I. GİRİŞ

Koronavirüs/Coronavirus (COVİD-19) Salgını, Dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alarak hayatı durdurdu.

Virüs o kadar hızlı yayılmaktadır ki; yasal düzenleme yapılmasına fırsat kalmadan yeni durumlar ve alınması gereken çok sayıda önlem ortaya çıkıyor. Bu nedenle birçok konuda idari düzenleme yapılıyor.

Vergisel konularda da idari düzenleme yapılarak bir Genel Tebliğ ile bazı mükellefler için “Mücbir Sebep Hali[1] ilan edildi[2].

Çalışmamızın devamında, söz konusu Tebliğ hükümleri incelenerek açıklanacak ve mücbir sebep hali ilanının sonuçlarına değinilecektir.

II. GELİR VERGİSİ MÜKELLEFİ OLMASI NEDENİYLE VEYA FAALİYETİ İTİBARİYLE MÜCBİR SEBEP HALİ KAPSAMINA ALINAN MÜKELLEFLER

A- Gelir Vergisi Mükellefiyeti Bulunan Mükellefler

Tebliğ’in 3. maddesinde, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 15. maddesindeki[3] yetkiye istinaden bazı mükelleflerin 01.04.2020 ila 30.06.2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğunun kabulünün gerektiği belirtilmiştir.

Bu mükellef gruplarından ilki; ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan mükelleflerdir. Bu kapsamdaki mükellef sayısı oldukça fazladır. Nitekim “çiftçi, terzi, manav, avukat, mali müşavir, mimar, mühendis, eczacı, doktor, dişçi, veteriner, fizyoterapist, yazılımcı, sanatçı gibi mükellefler de dahil olmak üzere bilanço ve işletme hesabı esasına göre defter tutan ticari ve zirai kazanç elde eden mükellefler ile serbest meslek kazancı elde eden gelir vergisi mükelleflerinin tamamı”[4] bu kapsamdadır.

B- Faaliyetleri İtibariyle Koronavirüs (COVID-19) Salgın Hastalığından Doğrudan Etkilendiği Kabul Edilen Mükellefler

Tebliğ ile bazı faaliyet alanlarında faaliyette bulunan mükelleflerin doğrudan mücbir sebep hali kapsamında olduğu belirtilmiştir.

Bu ana faaliyet alanları şu şekildedir:

- Alışveriş merkezleri dahil perakende,

- Sağlık hizmetleri,

- Mobilya imalatı,

- Demir çelik ve metal sanayii,

- Madencilik ve taş ocakçılığı,

- Bina inşaat hizmetleri,

- Endüstriyel mutfak imalatı,

- Otomotiv imalatı ve ticareti ile otomotiv sanayii için parça ve aksesuar imalatı,

- Araç kiralama,

- Depolama faaliyetleri dahil lojistik ve ulaşım,

- Sinema ve tiyatro gibi sanatsal hizmetler,

- Matbaacılık dahil kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı ürünlerin yayımcılık faaliyetleri,

- Tur operatörleri ve seyahat acenteleri dahil konaklama faaliyetleri,

- Lokanta, kıraathane dahil yiyecek ve içecek hizmetleri,

- Tekstil ve konfeksiyon imalatı ve ticareti ile halkla ilişkiler dahil etkinlik ve organizasyon hizmetleri.

(Mükellefler, ana faaliyet kodlarının kapsamda olup olmadığını anlayabilmek için vergi levhalarında bulunan ana faaliyet kodu ve adına bakabilirler.)

Bu faaliyet kodunun, Tebliğ’in yayımlanma tarihi olan 24.03.2020 tarihinde vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu olması şartı aranmaktadır.

Bu noktada belirtmek gerekir ki; bir mükellefin birden fazla faaliyeti olabilmektedir. Ana faaliyet kodunun bu kapsamda sayılmamış olması, o mükellefin salgından etkilenmediği anlamına gelmemelidir. Ayrıca sayılan faaliyetler dışında, bunlarla doğrudan ya da dolaylı ilgili birçok başka faaliyet alanının da salgından etkilendiği açıktır.

Tebliğ’de yer alan “Mükellefin vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu itibarıyla birinci fıkradaki sektörler arasında bulunmamasına rağmen ana faaliyet alanı olarak bu sektörlerden herhangi birisinde fiilen iştigal ettiğini ispat ve tevsik etmesi halinde, mükellefin mücbir sebep kapsamında olup olmadığının tespitinde ana faaliyet kodu yerine fiilen iştigal edilen ana faaliyet alanı dikkate alınır” hükmü bu noktada müracaat edilebilir bir hükümdür. Ancak ispat ve tevsik edilmesi gerekenler konusunda açıklık bulunmamaktadır.

C- İçişleri Bakanlığınca Alınan Tedbirler Kapsamında Geçici Süreliğine Faaliyetlerine Ara Verilmesine Karar Verilen İşyerlerinin Bulunduğu Sektörlerde Faaliyette Bulunan Mükellefler

Ana faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin de Tebliğ kapsamında olduğu belirtilmiştir.

Bu hükmün, halihazırda belirlenen sektörlerde faaliyette bulunanlarla sınırlı olup olmadığı belli değildir. Daha sonra eklenmesi muhtemel sektörlerin de eklenmesi suretiyle mücbir sebep kapsamına alınarak yorumlanma yapılmasında fayda vardır.

D- Gelir Vergisi Mükellefi Olması Nedeniyle veya Faaliyeti İtibariyle Mücbir Sebep Hali Kapsamına Alınan Mükellefler Açısından Süreler ve Vergi Ödevlerinin Ertelenmesi

Yukarıda sayılan, gelir vergisi mükellefi olması nedeniyle veya faaliyeti itibariyle mücbir sebep hali kapsamına alınan mükelleflerin 01.04.2020 ila 30.06.2020 (bu tarihler dâhil) tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğunun kabulünün gerektiği belirtilmiştir[5].

Bununla birlikte, beyanname verme ve ödeme sürelerindeki uzama durumu aşağıdaki tablolarda belirtilmiştir.

VUK Genel Tebliği (Sıra No:518) Gereğince Mücbir Sebep Hali Nedeniyle Süre Uzatılmasına İlişkin Tablo (Tebliğ md. 4/1-a)

Yükümlülük

Normal Tarih

Uzatılan Tarih

1

Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve Katma Değer Vergisi Beyannameleri

27.04.2020

27.07.2020

2

“Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenmesi

30.04.2020

27.07.2020

3

Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri

27.10.2020

VUK Genel Tebliği (Sıra No:518) Gereğince Mücbir Sebep Hali Nedeniyle Süre Uzatılmasına İlişkin Tablo (Tebliğ md. 4/1-b)

Yükümlülük

Normal Tarih

Uzatılan Tarih

1

Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve Katma Değer Vergisi Beyannameleri

27.05.2020

27.07.2020

2

“Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenmesi

01.06.2020

27.07.2020

3

Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri

27.11.2020

VUK Genel Tebliği (Sıra No:518) Gereğince Mücbir Sebep Hali Nedeniyle Süre Uzatılmasına İlişkin Tablo (Tebliğ md. 4/1-c)

Yükümlülük

Normal Tarih

Uzatılan Tarih

1

Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri dâhil) ve Katma Değer Vergisi Beyannameleri

26.06.2020

27.07.2020

2

“Form Ba-Bs” bildirimlerinin verilme ve mezkur tarihe kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenmesi

30.06.2020

27.07.2020

3

Bu beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri

27.12.2020

III. 65 YAŞ VE ÜSTÜNDE OLMASI VEYA KRONİK RAHATSIZLIĞI BULUNMASI NEDENİYLE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI KAPSAMINA GİREN MÜKELLEFLER VE MESLEK MENSUPLARI İLE BEYANNAME/BİLDİRİMLERİ BU MESLEK MENSUPLARINCA VERİLENLER

İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler uyarınca;

- 65 yaş ve üstünde olması veya kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren mükellefler,

- 65 yaş ve üstünde olması veya kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren meslek mensupları,

- 24.03.2020 tarihi itibarıyla geçerli olan “Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” uyarınca beyanname/bildirimleri bu meslek mensuplarınca verilenler

mücbir sebep halinde kabul edilmiştir[6].

Bu kapsamdakilerin mücbir sebep halinin geçerli olduğu süre, 22.03.2020 ila sokağa çıkma yasağının sona ereceği tarih (bu tarihler dâhil) arasındadır. Mücbir sebep dönemine ilişkin verilemeyen beyanname/bildirimlerin verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son günü ise sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 15. günün sonuna kadardır[7].

Tebliğ’de, kronik rahatsızlık nedeniyle beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması için bu rahatsızlığın sağlık kuruluşlarından alınacak muteber belgelerle ispat ve tevsik edilmesi şartı getirilmiştir. Bu kapsamdaki süre uzatımı işlemi, mükellefin kronik rahatsızlığı bulunduğuna dair beyanını içeren İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden vereceği yazılı başvurusuna istinaden yapılacak olup sağlık kuruluşundan alınan belgelerin sokağa çıkma yasağının sona ereceği günü takip eden 30 gün içerisinde bağlı olunan vergi dairesine ibraz edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca sosyal güvenlik mevzuatı gereğince sigortalıların mücbir sebep dönemine ilişkin prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile bildirilmesinin zorunlu olması durumunda, mücbir sebep, bu beyannamelerin vergi kesintilerine ilişkin kısmının beyan ve ödeme sürelerinin ertelenmesi için geçerli olacaktır.

IV. SONUÇ

Koronavirüs/Coronavirus (COVİD-19) Salgını nedeniyle T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun verdiği yetkiyle, bazı mükellefler bakımından yukarıda anlatıldığı üzere kapsamlı bir mücbir sebep hali ilanı yapılmıştır.

Bu ilan, söz konusu mükellefleri, bu zorlu dönemde rahatlama getirecektir.

Bununla birlikte;

- SGK primleri bakımından da kolaylıklar getirilmesi,

- Ödeme safhasına gelmiş olan vergi ve diğer yükümlülüklerde de bir düzenleme yapılması,

- Ana faaliyet alanları nedenleriyle mücbir sebep hali kapsamına alınan mükelleflerin, özellikle sayılan faaliyet alanlarındaki mükelleflerle ilişkili olanlar dikkate alınarak daha da çeşitlendirilmesi değerlendirilebilir.

Ayrıca Tebliğ ile muhtasar ve KDV beyannameleri hakkında erteleme yapılmış ancak gelir ya da kurumlar geçici vergi beyannamesi hakkında bir düzenleme getirilmemiştir. Muhtasar ve KDV beyannameleri verilmemişken geçici vergi beyannamesinin tutarlı bir biçimde verilebilmesi mümkün olamayacağından geçici vergi beyannameleri bakımından da düzenleme yapılması uygun olacaktır.

Son olarak belirtilmesi gereken, en önemli husus, mücbir sebep halinin vergi hukukunda yalnızca beyanname verilmesi gibi işlemlerle sınırlı etkisinin olmadığıdır.

Mücbir sebep hali; idari ve yargısal sürelere, zamanaşımı sürelerine, cebri icra ve ödeme sürelerine, gecikme zammına, kabahat ve suç halinde verilecek cezalara da etkili olabilmektedir.

Örneğin, mücbir sebepten kaynaklı olarak defter ve belgelerini ibraz edemeyen mükellefe kesilen vergi ziyaı cezası ve verilen hapis cezası hukuka uygun olmayacaktır.

Bu hususlarda da düzenlemeler yapılması yerinde ve belirsizlikleri giderici nitelikte olacaktır.

-------------------------------------

[1] Mücbir sebep; Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde “herhangi bir kimse tarafından alınacak önlemlere karşı, önüne geçilmesi olanaksız, borcun yerine getirilmesine engel, borçlunun iradesi dışında beklenmedik olaylar” olarak tanımlanmıştır (Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük, https://sozluk.gov.tr/).

Hukuk Sözlüklerinde ise “zorlayıcı nedenler, önceden göz önüne alınmasına ve bunun sonucu olarak ortadan kaldırılmasına olanak bulunmayan ve dış bir etkiden ileri gelen olaylar” (T.C. Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü, http://www.sozluk.adalet.gov.tr/) ve “zorlayan, mecbur eden ve önceden bilinerek doğuracağı sonucun önlenmesine imkan bulunmayan, dış etkenlerden meydana gelen olaylar” (Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, 7. Baskı, Yetkin Yayınevi, İstanbul, 2011, s.1530) olarak yer almıştır.

[2] İlgili Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:528) 24.03.2020 tarihli 31078 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Genel Tebliğ ile yapılan düzenleme, Vergi Usul Kanunu’nun 13, 15, 111 ve mükerrer 257. Maddelerinde verilen yetkiye dayanılarak T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından çıkarılmıştır.

[3] Mücbir sebeplerle gecikme:

Madde 15 – 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden her hangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemiyen süreler kadar uzar.

Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malüm olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.

(Ek fıkra: 28/12/2001-4731/4 md.; Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/1 md.) Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilân etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkilidir. Bu yetki vergi türleri ve işyerleri itibarıyla; beyannamelerin toplulaştırılması, yeni beyanname verme süreleri belirlenmesi ve beyanname verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de kullanılabilir.

[4] GİB’in Koronavirüs Salgınından Etkilenmeleri Nedeniyle Beyanları Uzatılarak Ödemeleri Ertelenen Mükellefler Hakkında Duyurusu (https://www.gib.gov.tr/koronavirus-salginindan-etkilenmeleri-nedeniyle-beyanlari-uzatilarak-odemeleri-ertelenen-mukellefler)

[5] Sürenin 01.04.2020 tarihinden başlatılması, vergide dönemsellik ilkesi ya da başka bir husustan kaynaklanıyor olabilir. Ancak mücbir sebep halinin tek etkisinin beyanname verme ve benzeri durumlar ile ilgili olmadığının, kabahat veya suç oluşturan fiiller, cebri icra konusu, idari ve yargısal süreler bakımından da dikkate alınmasının gerektiği açıktır.

[6] Söz konusu 65 yaş üstündeki mükelleflerin büyük kısmı kira geliri nedeniyle gayrimenkul sermaye iradı bakımından mükelleftir. Ancak bu kişilerin ayrıca ticari faaliyeti nedeniyle de mükellefiyeti bulunabilir. Bu durumda, vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmesi bakımından sorun ve karmaşa yaşanması muhtemeldir.

[7] Sokağa çıkma yasağının, Tebliğ’in 3. maddesi kapsamında ilan edilen mücbir sebep tarihleri aralığında (01.04.2020-30.06.2020) sona ermesi halinde, 5. madde kapsamında mücbir sebep hükümlerinden faydalanan mükellefler, 3. madde kapsamında bulunmaları koşuluyla, sona erme tarihinden itibaren söz konusu madde kapsamındaki mücbir sebep hükümlerinden faydalandırılır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.