Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, anayasal güvencelerin gerçek anlamının yalnızca mahkeme kararlarında değil bu kararların toplumsal hayata, yargısal uygulamalara ve kamu otoritesinin işleyişine yansımasında ortaya çıktığını belirterek “Anayasa yargısının nihai amacı yalnızca ihlal tespiti yapmak değildir. Daha önemlisi, ihlallerin tekrarını önleyecek anayasal bir bilinç ve uygulama kültürü oluşturmaktır.” dedi.

Anayasa Mahkemesi ile Avrupa Birliği-Avrupa Konseyi iş birliğinde yürütülen “Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi”nin kapanış töreni ve proje kapsamında düzenlenen bölge toplantılarının sekizincisi Adana’da gerçekleştirildi.

Programa Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Sayıştay Başkanı Metin Yener, Anayasa Mahkemesi Başkanvekilleri Basri Bağcı ve İrfan Fidan, Anayasa Mahkemesi Üyeleri, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Metin Yıldırım, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Vasip Şahin, Adana Valisi Mustafa Yavuz, Mersin Valisi Atilla Toros, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Yönetişim Bölüm Başkanı, Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı ile Adana, Hatay, Mersin ve Osmaniye’de görev yapan hâkim ve savcılar katıldı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya programın açılışında yaptığı konuşmada, bölge toplantılarının iki temel amacı bulunduğunu belirtti. Başkan Özkaya, bu amaçlardan ilkinin yargısal iletişim ve iş birliğinin daha yaygın ve etkin hâle getirilmesi suretiyle Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kurumları arasında verimli bir iş birliği gerçekleştirmek olduğunu ifade etti. İkinci amacın ise bireysel başvurularda verilen ihlal kararlarının objektif ve subjektif etkilerinin hayata geçirilmesi olduğunu kaydeden Başkan Özkaya, verilen hak ihlali kararlarının sonuçlarının süratle giderilmesini sağlamayı ve Mahkeme tarafından sık karşılaşılan ihlal alanlarına ilişkin farkındalığı artırmayı amaçladıklarını söyledi.

Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi’nin önemine dikkat çeken Başkan Özkaya, “Hukuk devletinin gerçek gücü, yalnızca normların varlığından değil bu normların etkili şekilde uygulanmasından kaynaklanmaktadır.” dedi. Başkan Özkaya, anayasal güvencelerin gerçek anlamının yalnızca mahkeme kararlarında değil bu kararların toplumsal hayata, yargısal uygulamalara ve kamu otoritesinin işleyişine yansımasında ortaya çıktığını belirterek “Anayasa yargısının nihai amacı yalnızca ihlal tespiti yapmak değildir. Daha önemlisi, ihlallerin tekrarını önleyecek anayasal bir bilinç ve uygulama kültürü oluşturmaktır.” ifadelerini kullandı.

Geniş Bir Alanda Güçlü Bir İçtihat Oluşturuldu

Bireysel başvuru mekanizmasının Türk hukuk tarihinin en önemli reformlarından biri olduğunu vurgulayan Başkan Özkaya, 23 Eylül 2012 tarihinden bu yana Anayasa Mahkemesine toplam 739 bin 417 başvuru yapıldığını, bunların 637 bin 274’ünün sonuçlandırıldığını kaydetti. Hâlihazırda derdest bulunan başvuru sayısının 102 bin 143 olduğunu aktaran Başkan Özkaya, bugüne kadar makul sürede yargılanma hakkı dâhil yaklaşık 87 bin ihlal kararı verildiğini söyledi. Başkan Özkaya, bireysel başvuru yoluyla yaşam hakkından ifade özgürlüğüne, kişi hürriyeti ve güvenliğinden adil yargılanma hakkına kadar geniş bir alanda güçlü bir içtihat oluşturulduğunu ve bu süreçte verilen kararların hukuk sisteminin insan hakları standartlarının yükseltilmesinde belirleyici rol oynadığını ifade etti.

Temel hakların korunmasının yalnızca Anayasa Mahkemesinin değil yargının bütün kademelerinin ortak sorumluluğu olduğu yönündeki anlayışın giderek daha güçlü bir şekilde yerleştiğini belirten

Bölge Toplantıları Ortak Anayasal Kültürün Güçlendirildiği ve Yargısal Diyaloğun Geliştirildiği Önemli Platformlardır

Başkan Kadir Özkaya; son yıllarda yüksek mahkemeler, bölge adliye mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve ilk derece mahkemeleri arasında tesis edilen etkili diyalog sayesinde bireysel başvurunun ikincil niteliğine ilişkin farkındalığın önemli ölçüde güçlendiğini dile getirdi. İnsan haklarına ilişkin uyuşmazlıkların uluslararası mercilere taşınmadan önce ulusal hukuk sistemi içinde çözülebilmesine imkân tanıyan bireysel başvurunun son derece önemli sonuçlar ürettiğini kaydeden Başkan Özkaya şunları söyledi: “Anayasa Mahkemesi, yüksek mahkemeler, ilk derece mahkemeleri, akademi ve savunma makamı arasında kurulan yapıcı diyalog; anayasal ilkelerin daha doğru anlaşılmasına, ortak standartların gelişmesine ve hukuk güvenliğinin güçlenmesine önemli katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle bölge toplantılarımızı yalnızca bilgi paylaşımının yapıldığı programlar olarak değil, ortak anayasal kültürün güçlendirildiği ve yargısal diyaloğun geliştirildiği önemli platformlar olarak görüyoruz.”

Anayasa yargısında artık yeni bir aşamaya geçildiğine dikkat çeken Başkan Özkaya, “Geçmişte temel mesele hak ihlalinin tespit edilmesi iken bugün artık daha önemli olan husus, anayasal kararların sistem genelinde etkili sonuçlar doğurabilmesidir.” dedi. Başkan Özkaya, artık meselenin yalnızca karar vermek değil verilen kararların ilk derece mahkemelerinde uygulanması, kamu otoriteleri tarafından içselleştirilmesi, yeni ihlallerin önlenmesine katkı sunması ve toplumda hak ve adalet eksenli bir hukuk kültürünün yerleşmesini sağlamak olduğunu belirterek anayasal hakların gerçek güvencesinin anayasal değerlerin bütün hukuk düzenine nüfuz edebilmesiyle mümkün olacağını söyledi.

Kararlar Bilgi Bankası Yenilenerek Daha Erişilebilir, Pratik ve İşlevsel Bir Yapı Oluşturulmuştur

Proje kapsamında yürütülen çalışmalara da değinen Başkan Özkaya, Avrupa’daki iyi uygulama örnekleri ve karşılaştırmalı analizler esas alınarak önemli uzmanlık çalışmaları hazırlandığını, ilk derece mahkemeleri tarafından Anayasa Mahkemesi kararlarının daha etkin uygulanmasına yönelik bir yol haritası oluşturulduğunu ifade etti. Kararların uygulanmasının daha etkin izlenebilmesi amacıyla dijital altyapının güçlendirildiğini hatırlatan Başkan Özkaya, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası’nın yenilendiğini ve kamuoyunun kullanımına sunulduğuna işaret ederek “Tüm karar türlerine tek bir platform üzerinden erişim imkânı sağlayan, daha pratik ve işlevsel bir yapı oluşturulmuştur. Gelişen yazılım ve teknoloji imkânlarından yararlanılarak sistemin teknik altyapısı modernize edilmiş, arama ve filtreleme olanakları genişletilmiş, kararların daha hızlı ve etkin şekilde erişilebilir hâle gelmesi sağlanmıştır.” şeklinde konuştu.

Konuşmasının sonunda insan hakları düşüncesinin özünün insan onurunun korunması olduğunu dile getiren Başkan Özkaya; savaşlar, yabancı düşmanlığı, ayrımcılık ve nefret söylemlerinin insan haklarını tehdit ettiği günümüzde demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları değerlerinin korunmasının büyük önem taşıdığının altını çizdi. Temel hak ve özgürlüklerin korunmasının yalnızca bir mahkemenin değil bütün toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Başkan Özkaya, “Adalet, yalnızca bireylerin değil, toplumların ve devletlerin de ömrünü uzatan en güçlü değerdir.” dedi.

Programda konuşan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak ise temel hak ve özgürlüklerin korunması ve standartlarının yükseltilmesi amacıyla getirilen bireysel başvurunun çağdaş ve önemli bir kurum olduğunu belirtti. Adem Albayrak, bireysel başvuru kapsamında yürütülen proje kapsamında çok faydalı ve etkili faaliyetler gerçekleştirildiğini ifade etti. Bireysel başvurunun 103 yıllık Cumhuriyet tarihinin hukuk alanına ilişkin en önemli reformlarından biri olduğuna vurgulayan Albayrak “Bireysel başvuru sayesinde anayasal hak ve hürriyetlere yönelik ihlal iddialarının uluslararası organlara taşınmadan öncelikle ulusal sınırlar içinde çözümü ve ele alınması ile ihlalin giderildiği etkili bir hukuk yolu oluşturulmuştur.” ifadelerine yer verdi. Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığına ilişkin ilgili mevzuat kapsamında değerlendirmelerde bulunan Albayrak, “Anayasa Mahkemesi ihlal kararlarının bağlayıcı olduğu konusunda hiçbir şüphe yoktur.” dedi.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu da proje kapsamında düzenlenen faaliyetlerin önemine ve işlevselliğine işaret ederek projenin amacına dikkat çekti. Temel hakların güvence altına alınmasının yalnızca güçlü normlar yazmakla tamamlanamayacağını belirten Fuzuli Aydoğdu, normların yargısal uygulamada sürekli ve etkin bir şekilde hayat bulmasının son derece önemli olduğunu vurguladı. Bireysel başvuru mekanizmasının Türk hukuk sisteminin en önemli reformlarından biri olduğunu kaydeden Aydoğdu “Bu mekanizma, hak ihlallerini tespit eden bir araç olmanın çok ötesinde; hukuk sistemimizin kendisini değerlendirmesine, eksiklerini görmesine ve geliştirmesine imkân tanıyan köklü ve kurumsal tecrübe alanı hâline gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

Programa ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Adana Valisi Mustafa Yavuz ise devlet anlayışlarının öznesinin insan ve insan onuru olduğunu kaydederek bu çerçevede hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve yargısal kararların etkin bir şekilde uygulanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Vasip Şahin de konuşmasında, demokratik hukuk devletinin en önemli güvencelerinden birinin kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin etkin bir şekilde korunabilmesi olduğunu dile getirdi. Bireysel başvuru mekanizmasının hayata geçirilmesi ile Anayasa Mahkemesinin temek hak ve özgürlüklerin korunması bağlamında önemli bir içtihat birikimi oluşturduğunu vurgulayan Vasip Şahin “Bu içtihatlar hak ihlallerinin giderilmesinin yanı sıra benzer ihlallerin önlenmesine ve hak eksenli bir uygulama kültürünün yerleşmesine de hizmet etmektedir.” ifadelerine yer verdi.

Programda konuşan Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Metin Yıldırım, bireysel başvuru müessesesinin anayasal hakların korunması bakımından yeni ve güçlü bir dönemin başlangıcı olduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesinin temel hak ve özgürlüklerin korunması hususunda hukuk sisteminin en önemli teminatlarından biri hâline geldiğini kaydeden Metin Yıldırım “Anayasa Mahkemesinin temel haklara ilişkin kararları yalnızca somut olayları değil aynı zamanda hukuk sistemini ve kamu uygulamasını da derinden etkilemektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarının etkili şekilde uygulanması bireysel adaletin yanı sıra hukuk güvenliği ve insan hakları standartlarının güçlenmesi bakımında da büyük önem taşımaktadır.” dedi.

Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin ise hak ihlallerini ilk aşamada önlemeyi hedeflediklerini belirterek bu kapsamda Anayasa Mahkemesi içtihatlarını yakından takip ettiklerini vurguladı.

Adana Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ferhat Karakuş da Anayasa Mahkemesi ihlal kararlarının yerine getirilmesine ilişkin titiz çalışmalar yürüttüklerini aktardı ve bu konuda önemli bir farkındalık oluştuğuna dikkat çekti.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet Yüksek bireysel başvuru yolunun Türk hukuk sistemine önemli kazanımlar sağladığını dile getirerek bireysel başvuruda verilen kararların yargı mercilerince yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan ise projenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak proje kapsamında yürütülen faaliyetlerin anayasal düzenin istikrarı noktasında önemli katkılar sunacağına ve başarılı sonuçlara vesile olacağına inandığını söyledi.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Yönetişim Bölüm Başkanı Jean Barbé de konuşmasında, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf ve Avrupa Birliğine aday ülke olarak Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği ile yürüttüğü iş birliğinin önemine dikkat çekti. Anayasa Mahkemesi ile yürütülen ortak çalışmaların, temel hakların korunması ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesine katkı sunduğunu dile getiren Jean Barbé, 2012 yılında hayata geçirilen bireysel başvuru mekanizmasının çok önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.

Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolin ise projenin uygulanması sürecindeki iş birliği için Türkiye Cumhuriyet Anayasa Mahkemesine teşekkür etti. William Massolin, Türkiye’de insan haklarının korunmasının temel taşlarından biri hâline gelen bireysel başvuru mekanizmasının uygulamaya girdiği tarihten itibaren iç hukuk yollarını önemli ölçüde güçlendirdiğini dile getirdi ve “İnsan haklarının korunması asla tamamlanmış bir görev değildir. Sürekli çaba, diyalog, düşünme ve bağlılık gerektirir. Avrupa Konseyi, bu çabalarda Türkiye’ye ve kurumlarına destek verme konusunda tam bir kararlılık sergilemeye devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.

Açış konuşmalarının ardından “Bireysel Başvuru İhlal Kararlarının Objektif ve Subjektif Etkisi” başlıklı akademik oturuma geçildi. Anayasa Mahkemesi Üyesi Selahaddin Menteş’in başkanlığını yürüttüğü oturumda, hukuk ve ceza davaları yönünden Anayasa Mahkemesi kararlarının etkisi ve uygulamada karşılaşılan sorunlar konuları ile Anayasa Mahkemesi kararlarının icrasına ilişkin hususlar ele alındı. Oturumun ardından bölgede görev yapan; adli yargıdan 73 hâkim ve Cumhuriyet savcısı, idari yargıdan ise 36 hâkimin katılımıyla gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantılarında Anayasa Mahkemesinin temel hak ve özgürlüklere ilişkin kararları ışığında değerlendirmeler yapıldı.