1.YAKALAMA VE GÖZALTI:
Yakalama ve gözaltı uygulamada sıklıkla karıştırılan müesseselerdir. Yakalama yetkisine sahip olan ile gözaltına almaya yetkili olan makamlar farklıdır. Yakalamaya kural olarak kolluk birimleri yetkili iken, yakalanan kişinin gözaltına alınmasına Cumhuriyet savcısı karar verebilmektedir. Bu husustan çıkan başkaca sonuçta şudur ki her yakalanan kişi gözaltına alınmak zorunda değildir.
YAKALAMA:
Hakim kararı olmaksızın şüpheli şahsın özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Yakalama gözaltına alınıp alınmayacağı ve serbest bırakılacağı ana kadar şüphelinin kaçmasını engelleyen koruma tedbiridir.
Yakalamanın belli şekli yoktur. Kişinin hareket özgürlüğünün kaldırılması yeterli olup kişiye yakalanacağı önceden bildirilmez. Suçüstü hali dışında yakalama soruşturmanın en başında başvurulan bir tedbir değildir.
Gözaltı sürelerinin de kısalığı göz önünde bulundurulduğunda gerekli delil araştırılması yapılmadan yakalama yapılıp kişi gözaltına alınıp kısa süre sonra hakim karşısına çıkıp tutuksuz serbest kalmaktadır. Bu durum adalet sistemine güveni sarsmakta, soruşturmanın başarısını zora sokmakta ya da kişi özgürlüğünü haksız olarak kısıtlanmaktadır.
DOĞRUDAN MÜZEKKERESİZ (FİİLİ YAKALAMA):
Kanun bazı durumlarda herkese yakalama yetkisi vermektedir. CMK m.90 uyarınca herkesin yakalama yetkisi bulunmaktadır. Bu durumlar şunlardır;
-Kişiye suç işlenirken rastlanılması yani suçüstü halleri ( İşlenmekte olan bir suç, Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından izlenerek yakalanan kişiler, Fiilin pek yakın zamanda işlendiğini gösteren eşya ve delille yakalanan kimse)
-Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığının bulunması veya kimliğinin belirleme olanağının bulunmadığı haller
!BU YETKİYE DAYANILARAK YAKALANAN KİŞİ KOLLUĞA TESLİM EDİLECEKTİR.(CMK m.90/5)
YAKALAMA :
Kolluk birimleri herkesin yakalama yaptığı hallerde yetkili oldukları gibi bazı hallerde sadece kendilerinin yakalama yetkisi bulunmaktadır. Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler.
Suçüstü halinde her suç faili yakalanabilir. Ancak suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi ise şikayet şartı gerçekleşmeden yakalama devam edemez. Yani kamu davalarında re’sen yakalama olurken Malvarlığına karşı suçlar, Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları gibi şikayete bağlı suçlarda şikayet şartı aranmaktadır.
Yakalanan kişiye kelepçe takılmaması asıldır. Bununla birlikte bir yerden bir yere nakledilen ve kaçma şüphesi veya kendine veya başkalarının hayat bütünlüklerine saldırı tehlikesi belirtileri bulunan kişilere kelepçe takılabilmektedir.(CMK m.93)
Yakalanan kişinin çocuk olması halinde çocuğa zincir,kelepçe ve benzeri aletler takılmamaktadır. Yukarıda riskli durumlar var ise kolluk sadece bu konuda önlem alabilmektedir. (ÇKKm.18)
YAKALANAN KİŞİYE HAKLARININ BİLDİRİLMESİ:
Yakalanan kişiye kolluk tarafından kanuni hakları derhal bildirilmelidir. Ancak kolluk, haklarını bildirmeden önce, yakalanan kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri almalıdır.(PVSK m.90/4, m.13/3).
Yakalanan kişinin: suç ayrımı olmadan yakalanma nedeninin ve hakkında ki iddiaları öğrenme hakkı, susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı, yakınlarına haber verme hakkı, yakalanmaya itiraz etme hakkı bulunmaktadır.
Anayasa m.19/5 ;Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.
Yakalama nedeniyle hakkındaki suçlama kendisine bildirilmeyen kişi her türlü maddi ve manevi zararını devletten isteyebilir.(m.141/1-g). Tazminat miktarı tazminat hukukunun genel prensiplerine göre belirlenmektedir. Devlet ise ödediği tazminatı güveni kötüye kullanan kamu görevlilerine rücu eder.( m.141/4)
YAKALAMA TUTANAĞI:
Yakalama işlemi kolluk tarafından bir tutanağa bağlanır. Bu tutanağa yakalama hangi suç nedeniyle yapıldığı, hangi yer ve zamanda yapıldığı, yakalamayı kimlerin yaptığı, hangi kolluk mensubunca tespit edildiği, haklarının tam olarak anlatıldığı yazılır. Tutanağın bir sureti yakalanan kişiye verilir.
MÜZEKKERELİ YAKALAMA: Kaçak kişi , kaçan kişi veya kendisine ulaşılmayan kişi hakkında yakalama emri çıkarılmaktadır. Bu durumda sadece kolluk yetkilidir.
Soruşturma evresinde hakim kararı ile çağrı ile gelmeyen veya bulunduğu yer bilinmeyen şüpheli hakkında cumhuriyet savcısı istemi sulh ceza hakimi tarafından yakalama emri çıkarılır.
Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında re’sen veya cumhuriyet savcısı istemiyle hakim kararıyla düzenlenir.
GÖZALTI:
Soruşturma yönünden zorunlu olması ve bir suç işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunması halinde , yakalanmış kişi Cumhuriyet savcısının kararıyla belirli süre özgürlüğünün kısıtlanması işlemidir. Gözaltına alınan kişi nezarethaneye konulur.
Kolluk tarafından yakalanan kişi olduğunda yakalanan kişi ve olay hakkında emri doğrultusunda işlem yapılmak üzere Cumhuriyet savıcısına hemen bilgi verilir.(CMK m.90-5)
Cumhuriyet savcısı bilgi sonrasında kişinin gözaltına alınıp alınmayacağına dilerse talimat ile dilerse huzuruna getirilmesini isteyerekten karar verir. Cumhuriyet savcısı faillerin araştırılması ve soruşturma selameti için zorunlu görür ise gözaltı kararı vermektedir. Kolluk tek başına gözaltı kararı alamamaktadır. Fakat suçüstü halinde kolluk amir de 24 saate kadar gözaltına alma kararı verebilmektedir. Kamu düzenini bozan toplumsal olaylarda toplu olarak işlenmesi halinde 48 saate kadar bu süre uzamaktadır.
Gözaltı süreleri azami sürelerdir. Bireysel ve toplu olarak işlenen suçlarda farklı düzenlenmişlerdir. Gözaltına alınan kişilerin işlemlerinin en kısa sürede bitirilmesi esastır. Gözaltına alınan kişiler işlemleri bitince gözaltı süresi dolması beklenmeksizin kolluk kuvvetlerince ilgili Cumhuriyet başsavcılığına derhal sevk edilmelidir.(YİGY,m.17/3)
Kimse gözaltı süreleri geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın hürriyetinden mahrum bırakılamaz.(YİGYm.14/1)
Gözaltı süresi bireysel suçlarda ve toplu olarak işlenen suçlarda farklı düzenlenmiştir. Gözaltı süresi bireysel suçlarda yakalama anından itibaren 24 saattir. Kolluğun gözaltı verdiği hallerde 24 saatlik bu süre 48 saate çıkmaktadır. Ancak yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu olan süre, gözaltı süresine dahil değildir. Hakim ve mahkemeye gönderilme için zorunlu süre 12 saati geçmeyecektir.
Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenebilen toplu suçlarda(m.2/1-k), delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle gözaltı süresi 3 gün daha uzatılabilmektedir. Yani toplam 4 gün olmaktadır. Cumhuriyet savcısı her defasında bir günü geçmemek üzere gözaltı süresini uzatabilir.
GÖZALTINA ALINAN KİŞİLERİN HAKİM HUZURUNA ÇIKARILMASI (SORGU İÇİN SULH CEZA HAKİMİ)
Yakalanan kişi, serbest bırakılmayıp da gözaltına alınmışsa, en geç gözaltı süreleri sonunda sorguya çekilmek üzere sulh ceza hakimi önüne çıkarılır. Kimse gözaltı süreleri geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın hürriyetinden mahrum bırakılamaz.( YİGY, M.14/1) Cumhuriyet savcısı sulh ceza hakiminden sadece sorguya çekilmesini talep edeceği gibi tutuklanmasını da talep edebilir. Sorgu sırasında müdafi de hazır bulunur.( Burada zorunlu müdafilik özel şartları aranmayacaktır.)
Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir.
Gözaltına alınan kişinin herhangi bir nedenle yerinin değiştirilmesi, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılması veya adlî mercilere sevk edilmesi işlemlerinden önce de sağlık durumu hekim raporu ile tespit edilir.
ÇOCUKLARLA İLGİLİ ÖZEL HÜKÜM
Madde 19 – Çocuklar bakımından yakalama ve ifade alma yetkileri aşağıdaki şekilde sınırlandırılmıştır:
a) Fiili işlediği zaman oniki yaşını doldurmamış olanlar ile onbeş yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler;
1) Suç nedeni ile yakalanamaz ve hiçbir suretle suç tespitinde kullanılamaz.
2) Kimlik ve suç tespiti amacı ile yakalama yapılabilir. Kimlik tespitinden hemen sonra serbest bırakılır. Tespit edilen kimlik ve suç, mahkeme başkanı veya hâkimi tarafından tedbir kararı alınmasına esas olmak üzere derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.
b) Oniki yaşını doldurmuş, ancak onsekiz yaşını doldurmamış olanlar suç sebebi ile yakalanabilirler. Bu çocuklar, yakınları ile müdafiye haber verilerek derhâl Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilirler; bunlarla ilgili soruşturma Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır ve aşağıdaki hükümlere göre yürütülür:
1) Çocuğun gözaltına alındığı ana-baba veya vasisine bildirilir.
2) Kendi talebi olmasa bile müdafiden yararlandırılır, ana-baba veya vasisi müdafi seçebilir.
3) Müdafi hazır bulundurulmak şartı ile şüpheli çocuğun ifadesi alınır.
4) Kendisinin yararına aykırı olduğu saptanmadığı veya kanunî bir engel bulunmadığı durumlarda ana-babası veya vasisi ifade alınırken hazır bulunabilir.
5) Yetişkinlerden ayrı yerlerde tutulur.
6) 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda yazılı suçlar büyüklerle beraber işlendiği takdirde soruşturma evresinde çocuklarla ilgili evrak ayrılır, soruşturmaları ayrı ayrı yürütülür.
7) Çocukların kimlikleri ve eylemleri mutlaka gizli tutulur.
8) Suçun mağduru çocuksa, bunlara karşı işlenen suçüstü hâllerinde, kovuşturulması suçtan zarar gören kimsenin şikâyetine bağlı olan fiillerde şüphelinin yakalanması ve soruşturma yapılması için şikâyet şartı aranmaz.
9) Çocuklarla ilgili işlemler mümkün olduğu ölçüde sivil kıyafetli görevliler tarafından yerine getirilir.
10) Çocuklara kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. Ancak, zorunlu hâllerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlemler alınır.
AV. AHMET YAŞAR
AV. GİZEM ÇALIŞKAN YAŞAR






