İstanbul Barosu mensubu avukat Savaş Baş ve avukat Necati Çakmak, 12 Mart 2020 tarihinde Ankara’da haciz mahallinde görevlerini icra ederken borçlu tarafından bıçaklı saldırıya uğramıştı.

AVUKAT AĞIR YARALANDI

Menfur saldırıda avukat Savaş Baş, sırtından ağır şekilde yaralanarak, Ankara Şehir Hastanesi’nde ameliyata alınmış ve 4 saat süren 3 ayrı cerrahi operasyon geçirmişti. Baş, ameliyat sonrası günlerce yoğun bakımda kalarak bazı iç organlarını kaybetti.

Öte yandan aynı saldırgan, avukat Necati Çakmak’ı da yaralamak istemiş ancak bu girişim başarıya ulaşamamıştı.

Olay sonrası Türkiye Barolar Birliği ve barolar, avukatlara ve avukatlık mesleğine yapılan bu saldırıyı en sert şekilde kınadıklarını açıklamıştı.

TUTUKLANMASINA

Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesinde dün gerçekleştirilen duruşmada sanık B.K.’nın “kamu görevlisine karşı öldürmeye teşebbüs suçunun niteliği, bu suç için yasada öngörülen yaptırım miktarı, mevcut delil durumu, sanığın üzerine atılı diğer suçların nitelikleri dikkate alınarak CMK 100 ve devamı maddeler gereğince tutuklanmasına karar verildi.

AVUKATLAR VE TBB'NE HAKARET

Duruşma esnasında sanığın avukatlar ve TBB hakkındaki sözleri üzerine, Avukat Hakları Grubu Ankara’dan yapılan açıklamada, “sanığın savunması sırasında Türkiye Barolar Birliği hakkında söylediği sözlere ilişkin, talebimiz üzerine Mahkeme tarafından Savcılığa ihbarda bulunuldu. Mesleki faaliyetlerinden dolayı şiddete maruz kalan meslektaşlarımızın daima yanındayız. Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.” denildi.

İDDİANAMEDEN

Olayın vahametinin anlatıldığı iddianamede, "Kişinin dava konusu olaya bağlı 12.03.2020 tarihinde sol akciğerde hemopnömotoraksa, fundoplikasyonla tedavi edilen ve mide hernisine sebebiyet veren diyafragma laserasyonuna, dalağının alınmasına sebebiyet veren dalak laserasyonuna ve primer onarımla düzeltilmiş mide yaralanmasına maruz kaldığının anlaşıldığı, olay tarihinden yaklaşık 20 gün sonra 03/04/2020 tarihinde başvurduğu sağlık kuruluşunda perkütan drenajla boşaltma işlemi uygulanmış dalak lojunda batın içi apseye, transvers kolonda kısmi rezeksiyonla tedavi edilmiş kolon fistülleri ve portal ven ile dallarında trombüse sekonder gelişen geri dönüşümsüz olarak değerlendirilmiş portal ven kavarnöz transformasyonu tespit edildiği ve re-opere edildiği anlaşıldığından, kişinin olaydan yaklaşık 20 gün sonra başvurduğu hastanede (Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi) yapılan tedavilerinin 12/03/2020 tarihli yaralanması ile illiyet bağı bulunduğu, bu duruma göre 12/03/2020 tarihinde batın ve toraks bölgesinde iç organ lezyonlarına neden olan kesici delici alet yaralanmasının; Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU, Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI, Dava konusu olaya bağlı dalağın alınmasına bağlı anatomik noksanlığın organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde OLDUĞU oy birliği ile mütalaa olunur" ifadeleri kullanıldı.