T.C.

Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu

2024/147 E., 2025/626 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/684 E., 2023/663 K.

ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve

2021/20452 Esas, 2022/10926 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra temyiz incelemesi sırasında duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369. maddesinin direnme kararının temyizini kapsamadığı, direnmenin düzenlendiği aynı Kanun'un 373. maddesinde ise duruşmaya yer verilmediği gözetildiğinde direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağı kabul edilerek davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin profesyonel olarak jokeylik yaptığını, 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanun (6132 sayılı Kanun) ve bu Kanun'a dayalı olarak çıkarılan Yönetmelik ile Yüksek Komiserler Kurulunca yayımlanan At Yarışları Genel Hükümlerinde binek ücretlerinin belirlendiğini, anılan mevzuat gereğince resmî yarışlarda ata binen jokeye peşinen binicilik ücreti ödendiğini, at sahibi tarafından atının yarışa konulduğu anda peşinen ödenen bu ücretin jokeyin ata binmesinin karşılığı ve yasa gereğince tayin edilen ücreti olduğunu, at sahibi tarafından yatırılan jokeyin ata binme ücretinden ... Kaza ve Yardım Sandığına aktarılmak üzere %10 oranında kesinti yapıldığını, bu kesinti dışında jokeylerin binme ücretinden kesinti yapılacağına dair mevzuat hükmü bulunmadığını, ancak davalı tarafından müvekkilinin ... binme ücretlerinin tam olarak ödenmediğini ve fazladan hukuka aykırı şekilde kesinti yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23.02.2017 tarihinde sunduğu dilekçe ile talep sonucunu 134.160,75 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bilgisi dışında binek ücretlerinden kesinti yapılarak dava dışı derneğe gönderildiği iddiası karşısında davanın dava dışı derneğe karşı açılması gerektiğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının dava dışı derneğe 01.11.2011 tarihinde üye olduğunu, derneğin yegane gelir kaynağının binme ücretlerinden yapılan kesinti olduğunu bilmediğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, davacının 2006 yılından itibaren kesinti yapıldığını iddia etmesine karşın on sene hiçbir hukuki yola başvurmayarak sessiz kalmış olmasının dava konusu uygulamaya muvafakat ettiğini gösterdiğini, kesintilerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Yüksek Komiserler Kurulu Başkanlığının 15.11.1991 tarihli ve ... numaralı yazısına istinaden yapıldığını, davacının dava dışı derneğe 01.11.2011 tarihinden itibaren üye olması nedeniyle faaliyet ile gelir kaynaklarından haberdar olduğu dikkate alındığında dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2016/180 Esas, 2017/477 Karar sayılı kararı ile; davacının at binme ücretinden ... Kaza ve Yardım Sandığına aktarılmak üzere yapılan %10’luk kesinti dışında kesinti yapılabileceğine dair mevzuatta bir hüküm bulunmadığı, davacının derneğe üye olduğunu gösterir herhangi bir delilin olmadığı, davacı derneğe üye olarak kayıtlı ise de ilgili belgelerde davacıya ait imza olmadığı, bu durumda davacının kesintilere onay verdiğinin kabul edilemeyeceği, dolayısıyla yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 128.031,75 TL'nin hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2019/3117 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararı ile; dosyada ihbar olunan derneğin üyesi olduğu anlaşılan davacı mirasbırakanın jokeylere ödenen at binme ücretinden ihbar olunan derneğe yatırılmak üzere kesinti yapıldığını ve derneğin gelirinin bu kesintilerden oluştuğunu bildiğinin kabulü gerektiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesi gereğince davacının at binme ücretinden kesilen toplam parayı talep edemeyeceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava, alacak istemine ilişkindir. 6132 sayılı At Yarışları Kanunu ve bu kanun gereğince çıkarılan yönetmeliğe göre jokeylerin at binme ücretinden ... Kaza ve Yardım Sandığına gönderilmek üzere %10’luk kesinti yapılmakta olup mevzuatta bu kesinti dışında jokeylerin at binme ücretinden kesinti yapılacağına dair hüküm bulunmamaktadır. Davalı tarafından ise ihbar olunan derneğe yapılan kesintinin Yüksek Komiserler Kurulu kararına istinaden yapıldığı savunulmuştur.

Dosyanın incelenmesinde, Jokeyler Birliği Derneğinin 07/01/1991 tarihli dilekçe ile Yüksek Komiserler Kuruluna başvurduğu ve jokeylerin sosyal güvencesi olmadığından grup sigortası kapsamına girmek istedikleri, binek ücretlerinin arttırılması halinde jokeylerin bu ücretin bir kısmını grup sigortası paralarının ödenmesi için derneğe bırakmaya hazır oldukları ve Yüksek Komiserler Kurulundan yardım bekledikleri hususları bildirilmiştir. Bu talep Yüksek Komiserler Kurulunun 31/10/1991 tarihli toplantısında görüşülmüş ve “anlaşması olmayan jokeylere verilecek at binme ücretinin 23/11/1991 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 40 TL’ye çıkarılmasına, ancak bu ücretin 30 TL’sinin jokeye, 10 TL’sinin ise ... adına Jokeyler Birliği Derneğince açılacak bir hesapta toplanmasına ve bu toplanan para ile de grup sigortası işlemlerinin yapılması için dernekçe teşebbüse geçilmesine, alınacak neticeye göre ileriki yıllarda konunun tekrar ele alınmasına” karar verilmiştir. İhbar olunan dernek tarafından verilen cevapta ise derneğin önceki adının Jokeyler Birliği Derneği olduğu ve en son ... adını aldığı bildirilmiştir.

Bu durumda her ne kadar mevzuatta jokeylerin binek ücretinden ... Kaza ve Yardım Sandığı dışında kesinti yapılmasına dair yasal düzenleme mevcut değil ise de kesintinin Yüksek Komiserler Birliği kararına dayanması, yapılan kesinti ile jokeylere grup sigortası yaptırılması ve davacının da bu sigortanın kapsamına alınmış olması halinde yapılan kesintinin haksızlığından söz edilmesi mümkün değildir. Ancak dosya kapsamında 31/10/1991 tarihli Yüksek Komiserler Kurulu kararına istinaden grup sigortası yaptırılıp yaptırılmadığı, yaptırıldı ise bu uygulamanın ilerleyen yıllarda devam edip etmediği, davacının grup sigortasından faydalanıp faydalanmadığı hususlarında delil mevcut olmadığı gibi bu hususta inceleme de yapılmamıştır. Ayrıca davalı, ihbar olunan derneğin yegane gelirinin jokeylerin binme ücretlerinden yapılan kesintiler olduğunu iddia etmişse de mahkemece bu husus da incelenmemiştir.

Şu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; Yüksek Komiserler Kurulunun 31/10/1991 tarihli kararına istinaden grup sigortası yaptırılıp yaptırılmadığı, karar gereğince ilerleyen yıllarda değerlendirme yapılıp yapılmadığı, davacının grup sigortasından faydalanıp faydalanmadığı, faydalandı ise hangi tarihlerde faydalandığı, dernek tüzüğünde yapılan kesintinin dayanağı olup olmadığı da incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçesi yanında; eldeki davada, Yüksek Komiserler Kurulu kararına dayanılarak at binme ücretinden yapılan kesintinin dava dışı ... (Dernek) hesabına aktarıldığı konusunda çekişme bulunmadığı, Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığı Yüksek Komiserler Kurulunun 13.11.1991 tarihli yazısında, Dernek adına açılacak hesapta toplanan para ile grup sigortası işlemlerinin yapılması için Dernekçe teşebbüse geçilmesinin uygun görüldüğü, dolayısıyla jokeylerin grup sigortası yapılması konusunda davalının herhangi bir yetki, görev ve yükümlülüğünün bulunmadığı, Yüksek Komiserler Kurulu kararına dayalı olarak Dernek tarafından grup sigortası yaptırılıp yaptırılmadığı, yaptırılmış ise bu uygulamanın ilerleyen yıllarda devam edip etmediği, davacının grup sigortasından yararlanıp yararlanmadığı konusunda inceleme yapılmasının eldeki davanın çözümü yönünden sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, müvekkili jokeyin hak ettiği binek ücretinden usul ve yasalara aykırı olarak kesinti yapıldığını, davalı tarafından Dernek lehine yapılan kesintilerin hiçbir yasal dayanağının olmadığını, sözleşmeden kaynaklanan ücret değişikliklerinde ilgilisinin yazılı muvafakatinin alınması gerektiğini belirterek direnme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının resmî yarışlarda jokeylik yaparken binme/binek ücretlerinden ihbar olunan Dernek adına davalı tarafından yapılan kesintilerin haksız olduğu talebiyle açılan eldeki davada, bu kesintilerin davacının rızası kapsamında mı yoksa 31.10.1991 tarihli Yüksek Komiserler Kurulu kararına istinaden mi yapıldığı, buradan varılacak sonuca göre dosya kapsamı itibarıyla Özel Daire bozma kararında belirtilen araştırma ve incelemeler yapılarak sonucuna göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe

1. İlgili Hukuk

At Yarışları Hakkında Kanun'un 1 ve 8. maddeleri.

At Yarışları Yönetmeliği'nin 4, 1 05... . maddeleri.

2. Değerlendirme

1. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuyla ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.

2. At Yarışları Hakkında Kanun'un 1. maddesine göre, Türkiye sınırları içerisinde at yarışları düzenlemeye, yurt içinde ve yurt dışında düzenlenen yarışlar üzerine yurt içinden ve yurt dışından müşterek bahis kabul etmeye Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilidir.

3. Aynı Kanun'un 8. maddesine göre ise, "Yarışların şartlarına, tertip, icra ve inzıbatına, hipodrom veya yarış yerlerinin tanzim ve idaresine, yarış programları, ikramiyeler ve müşterek bahislere mütaallik teknik, idari ve mali inzibati hususlar, Yüksek Komiserler Heyetinin teşekkül sureti, vazife ve salahiyetleri inzibati cezaların hangi hallerde hangi merciler tarafından verileceği, yarışların ve salahiyet verilmiş dernek ve belediye ve özel idarelerin murakabe ve teftiş tarzı ve doping muayenelerine ait usuller bu kanun ve beynelmilel yarış nizamlarına ve memleket ihtiyaçları ve işin icaplarına göre Tarım Vekaletince hazırlanıp İcra Vekilleri Heyetince tasdik edilecek nizamnamelerde belirtilir." düzenlemesi mevcuttur.

4. At Yarışları Hakkında Kanun'a dayalı olarak çıkarılan ve 19.04.2011 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren At Yarışları Yönetmeliği'nin tanımlar başlıklı 4. maddesine göre, Yüksek Komiserler Kurulu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 436. maddesi ile 6132 sayılı Kanun'un 8. maddesi hükümlerine göre oluşturulan sürekli Kurulu ifade eder.

5. Aynı Yönetmeliğin "Binme ücretlerinin tespiti ve dereceye giren binicilerin prim oranları" başlıklı 105. maddesinde;

"(1) Binicilerin bindikleri atlar için at sahibi tarafından ödenecek binme ücreti, her yıl Yüksek Komiserler Kurulunca tespit edilir. Binme ücretinin ödenmemesi ve geri alınması koşulları at yarışları genel hükümlerinde belirtilir.

(2) Koşularda dereceye giren atların jokeylerinden; koşuyu, birinci bitiren atın jokeyi, kazanılan ikramiyenin %10’unu, ikinci bitiren atın jokeyi, kazanılan ikramiyenin % 7’sini, üçüncü ve dördüncü bitiren atların jokeyleri ile eğer üzerine ikramiye konulmuşsa beşinci bitiren atın jokeyi, kazanılan ikramiyenin %5’ini, aprantiler ise aynı sırada bitiren jokeylerin aldığı primlerin % 50’sini alırlar. At sahipleri ile biniciler arasında bu konuda özel anlaşma varsa anlaşma hükümleri geçerlidir. Ancak, anlaşma ile belirlenecek ... prim oranı % 5’ten, apranti prim oranı ise % 2,5’ten az olamaz. Noterlikçe onaylanmış özel anlaşmaların bir örneği at sahipleri tarafından Yarış Müessesesine verilir. Yukarıda belirtilen anlaşmalı ve anlaşmasız prim yüzdeleri limitler dahilinde 0,50 ve katları şeklinde uygulanır.

(3) Jokeyler ve aprantiler ile antrenör ve seyislerin primleri hesaplanırken, yalnızca ikramiye dikkate alınır. At sahibi primi, yetiştiricilik primi, kaydiye ve taksit paraları ile varsa ayni ve nakdi ödüllerin değeri hesaba katılmaz. Jokeyler ve aprantilerin atın kazancına ilişkin primleri, ikramiyeden kesilerek Yarış Müessesesince ödenir."

"Binme ücretinden ... kaza ve yardım sandığına kesinti yapılması" başlıklı 107. maddesinde ise "Jokeyler ve aprantilerin, bindikleri her at için at sahibince ödenen binme ücretinin % 10’u, ... Kaza ve Yardım Sandığı hesabına aktarılmak üzere Yarış Müessesesince kesilerek kalan kısım binicilere ödenir." düzenlemesi mevcuttur.

6. Somut olayda, davacı at binme ücretinden yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla alacak isteminde bulunmuştur.

7. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre jokeylerin at binme ücretinden ... Kaza ve Yardım Sandığına gönderilmek üzere %10’luk kesinti yapılmakta olup bu kesinti dışında jokeylerin at binme ücretinden kesinti yapılacağına dair düzenlenme bulunmamaktadır.

8. Davalı taraf kesintilerin kaynağının Yüksek Komiserler Kurulu kararı olduğunu ve buna istinaden yapıldığını belirtmiştir. Dosya içeriğinden, ihbar oluna Derneğin 07.01.1991 tarihli dilekçe ile Yüksek Komiserler Kuruluna başvurduğu ve jokeylerin sosyal güvencesi olmadığından grup sigortası kapsamına girmek istedikleri, binek ücretlerinin arttırılması hâlinde jokeylerin bu ücretin bir kısmını grup sigortası paralarının ödenmesi için derneğe bırakmaya hazır oldukları ve Yüksek Komiserler Kurulundan yardım bekledikleri hususları bildirilmiştir.

9. Bu husus Yüksek Komiserler Kurulunun 31.10.1991 tarihli toplantısında görüşülmüş ve “anlaşması olmayan jokeylere verilecek at binme ücretinin 23/11/1991 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 40 TL’ye çıkarılmasına, ancak bu ücretin 30 TL’sinin jokeye, 10 TL’sinin ise ... adına Jokeyler Birliği Derneğince açılacak bir hesapta toplanmasına ve bu toplanan para ile de grup sigortası işlemlerinin yapılması için dernekçe teşebbüse geçilmesine, alınacak neticeye göre ileriki yıllarda konunun tekrar ele alınmasına” karar verilmiştir.

10. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, mevzuatta jokeylerin binek ücretinden ... Kaza ve Yardım Sandığı dışında kesinti yapılmasına dair düzenleme mevcut değil ise de kesintinin Yüksek Komiserler Birliği kararına dayanması, yapılan kesinti ile jokeylere grup sigortası yaptırılması ve davacının da bu sigortanın kapsamına alınmış olması karşısında yapılan kesintinin haksız ve hukuka aykırı olduğundan söz edilemeyecektir.

11. Bu nedenle mahkemece, Yüksek Komiserler Kurulunun 31.10.1991 tarihli kararına istinaden grup sigortasının yaptırılıp yaptırılmadığı, bu uygulamanın ilerleyen yıllarda devam edip etmediği, davacının grup sigortasından faydalanıp faydalanmadığı, faydalandı ise hangi tarihlerde faydalandığı, dernek tüzüğünde yapılan kesintinin dayanağının olup olmadığı hususları incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

12. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır.

13. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,

İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.