T.C.
Yargıtay
10. Ceza Dairesi
2023/3053 E., 2023/4534 K.
"İçtihat Metni"
T U T U K LU
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3284 E., 2022/2456 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2021/491 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadere hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/3284 Esas, 2022/2456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz itirazlarının yerinde görülmemesi nedeniyle esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. İstinaf talepleri ile duruşma taleplerinin değerlendirilmeden karar verildiğine, 5. Sanık tarafından ismi bildirilen ... ile ilgili soruşturma sonucu beklenmeden karar verilmesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 7. Sanığın kolluk ifadesinin 5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesine aykırı olarak alındığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın da imzasının bulunduğu 13.08.2021 tarihli olay tutanağına göre, sanığın uyuşturucu maddeyi ... isimli şahsa tanesini 1.000,00 TL'den satacağına dair samimi ikrarda bulunması, sanığın telefonunda açık bulunan konuma gidildiğinde Orhun'un orada bulunması ve sanık ile 3.000,00 TL karşılığında 3 parça halinde, daralı 4,7 gram kokaini almak üzere sözleştiklerini belirtmesi, sanığın ilk iki celse alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı reddetmesi, Orhun'un kovuşturma aşamasında alınan beyanında soruşturma aşamasındaki bilgi alma tutanağındaki beyanına benzer mahiyette beyanda bulunması, sanığın üçüncü celse alınan savunmasında suçunu ikrar edecek şekilde telefonunda "Yücel" olarak kayıtlı olan ... isimli şahsın kendisine Orhun'a götürmesi için vermiş olduğu maddeyi taşırken yakalandığını belirtmesi, tutanak mümzii tanıklarının benzer tutanağı doğrular şekildeki beyanları, 07.06.2022 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alındığında; sanığın kovuşturma aşamasının üçüncü celsesinde Engin'in kendisine bu işi yapması için imkan sağladığını belirtmesine rağmen söz konusu şahıs ile ilgili somut ve teşhise yarar bilgiler vermemesi ayrıca sanığın ilk iki celse suçlamayı reddetmesine rağmen 07.06.2022 tarihinde telefon içeriğine dair bilirkişi raporu düzenlendikten, yani telefonunda "Yücel" olarak kayıtlı kişi ile mesaj içerikleri ve arama aranma kayıtlarına Mahkemece ulaşıldıktan sonra telefonunda "Yücel" olarak kayıtlı kişiye dair beyanda bulunmasının etkin pişmanlık hükmünün gönüllülük esasına uymadığı kanaatine varılması nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın savunmasında ismi geçen ve hakkında yapılan suç duyurusu üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturması devam ettiği anlaşılan ... isimli şahıs hakkında, kamu davası açılması ve mahkûm olması halinde, sanık lehine her zaman yargılamanın yenilenmesi yolu ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olması karşısında, bu aşamada etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı biçimindeki hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş,
hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uygulanacak olan etkin pişmanlık indirim oranının belirlenmesi açısından;
1. Sanığın adını verdiği ... adlı kişi hakkında yürütülen soruşturmanın sonucu araştırılıp dava açılması ve sorgusunun yapılması halinde birleştirilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması,
2. Olay günü, sanığın aleyhine yeterli delil bulunmadığı aşamada kullanımındaki motosikletinde dışarıdan bakıldığında görülemeyecek ve arama sonucu bulunabilecek uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ederek kendi suçunun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardım etmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/3284 Esas, 2022/2456 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
10. Ceza Dairesi
2022/5272 E., 2024/17368 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/3557 E., 2021/3095 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2021 tarihli ve 2021/242 Esas, 2021/276 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre; sanık ...'in suça konu uyuşturucu maddeyi aldığını belirttiği "... Mahallesi" olarak bilinen yerdeki "..." isimli kişi hakkında, herhangi bir soruşturma açılıp açılmadığının ve açılmış ise sonucunun araştırılması, dava açılmış ve derdest ise bu dava ile birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dava dosyasının bu dosya içine konulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda, sanığın hukukî durumunun saptanması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm
kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.





