1. Emniyet ve askerî teşkilat mensupları başta olmak üzere, kamu düzeninin tesisi ve bekası için görev yapan kamu görevlilerinin, görevlerinden dolayı hayatlarını kaybetmeleri, yaralanmaları ya da engelli hale gelmeleri halinde; kendileri veya geride kalan yakınlarına maddi destek sağlamak amacıyla ihdas edilen hukukî enstrümanlardan biri de 2330 Sayılı Kanun’dur.

2. İdare hukukunun bu özel alanı, idarenin kusurlu sorumluluğu, kusursuz sorumluluğu ve meslekî risk ilkeleri üzerine bina edilmiştir. Bu makalede, 2330 sayılı Kanun’un uygulama esaslarını, tazminat türlerini ve yargısal süreçleri detaylı bir şekilde ele alacağız. (Bkz. Kaya, D. (2023). "2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun Kapsamında İdarenin Sorumluluğu ve Tazminat Yükümlülüğü", Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 6(2), s. 797-825.)

1) 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu’nun Amacı ve Hukukî Dayanağı

1. Anayasa’nın 40. Maddesinde kamu görevlilerinin haksız işlemleri sonucunda kişilerin zarara uğraması halinde, zararın “Devletçe” tazmin edileceği düzenlenmiştir. Peki ya kamu görevlilerinin görevlerinin gereklerini yerine getirirken uğradığı zararlar? İşte bu husus, Anayasa’nın 128. Maddesinde: “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” şeklinde kanunî düzenlemelere bırakılmıştır. 2330 sayılı Kanun da Anayasa’nın 128. Maddesi’ne dayanılarak, kamu görevlilerinin görevinden dolayı uğradığı zararların giderimine dair bir düzenlemedir.

2. Kanun’un temel amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men etmek, trafik ve yol güvenliğini sağlamak, tutuklu ve hükümlülerin sevkini gerçekleştirmekle görevli olanlar ile patlayıcı maddelerin imhası gibi riskli işlerde görevlendirilenlerin, bu görevlerinden dolayı ölmeleri, engelli hâle gelmeleri veya yaralanmaları durumunda kendilerine veya varislerine ödenecek tazminat ve bağlanacak aylığın usul ve esaslarını belirlemektir.

3. Bu kanunun hukukî temeli, idarenin kusursuz sorumluluğuna dayanır. İdarenin herhangi bir hizmet kusuru (yanlış personel seçimi, yetersiz denetim vb.) bulunmasa dahi, yürüttüğü faaliyetin bünyesinde taşıdığı tehlike nedeniyle oluşan zararı tazmin etmesi "risk ilkesi" ve “fedakarlığına denkleştirilmesi” ilkelerinin gereğidir. (Bkz. Kaya, D. (2023). "2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun Kapsamında İdarenin Sorumluluğu ve Tazminat Yükümlülüğü", Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 6(2), s. 797-825. )

4. Kamu görevlisinin tüm toplum adına üstlendiği bu ağır külfetin, sadece kendi üzerinde kalması hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine aykırıdır; dolayısıyla bu zarar tüm topluma pay edilmelidir.

2) 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Kanunu’ndan Yararlanma Şartları

1. 2330 sayılı Kanun’un 1. Maddesinde “Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamak…” düzenlemesi ile resmî bir savaş halinde gerçekleşen vakaların 2330 sayılı kanun çerçevesinde değerlendirilmeyeceğini kanun lafzından anlamaktayız.

A-Görev Şartı:

- Güvenlik ve Asayiş Hizmetleri

Barışta güven ve asayişi korumak, Kaçakçılığı men, takip ve tahkik etmek, Trafik ve yol güvenliğini sağlamak, Tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini gerçekleştirmekle görevlendirilmiş olmak.

- Patlayıcı Maddelerle İlgili Tehlikeli Görevler

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatı bünyesinde bulunan patlayıcı maddelerin: İncelenmesi, Muhafazası ve nakli, İmha edilmesi veya zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilmiş olmak.

- Orman Yangınları ile Mücadele

Orman yangınlarını söndürme çalışmalarında fiilen görevli olmak.

- Yetkililerce Görevlendirilen Özel Durumlar

Yukarıdaki kapsamda (güvenlik, asayiş, kaçakçılıkla mücadele vb.) yetkililerce kendilerine görev verilen Kamu görevlileri, Gönüllüler.

B-Kişi Şartı: Kanun’un 2. maddesinde ve ilgili yönetmelikte kapsam içerisine alınan kişiler şunlardır:

- Güvenlik ve Asayiş Personeli: İç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile trafik ve yol güvenliğini sağlamakla görevlendirilen; Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları ile çarşı, mahalle ve kır bekçileri bu kapsamdadır.

- Özel Görevli Memurlar: Orman memurları ve personeli ile Gümrük Muhafaza memurları da aynı görev tanımları çerçevesinde kanun kapsamına alınmıştır.

- Adli ve Askeri Yargı Mensupları: Güven ve asayişi ihlal eden eylemlere ve kaçakçılığa ilişkin olayların soruşturma ve kovuşturma işlemlerini yürüten adli ve askeri hâkimler, Cumhuriyet savcı ve yardımcıları ile askeri savcı ve yardımcıları madde kapsamında sayılmıştır.

- Mülki İdare Amirleri: Güven ve asayişi ihlal eden eylemler ile kaçakçılığa ilişkin eylemlerin önlenmesine yönelik görev yapan mülki idare amirleri de bu haklardan yararlanır.

- Ceza İnfaz Kurumu Personeli: Tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleri ile ceza ve tutukevlerinin iç ve dış güvenliğini sağlamakla görevli personel kapsam dahilindedir.

- Yardımcı Olan Siviller ve Kamu Görevlileri: Güven ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması zorunlu olan ve yetkililerce görev verilen siviller ile güvenlik kuvvetlerine kendiliklerinden yardımcı olup faydalı oldukları yetkililerce belgelenen (tevsik edilen) kişiler de madde kapsamındadır.

- Saldırıya Maruz Kalan Personel: Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırılara maruz kalan kamu görevlileri kanun koruması altındadır.

- Patlayıcı Madde Uzmanları: TSK, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatında patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli ve imhası işlemlerinde görevlendirilenler kapsama dahildir.

- Orman Yangını Görevlileri: Orman yangınlarını söndürme çalışmalarında Orman Genel Müdürlüğü tarafından fiilen görevlendirilen personel ve gönüllüler ile bu kapsamda görev verilen diğer kamu görevlileri de maddeye eklenmiştir.

- Aile Üyeleri: Yukarıda sayılan kişilerin yaptıkları görevler veya yardımlar sebebiyle saldırıya maruz kalan eş, füru (çocuklar/torunlar), ana, baba ve kardeşleri de kanun kapsamında korunmaktadır.

Ayrıca 2566 sayılı Kanun uyarınca; tutuklu ve hükümlülerin muayene ve tedavisiyle görevlendirilen sağlık personeli ile mayınlanmış sahaların temizlenmesinde görev alanlar da 2330 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanacak kişiler arasında sayılmıştır

C-Zarar Şartı: 2330 sayılı kanun çerçevesinde nakdi tazminat ve aylık bağlanabilmesi için kamu görevlisinin ölmesi, engelli hâle gelmesi veya yaralanmış olması gerekmektedir. Sadece maddi hasarlı olaylar bu kanun kapsamında tazmin edilmez; kamu görevlisinin bedensel bir bütünlüğünün ihlali kanunda açıkça düzenlenmiş bir şarttır.

D-Kastın Bulunmaması: Ölüm veya yaralanmanın oluşumunda kişinin kendi kasti eyleminin bulunmaması şarttır. Ancak dikkat edilmelidir ki, kişinin "kusurlu" (tedbirsiz veya dikkatsiz) olması nakdi tazminata engel değildir.

1. Nitekim, T.C. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İDD, 20.12.2022 K. T., 2022/6137 E., 2022/5951 K. sayılı kararıyla:Uyuşmazlıkta, davacının görev yaptığı Antalya ilinde, 27.09.2013 tarihinde resmi aracına yakıt ikmali yapmak üzere petrol istasyonuna doğru seyir halinde iken meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, davacının ve karşı araç sürücüsünün karşılıklı %50 kusurlu oldukları yolunda kaza tespit raporu düzenlendiği, 2330 sayılı Kanun'da, bu Kanundan yararlanabilmek için ilgilinin "Ölüm, yaralanma ve sakatlanmanın oluşumunda kendi kastının bulunmaması" koşulunun arandığı, davacının yaralanmasına ilişkin olayda herhangi bir şekilde kastın varlığının ileri sürülmediği, dolayısıyla kusurun varlığının, 2330 sayılı Kanun'un uygulanmasına hukuken engel bir durumun oluşturmadığı, ayrıca davacının iç güvenlik ve asayişin korunmasına yönelik olarak görev yapmakta iken yaralandığı görülmüştür. Bu durumda; davacının iç güvenlik ve asayişin korunması görevi sırasında, kendi kastı olmaksızın meydana gelen olayda yaralandığı, dolayısıyla davacıya 2330 sayılı Kanun hükümleri uyarınca nakdi tazminat ödenmesi gerekirken, nakdi tazminat ödenmesi talebiyle idareye yaptığı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.” tazminata konu zararın oluşumunda kamu görevlisinin kusurunun, kast olmadığı sürece nakdi tazminat ödenmesine engel olmayacağını ortaya koymuştur.

2. Kamu görevlisinin nakdi tazminata konu zararı "kast" ile oluşturması gerekmekte olup, bu durumu ispat yükü idarenin üzerindedir.

E-İlliyet Bağı: Zararlı sonuç ile yapılan görev arasında bir neden-sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Örneğin, görev esnasında icra edilen faaliyetin stresi ve etkisiyle geçirilen bir kalp krizi de illiyet bağı kurulabildiği ölçüde kanun kapsamında değerlendirilir.

1. Bu konuda, T.C. Danıştay İDDGK, 16.06.2020 K. T., 2019/1072 E., 2020/927 K. Sayılı KararıDosyanın incelenmesinden, geçici köy korucusu olarak görev yapan davacı murisinin, yetkili askeri makamların emri ve planlaması dahilinde, 18/11/2006 tarihinde gerçekleştirilecek Şemdinli-Tekeli konvoy faaliyetinin yol emniyetini sağlamak üzere askeri unsurlarla birlikte icra edilen keşif ve gözetleme faaliyetinin icrası maksadıyla Hıdır Tepe'ye tırmanılmasından kısa bir süre sonra kalp krizi geçirerek vefat ettiği, dosya kapsamında yer alan "Olay Yeri Tespit Tutanağı", "Genel Adli Muayene Raporu" ve "Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağı"ndaki ifade ve tespitlerden, şahsın vefatının icra ettiği görevin etkisiyle meydana geldiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, dosya kapsamında yer alan ve İlçe Jandarma Komutanı, İlçe Kaymakamı ile İl Valisi tarafından imzalanan "Durum Belgesi"nde, davacı murisinin ölüm olayının, 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğu, olayda şahsın kusurunun bulunmadığı ve tazminata da müstahak olduğu hususlarına yer verildiği görülmektedir. Bu durumda; davacı murisinin ölümünün, görev sırasında ve görevin etkisiyle meydana geldiğinin kabulüyle davacıya 2330 sayılı Kanun hükümleri uyarınca nakdi tazminat ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde ve bu işleme karşı açılan davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.” Şeklinde karar verilmiş, görevin etkisi ve tesiri ile meydana geldiğinin tespiti durumunda yine 2330 sayılı Kanun kapsamında tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

3) 2330 Sayılı Kanun Kapsamında Ödenecek Tazminat Türleri

A. Nakdi Tazminat: Herhangi bir adli karar gerekmeksizin, yetkili komisyonca belirlenen tutarlardır. Hesaplamada "karar tarihindeki" en yüksek devlet memuru brüt aylığı (ek gösterge dahil) esas alınır.

i) Ölüm Halinde 2330 sayılı Kanun’un 3. Maddesinde; Ölüm halinde ölenin kanunî mirasçılarına en yüksek Devlet Memuru Brüt Aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarında tazminat ödenmesi öngörülmektedir.

ii) Ağır Maluliyet Tazminatı

Kanunda ağır maluliyetin tanımı Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malul olan kişi olarak tanımlanmıştır. Bu kişilere en yüksek devlet memuru brüt aylığının ek gösterge dahil 200 katı tutarında tazminat ödenir.

iii) Maluliyet Tazminatı

Ağır malul kişilerin dışında kalan kişiler kanun kapsamında malul sayılmış ve bu kişilere ödenecek tazminat maluliyet derecelerine göre hesaplanacaktır. Bu tazminat en yüksek memur aylığının 100 katı tutarından hesaplanır. Aşağıda tablo halinde ödenecek tutar gösterilmiştir.

Maluliyet

Maluliyet Derecesi

Tazminat Oranı

Tazminat Miktarı

Ağır Malul

Ağır

Matrahın %200’ü

En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar)

Malul

1

Matrahın 100 katının %75’i

En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar)

Malul

2

Matrahın 100 katının % 65’i

En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar)

Malul

3

Matrahın 100 katının % 55’i

En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar)

Malul

4

Matrahın 100 katının %45’i

En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar)

Malul

5

Matrahın 100 katının %35’i

En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar)

Malul

6

Matrahın 100 katının % 25’i

En yüksek devlet memuru aylığı ( Karar tarihindeki brüt tutar)

iv) Yaralanma Tazminatı

Asayiş görevlisinin, görevinden kaynaklanan bir olay nedeniyle yaralanması ve tedavi süreci sonrasında %20 veya daha düşük oranlı engellilik haliyle kalıcı bir rahatsızlığının bulunması durumunda, engel oranı esas alınmak suretiyle kendisine tazminat ödenmesine hak kazanılır.

Yaralanma Durumu

Ödeme Oranı (5. Maddeye Göre)

Ana Matrah

a) Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte

%3

En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt)

a) Basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde hafif nitelikte

%5

En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt)

b) Kemik kırığı (hayat fonksiyonlarına etkisi hafif)

%7

En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt)

b) Kemik kırığı (hayat fonksiyonlarına etkisi orta)

%10

En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt)

b) Kemik kırığı (hayat fonksiyonlarına etkisi ağır)

%15

En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt)

c) Kişinin yaşamını tehlikeye sokacak derecede yaralanma

%20

En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt)

d) Araz bırakması halinde (belirtilen oranların iki katını aşmamak üzere, en fazla %20’yi geçemez)

Yaralanma derecelerindeki oranın 2 katı

En yüksek devlet memuru aylığının 100 katı kadar (brüt)

B. Görev Malullüğü, Dul ve Yetim Aylığı: Görev nedeniyle emekliye sevk edilenlere veya ölenlerin hak sahiplerine, bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre bağlanan aylıklar %25 artırılarak ödenir. Sosyal güvencesi olmayan siviller için ise 657 sayılı Kanun uyarınca öğrenim durumlarına göre derece tespiti yapılarak aylık bağlanır.

C. Öğretim ve Sağlık Yardımları: Ölenlerin veya çalışamayacak derecede engelli olanların çocukları devlet yatılı okullarına sınavsız alınır ve burs/kredi önceliğinden yararlanır. Ayrıca, kamu kurumlarınca karşılanmayan tedavi giderleri devlet ve üniversite hastanelerinde ücretsiz karşılanır.

4) Nakdi Tazminat Verecek Makamlar, Nakdi Tazminat Komisyonu ve Tazminatın Ödenme Usulü

Tazminat süreci re'sen (idarece kendiliğinden) veya ilgililerin başvurusu üzerine işler.

A Nakdi Tazminat Verecek Makamlar ve Başvuru Yerleri

1. Nakdi tazminat verilmesine karar verecek yetkili makamlar, personelin bağlı olduğu bakanlıklara göre değişmektedir. Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli ile mülki idare amirleri ve bu kurumlarda görevli diğer personel için İçişleri Bakanlığı yetkilidir. Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları için Milli Savunma Bakanlığı; Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları için ise Cumhurbaşkanlığı (MİT Başkanlığı) yetkili makamlardır. Ayrıca orman memurları, gümrük muhafaza memurları gibi diğer kamu görevlileri de kendi bağlı oldukları bakanlıklar bünyesindeki kurullar aracılığıyla süreci takip ederler.

2. Kamu görevlileri veya görevlendirilen siviller, tazminat taleplerini olayla ilgili "Olay Tutanağı" düzenleyen birimlerine veya doğrudan bağlı oldukları en yakın mülki amirliğe (Kaymakamlık/Valilik) veya kurum amirliğine yapmalıdırlar. Siviller ve güvenlik kuvvetlerine yardımcı olan gönüllüler de faydalı olduklarını tevsik eden belgelerle birlikte İçişleri Bakanlığı veya ilgili mülki makamlara başvuruda bulunabilirler.

B - Nakdi Tazminat Komisyonunun Rolü

1. Nakdi Tazminat Komisyonu, tazminat sürecinin merkezinde yer alan karar verici organdır. Komisyon; olayın 2330 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığını, meydana gelen yaralanma veya ölümün görevle illiyet bağının bulunup bulunmadığını ve kişinin kendi kusurunun olup olmadığını inceler. İlgili sağlık raporlarını, adli ve idari soruşturma dosyalarını değerlendirerek tazminat ödenip ödenmeyeceğine dair nihaî teknik ve hukuki kararı verir.

2. Komisyonun bir diğer kritik rolü ise ödenecek tazminatın miktarını belirlemektir. Yaralanma veya engellilik derecesine göre kanunda belirtilen alt ve üst limitler dahilinde (örneğin engellilikte %25'ten %75'e kadar) somut tazminat oranını tayin eder. Komisyon tarafından verilen karar, yetkili bakanın (veya makamın) onayı ile kesinleşir ve ödeme sürecini başlatır.

C - Tazminatın Ödenme Usulü

1. Tazminatın ödenme usulü, kararın kesinleşmesini müteakip tahakkuk ve ödeme işlemlerinin gerçekleştirilmesi esasına dayanır. Tazminat miktarı hesaplanırken, karar tarihindeki en yüksek Devlet memuru brüt aylığı (ek gösterge dahil) temel alınır. Ölüm halinde 100 katı, tam maluliyet halinde 200 katı gibi katsayılar üzerinden hesaplanan tutar, hak sahiplerinin banka hesaplarına nakden ödenir.

2. Eğer sağlık raporu süreci uzayacaksa, mağduriyetin giderilmesi için olay tarihindeki katsayılar üzerinden avans ödemesi yapılabilmesi de mümkündür. Mirasçılara yapılacak ödemelerde ise eş, çocuk, anne ve babanın payları kanunda belirtilen özel oranlara (%15 anne-baba payı gibi) göre paylaştırılarak doğrudan ilgili kişilere ödenir.

D - Zamanaşımı, Başvuru Süresi ve Başlangıcı

1. 2330 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatta özel bir başvuru süresi belirtilmemiş olmakla birlikte, genel hukuk ilkeleri ve Danıştay içtihatları uyarınca idareye başvuru süresi olay tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmektedir. Bu süre, zararın doğmasına neden olan olayın meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

2. Buna karşın, idari yargı süreci açısından başvuru süresinin başlangıcı, zararın kesinleştiği (örneğin nihai sağlık raporunun alındığı veya engellilik derecesinin belirlendiği) tarih olarak da değerlendirilebilir. Hak sahipleri, bu 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde idareye yazılı başvuruda bulunarak haklarını talep etmelidirler.

3. Ancak, Yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca, görevleri veya yardımları sona ermiş olsa dahi, maruz kalınan saldırı veya olayın geçmişte ifa edilen hizmetten kaynaklandığının ispatlanması durumunda da tazminat ve aylık hakkı doğmaktadır. Bu kapsamda, kişilerin kendilerinin veya eş, füru, ana, baba ve kardeşlerinin uğradığı bedensel zararların evvelce yerine getirilen hizmet nedeniyle meydana geldiğinin mahkeme ilamı ile sübuta ermesi; mahkeme ilamı alınamayan hallerde ise savcılıktan veya ilgili kurumdan alınacak illiyet bağını gösteren yazılı belgelerle kanıtlanması şartıyla, ilgili kurumca tazminat ödenmesi ve sosyal güvenlik kurumunca aylık bağlanması işlemleri gerçekleştirilir. Bu düzenleme, zamanaşımı süreci içerisinde hakkın aranmasında ispat vasıtalarının çeşitliliğini ve koruma kapsamının sürekliliğini ortaya koyması bakımından kritik bir öneme sahiptir.

E - Yargı Yolu İşleyişi

1. İdarenin veya Nakdi Tazminat Komisyonu'nun talebi reddetmesi ya da zımnen reddetmesi (başvuruya 30 gün içinde cevap vermemesi) durumunda yargı yolu açılır. Bu uyuşmazlıklarda görevli mahkemeler İdare Mahkemeleridir. Hak sahipleri, ret kararının tebliğinden itibaren 60 gün içinde iptal davası veya tam yargı (tazminat) davası açabilirler.

2. Yargı sürecinde mahkeme, olayın kanun kapsamındaki görevlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve idarenin kusursuz sorumluluk ilkeleri çerçevesinde ödeme yapıp yapmaması gerektiğini denetler. Mahkeme tarafından verilen iptal veya tazminat kararları idare tarafından 30 gün içinde uygulanmak zorundadır. Ayrıca, kanun kapsamında alınan tazminatın gerçek zararı karşılamadığı durumlarda, idare aleyhine genel hükümlere göre ek tazminat davaları açılması da mümkündür.

5) Sonuç ve Değerlendirme

1. İdarenin sorumluluğu özünde kusur ilkesine dayansa da, kamu hizmetinin doğurduğu risklerin adilane dağıtılması ihtiyacı, 2330 sayılı Kanun gibi kusursuz sorumluluk temelli özel düzenlemeleri zorunlu kılmıştır. Mesleki risk ilkesi uyarınca hayata geçirilen bu kanun, özellikle güvenlik ve asayiş gibi tehlikeli görevleri ifa eden personelin yanı sıra bu amaçla görevlendirilen sivilleri de koruma altına alarak geniş bir güvence şemsiyesi sunmaktadır. Hak sahiplerinin bu tazminat ve aylık imkanından faydalanabilmesi için ölüm, yaralanma veya engellilik halinin doğrudan görevle illiyet bağı içerisinde gerçekleşmesi ve kişinin kendi kastının bulunmaması temel şarttır.

2. Ancak unutulmamalıdır ki, 2330 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemeler belirli katsayılar üzerinden hesaplandığından, her zaman kişinin uğradığı gerçek zararın tamamını karşılamayabilir. Bu durumda hak sahiplerinin, idarenin genel sorumluluk ilkeleri çerçevesinde ek maddi ve manevi tazminat davası açma hakları baki kalmakla birlikte, idarece önceden yapılan ödemelerin bu davalarda mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Ancak, T.C. Anayasa Mahkemesi 24/09/2024 tarihli kararıyla (E: 2024/15, K: 2024/159) Kanun’un 6. maddesindeki "ve manevi" ibaresini iptal etmiştir. Bu durum, nakdi tazminatın artık manevi tazminat davasından mahsup edilemeyeceği anlamına gelmektedir. Sonuç olarak bu kanun, kamu hizmeti uğruna bedensel zarara uğrayan bireyler için sosyal bir hukuk devleti gereği vazgeçilmez bir ekonomik kalkan niteliği taşımaktadır.

Av. Onur KAPLAN

KAYNAKÇA:

· Kaya, D. (2023). "2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun Kapsamında İdarenin Sorumluluğu ve Tazminat Yükümlülüğü", Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 6(2), s. 797-825.

· T.C. Ankara BİM, 10. İDD, 20.12.2022 K. T., 2022/6137 E., 2022/5951 K. Sayılı Kararı

· T.C. Danıştay İDDGK, 16.06.2020 K. T., 2019/1072 E., 2020/927 K. Sayılı Kararı

· T.C. Anayasa Mahkemesi 24/09/2024 tarihli kararıyla (E: 2024/15, K: 2024/159)

· T.C. Anayasası, m. 40, 125, 128.

· 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, Kabul Tarihi: 03.11.1980, Resmî Gazete, 06.11.1980/17152.

· 2566 Sayılı Bazı Kamu Görevlilerine Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, Kabul Tarihi: 18.12.1981, Resmî Gazete, 22.12.1981/17552.

· Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik, Bakanlar Kurulu Kararı: 25.11.1992, Resmî Gazete, 18.01.1993/21469.

· 2577 Sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu, Kabul Tarihi: 6.1.1982, Resmî Gazete, 20.01.1982/ 17580

· 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Kabul Tarihi: 14.07.1965, Resmî Gazete, 23.07.1965/12056

· T.C. Milli Savunma Bakanlığı, "Nakdi Tazminat İşlemleri", (Erişim Tarihi: 29.04.2026), https://www.msb.gov.tr/Personel/icerik/nakdi-tazminat-islemleri.

· Ünsal Hukuk & Danışmanlık, "Nakdi Tazminat İşlemleri", (Yayın Tarihi: 21.10.2024),