T.C.
Yargıtay
1. Hukuk Dairesi
2012/120 E., 2012/4681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : EĞİRDİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/01/2011
NUMARASI : 2009/149-2011/12
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar Ö., M.N., A.Z., A.S. ve A.H. asıl davada, çekişme konusu 240 ada 240 ila 245 parsel sayılı taşınmazlar ile 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak davalı İ.. Z.. aleyhine tapu iptal -tescil isteğinde; birleşen 2009/245 esas sayılı davada ise, İ.Z.tarafından çekişmeli bu taşınmazların davalı H.'e muvazaalı olarak temlik edildiğini ileri sürerek davalı H.aleyhine tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlar; davacılar G. ve N..'nin ise, birleşen 2009/ 155 esas sayılı dava ile çekişmeli 240 ada 240 ila 245 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak İ.Z.aleyhine açtıkları iptal- tescil davasının kabulle sonuçlanıp kesinleştiğini, ancak, İ.Z.tarafından taşınmazların davalı H.'e muvazaalı olarak temlik edildiğini bu nedenle kararın infaz edilemediğini, birleşen 2010/ 274 esas sayılı davada ise aynı sebepler ileri sürülerek çekişme konusu 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak davalı H.aleyhine iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı Ö. bakımından mirasçı olmadığından davanın sıfat yokluğundan reddine; diğer davacılar yönünden ise, asıl dava ile 2009/245 esas ve 2010/274 esas sayılı birleşen davaların kısmen kabulüne; 2009/155 esas sayılı birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.10.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı H. A.. vekili Avukat H.A.. ile temyiz edilen birleşen dosya davacısı G. Y.. ve vekili Avukat A.. K.. geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalı vekili Avukat ile temyiz edenler vekili Avukat gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava ve birleştirilen davalar tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, Mahkemece, davacı Ö. bakımından mirasçı olmadığından davanın sıfat yokluğundan reddine; diğer davacılar yönünden ise, asıl dava ile 2009/245 ve 2010/274 esas sayılı birleşen davaların kısmen kabulüne; 2009/155 esas sayılı birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, miras bırakan A..Ş..A..'un 16.06.1987 tarihinde ölümüyle geriye mirasçıları olarak, davacı kızları G. ve N..; davacı torunları M.N., A.Z., A.S. ve A.H. ile davalı oğlu İ.yü bıraktığı, davacı Ö.'ün mirasçı olmadığı; vekaleten 29.3.1985 tarihinde yapılan satış işlemiyle, miras bırakan A..Ş..'nin maliki olduğu tapunun 25.12.1956 tarih, 46 sırasında kayıtlı taşınmazının tamamı ile 17.8.1984 tarih 14 sırasında kayıtlı taşınmazın 19/256 hissesinin satış suretiyle davalı oğlu İ.ye temlik edildiği; kadastroca 25.12.1956 tarih, 46 sıra nolu tapulu taşınmazın 240 ada 8 sayılı parsele revizyon gördüğü ve hükmen 27.9.1988 tarihinde davalı İ.Z.adına tescil edildiği; 17.8.1984 tarih 14 sıra nolu taşınmazdaki 19/256 paya karşılık ise kadastroca 102 ada 35 parsel sayılı taşınmazda davalı İ.Z.adına 9/96 payın tespit edildiği ve hükmen 11.12.1992 tarihinde kesinleştiği; halen çekişmeli 240 ada 240, 241, 242, 243, 244 ,245 ( 240 ila 245) parsel sayılı taşınmazların davalı H.adına, çekişmeli 102 ada 35 parsel sayıl taşınmazdaki 9/96 payın ise davalı İ.Z.adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, önceden davacılar G. ve N..tarafından 3.10.1994 tarihinde muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak çekişmeli 240 ada 240 ila 245 sayılı ve 102 ada 35 sayılı parseller yönünden eldeki davanın davacılarından Ö., M.N., A.Z., A.S. ve A.H.'ın İ.Z. ile dava dışı M..B..aleyhine açtıkları iptal -tescil davası sonucunda, Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.05.2008 günlü, 1994/221 esas, 2008/154 sayılı kararıyla dava kabul edilerek davalı İ.Z.adındaki tapu kaydının davacılar G. ve N..'nin miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verildiği ve dereceattan geçmek suretiyle 18.6.2009 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Davacılar Ö., M.N., A.Z., A.S. ve A.H. tarafından davalı İ.Z.aleyhine açılan asıl davada, çekişme konusu 240 ada 240 ila 245 parsel sayılı taşınmazlar ile 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak iptal -tescil isteğinde; birleşen 2009/245 esas sayılı davada ise, İ.Z.tarafından çekişmeli bu taşınmazların davalı H.'e muvazaalı olarak temlik edildiğini ileri sürerek davalı H.aleyhine tapu iptal ve tescil isteğinde bulundukları; davacılar G. ve N..'nin ise, birleşen 2009/ 155 esas sayılı dava ile çekişmeli 240 ada 240 ila 245 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak İ.Z.aleyhine açtıkları iptal- tescil davasının kabulle sonuçlanıp kesinleştiğini, ancak, İ.Z.tarafından taşınmazların davalı H.'e muvazaalı olarak temlik edildiğini bu nedenle kararın infaz edilemediğini, birleşen 2010/ 274 esas sayılı dava ile de aynı sebepler ileri sürülerek çekişme konusu 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak davalı H.aleyhine iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Hemen belirtilmelidir ki, asıl davanın davacıları M.N., A.Z., A.S. ve A.H. tarafından davalı İ.Z.aleyhine açılan çekişme konusu 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaz yönünden Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilerek, davada vekille temsil olunan davalı İ.Z.yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi hükmü uyarınca hak düşürücü sürenin olumsuz dava şartı olduğu gözetilerek maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı İ.nün tüm temyiz itarazları yerinde değildir, reddine.
Davalı H.'in temyizine gelince;
a) Davacılar G. ve N..'nin, davalı H.aleyhine çekişme konusu 102 ada 35 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak açtıkları davanın, anılan taşınmazın tapu sicil kaydının davalı H.adına olmayıp, halen İ.Z.üzerinde bulunduğu saptanarak davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, keza, davada husumetin dava şartı olması nedeniyle yukarıda değinildiği gibi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi hükmü uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
b) Davacılar G. ve N..'nin davalı H.aleyhine çekişme konusu 240 ada 240, 241, 242, 243, 244 ve 245 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak açtıkları davada, çekişmeli bu taşınmazların önceki maliki İ.Z.aleyhine muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açmış oldukları tapu iptal ve tescil davası sonucu, Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesinin, 30.5.2008 günlü, 1994/221 esas ve 2008/154 sayılı kararıyla davanın kabul edilerek miras payları oranında iptal ve tescile karar verildiği ve derecattan geçmek suretiyle 18.06.2009 tarihinde kesinleştiği, ancak, taşınmazların Daire onama kararından sonra İ.Z.tarafından davalı H.'e satış suretiyle temlik edildiği, son çap kayıtları dosyada mevcut olmadığından karar düzeltme isteği reddedilerek kararın davalı İ.Z.hakkında kesinleştiği, tüm dosya kapsamından, davalı H.'in İ.nün yakın arkadaşı olup, ayrıca anılan davada, davalı tanığı sıfatıyla beyanda bulunduğu, değerler arasında aşırı fark bulunduğu, ödemeye ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği olguları gözetildiğinde, davalı H.'in 4721 sayılı T.M.K.'nun 1024. maddesi gereğince muvazaalı işlemi bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olup, edinmesinde iyiniyetli olmadığı, TMK'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı mahkemece saptanarak, çekişmeli 240 ada 240 ila 245 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacılar G. ve N..'nin miras payları yönünden davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
O halde davalı H.'in, yukarıda ( a ) ve ( b ) harfleriyle gösterilen yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Diğer temyiz itirazlarına gelince;
03.10.1994 tarihinde açılan Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp kesinleşen 1994/221 esas sayılı davada 240 ada 240 ila 245 sayılı parsellere ilişkin olarak kadastro tespit tarihinden önce ölen murislerinden kalan tereke üzerinde davacılar G. ve N.. tarafından kendi miras payları yönünden iptal ve tescil isteğinde bulunulduğu, davacılar M.N., A.Z., A.S. ve A.H.'ın miras paylarına yönelik bir istekte bulunulmadığı başka bir ifade ile bunların paylarının dava konusu yapılmadığı ve bunların payına ilişkin bir hükümde kurulmadığı ve murisin tespit tarihinden önce öldüğü gözetildiğinde, eldeki davaya konu ettiği paylar yönünden tutanağın keşinleştiği tarih ile davanın açıldığı 12.10.2009 tarihi itibariyle adı geçen davacılar yönünden 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gözetilerek M.N. ve diğerlerinin bu parseller bakımından davalarının hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı H.'in bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedene hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 825.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 25.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





