T.C.
Yargıtay
7. Hukuk Dairesi
2022/4964 E., 2023/6014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/299 E., 2015/210 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; muris eşi ...'in 15.06.2013 tarihinde öldüğünü, eşinin ölümünden aylar sonra Tarsus Şehitkerim Vergi Dairesine olan borçlarından dolayı hakkında takip yapılması nedeni ile murisin borca batık olduğunu öğrendiğini, bu nedenle murisin mirasını reddettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davanın şartlarının oluşmadığını, mirasçıların terekeye ait bir malı zimmetine geçirmemiş olması gerektiğini, bu yönde mahkemece araştırma yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile miras bırakanın ödemeden aczinin belirlenmesi için malvarlığının araştırıldığı, mirasbırakanın tüm taşınır ve taşınmaz malların ilgili yerlerden sorularak ölüm günü itibariyle terekenin aktifinin borç miktarına göre ölüm tarihi itibariyle borçlarını karşılamaya yeter miktarda olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının mirası reddetmiş sayıldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece yeterince araştırma yapılmadığını, delillerin takdirinde isabetsizlik olduğunu, mirasçıların tereke ait malları kullanıp kullanmadığının incelenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır.
2. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçlarının zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 610 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “…Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan, ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı, mirası reddedemez…” hükmü yer almaktadır. Madde metninden de anlaşıldığı üzere; yasa koyucu mirasçılardan birinin tereke işlerine gereğinden fazla karışmasının mirası örtülü kabul anlamına geleceğini ve tıpkı açık kabulde olduğu gibi, ret hakkının bu mirasçı bakımından sona ereceğini düzenlemiştir.
4. Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosyaya gelen tapu kayıtlarından Mersin ili, Tarsus ilçesi, 135 ada 5 parsel tarla vasfında taşınmazda murisin tam malik olduğu belirlenmiş, yine muris adına kayıtlı bir motosikletin olduğu tespit edilmiştir. Ne var ki Mahkemece, muris adına kayıtlı taşınmazda keşif yapıp murisin ölüm tarihi itibariyle değeri belirlenmeden, motorsikletin değeri tespit edilmeden eksik araştırmayla hüküm verilmiştir.
5. Bundan ayrı terekenin borca batık olup olmadığının, belediyeler vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçlarının zabıta marifetiyle de araştırılarak terekenin aktif ve pasifinin tereddüte neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
6. Son olarak Mahkemece, davacının Türk Medeni Kanunu'nun 610/2 nci maddesinde sözü edilen mirası kabul anlamına gelen davranışlarının bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.