T.C.

Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

2008/7228 E., 2010/1539 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2007 tarih ve 2007/195 - 2007/794 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davalı avukatı Tijen Taka gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 01.08.2006 tarihinde Martin Air (Toronto-Amsterdam), 02.08.2006 tarihinde THY ile (Amsterdam-İstanbul) 02.08.2006 tarihinde (İstanbul-İzmir) uçuşları sırasında iki valizden bir tanesinin İzmir Adnan Menderes Havaalanına indiğinde eline ulaşmadığını, süresinde yapılan ihbarnameye rağmen eşyaları iade etmeyen davalının zararı da tazmin etmediğini, kaybolan valizin içinde davacının Türkiye’de yapacağı düğün için ABD’de bulunan arkadaşları tarafından hediye edilen ürünler ile damatlığı ve bir çok eşyası bulunduğunu, olay nedeniyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 6.744 YTL maddi, 15.000 YTL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bagaj içerisinde bulunduğu iddia edilen kameranın niteliği itibariyle bagaj içerisinde taşımaya müsait olmadığı gibi, sözkonusu emtia için herhangi bir özel değer beyanında da bulunulmadığını, her halükarda Varşova/Lahey Protokolü’nün 22/2.a maddesine göre müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı yolcunun bagajının muhteviyatı ve değeri hakkında beyanda bulunulmadığı, bu durumda “davalının sorumluluğunun kg başına 20 USD’nın esas alınması gerektiği, kaybolan bagajın 64 kg olup, davalı sorumluluğunun 1.280 USD ya da 64/17 SDR hesabıyla 1.088 SDR olabileceğinin” bilirkişi raporunda belirtildiği, davalının sorumluluğunun 1.088 SDR karşılığı olan 2.362,16 YTL olduğu, olayda manevi tazminat takdirini gerektirir şekilde davacının şeref ve haysiyetine yönelik bir saldırının sözkonusu olmadığı sonucuna varılarak, 2.362,16 YTL maddi tazminatın 02.08.2006 tarihinden itibaren 4489 sayılı Yasa’nın 1/1. maddesindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, davalı şirket tarafından taşınırken kaybolan bagaj nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

Varşova Konvansiyonu’nun 4 numaralı Montreal Protokolü ile değişik 25.maddesi hükmüne göre, taşıyıcının veya adamlarının zarar verme kasdıyla veya pervasızca hareketleri veya ihmal sonucu zarar meydana gelirse, 22.maddedeki sorumluluk sınırlaması uygulanmayacaktır. Davacı vekili, Adnan Menderes Havalimanı Dış Hatlar Terminalinde görevli 5 personelin hırsızlık olayları nedeniyle gözaltına alındığı haberini içeren haber sayfalarını, kanıtlarını sunduğu dilekçe ekinde dosyaya ibraz etmiştir. Dava konusu olayda da, davalı ... şirketi tarafından gerçekleştirilen taşıma sonrasında davacıya ait bagajın kaybolduğu tartışmasız olup, mahkemece Varşova Konvansiyonu’nun 4 numaralı Montreal protokolü ile değişik 25.maddesi gereğince davalının sorumluluk sınırlamasına dair 22.madde hükmünden yararlanıp yararlanamayacağının tartışılması gerekirken, bu konuda bir değerlendirme yapılmadan, sınırlı sorumluluk hükümlerine göre maddi tazminata hükmedilmesi doğru değildir.

Öte yandan, ABD’den Türkiye’ye davalı THY’na ait uçakla gelen davacı, Türkiye’de yapacağı düğün nedeniyle hediye edilen eşyaların kaybolduğu, düğün için aldığı kıyafetin de içinde olduğu bagajı aramak için zaman harcadığını, bulamaması nedeniyle daha basit kıyafet almak zorunda kaldığını, olaylar nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını iddia etmiştir. Düğün için gelen davacının yaşadığı olaylar karşısında mahkemece, MK’nun 4.maddesi hükmü dikkate alınarak, davacı lehine makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya katılmadığından duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.