Miras kalan bir ev veya arsanız var ama ortaklıktan dolayı kullanamıyor musunuz?
Ya da sürekli anlaşmazlık çıkıyor; malı kullanamıyor, satamıyor, geliri paylaşamıyor musunuz?
Bu gibi durumlarda çözüm Ortaklığın Giderilmesi Davası’dır.
Bu dava ile taşınmaz ya paylaştırılır ya da satılarak bedeli pay sahiplerine dağıtılır. Yani diğer ortaklar istemese bile ortaklığı sona erdirmek mümkün.
Günümüzde özellikle miras yoluyla edinilen taşınmazlarda, ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar giderek artmaktadır. Tarafların anlaşarak çözüm bulması ise çoğu zaman mümkün değildir. Çünkü her ortak, kendi menfaatini ön planda tutar…
İnsanlar bir ömür çalışır, mal edinir. Ancak miras kaldığında, asıl sorun orada başlar. Özellikle ortak sayısı arttıkça uzlaşma ihtimali de bir o kadar azalır, ve hatta imkansızdır.
Ortaklığın giderilmesi davası tüm yönleriyle hem artıları hem de eksileri olan bir süreçtir. Ancak sonucunda, devam eden bir anlaşmazlığı sona erdirerek taraflara bağımsız ve özgürce hareket edebilmek imkânı sağlar. Yazımızda bu davanın faydalarını ve risklerini ele alıyoruz.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASININ FAYDALARI
1. Ortaklıktan çıkış imkânı sağlar.
Birden fazla kişinin ortak olduğu bir taşınmazda, ortaklığı sürdürmek her zaman kolay değildir. Hatta çoğu zaman ortaklığı sürdürmek, sona erdirmekten daha zor hale gelir.
Tarafların anlaşamadığı ve ortaklığın çekilmez hale geldiği durumlarda, ortaklığa mahkûm kalmak zorunda değilsiniz.
Ortaklardan herhangi biri, diğerlerinin rızasına ihtiyaç duymadan ortaklığın giderilmesi davası açabilir.
Dava sonucunda ortaklık tüm taraflar bakımından sona erer ve taşınmaz üzerindeki uyuşmazlık nihai olarak ortadan kalkar.
2. Taşınmaz ekonomik değere dönüşür.
Ortaklığa konu taşınmazlarda en temel sorunlardan biri, kullanım ve gelir paylaşımıdır.
· Miras kalan bir evde kim oturacak?
· Kiradaysa geliri nasıl paylaşılacak?
· Satılacaksa hangi bedel esas alınacak?
Bu sorular çoğu zaman cevapsız kalır ve zamanla daha büyük uyuşmazlıklara dönüşür.
Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda ise taşınmaz nakde çevrilebilir ve her bir ortak, payı oranında hakkını alır. Böylece hem ortaklık sona erer, hem de âtıl kalan değer ekonomik bir karşılığa dönüşür.
3. Uyuşmazlığı kesin olarak sona erdirir.
Ortaklığın sona erdirilmesiyle birlikte; taşınmazın kullanımı, gelir paylaşımı, satışı gibi konulardaki tüm tartışmalar sona erer. Taraflar arasındaki belirsizlik ortadan kalkar ve süregelen hukuki karmaşa son bulur. Bu durum yalnızca hukuki değil, aynı zamanda psikolojik bir rahatlama da getirir.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASININ RİSKLERİ
1. Satışta değer kaybı riski.
Ortaklığın giderilmesi davasında satış ihalesi, bilirkişi tarafından belirlenen muhammen bedelin (piyasa değerinin) en az %50'si üzerinden başlar. İhale, en yüksek teklifi verene yapılır. İhaleye katılımın düşük olması halinde taşınmaz, piyasa değerinin altında satılabilir.
Ancak bu durum her zaman ortaya çıkmaz. Bilirkişi raporunda belirlenen değerin düşük olduğunu düşünen taraflar, süresi içinde rapora itiraz edebilir. Nitekim uygulamada, yoğun katılım nedeniyle taşınmazın rayiç bedelin üzerinde satıldığı durumlar da sıkça görülmektedir.
2. Süreç uzun ve yıpratıcı olabilir.
Ortaklığın giderilmesi davaları teknik ve çoğu zaman çok taraflıdır.
Tebligatlar, bilirkişi incelemeleri, keşif ve satış aşamaları derken süreç uzayabilir. Özellikle taraf sayısının fazla olması, mirasçıların tespit edilmemiş olması veya intikal işlemlerinin tamamlanmamış olması süreci daha da karmaşık hale getirebilir.
3. Aile ilişkileri zedelenebilir.
Özellikle miras kalan taşınmazlarda açılan bu davalar, aile içi ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Satış talep eden taraf çoğu zaman diğer ortaklar tarafından “süreci başlatan kişi” olarak görülür ve bu durum psikolojik baskıya yol açabilir. Taşınmazda oturan ya da ekonomik olarak zayıf durumda olan kişiler açısından satış, daha ağır sonuçlar doğurabilir.
Ancak unutulmamalıdır ki; çoğu zaman dava, zaten çözülemeyen ve gerilmiş ilişkilerin bir sonucudur. Bu nedenle pek çok durumda en makul yol, sorunun hukuki zeminde kesin olarak çözüme kavuşturulmasıdır.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI AÇMALI MIYIM, AÇMAMALI MIYIM?
Çoğu zaman miras bırakanın hayattayken yapmadığı paylaşım, vefatından sonra mirasçılar arasında ciddi uyuşmazlıklara yol açar. Bölüşülemeyen mallar, zamanla aile içinde çözülemeyen bir soruna dönüşür.
Üstelik bu sorun, ilk kuşakta çözülemezse; sonraki kuşaklar için çok daha karmaşık, uzun ve masraflı hale gelir.
Burada asıl soru şudur:
Kangren haline gelmiş bir durumu sürdürmek mi,
yoksa hukuki yollarla kesin bir çözüme kavuşmak mı?
Her somut olay farklıdır.
Bu nedenle sürecin doğru yönetilmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından çok kritik önem taşır.
Karar sizin.
Ama unutmayın; ertelenen her sorun, zamanla daha da büyür.