlar attığını duyurmuştur.

III. AVRUPA BİRLİĞİ DÜZEYİNDEKİ GELİŞMELER

Avrupa Parlamentosu, 26 Kasım 2025 tarihinde 483'e karşı 92 oyla yasama niteliği taşımayan bir raporu kabul etmiştir. Söz konusu rapor; sosyal medyaya erişim için asgari yaşın 16 olarak belirlenmesini, 13-15 yaş arasındakiler için ise ebeveyn onayı şartının aranmasını önermektedir. Bunun yanı sıra raporda sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve algoritma tabanlı ticari sömürü gibi tasarım özelliklerine yönelik kısıtlamalar da önerilmektedir. Bununla birlikte, Avrupa Komisyonu Sözcüsü Thomas Regnier'in açıklamalarında da belirtildiği üzere, AB çapında bağlayıcı bir sosyal medya yasağı öngörülmemekte; bu alandaki düzenleyici yetkinin üye devletlerde kalmaya devam ettiği vurgulanmaktadır.

IV. TÜRKİYE'DEKİ YASAL SÜREÇ

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimini yasaklamayı ve 15-17 yaş grubundaki kullanıcılar için ebeveyn denetim mekanizması kurmayı öngören bir yasa taslağını gündemine almıştır. Söz konusu taslak, sosyal medya şirketlerine yaş ve kimlik doğrulama yükümlülüğü getirmekte; VPN kullanımı yoluyla kısıtlamaların aşılmasını zorlaştıracak teknik tedbirler alınmasını ve sorunlu içeriklerin kaldırılması sürecinin hızlandırılmasını da kapsamaktadır. Taslak metin ilgili komisyon aşamasından geçmiş olup yürürlüğe girebilmesi için TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesi ve Resmî Gazete'de yayımlanması gerekmektedir.

V. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Avustralya'nın Aralık 2025'te yürürlüğe koyduğu düzenlemeyle başlayan ve kısa sürede küresel bir ivme kazanan bu yasal akım, sosyal medya şirketlerinin bireysel kullanıcı beyanı yerine teknik doğrulama yöntemleriyle sorumlu tutulması ilkesine dayandığı görülmektedir. Uygulamalar arasındaki temel farklılıklar; yaş sınırının belirlenmesi (14, 15 veya 16), ebeveyn onayı modelinin benimsenmesi ile mutlak yasak arasındaki tercih, yaş doğrulama yönteminin teknik yapısı ve yaptırım mekanizmalarının ağırlığı başlıkları altında yoğunlaşmaktadır.

Türkiye'nin bu küresel eğilimle eş zamanlı yürüttüğü yasal süreç, mevcut tabloda öne çıkan önemli bir gelişme olarak değerlendirilmelidir. Taslak metnin yasalaşması halinde, Türk hukukunda hem platform şirketlerine hem de ebeveynlere yeni sorumluluklar yükleyen kapsamlı bir dijital koruma rejimi oluşacaktır.

Sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin küresel farkındalığın hukuki zemine taşınması, son derece isabetli ve geç kalınmış bir adımdır. Bu düzenlemelerin en değerli yanı, sorumluluğu bireyden alıp biraz da platforma yüklemesidir; zira teknik ve ekonomik güç bakımından bireysel kullanıcının platform karşısındaki zayıflığı hukuki ve ekonomik gerçekliğin ta kendisidir.

Türkiye'nin bu süreçte Avustralya ve Avrupa ülkeleriyle eş zamanlı bir mevzuat hazırlığı yürütmesi, çocuk haklarına verilen önemin somut bir yansımasıdır. Bununla birlikte, yasal düzenlemenin etkinliği büyük ölçüde uygulamayı gözetim altına alacak denetim mekanizmalarının ne denli güçlü kurulacağına bağlı olacaktır. Salt yasak getirmek yeterli değildir; yaptırım sisteminin caydırıcılığı ve yaş doğrulama altyapısının teknik sağlamlığı, bu yasaların kâğıt üzerinde kalmamasının ön koşuludur.

Uluslararası hukuk perspektifinden değerlendirildiğimizde, söz konusu düzenlemeler BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi uyarınca benimsenen 'çocuğun üstün yararı' ilkesiyle tam bir uyum içindedir. Bu ilkenin dijital alan da dahil olmak üzere her ortamda hayata geçirilmesi, modern hukuk devletinin temel yükümlülükleri arasında yer almaktadır.

Bu makale, kamuya açık uluslararası haber kaynakları ve resmi hükümet açıklamalarına dayanılarak hazırlanmıştır. Yasal süreçlerin devam etmesi nedeniyle güncellik koşulları değişkenlik gösterebilir.

Av. Hatice Büşra BAYRAKTAROĞLU