T.C.
Yargıtay
4. Ceza Dairesi
2014/26655 E., 2014/35069 K.
"İçtihat Metni"
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanıkların beraatine dair Tomarza Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 30.07.2010 tarih ve 2010/137 Esas 2010/186 Karar sayılı hükmün katılan tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 31.03.2014 tarih ve 2013/7352 Esas 2014/9940 Karar sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan ...'un temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA" karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2014 tarih ve 2011/37924 sayılı yazısı ile;
“Konut dokunulmazlığını bozma suçu 5237 sayılı TCY’nın 116/1. maddesinde; “Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiş, maddenin 4. fıkrasında; “Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi” cezayı ağırlaştırıcı bir neden olarak öngörülmüştür.
Konut dokunulmazlığını bozma suçu, bir kimsenin konutuna veya eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesi ya da rıza ile girildiği halde çıkılmamasıyla işlenmeye başlamakta ve konutun terk edilmesine, başka bir anlatımla hukuki ya da fiili kesintinin gerçekleşmesine kadar devam etmektedir.
Konut dokunulmazlığı bozma suçu, konutun eklentilerine girilmesi durumunda da oluşacağı kabul edilmektedir. Ancak kanunda nelerin eklenti sayılacağına ilişkin herhangi bir açıklık bulunmamaktadır.
Yargıtay Kararlarında eklenti, konut yada benzeri yapıların, kullanış amaçlarından herhangi birini tamamlayan, konut dışındaki yapılar ve yerler olarak tanımlanmaktadır.
Öğretide ise bir kısım yazarlar eklentinin konuta bağlı olmayan ancak bitişik veya yakın olma şartı olan dış dünyadan belirli işaretlerle ayrılan ve rızaya aykırı olarak girildiğinde, konuttakilerin huzur ve sükununun bozulduğu yerler olarak tanımlanmaktadır.
Şen'e göre, eklenti, konutun ayrılmaz parçası niteliğini taşıyan bahçesi, taşınabilir olmakla beraber konutun yanına konulan kapalı yan mekanlar, bahçe duvarı içinde bulunan çadır, ahır, karavan gibi bireyin hürriyetinin ve güvenliğinin kontrol edildiği alanlar ve burada bulunan eşyalar olarak tanımlanmaktadır.
Bütün anlatımların sonucunda failin bulunduğu yerde konutta oturan mağdurun huzur ve sükununun bozulup bozulmadığının keşif yapılarak tespiti gerekmektedir ayrıca eklentinin tespiti işlenen maddi olaya ve zamana göre de değerlendirilmesi gerekmektedir.
Maddi olayda, Tomarza ilçesi Sarımehmetli mahallesinde oturan ve evde kiracı olarak bulunan katılan ...'un ev sahibi olan sanık ... ve sanık ...'un katılan, ...'un evinin müştemilatına gelerek müştekiye evi tahliye etmesini söyledikleri ve katılan ...'un evden çıkmak içen süre istemesi üzerine, aralarında tartışma çıktığı ve sanık ...'un katılan ...'a hitaben "seni bu gece sinkaf edeceğim, senin a..koyacağım" diyerek hakarette bulunduğu ve evden çıkmazsan silahlar konuşacak, seni vururum diye tehdit ettiği, sanık ... Kolsuzun da ...'a hitaben "evden çık yoksa seni sinkaf ederim" diyerek hakarette bulunduğu ve sanık ...'un belinde bulunan ve ele geçirilemeyen silahı göstererek "bu gece silahlar konuşur" diyerek tehdit ettiği şeklinde gerçekleşen eylemde, mahkemece düzenlenen keşif tutanağında, suça konu evin duvarlarla çevrili avlusu olduğu, sadece bu avlunun giriş kapısının bulunmadığı belirtilmektedir. Söz konusu yerin duvarla çevrili olup, yerin girildiğinde huzur ve sükunu bozacak nitelikte eklenti olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla sanık ... ve sanık ...'un katılan, ...'un evinin müştemilatına gelerek müştekiye evi tahliye etmesini söyledikleri ve aralarında çıkan tartışma sonrasında tehdit ve hakarette bulunmaktan ibaret eylemin konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında Tomarza Sulh Ceza Mahkemesinin, 30/07/2010 tarih ve 2010/137 Esas ve 2010-186 Karar sayılı ilamıyla atılı suçtan beraat kararı verilmesi, hukuka ayrılık oluşturmaktadır, bu itibarla Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 31/03/2014 gün ve 2013/7352 Esas, 2014/9940 Karar sayılı onama kararının kaldırılması istemiyle anılan karara itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamında göre,
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 31/03/2014 gün ve 2013/7352 Esas, 2014/9940 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Tomarza Sulh Ceza Mahkemesinin, 30/07/2010 tarih ve 2010/137 Esas ve 2010-186 Karar sayılı ilamıyla konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğu ve sanık ... ve sanık ...'un katılan ...'un evinin müştemilatına gelerek müştekiye evi tahliye etmesini söyledikleri ve aralarında çıkan tartışma sonrasında tehdit ve hakarette bulunmaktan ibaret eylemin konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğunun kabulüyle Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 31/03/2014 gün ve 2013/7352 Esas, 2014/9940 Karar sayılı kararın BOZULMASINA,
4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur" isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararının onanmasına dair, Dairemizin 31/03/2014 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Dosyanın incelenmesinde, olayın gerçekleştiği yerin evin avlusu olup, etrafının taştan duvarla çevrili olduğu, kapı büyüklüğünde tek girişinin bulunduğu ancak kapısının olmadığı, konuta bitişik olup dış dünyadan belirli işaretlerle ayrılan ve rızaya aykırı olarak girildiğinde yahut rızayla girildikten sonra açıkça çık denilmesine karşın çıkılmamasında konuttakilerin huzur ve sükununun bozulacağı, dolayısıyla evin eklentisi niteliğindeki bahçeye girilmesinde konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşacağı belliyse de;
Ev sahibi olan sanıkların uzun süredir katılandan evi tahliye etmesini istedikleri, katılanın bu hususta süre istediği, olay günü de sanıkların yine katılandan evi tahliye etmesini istemek için katılanın evine gittikleri, katılanın kızı tanık Yeliz'den annesini çağırmasını istedikleri, tanığın annesini çağırdığı ve sanıklar ile katılanın evin tahliyesi hakkında konuştukları, katılanın yine süre istemesi üzerine sanıkların katılana karşı tehdit ve hakarette bulundukları olayda; sanıkların katılanla görüşmek için evin bahçesine girmelerinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, katılanın sanıklardan evin eklentisinden çıkmaları konusunda istek ve ısrarda bulunmadığı gibi bu hususa ilişkin herhangi bir delil de bulunmadığı, bu itibarla konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşmadığı gözetilerek,
Dairemizin 31.03.2014 tarih ve 2013/7352 Esas 2014/9940 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları değişik gerekçeyle yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.