T.C.

Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

2012/7355 E., 2012/12656 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; müteveffa ... 'in ... 11. Noterliğinin 28.02.2003 tarih ve 02920 yevmiye sayılı vasiyetname ile tüm menkul ve gayrimenkul mallarını 1/2 hisse oranında ... tebalı ... ile ... 'ya bıraktığını ancak yabancı uyruklu kişilerin karşılıklı olmak ve kanuni sınırlara uymak kaydı ile Türkiye'de taşınmaz mal edinebileceklerini, müteveffanın ölüm tarihi itibariyle de karşılıklılık esasının bulunmadığını bu itibarla muris tarafından düzenlenen ... 11.Noterliğinin vasiyetnamesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin açılıp okunduğunu ancak karşılıklılık esasının bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün ve Dış İşleri Bakanlığı Konsolosluk Daire Başkanlığının yazı cevaplarına göre karşılıklılık esasına göre davalı olan ve ... vatandaşı bulunan lehine vasiyet edilen musalehlerin de Türkiye'de taşınmaz iktisap edebilecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Mirasbırakan ... ’e ait ... 11. Noterliğinin 28.02.2003 tarih ve 02920 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin, ... 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/212-738 E.K. Sayılı 26.09.2007 tarihli kararı ile açılarak okunmasına karar verildiği, lehine vasiyet olunanların vekili tarafından mirasçılık belgesi talep edilmesi üzerine ... 4.Sulh Hukuk Mahkemesince MK'nun 598. maddesi uyarınca talep edenler ... ile ... 'nun vasiyet alacaklısı olduğuna dair mirasçılık belgesi verildiği ancak ... 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.03.2010 tarihli kararı ile de muris ... 'in 30.09.2005 tarihinde dul ve çocuksuz olarak vefatı ile tüm araştırmalara rağmen mirasçısı bulunmadığından tüm mirasın Hazineye bırakılmasına dair hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Dava hukuksal nitelikte, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 4722 sayılı Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun m.17 hükmüne göre mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. Kanun, mirasa ehil olmayanlar dışındaki herkesin mirasçı olabileceğini öngördüğüne göre( TMK 577/1); ''Yabancı'' olmak kural olarak mirasçı olmaya engel değildir. Ancak, miras ölenin milli hukukuna tabidir.(5718 s.MÖHUK M.20/1) Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk Hukuku uygulanır. Mirasın açılmasına, iktisabına terekenin bulunduğu ülke hukuku uygulanır. (5718 s.MÖHUK M.20/2) Ulusal hukukumuzda yer alan bu hükümler uyarınca, mirasbırakan Türk uyruklu ise ve ölüm tarihi itibariyle mirasçıları arasında yabancı uyruklu olanlar varsa, yabancı uyruklu bu mirasçıların; Türkiye'de bulunan bir taşınmazı miras yoluyla kazanabilmeleri için Türk Hukuku uygulanacaktır.

5444 sayılı kanunla değişik 2644 sayılı Tapu Kanunu madde 35’e göre; yabancı uyruklu gerçek kişiler, karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla Türkiye’de taşınmaz mal edinebilirler. Karşılıklılık ilkesinin uygulanmasında, yabancı devletin taşınmaz ediniminde kendi vatandaşlarına veya yabancı ülkelerde bu ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerine tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına veya ticaret şirketlerine de tanınması esastır. Bu maddenin beşinci fıkrasında belirtilen; “karşılıklılık olmayan devlet vatandaşlarının kanuni miras yoluyla edindikleri taşınmaz ve sınırlı ayni hakların intikal işlemlerinin yapılarak tasfiye edileceğine” yönelik hüküm, bu kanunun yürürlüğe girdiği 26.07.2005 tarihinden sonra ölen mirasbırakanlar bakımından uygulama olanağına sahiptir. Kanun karşılıklılık esasının ne şekilde belirleneceğini açıklamamıştır. Türk yabancılar hukukunun genel ilkelerinden olan karşılıklı işlem (mütekabiliyet)esası, en az iki devlet arasında uygulanan ve her birinin ülkelerinde diğerinin vatandaşına aynı mahiyetteki hakları karşılıklı tanımalarını ifade eder. Ancak en önemli nokta 28.05.1927 günlü 1062 sayılı kanunda ifade edildiği üzere idari karar veya istisnai kanunlarla Türk uyruklular bakımından mülkiyet haklarının kısmen veya tamamen sınırlanıp, sınırlanmadığının daha açık bir ifade ile fiili durumun belirlenmesidir. Yabancı ülke mevzuatında bir engel olmamakla beraber Türk Vatandaşlarının o ülkede taşınmaz mal edinmeleri şu veya bu biçimde fiilen engelleniyorsa, Tapu Kanunun 35.maddesinde açıklanan edinme engelinin
bulunmadığını söylemek mümkün değildir. Bunun yanında yabancı ülke taşınmazın bulunduğu yer bakımından izne bağlılık ve yasaklamalar getirilmişse bizim mevzuatımız bakımından engel olmasa bile sahildeki taşınmazın yabancı tarafından edinilebileceği kabul edilemez.

Mirasbırakan ... ile lehine vasiyet olunanların ... vatandaşı oldukları konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davada aydınlığa kavuşturulması gereken husus; yukarıda belirtilen ölüm tarihine göre Türkiye ile ... arasında, miras yoluyla taşınmazın kazanılabilmesi yönünde “karşılıklılık” ilkesinin fiili (eylemli ) olarak gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü ve Dış İşleri Bakanlığı Konsolosluk Daire Başkanlığı tarafından dosyaya gönderilen yazılarda; Türkiye ile Yunanistan arasında yabancıların ve bu bağlamda Türk Vatandaşlarının Yunanistan'da dava açmaları, açılmış davaya müdahil olmaları ve icra takibinde bulunmaları halinde teminat göstermekle yükümlü tutulup tutulmadıklarına ilişkin mevzuat hükümleri ve uygulama yönünden fiili karşılıklılığın bulunup bulunmadığı hususunda Yunanistan Dışişleri Bakanlığından 18.08.2010 tarihinde alınan notada, Yunanistan Adalet Bakanlığından alınan bilgiye atfen, Yunanistan'ın 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'ne taraf olmadığının ve Medeni Usul Hukuku bakımından Yunanistan'da lex fori ilkesinin geçerli olduğunun ve Yunanistan Medeni Kanunun 4.maddesine göre, yabancı uyrukluların ... vatandaşlarıyla aynı medeni haklara sahip olduğunun; Türk vatandaşlarının Yunanistandaki sınır bölgeleri de dahil her yerde miras yoluyla gayrimenkul edinebileceklerinin belirtildiği görülmektedir. Bu durum, iki ülke arasında “karşılıklılık” ilkesinin fiili (eylemli) uygulama yönünden daha sağlıklı değerlendirilebilmesine olanak sağlayacak şekilde yaşandığını göstermektedir. Mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, ... vatandaşı vasiyetçi ... ile ... yönünden, muris ... 'in ölüm tarihi itibariyle, hukuki ve fiili karşılıklılığın “miras yoluyla taşınmaz edinebilme” yönünden iki ülke arasında gerçekleştiği gözönünde bulundurularak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.