I. GİRİŞ:

Ecrimisil (Haksız işgal nedeniyle tazminat) davası hukukçuların çokça karşılaştığı dava türlerinden biridir. Uygulamada “haksız işgal nedeniyle tazminat” davası yerine ecrimisil davası ifadesi kullanılmaktadır. Bu yazımızda, ecrimisil davasını inceleyeceğiz.

II. ECRİMİSİL (HAKSIZ İŞGAL NEDENİYLE TAZMİNAT) DAVASI NEDİR?

Ecrimisil davası, 4721 sayılı Medeni Kanunumuzun 995. maddesinde düzenlenmiş olup, “…İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir. İyiniyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.” şeklinde tanımlanmıştır.

Bir kişinin tamamen veya kısmen kendisine ait olmayan bir şeyi (taşınır/taşınmaz/hak/gayri maddi varlık) sahibinin izni olmaksızın kullanması, yararlanması hatta devretmesi şeklinde hukuki işlemler yapması ve hakkı olmayan bir yarar elde etmesi veya elde etmeyi ihmal etmesi neticesinde gerçek hak sahibine ödeyeceği tazminata ecrimisil tazminatı denir.

III. ECRİMİSİL DAVASININ KONUSU NEDİR? SIK RASTLANILAN ECRİMİSİL DAVA TÜRLERİ NELERDİR?

Ecrimisil davasının konusu şeydir. Şey kelimesi eşya kelimesinin çoğulu olup, her türlü taşınır/taşınmaz/hak/gayri maddi varlık bu davaya konu olabilecektir. Günümüzde en çok işgale konu olan eşyalar için açılan ecrimisil davaları şunlardır;

a) Kurumlara ait taşınır veya taşınmazların işgali için açılan ecrimisil davaları (Örneğin; hazine arazilerinin ekilip biçilmesi, gecekondu işgalleri, kamuya ait taşınmazın kira süresinin dolmasına rağmen boşaltılmaması gibi),

b) Gerçek/Tüzel kişilere ait eşyaların haksız işgali nedeniyle başka gerçek/tüzel kişilere karşı açtığı ecrimisil davaları (Özel kişiye ait bir tarlanın ekilmesi, bahçesinden meyvelerinin toplanması, tarlasından yol geçirilmesi, arazisinin altından veya üstünden boru veya tünel geçirilmesi, taşınmazına moloz dökülmesi gibi),

c) Mirasçıların diğer mirasçıya veya üçüncü kişiye karşı açtığı ecrimisil davaları (Ortak bir tarlanın kardeşlerden biri tarafından işlenmesi ancak semeninden diğer paydaşların ücret alamaması, paydaşlardan birinin kirayı alması diğer kardeşlere payın verilmemesi, mirasçılara ait bir taşınmazın izin alınmaksızın üçüncü kişilerce işgal edilerek kullanılması gibi),

d) Malikin kiracıya açtığı ecrimisil davaları (Kira süresi dolmasına rağmen çıkmayan kiracı, Akitsiz kiralamalarda kira ücretinin ödenmemesi gibi),

e) Boşanmış eşlerin bir birlerine karşı açtıkları ecrimisil davaları ( Eşler boşanıp mal paylaşımı yaptığı hallerde, diğer eşe verilmesi gereken bir evi ya da taşıtı kullanan boşanmış eşe karşı açılan davalar),

f) Kat maliklerinin ortak alanı işgal edene karşı açtığı davalar ( Bir malikin ortak alanı kendi taşınmazına katması ya da ortak alan olan bahçe, otopark gibi alanların başka maliklerce işgal edilerek kendi yararına kullanılması gibi),

IV. ECRİMİSİL DAVASININ ŞARTLARI NELERDİR?

Medeni Kanun Md. 995’den yola çıkarsak ecrimisil davası açılabilmesi için; 1- Haksız bir işgal olmalıdır, 2- Haksız işgalci tarafından malikin kullanımı, yararlanması ve tasarruf imkanlarından biri yada hepsi kısmen veya tamamen sonlandırılmalıdır, 3- Haksız işgalde bulunan kötü niyetli hareket etmelidir (İyiniyetli haksız işgalci aleyhine ecrimisil davası açılamaz.), 4- Haksız kullanım sonucu olarak bir zarar meydana gelmelidir (Bu zarar geniş yorumlanmakta, malikin elde edemediği veya işgal dolaysıyla eşyanın işletilmemesi gibi durumları da kapsamaktadır.), 5- Haksız işgalci ile zarar arasında gerekli illiyet bağı kurulmalıdır.

Ayrıca Yargıtay içtihatlarına göre yukarıdaki esasa ilişkin şartların yanında davanın açılabilmesi için şu usulü şartların varlığı da aranmaktadır; 6- İşgal, Türk Devletinin sınırları içinde gerçekleşmelidir, 7- Yargı yerinin tespiti doğru yapılmalıdır, 8- Görevli ve yetkili mahkemede dava açılmalıdır, 9- Tarafların dava ehliyetine sahip olması, 10- Dava doğru hasma yöneltilmelidir, 11- Davada avukatın vekaletini usulüne uygun olarak dosyaya sunması gerekir, 12- Türk Vatandaşı ise dava gider avansını; yabancı ise teminatı yatırmalıdır, 13- Dava açılmasında hukuki yarar olmalıdır (Örneğin tespit için bu dava açılamaz), 14- Derdest dava olmamalıdır 15- Mülkiyetin ihtilaflı olduğu durumlarda öncelikle gerçek hak sahibinin tespiti yapılmalıdır, 16- İntifadan men dava şartının ispatı gerekmektedir[1].

V. ECRİMİSİL DAVALARI AÇISINDAN İYİNİYETLİ VE KÖTÜNİYETLİ OLMANIN FARKLARI NELERDİR? KÖTÜNİYETLİ KİŞİNİN VE HALEFLERİNİN DURUMU NEDİR?

Ecrimisil davasının açılmasının şartlarından biri de kötüniyettir. İyiniyetli kişi zamanla kötüniyetli kişiye de dönüşebilir. Kiralanan ya da kullanan malikin rızasının dışına çıkması hallerinde de kötü niyetli hale gelebilir. Kötüniyet durumunun ispatı hak sahibine ait olup, şahitte dahil her türlü delille kötüniyet ispatlanabilir. Yararlanma ve kullanım bir belgeye dayanıyorsa (tapu tahsis belgesi, mükerrer tapu vb.) kötüniyet mahkemece ayrıca araştırılmalıdır.

Kötüniyetlinin halefininde, işgalden haberdar olduğu varsayılır ve kötüniyetli kabul edilir. Örneğin; miras bırakan kötüniyetli olarak kamu taşınmazını işgal ettiği bir durumda mirasçıları da kötüniyetli olduğu varsayılacaktır. İşgalci iyiniyetli ise müdahalenin meni istenebilir ancak ecrimisil istenemez, ayrıca iyiniyetli kişi malikten eşyaya yapılan faydalı ve zorunlu masrafları isteyebilecektir. Ancak işgalci kötüniyetli ise müdahalenin meni ve ecrimisil tazminatını beraber isteyebilir, işgalci sadece eşyaya yaptığı zorunlu masrafları malikten isteyebilecektir.

Kötüniyetli zilliyet, eşyanın sahibini biliyor ve bilmesine rağmen şeyi vermiyorsa kusursuz sorumlu; eşyanın malikini bilmiyorsa kusurlu sorumludur. Kusur sorumluluğu verilecek tazminatın mahiyetini ve miktarını etkileyecektir.

VI.  İNTİFADAN MEN (YARARLANMANIN İSTENMEMESİ) DAVA ŞARTI NEDİR? İNTİFADAN MEN NASIL İSPATLANIR?

Yukarıda da açıklandığı üzere, hukukumuzda karine olan iyiniyettir. Kötüniyet ise ispatı iddia edene ait olan ve ecrimisil davası açılabilmesi için aranan şartlardan biridir. Özellikle mirasçıların, paylı ya da elbilirliği maliklerinin birbirine karşı açtıkları davalarda intifadan men’ in ispatı dava şartıdır.

Peki intifadan men nedir? Mirasçı veya ortak maliklerden birinin diğerlerinin malını işletmesi, kullanması gibi hallerde diğer ortağın rızası olduğu varsayılır, yani diğerlerin malını haksız kullananın iyiniyetli şekilde hareket ettiği varsayılır. Ancak diğer ortak ya da ortaklar böyle bir rızanın olmadığını ispat etmeleri halinde ecrimisil talebinde bulunacaklardır. Mesela; üç kardeşin mirasçı olduğu bir tarlada, tarlayı kardeşlerden biri ekip biçer ve diğer kardeşlere de hakkı olan payı vermezse diğer mirasçılar tarafından ecrimisil davası açılabilir. Ancak öncelikle, haksız mirasçıyı bu kullanıma rızalarının olmadığını ilettiklerini ispatlamaları gerekecektir. Bu iletim çeşitli yollarla olabilir, senetle ispat şart değildir. Tanıkla ispatta mümkündür. Mesela; biraz evvelki örnek üzerinden gidersek tarlanın ekilmesine karşı olan kardeşler şahitlerin huzurunda işgalci kardeşe karşı tarlayı ekmemesi uyarısında bulunabilirler, işgalciye karşı ihtarname çekebilirler veya işgalci aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açabilirler. Her üç durumda da intifadan menin ispat edilmesi halinde ecrimisil davası açılabilecektir. Şu hallerde intifadan men şartı aranmaz;

1- Müdahalenin meni davası, ortaklığın giderilmesi davası, kamulaştırmasız el atma davası açılması halinde,

2- Kamu malının işgali halinde,

3- İhtarname çekilmesi halinde,

4- İcra takibi yapılması halinde,

5- Karşı tarafa yemin teklifi yapılması halinde,

6- Muris muvazaası varsa,

7- Temsilci tayin edilen mallarda,

8- Harici satım ya da aleni işgallerde,

9- Ticari amaçla kullanılan yerlerde,

10- Hukuki semere getiren yerlerin akitsiz kullanımlarında,

11- Boşanan eşin önceden aile yurdu olan taşınmazda çocuksuz oturması halinde,

12- Semere getiren meyve ağaçlarının toplanmasında intifadan men şartı aranmaz; ancak semere getirmeyen ağaçların (kavak, çam vb.) satımında intifadan men şartı aranır.

VII. ECRİMİSİL DAVALARINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN USUL KURALLARI NELERDİR?

A) Görevli Mahkeme: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre görev kamu düzenini ilgilendirmekte olup, her an itiraza konu edilebilir. Ecrimisil davalarında genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ancak bu durumun istisnaları sırasıyla; a) Boşanma davalarında haksız işgalin konusu tarafların taşınır eşyaları ise görevli mahkeme aile mahkemesidir, b) İdarece haksız işgal nedeniyle ecrimisil ihbarnamesi gönderilen kişinin itiraz edeceği mahkeme İdare mahkemesidir, c) Kat mülkiyeti kanundan doğan ortak alanın işgali vb. ecrimisil davalarında ise sulh hukuk mahkemeleri görevlidir.

B) Yetkili Mahkeme: Ecrimisil davasının mahiyetine göre yetkili mahkeme değişecektir. Haksız işgal bir eylem niteliği taşıdığından eylemin yapıldığı veya zararın doğduğu yerde dava açılabilecektir. Yine bir taşınır açısından haksız işgali yapan davalı gerçek/tüzel kişinin ikametgâh adresinde dava açılabilir. Mirasa konu mal açısından, miras bırakanın son yerleşim yerinde dava açılabilir. Ecrimisil davasına konu bir taşınmaz ise, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olacaktır.

C) Taraflar: Ecrimisil davasında davacı eşyası işgal edilen; a) Şimdiki malik, b) Eski malik, c) Asli ya da Fer’i zilliyet d) Bina yönetimi olabilir. Bina yöneticisi, aynı zamanda malik ise kendi adına dava açabilecektir. Ancak bina bir tesis yöneticisi tarafından yönetiliyorsa, kat malikleri kurulundan yetki alınarak dava açabilecektir. Eski malikinde dava açma hakkı bulunmaktadır. Eski malik, bir apartmanı sattı, ancak eski kiracı tüm ihtarlara rağmen evden çıkmadı ve kirada ödemedi ise eski malik evi satmış olsa bile eski kiracısına karşı ecrimisil davası açabilecektir. Davalı ise hakkı olmadan eşyayı kullanan, yararlanan veya üzerinde tasarruf eden kişilerdir. Davalı veya davacı birden fazla ise hepsi birlikte davaya taraf olurlar.

D) Zamanaşımı: Ecrimisil davalarında zamanaşımı beş yıldır. Davacı geriye dönük 15 yıl için ecrimisil tazminatı talep etse bile, davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmediği takdirde, zamanaşımı sınırlaması olmadan davacının talebi doğrultusunda karar verilir[2]. Ancak davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülürse 15 yıl istense bile geriye doğru 5 yıllık ecrimisil tazminatına karar verilir. Yine 5 yıllık zamanaşımını aşmak için, uygulamada özellikle mirasçıların ya da ortakların birbirlerine karşı açtıkları ecrimisil davalarında, vekaletsiz iş görme hükümlerine göre dava açıldığı ve geriye doğru 10 yıllık zamanaşımına tabi olarak tazminat talep edildiği görülmektedir.

E) Dava arkadaşlığı: Mirasçılar, adi ortaklıklar ve başkaca el birliği malikleri davayı beraber açmak zorunda olup, zorunlu dava arkadaşıdırlar. Birden fazla mirasçı var ve mirasçılardan birinin dava açılmasına muvafakati yoksa mahkemeden temsilci atanması istenebilir. Elbirliği maliklerinden birinin temyiz kudreti yok ya da kalkmışsa sulh hukuk mahkemesinden vasi atandıktan sonra dava devam ettirilebilir. Paylı malikler ise ihtiyari dava arkadaşıdır.

F) Davanın türü: Uygulamada ecrimisil davasının hem belirsiz alacak davası hem de kısmi dava olarak açıldığı görülmektedir. Belirsiz alacak davası olarak açılması halinde zamanaşımı tespite kadar işlemeyeceğinden davacı açısından daha avantajlı olunacaktır.

G) Faiz: Ecrimisil davaları belirsiz alacak davası şeklinde açıldıklarından Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 tarih 2017/1053 E. ve 2019/1236 K. sayılı dosyasında[3], “Öyle ise mahkemece, kısmen açılan davada, dava tarihinden itibaren faiz talep edildiği gözetilerek, dava dilekçesinde talep edilen miktara dava tarihinden itibaren, ıslah ile arttırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir” şeklindedir. Bu içtihada göre, dava açılırken talep edilen miktara dava açıldığı tarihten; ıslah edilen miktar açısından ıslah tarihinden itibaren faiz işletilecektir.  

H) İtirazlar: Ecrimisil davasında ilk itirazlar şunlardır; davanın birleştirilmesi, kesin yetkiye ilişkin itiraz, zorunlu tahkime ilişkin ilk itiraz, iş bölümü itirazı ilk itirazdır. Beş yıllık zamanaşımı ise itiraz değil, defi olarak ileri sürülecektir.

İ) İspat: Ecrimisil davalarında ispatın; tanık, yemin, bilirkişi gibi her türlü delille yapılması mümkündür.

VIII. SONUÇ :

Her dönemin moda davası olan ecrimisil davasını bu yazımızda anlatmaya çalıştık. Yukarıda anlatıldığı üzere kanundaki boşluklar nedeniyle daha çok yargı içtihatlarıyla şekillenen bu dava türünde kapsayıcı bir şekilde tek bir mevzuatla düzenlenmesinde fayda vardır. Böylece çok rastlanılan bir dava türü olan ecrimisil davaları açısından kafa karışıklığına son verilecektir.

detail-photo-fancybox-0

Av. Asım SÖĞÜT

-----------------

[1] https://www.yandex.com.tr/video/preview/9827491262551895889 (31.07.2023 / 14.21)

[2] Ecrimisil Davası (Haksız İşgal Tazminatı) (barandogan.av.tr) (01.08.2023 / 15.22)

[3] Ecrimisil Davasında Islah Edilen Miktar Bakımından Hangi Tarihten İtibaren Yasal Faize Hükmedilebilir - Avukat Zülküf ARSLAN Hukuk Bürosu (zulkufarslan.av.tr) (03.08.2023 / 14.21)