T.C.
Yargıtay
5. Ceza Dairesi
2021/3880 E., 2024/6032 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/29 Esas, 2016/113 Karar
SUÇ : İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre icbar suretiyle irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin ve Sağlık Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve bu suçtan kurulan hükmün vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Yasa'nın 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca da Sağlık Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları gözetilerek, temyiz başvurularının kapsamına göre; incelemenin katılanlar Hazine ve ... vekilleri ile katılanın sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Katılanın, babası ...’ın rahatsızlığı nedeniyle tedavisi için 16.12.2015 tarihinde Muğla .... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdüğü, bu hastanede beyin cerrahı olarak görev yapan sanığın hastayı muayene ettikten sonra hastanın hastaneye yatışının yapıldığı, gerekli tahlil ve takiplerin ardından da hastanın ameliyat edilmesine karar verdiği ancak ameliyatın gecikmesi üzerine katılanın babasının ameliyatını konuşmak amacıyla 18.12.2015 tarihinde sanığın hastanede bulunan servis odasına gittiği, baş başa görüştükleri, bu sırada sanığın katılana ''bana gönlünden coşan bir miktar para verirsen ameliyatı yaparız'' dediği, katılanın da bir an önce babasını ameliyat ettirmek ve sağlığına kavuşmasını sağlamak amacıyla sanığın hastanedeki servis odasında şüpheliye 1.000 TL para verdiği, sanığın da ertesi gün bel fıtığı ameliyatını gerçekleştirdiği anlaşılan ve dosyadaki mevcut delillerle sübut bulan somut olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, mevcut delil durumuna ve olayın oluş şekline göre sanığın öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere Yasa'nın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan bir davranışı bulunmadığı gibi hastanın hayati tehlikesinin de olmadığı, bel fıtığı ameliyatının basit ve acil olmayan ameliyatlardan olduğu, bu itibarla icbar suretiyle irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, keza katılanın kendisinden istenilen menfaatin haksız olduğunu bilmesi sebebiyle ikna suretiyle irtikap suçunun da yasal unsurlarının gerçekleşmediği ancak tüm dosya kapsamından sanığın görevinin gereklerine uygun davranmak için katılandan maddi menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında eyleminin 5237 sayılı Kanun’un, 6352 sayılı Kanun’un 87. maddesiyle değişik 252. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen rüşvet alma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde atılı suçtan beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar Hazine ve bakanlık vekilleri ile katılan ...'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.