- 5271 sayılı CMK’nın 201. maddesine göre;
(1) Cumhuriyet savcısı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat; sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilirler. Sanık ve katılan da mahkeme başkanı veya hâkim aracılığı ile soru yöneltebilir. Yöneltilen soruya itiraz edildiğinde sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine, mahkeme başkanı karar verir. Gerektiğinde ilgililer yeniden soru sorabilir.
(2) Heyet halinde görev yapan mahkemelerde, heyeti oluşturan hâkimler, birinci fıkrada belirtilen kişilere soru sorabilir.
- Buna göre;
Cumhuriyet savcısı, müdafii (avukat) ve vekil, sanığa, tanığa, bilirkişiye ve diğer kişilere doğrudan soru sorabilir. Sadece hakimin soru sormasından ayrılan bir sistemdir.
Hâkim, yalnızca hukuka aykırı, konuyla ilgisiz veya yönlendirici-baskı içeren soruları engelleyebilir. Silahların eşitliği ilkesi gereği taraflara bu hak tanınmıştır.
Çapraz sorgu, özellikle tanık beyanının güvenilirliğini ölçmede, çelişkileri ortaya çıkarmada kritik rol oynar.
- CMK’ya göre;
Şüpheli-sanığın sorgusu CMK 147’ye göre,
Tanıkların dinlenmesi usulü CMK 52’ye göre,
Tanığın korunması CMK 58’e göre yerine getirilir.
- Türkiye’de sistem:
Tam anlamıyla Anglo-Sakson tarzı “sert çapraz sorgu” değildir.
Hâkim hâlâ aktif rol sahibidir.
Ancak m.201 ile tarafların doğrudan soru sorma yetkisi genişletilmiştir
- Sanık-müdafiin tanığa soru sorma hakkı engellenmişse savunma hakkı kısıtlanır. CMK m.201 kapsamındaki doğrudan soru sorma hakkı, adil yargılanmanın parçasıdır.
- Tanık beyanının test edilemeden, silahların eşitliği, çelişmeli yargılama ilkesi gereği çapraz sorgu imkânı tanınmadan hüküm kurulması bozma nedenidir.
- Müdafiin tanığa soru sormasının engellenmesi hukuka aykırıdır.
- Tanığın beyanı hükme esas alınıyorsa, mutlaka çapraz sorgu imkânı sağlanmalıdır.
- Hâkim sadece ilgisiz, hakaret içeren, yönlendirici soruları engelleyebilir. Bunun dışındaki sınırlamalar savunma hakkını ihlal eder.
- Sanığın bizzat soru sorma hakkı da vardır.
Bu hak engellenirse adil yargılanma ihlali söz konusudur.
- Anayasa Mahkemesi
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6’ya göre sanığın aleyhine olan tanıkları sorgulama hakkı olduğuna karar vermiştir.
- Yargıtay ve AYM’ye göre eğer tanık beyanı hükme esas alınıyorsa, savunma o tanığı çapraz sorguya tabi tutamamışsa hüküm hukuka aykırı olur.
- Uygulamada,
“Soru sorma hakkı var, ama hâkim izin vermedi” ise tutanaklara geçirilmelidir.
“Tanık SEGBİS ile dinlendi, ama soru sorulamadı” ise bu da bozma sebebi olabilir.
Çapraz sorgu sınırlanabilir, ama tamamen ortadan kaldırılamaz.
- Çapraz sorgu nasıl yapılır?
Soru sorulmalı, tartışma yapılmamalı, kısa, kapalı ve yönlendirici sorular sorulmalıdır.
- Etkili çapraz sorgu teknikleri:
1. Kapalı soru sorulmalı, muhatap Evet-Hayır’a zorlanmalı, böylelikle tanık kontrol altına alınmalıdır.
“Olay saatinde orada değildiniz, doğru mu?
“Sanığı daha önce tanıyordunuz, değil mi?”
2. Çelişki yakalanarak tanığın güvenirliği ortaya çıkarılmalıdır.
“İfadenizde saat 19:00 dediniz, şimdi 20:00 diyorsunuz, hangisi doğru?”
3. Detaylandırma yapılarak mantık hatası ortaya çıkarılmalıdır.
“Sokak karanlıktı dediniz, aydınlatma yoktu, değil mi?”
“Peki sanığın siyah tişörtünü nasıl seçtiniz?”
4. Hafıza testi yapılarak beyanın zayıflığı ortaya konulmalıdır.
“Aradan 3 yıl geçti, bu olayı tüm ayrıntılarıyla nasıl hatırlıyorsunuz?”
5. Tanığın taraflılığının ortaya çıkarılması sağlanabilir.
“Sanık ile akrabalığınız var mı?”
“Aranızda önceye dayalı husumet var mı?”
- Hâkim müdahale eder ve çapraz soru sorma hakkı ihlal edilirse, mahkemeden CMK m.201 uyarınca doğrudan soru sorma hakkının kısıtlandığı, bu hususun tutanağa geçirilmesi talep edilmeli, talebin duruşma tutanağına aynen geçirilmesi sağlanmalıdır.
- İstinaf ve Yargıtay incelemesinde dikkate alınabilmesi için;
“Müdafi olarak tanığa yöneltmek istediğimiz soruların mahkemece engellenmesine itiraz ediyoruz. Bu durumun CMK m.201’e aykırı olduğunu ve savunma hakkını kısıtladığını beyan ederiz.” ibaresinin duruşma tutanağına yazılması sağlanmalı, mümkünse sorulan sorunun da aynen duruşma tutanağında yer almasına çalışılmalıdır.
- Bunun yanı sıra gizli tanığa kimliği sorulamaz, ancak olayı nasıl gördüğü sorgulanabilir.
- SEGBİS ile tanık dinlenirken ses kesilmiş ve soru sorulamamışsa bu husus mutlaka tutanağa geçirilmelidir.
- Sadece avukatı değil, sanığın da soru sorma hakkı vardır, sorabilir, engellenirse bozma sebebi olabilir.
- Çapraz sorguda;
1-Kısa, yönlendirici, “evet-hayır” cevaplı,
2-Tanığın görme–bilme kapasitesi, çelişkisi ve taraflılığı hedef alınır.
Örneğin;
Cinsel saldırı suçunda;
Müştekiye:
“Olaydan hemen sonra şikâyette bulunmadınız, doğru mu?”
“Sanıkla olaydan sonra iletişiminiz devam etti, değil mi?”
“Olay yerinde bağırdığınıza dair bir tanık yok, doğru mu?”
“Darp-cebir izine dair kesin bir rapor yok, değil mi?”
Hırsızlık suçunda tanığa;
“Olay geceydi ve ortam yeterince aydınlık değildi, doğru mu?”
“Sanığı daha önce tanımıyordunuz, değil mi?”
“Yüzünü net seçtiğinizi söylemeniz zor, değil mi?”
“Kaç saniye gördünüz? 10 saniyeden azdı, doğru mu?”
Kamera varsa:
“Görüntüdeki kişinin yüzü net seçilemiyor, doğru mu?”
Kasten Yaralama suçunda;
Tanığa:
“İlk fiziksel teması kimin başlattığını net görmediniz, doğru mu?”
“Taraflar arasında önceden husumet vardı, değil mi?”
“Olay çok kısa sürdü, detayları seçemediniz, doğru mu?”
Yağma suçunda;
Müştekiye:
“Size yönelik açık bir tehdit cümlesi kurulmadı, doğru mu?”
“Eşyanızı kendi rızanızla verdiniz, değil mi?”
“Sanığın elinde silah yoktu, doğru mu?”
Hakaret suçunda;
Tanığa:
“Sözler tartışma sırasında söylendi, doğru mu?”
“Karşılıklı konuşma vardı, tek taraflı değil, doğru mu?”
“Tam olarak hangi kelimenin kullanıldığını hatırlamıyorsunuz, doğru mu?”
Dolandırıcılık suçunda;
Müştekiye:
“Sanık size açıkça yalan bir bilgi vermedi, doğru mu?”
“Bu işlem bir ticari ilişki kapsamında yapıldı, değil mi?”
“Parayı kendi rızanızla gönderdiniz, doğru mu?”
şeklinde kapalı uçlu sorular yöneltilmelidir.
Önder YAMAN
Bakırköy Cumhuriyet Savcısı






