6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) davaya cevap süresi kural olarak iki hafta olarak düzenlenmiştir. Süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmayan davalının, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte, cevap dilekçesi sunmayan davalının sonradan delil gösterip gösteremeyeceği hususu uygulamada ve öğretide tartışmalı bir konu olarak varlığını sürdürmektedir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.11.2016, 27.12.2018, 13.06.2019 ve 04.02.2021 tarihli kararlarında süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmayan davalının sonradan delil göstermesinin mümkün olmadığı yönünde içtihat oluşturulmuşken, 24.06.2021 tarihli kararla bu yaklaşımın değiştiği yönünde bir izlenim meydana gelmiştir.

I. Cevap Dilekçesi Sunmamanın Hukuki Sonuçları

HMK’nın 127. maddesi uyarınca davalıya, dava dilekçesine cevap vermesi için kural olarak iki haftalık süre tanınmıştır. Bu süre içerisinde cevap dilekçesi sunmayan davalının hukuki durumu ise HMK’nın 128. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmayan davalı, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.

Öte yandan HMK’nın 141. maddesi, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra tarafların iddia ve savunmalarını genişletemeyeceğini veya değiştiremeyeceğini düzenlemiştir. Bu hüküm, cevap dilekçesi sunmayan davalının sonradan ileri sürebileceği savunmaların kapsamının belirlenmesi bakımından önemlidir.

Bu noktada temel sorun, cevap dilekçesi sunmayan davalının yalnızca inkâr ile sınırlı kalıp kalmayacağı ve bu inkâr kapsamında delil gösterip gösteremeyeceği hususunda ortaya çıkmaktadır.

II. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2016 Tarih ve sonraki Yaklaşımı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.04.2016 tarihli, 2014/2-695 E., 2016/522 K. sayılı kararı ile başlayan ve 16.11.2016, 27.12.2018, 13.06.2019 ve 04.02.2021 tarihli kararlarla sürdürülen içtihat doğrultusunda, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmayan davalının sonradan delil göstermesinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.

Bu yaklaşımda, davalının savunma hakkını süresi içerisinde kullanmadığı, sonradan delil göstermesinin savunmanın genişletilmesi yasağını ihlal edeceği ve bu durumun usul ekonomisi ile yargılamanın düzenli yürütülmesi ilkelerine aykırılık teşkil edeceği değerlendirilmiştir.

Bu kararlar, uzun süre uygulamada istikrar kazanmış ve yerel mahkemeler ile bölge adliye mahkemeleri tarafından da benimsenmiştir.

III. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.06.2021 Tarihli Kararı ve Tartışmalar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.06.2021 tarihli, 2017/11-144 E., 2021/834 K. sayılı kararı ile önceki içtihatlardan farklı olarak cevap dilekçesi vermeyen davalının inkâr çerçevesinde savunma yapabileceği ve bu doğrultuda delil gösterebileceği kabul edilmiştir.

Kararda, Pekcanıtez’e yapılan atıf doğrultusunda cevap vermemenin bilerek veya sürenin kaçırılması suretiyle gerçekleşebileceği belirtilmiş; cevap dilekçesi sunmayan davalının yalnızca inkâr ile yetindiğinin varsayılması gerektiği ifade edilmiştir. Bu nedenle davalının ön inceleme ve tahkikat aşamalarında inkâr kapsamında savunma yapmasına imkân tanınması gerektiği kabul edilmiştir.

Kararda ayrıca davalının, davacının ileri sürdüğü vakıaların doğru olmadığını ispat etmek amacıyla karşı delil gösterebileceği ifade edilmiştir. Ancak davalının bu kapsamı aşarak yeni vakıalar ileri sürmesi hâlinde savunmanın genişletilmesi yasağının ihlal edilmiş olacağı da açıkça vurgulanmıştır.

IV. Kişisel görüşüm

Uygulamada, özellikle son yıllarda istinaf mahkemeleri ve Yargıtay’ın, yargılamaların uzamasına yönelik eleştiriler nedeniyle usule ilişkin bozma kararlarını sınırlı tuttuğu yönünde bir kanaatin oluştuğu gözlemlenmektedir. Yerel mahkemelerin usule ilişkin bazı hatalarının, işin esasına etkili olmadığı gerekçesiyle göz ardı edildiği ve daha çok maddi uyuşmazlığın çözümüne odaklanıldığı görülmektedir.

Bu bağlamda 24.06.2021 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararının, bir içtihat değişikliği olarak değerlendirilmesi mümkün görünse de, kararın içeriği incelendiğinde tartışma odağının yeni bir delil listesi sunulmasına ilişkin olmadığı, daha çok bilirkişi incelemesi kapsamında değerlendirme yapılmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

Nitekim kararda önceki Hukuk Genel Kurulu kararlarının tartışılmamış olması, savunmanın genişletilmesi yasağına vurgu yapılması ve kararın oybirliği ile alınmış olması da, bir içtihat değişikliğinden ziyade somut olaya özgü bir değerlendirme yapıldığını göstermektedir.

Ayrıca Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve 7. Hukuk Dairesi’nin 2024 ve 2025 yıllarına ait kararlarında, cevap dilekçesi sunmayan tarafın sonradan delil listesi veremeyeceği yönündeki açık değerlendirmelerin devam ettiği görülmektedir. Bu durum da 24.06.2021 tarihli kararın, tam anlamıyla bir içtihat değişikliği olarak kabul edilmemesi gerektiği yönündeki görüşü güçlendirmektedir.

Ancak mahkemelerin usule ilişkin çok ciddi hatalar yaptığı bir ortamda en azından maddi gerçeğin ortaya çıkması anlamında savunmanın genişletilmesi yasağının da korunması suretiyle dava dilekçesinde ileri sürülen her bir vakıanın inkarına yönelik davalı tarafın delil sunması veya gösterdiği delillerin toplanmasına olanak sağlanmasının hem hukuki hemde daha adil olacağını düşünüyorum.

Öte yandan cevap dilekçesi sunmayan davalının yalnızca inkâr edilmiş sayılması ancak bu inkârın ispatına yönelik delil sunamaması, savunma hakkının fiilen ortadan kalkmasına neden olabilmektedir. Bu durum, Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı bakımından da tartışmalı bir sonuç doğurmaktadır.

Bu nedenle Hukuk Genel Kurulu’nun 24.06.2021 tarihli, 2017/11-144 E., 2021/834 K. sayılı kararı ile benimsediği yaklaşımın, savunma hakkı ile usul ekonomisi arasında denge kurmaya yönelik bir çözüm olarak değerlendirilerek istikrar kazandırılmasının her anlamda doğru olacağı kanaatindeyim.

Hasan ÇAKMAK

Hukukçu

>> YARGISAL DİLEKÇELER ÜZERİNE DENEMELER-1

>> YARGISAL DİLEKÇELER ÜZERİNE DENEMELER-2

>> YARGISAL DİLEKÇELER ÜZERİNE DENEMELER-3

Kaynakça
Kuru, Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt II, İstanbul, 2001.
Pekcanıtez, Hakan / Atalay, Oğuz / Özekes, Muhammet, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 20.04.2016, 2014/2-695 E., 2016/522 K.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 24.06.2021, 2017/11-144 E., 2021/834 K.