T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1375
KARAR NO : 2024/537

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I



İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2023
NUMARASI : Esas - Karar

İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 04/03/2024
YAZIM TARİHİ : 06/03/2024

Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas - ...Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında açık hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin söz konusu ticari ilişkiden kaynaklı 109.577,20 TL alacağını tahsil edemediğini, işbu hususun 2020-2021 yılına ait açık hesap dökümleri ile de görüleceğini, bunun üzerine taraflarınca 25.05.2021 tarihinde Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, dava konusu alacağa ilişkin olmak üzere takip tarihinden itibaren ticari avans faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının itiraz ettiği 109.577,20 TL üzerinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, üstelik davacının hesabına mal bedeli olarak nakit ödenen 15.07.2020 tarihinden bugüne kadar mal gönderilmediğinden davacı uhdesinde karşılıksız kalan 55.000,00 TL alacağı olduğunu, müvekkilinin bu alacağının ödenmesi için davacıya Konya .. Noterliğinden 17.12.2020 tarihli, ... yevmiyeli ihtarname keşide ettiğini ancak halen alacağının ödenmediğini, davacının müvekkiline olan bu borcunu karşılıksız bırakmak amacıyla dava konusu alacağı ortaya attığını, müvekkilinin yumurta alım-satımı ile iştigal ettiğini, davacı şirket yumurta temin edemediği için müvekkilinin bu ihtiyacını ... - ...Toptan Gıda - isimli firmadan temin ettiğini, ancak bu firmanın da müvekkiline verdiği yumurtaların paketleme işçiliğini davacıya ait işyerinde yaptırdığını, müvekkiline burada teslim ettiğini, davacının da, ... firması adına olan kendi iş yerinde yapılan bu paketleme ve mal teslimini fırsat bilerek başkasına ait teslim ettiği malı sanki kendi malını teslim etmiş gibi müvekkiline fatura düzenlediğini, müvekkilinin de bu karşılıksız faturaları ticari defterine kaydetmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; Konya . İcra Müdürlüğünün ... E sayılı açık hesap ilişkisinden kaynaklanan takipte davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı davalının takibe yaptığı itirazının haklı olup olmadığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususları olduğu anlaşılmıştır.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinin 1. Fıkrasında yer alan açık kanun hükmü uyarınca; uyuşmazlığın çözümü için mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine vereceği karar ile ticari defterlerin ibrazını isteyebilir ve ticari defterleri delil olarak inceleyebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinin 2. Fıkrasındaki “kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulma, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olma ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasıdır.” hükmüne uygun olmaları aranmaktadır.
Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, davalının ileri sürdürdüğü iddiaların ispatlanamamış olması ve Konya Vergi dairesi Başkanlığı Denetim ve Kontrol Müdürlüğü belge kayıt ve raporları da dikkate alınarak,

Yukarıda belirtilen nedenler ve diğer delil ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasının kabulü ile, Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile 109.572,20 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 21.914,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda izah edilen, değerlendirilen ve açıklanan sebeplerle ve Anayasa’nın 138. maddenin 1. Fıkrası "Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak, vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler." hükmü gereğince ; davacının davası ve talepleri hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmesine vicdani kanaat getirilmiştir..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, 109.572,20 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 21.914,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan olan alacağının ödenmesi için ihtarname keşide ettikten sonra davacının kendi kayıtlarına göre var olduğunu iddia ettiği alacağı için icra takibi başlattığını, bilirkişi incelemesinde bu konunun teknik anlamda ve ticari ölçülere göre yeterince irdelenmediğini, sadece davacı kayıtlarına göre değerlendirme yapıldığını, müvekkilinin davacıya ihtarname düzenlediği 17/12/2020 tarihi sonrasında davacı ile alacak verecek hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, bunun aksine olan davacı ticari kayıtlarının kendisine göre düzenlendiğini, itiraz ettikleri bu durumun mahkemece kabul görmediğini, mahkemenin işbu davada tacirler arası teamülümün dikkate almadığını, davacının tek tarafları kayıtlarında olan ve davalının ticari kayıtlarında teyidi bulunmayan hususların doğru kabul edildiğini, eksik araştırma ve soruşturma ile müvekkili aleyhine verilen kararı kabul etmediklerini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı tarafça, taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu, işbu ilişkiden kaynaklı alacağın tahsil edilememesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığı ancak, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğu iddia edilmiş, davalı tarafça, akdi ilişki inkar edilmemekle birlikte davacıya borcu olmayıp aksine davacıdan alacaklı olduğu, davacının defter ve kayıtları üzerinde hileli işlemler yaparak kendisini alacaklı göstermeye çalıştığı, bu hususta Vergi Dairesi Başkanlığı'na şikayetçi de olduğu savunularak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan kök bilirkişi raporunda; ''... Davacı ticari defterlerine göre vergi dairesi müdürlüğünce tutulan tutanak da dikkate alındığında 2020 yılından 41.728,20 TL alacaklı göründüğü, davalı işletme defterinden cari hesap bakiyesinin tespit edilemeyeceği, 2021 yılına ait ise, davacı tarafından dosyaya sunulan teslim fişleri ve faturaların kabulü halinde 67.849,00 TL davalıdan alacaklı olup, icra takip tarihi itibariyle toplam 109.577,20 TL alacağının olduğu...'', davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine alınan ek bilirkişi raporunda; ''....Davacı tarafından düzenlenen teslim fişleri de fatura içeriklerinin davalıya teslim edildiğinin vergi dairesi raporları ile sübut bulduğu, davacı ticari defterlerinde toplam 521.279,70 TL tutarında faturanın kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde ise 215.194,70 TL tutarında faturanın kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturaların da vergi dairesi tutanaklarında da tespit edildiği üzere gerçek bir satış olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacı ticari defterlerine ve vergi dairesi tarafından yapılan inceleme sonucuna göre davacının icra takip tarihi itibariyle taleple bağlı olmak kaydıyla takip tutarı olan 109.577,20 TL davalıdan alacaklı olduğu...'' hususunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece de benimsenen bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş olmakla, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

2- Alınması gereken 7.484,87 TL harçtan, peşin alınan 1.871,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.613,56 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/03/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.