T.C.

Yargıtay

9. Ceza Dairesi

2022/10153 E., 2023/3098 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1 E., 2022/14 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2018/69 Esas, 2019/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2019/1286 Esas, 2019/2747 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Samsun Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.10.2021 tarihli ve 2021/21427 Esas, 2021/8621 Karar sayılı kararı ileilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2022/1 Esas, 2022/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Beraat kararı olmasına rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir.

B.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğinin anlaşıldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece "Katılan ... ***'ın iddianamede suç tarihi olarak belirtilen 19/06/2018 tarihinde 13 yaşında olup Suşehri'nde yaşadığı ve sanık ... ***'u aynı mahallede komşu olmaları sebebi ile tanıdığı, ilköğretim 8. Sınıfı bitirmek üzere olduğu yaz tatilinde kardeşleriyle dışarıda oynadığı sırada sanık ...'nin katılan mağdura seslendiği ve katılan mağdura 10 TL vererek ekmek almaya gönderdiği, katılan mağdurun ekmeği alıp sanığın ikametinin kapısına gittiği, ekmeği teslim ettikten sonra sanığın, katılan mağdura eve girdiği takdirde para üstünü vereceğini söylediği, katılan mağdurun para üstünü kabul etmeyip eve girmek istememesi üzerine, katılan mağdurun balkonda oturan sanığın annesi tanık ...'yi gördüğü ve bu durumun korkusunu hafiflettiği, ardından eve girdiği, eve girdiğinde katılan mağdurun sanığın annesi tanık ... ile kısa süre balkonda durduğu, sonrasında sanığın katılan mağduru içerisinde televizyon ve koltuklar bulunan, salon benzeri bir odaya çağırdığı, katılan mağdurun odaya gittiği, o sırada sanığın katılan mağdurun yanağından öptüğü ve sonrasında koltuğa oturttuğu, katılan mağdura sarılıp elbisenin üstünden göğüslerini ve kalçasını sıkıp okşadığı, sanığın bu eylemlerinin yaklaşık 5-10 dk arasında sürdüğü, katılan mağdurun korktuğu için direnç gösteremediği ve yardım isteyemediği, katılan mağdurun eve gitmek istediğini söylemesi üzerine sanığın, katılan mağdura "... evde yalnız kaldığın zamanlar yanıma gel." diyerek katılan mağduru bıraktığı ve bu olaydan kimseye bahsetmemesini söyleyerek tembihlediği, olay yerinden ayrılarak evine giden katılan ...'ın olayı hemen dosyada tanık olarak beyanı alınan ablası ...'a anlattığı, ...'un da kardeşi ...'ya anlattığı, olayın üzerinden birkaç gün geçtikten sonra katılanın kardeşi ...'nın, anneleri katılan ... ***'a olayı anlatması üzerine katılan ... ***'ın önce sanığın ikametine giderek olay ile ilgili sanıkla görüşmek istediği ancak sanığın katılan mağduru bir süre dinledikten ve tartıştıktan sonra kapısını kapattığı, akabinde de hemen kolluğa giderek sanıktan şikayetçi olduğu, bu suretle sanığın katılan ...'a karşı cinsel istismar suçunu işlediği iddia olunan dava konusu olayda,

Her ne kadar sanığın katılan ...'ın yanaklarından öptüğü, katılan mağdura sarıldığı, göğüslerini ve kalçalarını okşadığı ifade edilerek hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı suçundan cezalandırılması talebiyle mahkememize kamu davası ikame edilmiş ise de;

> Sanık ...'nin soruşturma aşamasından itibaren alınan ve genel hatları istikrar gösteren, tutarlı savunmalarında, olay günü sokakta oynayan tüm çocuklara seslendiğine, daha önce de sokakta oynayan çocuklardan kendisine ekmek almalarını istediğine, özellikle katılan mağdurun adını belirterek onu çağırmadığına ancak...'ın evin balkonuna yaklaştığına, ona ekmek aldırdığına, ekmek aldıktan sonra teslim etmek amacıyla...'ın evin içine girdiğine, bu esnada annesinin de evin diğer odasında bulunduğuna, katılana yaptığı tek hareketin teşekkür mahiyetinde başını okşamak olduğuna, katılanın annesi Nuran'ın kendisine ilgisi olduğuna, Nuran'ın kendisiyle birlikte olmak ve evlenmek istediğine, kendisinin ise istememesi üzerine Nuran'ın intikam almak amacıyla kızını yönlendirerek kendisine iftira attığına dair dosya kapsamındaki somut deliller ile uyuşan beyanlarda bulunması,

> Tanık ... ***'ın, kollukta alınan 18/09/2018 tarihli ifadesinde, "Bu tarihten yaklaşık 1,5 ay kadar önce kardeşim... ile evde bulunduğumuz sırada kardeşim ... ile bana evimizin arkasında bulunan ...isimli komşumuzun kendisini ekmek almaya gönderdiğini, kendisinin ekmek alıp şahsın yanına gittiğini, ekmeği kapıdan vermek istediğini fakat adamın kendisini gel sana para vereyim diyerek içeri çağırdığını, içeride kendisinin yüzünden öptüğünü ve göğüslerine dokunduğunu anlattı. Bir hafta sonra şahıs atlet ile balkonda bulunuyordu. Eve gidip anneme adamın atletle balkonda oturduğunu anlattık, annem bize başkasından size ne diyerek kızdı. Anneme kızınca da biz kardeşim...'ın bize anlattıklarını söyledik. O da konu ile ilgili polis merkezine gitti. Ben olaya bizzat şahit olmadım. Konuyu kardeşimin anlattığı kadarıyla biliyorum. Şahsın bana karşı herhangi bir eylemi olmadı." şeklindeki beyanları, kolluk aşamasında tanık olarak beyanlarına başvurulan ... ***'ın da aynı doğrultuda beyanlarda bulunmuş olması, her iki tanığın da annelerinin sanık hakkında söylemleri üzerine kendilerine kızması sonucu kardeşlerinin başına gelen olayı anlatmış olduklarını ifade etmeleri, yine aynı tanıkların 09/01/2019 tarihli mahkememiz huzurunda alınan beyanlarında olaya ilişkin bir görgülerinin olmadığını, katılanın anlattığı kadarıyla olayı bildiklerini ifade etmeleri, bu tanıkların mahkeme huzurunda alınan beyanlarında katılan mağdurun kendisine anlattıkları olay ile ilgili olarak az önce değinilen kolluk ifadesinden farklılaşan beyanlarda bulunmuş olmaları, kaldı ki ifadelerin birebir aynı olması durumunda dahi tanıkların, olayı doğrudan gören kişilerden olmadıkları, beyanlarına göre katılan mağdurun kendilerine anlattıkları kadarıyla ifadelerini dile getirmiş olmaları,

>Katılan ... ***’ın Sivas Numune Hastanesi Çocuk İzlem Merkezi’nin 28/06/2018 görüşme tarihli adli görüşme ve değerlendirme raporunda; "sokakta kardeşleriyle oyun oynadıktan sonra komşuları olan 50 yaşlarındaki soyadını bilmediği ...isimli kişinin kendisini yanına çağırıp ekmek almaya gönderdiğini, kendisinin de ekmeği alıp...’nin evine götürdüğünü, şahsın kendisinden evin içerisine girmesini istediğini, kendisinin korktuğu için içeriye girmek istemediğini, şahsında içeriye gelirse kendisine para vereceğini söylediğini ve kendisine 8 TL para verdiğini, kendisinin de annesinden korktuğundan dolayı o parayı engelli komşuları olan... Abla verdi diye annesine yalan söylediğini, o anda evin balkonunda...'nin yaşlı annesinin bulunduğunu farkettiğini, kendisinin de balkonda yaşlı kadını görünce korkusunun biraz geçtiğini ve içeriye girdiğini, bir süre balkonda durduktan sonra...'nin kendisini Tv bulunan koltukların olduğu bir odaya çağırdığını, kendisinin de odaya gittiğini, o sırada...'nin kendisinin yanağından öptüğünü, kendisini koltuğa oturttuğunu ve yanına gelerek kendisine sarılıp elbisesinin üstünden göğüslerini ve kalçasını sıkıp okşadığını, Ali’ nin bu eyleminin yaklaşık olarak 5- 10 dk arası sürdüğünü, o sırada kendisinin korktuğunu, direnç gösteremediğini ve yardım isteyemediğini, Ali’ nin kendisine yaptığı cinsel eylemin sadece bir defa olduğunu, Ali'nin kendisine yaptığı cinsel eylemi hiç kimsenin görmediğini, ben eve gideceğim deyince de...’ nin kendisini bıraktığını ve oradan ayrılıp kendi evlerine gittiğini, bu olayı da dün 27.06.208 günü annesine anlattığı" şeklindeki beyanlarda bulunduğu,

Katılanın Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 21/01/2019 tarihli muayene kaydında “Bisiklet sürüyordum, mahallemizden bir adam "gelsene" dedi, 10 TL verdi, ‘ekmek al’ dedi, aldım, binasından verdim, "içeri gel" dedi, yok dedim, kolumdan çekti, annen içerdeyse geleyim dedim, "annem var" dedi, salona götürdü, öpmeye çalıştı, göğüslerime ve popoma dokundu, ön bölgeme dokundu. Sonra ‘çıkabilirsin’ dedi, ablamı buldum, ona söyledim. Anneme söyledi ve polise söyledik. Daha önce de başka bir adam motoruyla beni ağaçlık bir yere götürdü, çişim geldi dedi, pantolonunu indir dedi, tecavüz etti. ” şeklinde anlattığı, depresif göründüğü, gözleri dolduğu, konuşma miktarı ve içeriği kısıtlı olduğu, okula gitmek istemediği, herkesin sorduğu, adamı mahkemede görünce korktuğu, ‘artık çok korkmam’ dediği, ‘olay bazen aklıma geliyor, sorduklarında aklıma geliyor, sokağa daha az çıkıyorum. Rüyalarımda görmüyorum. Kötü bir şey yaptı. Cezaevinde kalmasını isterdim.’’ dediği, uykuya dalabildiği, uykudan uyanmaları olmadığı, ‘‘erkek arkadaşım olabilir, evlenebilirim.’’ dediği, kendine zarar verme davranışı olmadığı, intihar girişimi olmadığı, Depresif Uyum Bozukluğu tespit edildiği, zekasının ‘Sınır – Hafif Derecede Zeka Geriliği’ olarak değerlendirildiği”ne dair muayene kaydı, katılanın ÇİM'de alınan ifadesinde para verilerek ekmek aldırma olayının yanı sıra gerçekleştiği iddia edilen ayrı bir olaydan bahsettiği, ekmek aldırma olayının akışını da farklı bir şekilde aktardığı,

Katılanın 09/01/2019 tarihli mahkememiz huzurunda alınan ifadesinin ise "olay günü sokakta bisiklet sürdüğüm esnada sanık bir gelir misin diye seslendi, gittim 10TL para attı ve ekmek alır mısın dedi ben de ekmeği alıp daire kapısının önüne çıktım, daire kapısı açıktı orada içeri gel dedi ben de hayır gelmeyeceğim, dedim ekmeği verdim para üstü sende kalsın dedi ben de istemediğimi dile getirdim, ben içeri gelmek istemeyince kendisi kolumdan çekerek beni salona götürdü, hatırladığım kadarıyla salon evin sağ tarafında idi içerisinde duvara asılı büyük bir televizyon ve 2 büyük 2 küçük olmak üzere 4 tane koltuk bulunuyordu, bu koltuklar mavi renkteydi, ben büyük koltuğa oturdum, o kişi yanıma gelerek beni yanaklarımdan öptü, bana sarıldı, yine hem arka taraftan hem de ön taraftan özel bölgelerime dokundu, ben eve girdiğimde kendisine annen içeride mi dedim o da balkonda olduğunu söyledi, ben balkona onun yana gitmek istedim ancak kendisi beni göndermedi, ben annesini balkonda otururken görmedim, kendisi bana karşı cinsel eylemleri gerçekleştirdikten sonra ben gitmek istedim, kendisi bana bunları kimseye söyleme dedi yine ekmek üstünden kalan para üstünü de bana verdi, ben de akabinde olay yerinden uzaklaştım, bu olayı ben ablam ...'a anlattım, korktuğum ve utandığım için anneme anlatamadım, ablam ...'da diğer ablam ...'ya anlatmış, ...'da bu olayı anneme anlattı, Şahıs içeriye gelirse para vereceğini söyledi ve para üstünü bana verdi ancak kendisi beni evin içerisine kolumdan tutarak zorla girdirdi, Her ne kadar ben ilk beyanımda evin balkonunda...'nin yaşlı annesinin bulunduğu farkettiğimi, tedirginliğimin geçip evin içerisine girdiğimi hatta balkonda biraz durduktan sonra Tv bulunan koltukların olduğu odaya...'nin çağırması üzerine gittiğimi beyan etmiş isem de benim şuanda Mahkemeniz huzurunda vermiş olduğum ifadem doğrudur evin içerisine sanık benim kolumdan çekmesi nedeniyle girdim, evin içerisinde sanığın annesini görmedim, sadece annesi olduğunu sanık bana söyledi ve yine o gün sanığın evinde bulunan balkonuna hiç çıkmadım, dedi. Ben aldığım parayı harcamadım, bir parka koydum, başkasının parasını harcamayı sevmediğim için parka koydum, parayı da kendisi verdiği için aldım" şeklinde beyanda bulunduğu, daha önce alınan ifadeleri ile çelişki barındırması sebebi ile sorulması üzerine ise, mahkeme huzurunda anlattığı olaydan başka gerçekleşen bir olay olmadığını ifade ettiği

Gözetildiğinde, katılanın beyanlarının somut delillerle desteklenmeyen salt soyut beyana dayalı ve kendi içerisinde çelişkili olduğu, tutarsızlıklar barındıran ifadelerinin bulunduğu,

> Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında dinlenen tanıkların, katılan ...'ın, sanık ...'ye karşı evlenme niyeti taşıdığı ancak sanığın bunun kabul etmediği, bu sebeple katılan ...'ın katılan ...'yı yönlendirmiş olabileceği şeklinde beyanda bulunmaları karşısında, katılan ... ile sanık arasında husumet bulunabileceği hususuna şüpheyle yaklaşılması gerektiği (Benzer eylem nedeni ile sanık hakkında katılan ...'ın kardeşi olan ... ***'a yönelik eylemleri nedeni ile cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemi ile hakkında kamu davası ika edildiği, mahkememizin 2021/72 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı her iki suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine ilişkin karar tesis edildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu ve yargılamanın Trabzon Bölge Adliye Mahkemesinde devam ettiği),

> Sivas Numune Hastanesi’nin 29/06/2018 tarihli adli görüşme ve değerlendirme raporunda; "Yapılan adli görüşme sonrası, ...'ın verdiği ifadenin kısmen güvenilir olduğu düşünülmüş olup, ... görüşme boyunca sorulan soruları anlama ve algılama güçlüğü yaşamış olup, kısık bir ses tonu, sıkılgan yüz ifadesiyle göz kontağı kurmakta zorlanarak soruları cevaplandırmıştır. Mağdure çocuk ile yapılan ön görüşme ve adli görüşmede tutarlı bilgiler verdiği, fakat algılamasının, zaman kavramının ve bilişsel işlevsel gelişiminin akranlarından kısmen geri düzeyde olduğu gözlenmiştir." şeklinde kanaatin bildirilmiş olması,

> İddia konusu olayda, cinsel istismara dayalı hiçbir tıbbi bulgunun olmaması, katılanın beyanına göre de iddiaya konu eylemin öpme, sarılma ve dokunma şeklinde gerçekleştiğinin ve katılan ile aralarında herhangi bir boğuşma veya arbedenin yaşanmadığının belirtilmiş olması karşısında eylemlerin niteliği gereği de tıbbi bulgunun elde edilme olanağının bulunmadığı, katılan mağdur ile sanığın kapalı bir ortamda başbaşa kaldıkları sırada gerçekleştiği iddia edilen dava konusu eylemlerin sübutunun yan deliller ışığında katılan mağdurun beyanı ile sanık savunmasından birine itibar edilerek diğerine göre daha üstün tutularak yapılabileceği gözönüne alındığında,

Dosya içeriğine göre, katılan ...'ın beyanları ile bu beyanları reddeden sanığın savunmalarının dışında olayın görgü tanığı bulunmadığı, sanığın yargılamanın tüm safhalarında üzerine atılı suçu işlemediği yönündeki istikrarlı ve samimi savunması, katılanın beyanlarının somut delillerle desteklenmeyen salt soyut beyana dayalı ve kendi içerisinde çelişkili olduğu, tanıklar ... ve ...'nın annelerinin kendilerine kızması üzerine olayı katılan ...'a aktarmaları, daha öncesinde olaydan katılan ...'a bahsetmemeleri, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında sanığın aralarındaki evlenme bahsi sebebi ile katılan ...'ın kendisine karşı husumet beslemiş olabileceği yönündeki savunmaları karşısında, katılan ... ile sanık arasında husumet bulunabileceği hususuna şüpheyle yaklaşılması gerektiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı cinsel istismar eylemini işlediğine ilişkin iddianın maddi delillerle desteklenmediği, iddianın şüphede kaldığı, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği kabul edilmiş ve sanığın üzerine atılı basit cinsel istismar suçunun sübut bulmadığı vicdani kanaatine varılmıştır.

B-) Sanığın Cezai ve Hukuki Sorumluluğu :
Cinsel suçun özelliği, bu suçu oluşturan fiillerin mağdurun rızası (iradesi) dışında gerçekleştirilmesidir. Niteliği gereği cinsel suçlar genel anlamda sanıkların işlemeyi kastettiği eylemin bir gizlilik ve sükunet içerisinde işlediklerinden ortada çoğu kez maddi delil ve emarenin bulunmadığı suç pratiği açısından maddi bir vakıadır. Eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği ve söz konusu eylemde mağdurun rızasının bulunup bulunmadığının ve yine mağdurun sanığa iftira atmasını gerektirecek bir nedenin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde eylemin icra tarzı, mağdurun eyleme olaysal olarak gösterebileceği direnç, olayın gerçekleştiği zaman ve yer ile eylem öncesi ve sonrası mağdurun davranışları, sanık ile olan ilişkileri ve olayın adli birimlere intikal şekline göre ortaya konulabilecektir.

Yukarıdaki izah doğrultusunda, cinsel istismar suçu bakımından, herhangi bir maddi bulgunun mevcut olmadığı vakıalar yönünden, mağdurun beyanının sağlam ve güvenilir olup olmadığının tespiti bakımından beyanın mahiyetinin ve kendi içerisinde tutarlı olup olmadığının önem arz ettiği, eldeki somut olayda ise, sanığın yargılamanın tüm safhalarında üzerine atılı suçları işlemediği yönünde istikrarlı savunmada bulunduğu, dinlenen tanıkların görgüye dayalı beyanlarının bulunmadığı, katılan mağdurun beyanlarının somut delillerle desteklenmeyen salt soyut beyana dayalı ve kendi içerisinde çelişkili olduğu, katılan ...'ın kızının olay sonrasında durgun bir halde olduğu ve psikolojisinin bozulduğundan yalnızca kovuşturma aşamasında bahsettiği, kızının çerez aldığını görünce parayı nerden bulduğunu sorduğunda kızının komşuları...'dan aldığını belirttiği ancak aslında bu parayı sanık ...'nin verdiğini belirtmesi, öte yandan katılanın mağdurun mahkememiz huzurunda 09/01/2019 tarihli beyanında...'den aldığı parayı harcamadığını ifade etmesi ve sanığın aralarındaki evlenme bahsi sebebi ile katılan ...'ın kendisine husumet beslemiş olabileceği yönündeki beyanları karşısında, katılan ... ile sanık arasında husumet bulunabileceği hususuna şüpheyle yaklaşılması gerektiği,

Ceza muhakemesinde deliller arasında herhangi bir hiyerarşi olmadığından, katılan mağdurun beyanı ile sanığın beyanları arasında hukuki bir üstünlük bulunmadığı, bu nedenle katılan mağdurun beyanı ile sanığın beyanının çeliştiği durumlarda soyut varsayımlarla katılanın beyanına üstünlük tanınamayacağı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve bu minvalde örnek olmak üzere, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 Tarih, 2012/10-1319 Esas 2013/98 Karar sayılı, "Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." şeklindeki içtihadı ve ceza yargılamasındaki "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gözetildiğinde,

Sanığın üzerine atılı Çocuğun Cinsel İstismarı suçu yönünden, soyut iddia dışında mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemeyip, sanığın müsnet suçları işlediği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-(e) hükmü uyarınca beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2022/1 Esas, 2022/14 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.