Tanıklar çağrı kâğıdı ile çağrılır. Çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları bildirilir. Tutuklu işlerde tanıklar için zorla getirme kararı verilebilir. Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır.
Cumhuriyet savcısı veya mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrılan tanığa, her yıl Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre kaybettiği zaman ile
orantılı bir tazminat verilir. Tanık hazır olmak için seyahat etmek zorunda kalmışsa, yol giderleriyle tanıklığa çağrıldığı yerdeki ikamet ve beslenme giderleri de karşılanır.
2026 yılı tanıklık ücret tarifesine göre, ceza muhakemesi sürecinde tanık olarak çağrılan kişilere, harcadıkları zamanla orantılı olarak günlük 130,00 TL ile 200,00 TL arasında ücret ödenecektir. Bu tazminat tutarı, 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olup vergi, resim veya harca tabi değildir.
Günlük Tazminat: 130,00 - 200,00 TL (Zaman kaybına bağlı).
Yol ve Konaklama: Tanıklık için seyahat gerekiyorsa, yol, konaklama ve beslenme giderleri ayrıca karşılanır.
Yürürlük: 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren tarife 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 61. maddesine göre belirlenmiştir.
Tanıklara ödenen bu giderler, devlet hazinesinden karşılanır ve yargılama gideri olarak kaydedilir.
Üçüncü kişiler suça ilişkin duyularıyla algıladığı bir olayı tanık olarak anlatabileceği gibi, mağdurlar da aynı zamanda tanık olabilir. Ayrıca uygulamada sıklıkla rastlandığı üzere polis veya jandarma da tutanak tanığı olarak olay hakkında tanıklık yapabilir.
Tanıklara ulaşılamaması, ulaşılsa da çağrıya rağmen gelmemeleri nedeniyle birçok soruşturma ve kovuşturma hedeflenen sürede bitirilememekte, soruşturma ve yargılamaların uzun sürmesi nedeni ile adaletin gecikmesinden dolayı uygulamacılar ve vatandaşlarımız haklı serzenişlerde bulunmaktadırlar.
İşte, bu yazının konusunu ceza muhakemesinde tanık deliline sıklıkla başvurulduğu gözetildiğinde tanıkların çağrıya uymaları için alınacak önlemler, pratikte karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri oluşturmaktadır.
Birçok tanık kendisine çağrı yapıldığı halde duruşma sürelerinin öngörülememesi, saatlerce, hatta gün boyu savcılıkta-mahkemede beklenilmesi, zaman ve iş gücü kaybı, çalışamamaktan kaynaklı ekonomik kayıp nedenleri ile çağrıya uymamakta, bu durum soruşturma ve yargılamaların uzamasına neden olmaktadır.
Esasen, yukarıda belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı veya mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrılan tanığa, her yıl Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre kaybettiği zaman ile orantılı bir tazminat verilir. Tanık hazır olmak için seyahat etmek zorunda kalmışsa, yol giderleriyle tanıklığa çağrıldığı yerdeki ikamet ve beslenme giderleri de karşılanır.
Ancak, bu uygulamadan çoğu tanık habersiz olduğu gibi, bilmemeleri, uğraşmak istememeleri, küçük bir miktar olduğunu düşünmeleri nedeniyle tanıklık ücreti talep etmemekte, savcılık ve mahkemeler de talep edilmedikçe tanığa ödeme yapmamaktadırlar.
Ayrıca, Türkiye’de ceza yargılamasında tanıklara ödenen ücretlerin çok düşük kalmasının nedeni yalnızca tek bir faktör değil; hukuki yaklaşım, bütçe politikası ve uygulama alışkanlıklarının birleşimidir. Bu durum, özellikle uzun duruşmalarda tanıkların ciddi zaman ve gelir kaybı yaşamasına rağmen çok sınırlı ödeme almasına yol açmakta, tanıklığın vatandaşlık görevi olarak görülmesi ve Türk hukukunda tanıklığın kamusal bir yükümlülük olarak kabul edilmesi ile açıklanmaktadır. Tanık para kazanmak için değil, adaletin gerçekleşmesi için ifade verir. Bu anlayış tanık ödemelerinin düşük tutulmasının en temel sebebidir.
Ancak bu yaklaşım sonucu vatandaşlar arasında “Paran çoksa kefil ol, işin yoksa şahit ol” özdeyişi yerleşmiş, tanıklıktan kaçınmanın bahanesi olmuştur.
Elbette, birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de tanığa yüksek ücret verilmesi delilin güvenilirliğini zedeleyebilecek bir risk olarak görülür, bu nedenle tanığa yüksek ödeme yapılmamalı, yalnızca masrafı karşılanmalıdır.
Ceza yargılamasında tanıkların ücret alması konusu birçok ülkede “tanığa ödeme” şeklinde değil, tanığın katlanmak zorunda kaldığı masrafların ve gelir kaybının karşılanması şeklinde düzenlenmiştir. Amaç, tanıklığın satın alınmasını önlemek ve delilin güvenilirliğini korumaktır.
Türkiye’de tanığa tanıklık yaptığı için ücret verilmez, ancak bazı giderleri karşılanır.
Tanığa ödenebilen kalemler;
Yol gideri (Mahkemeye gelmek için yapılan ulaşım masrafı)
Konaklama gideri (Şehir dışından gelen tanık için)
Gündelik (harcırah) (Devlet memuru gündeliğine benzer sınırlı bir ödeme)
Kazanç kaybı tazmini (Tanığın çalıştığı işten dolayı uğradığı günlük gelir kaybı) şeklindedir. Bu ücret, tanıklığın karşılığı “tanıklık ücreti” değil, gider karşılığıdır.
Mahkeme veya savcılık tarafından ödenir. Hazine tarafından karşılanır.
Amaç; tanığın ekonomik zarar görmemesi, beyanının satın alınmamasıdır.
Tanık ödemeleri yargı bütçesinden karşılanır.
ürkiye’de her yıl, yüzbinlerce ceza dosyası,milyonlarca tanık bulunmaktadır.Tanıklara yüksek ücret verilse yargı bütçesinin ciddi şekilde artacağı ortadadır.Bu nedenle sistem minimum maliyet mantığıyla kurulmuştur.
Ancak, açık kaynak araştırmalarına göre birçok ülkede tanıklık ücretinin daha kapsamlı ve tanıklığı teşvik edici olarak düzenlendiği görülmektedir.
Örneğin;
Almanya’da tanığa, yol gideri, konaklama, gelir kaybı tazmini, zaman tazminatı kalemlerinde ve saat başına ödeme yapılabilir. Yaklaşık uygulama; saatlik 3–25 € arası tazminat ,iş kaybı varsa daha yüksek ödeme yapmak şeklindedir. Tanıklık için ücret değil, zaman kaybı tazmini mantığı vardır, tanığın mesleğine göre hesaplanabilir.
Örneğin; serbest meslek sahibi, doktor, işçi için farklı gelir kaybı hesaplanabilir.
İngiltere’de Tanıklık Ücretleri;
Travel expenses (yol gideri) Subsistence allowance (yemek gideri), Loss of earnings (gelir kaybı), Childcare expenses (çocuk bakım gideri) şeklindedir.
Örnek limitler; günlük gelir kaybı, yaklaşık £67 – £120 arası,ulaşım (gerçek gider), yemek (sabit limit) olarak düzenlenmiştir. Tanıklık için ücret verilmez,
katılım maliyeti karşılanır.
ABD federal sisteminde ise tanıklara “statutory witness fee” verilir. ABD’de tanık ödemesi günlük 40 dolar sabit ücret, yol ve konaklama gideri, gelir kaybı tazmini ile sınırlıdır. Buradaki ücret de tanıklık karşılığı değil, mahkemeye gelmenin sembolik karşılığıdır.
Görüldüğü üzere, Türkiye’de tanık ücretleri örnek ülke uygulamalarına göre günümüz ekonomik koşullarında çok düşük kalmaktadır.
Türkiye’de tanık sisteminin uygulamada en çok eleştirilen yönlerinden biri de tanıkların duruşma günü saatlerce bekletilmesi ve bunun hem tanık kalitesini hem de yargılamanın etkinliğini olumsuz etkilemesidir. Bu sorun özellikle Türkiye’deki yoğun ve çok sayıda dosya ile bağlantılıdır.
Ülkemizde bir duruşmaya çağrılan tanık çoğu zaman sabah mahkemeye gelmekte, sıra beklemekte ,dosya yoğunluğu nedeniyle saatlerce duruşma salonu önünde vakit kaybetmektedir. Bunun temel nedeni, Ceza Muhakemesi kapsamında tanık çağırma sisteminin saat bazlı planlanmamasıdır.
Örneğin; duruşma saati: 09:30, davadaki tanık sayısı: 3-4 kişi, tanık dinleme süresi: her biri 5–10 dakika olmasına rağmen tüm dosya tanıkları aynı saatte çağrılmakta, uzun süre beklemekten yorulan bazı tanıklar duruşmayı terk etmektedirler. Bu durum ceza yargılamasında bazı sorunlar doğurmaktadır.
Şöyle ki;
Tanığın hatırlama kapasitesi düşmekte, saatlerce bekleyen tanık stres yaşamakta, anlatımı dağılmakta, tanıklar gelmek istememekte, özellikle nöbetten çıkan kolluk görevlileri, çalışan kişiler, serbest meslek sahipleri mahkemeye gelmekten kaçınmaktadırlar. Uzun bekleme sırasında, taraflarla konuşma, yönlendirme, telkin riski de artmaktadır.
SONUÇ OLARAK;
Tanık delilinden kaynaklı soruşturma ve kovuşturmaların gecikmesini engellemek ve bu husustaki sakıncaları gidermek için;
1- Tanık ücretleri artırılmalı, günün ekonomik koşullarına uyarlanmalı,
2- Tanık ücretleri muhatabına savcılık, mahkeme veya hakim tarafından derhal, örneğin bir çekle ya da kredi kartı ya da hesabına aynı gün para transferi yolu ile ödenmeli,
3- Tanık ücretleri için bütçe planlaması yapılmalı, yeterli ödenek tahsis edilmeli,
4- Vatandaşlar ve ülkede bulunan yabancılar tanıklık yapmaları halinde kendilerine kaybettikleri zaman ile orantılı bir tazminat verileceği, hazır olmak için seyahat etmek zorunda kalmışlarsa yol giderleriyle tanıklığa çağrıldıkları yerdeki ikamet ve beslenme giderlerinin de karşılanacağı yönünde kamu spotları ile bilgilendirilmeli, böylelikle tanıklığa teşvik edilmeli,
5- Tanıkları çağıran savcılık, hakim ya da mahkeme tanıklık ücreti talep edebileceklerini tanıklara mutlak suretle hatırlatmalı, bu hususu zabta geçmeli,
6- Usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen tanıklar hakkındaki zorla getirme emirleri kolluk tarafından titizlikle yerine getirilmeli, tebliğ ya da
telefonla bildirmekle yetinilmemeli, usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilmeli ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilmeli, zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılmalı, yasada öngörülen söz konusu yaptırımlar mutlak suretle uygulanmalı,
7- Tutanak tanıkları, tutanak içeriğine dair taraflarca bir itiraz yoksa gereksiz yere dinlenilmemeli, şayet dinlenilmeleri zorunlu ise özellikle kolluk görevlileri, cezaevi personeli, sağlık personeli gibi nöbet hizmeti yerine getiren kamu görevlilerinin istirahat süreleri gözetilerek öncelikle dinlenilmelerini teminen gerekli önlemler alınmalı,
8- Tüm tanıklar için saat bazlı tanık planlaması yapılmalı, her tanığa belirli saat verilmeli, uzun bekleme nedeniyle oluşan zaman kaybı telafi edilmeli,
9- SEGBİS sistemi daha geliştirilerek, özellikle yaşlı, hasta ve engelli tanıklar için uzaktan tanıklık yaygınlaştırılmalı,
10- Adliyelerde tanık çağrı merkezleri kurulmalı, tanıklarla iletişim bu merkezler tarafından sağlanmalı,
11- Özellikle yabancı ülkelerdeki tanıkların video konferans yöntemi ile dinlenilmeleri yönünde düzenleme yapılmalıdır.
Önder YAMAN
Bakırköy Cumhuriyet Savcısı






