T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
2025/1349 E., 2025/3294 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde şikayetçi ipotek verenin icra mahkemesine başvurusunda sair şikayetlerinin yanında, hesap kat ihtarının usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; icra emrine ilişkin şikayetin kabulü ile borçlu hakkındaki icra emrinin iptaline, takibin iptali talebinin reddine karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, şikayetçi borçlunun temyiz başvurusunda takibin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
İİK’nın 150/ı maddesinde; ‘’Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayri nakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayri nakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar.’’ düzenlemesine yer verilmiştir.
İİK’nın 68/b maddesinde ise; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden on beş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemesi yer almaktadır.
İpotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK’nın 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, İİK’nın 150/ı maddesinin son cümlesi; “Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ESAS NO : 2025/1349 ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması, Türk Medeni Kanununun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer.” hükmünü içermektedir.
Anılan bu maddeler, uygun ihtar tebliğ edildiğinde veya tebliğ edilmiş sayıldığında takip dayanağı ipotek akit tablosu limit ipoteği içerse de, ipotekli takibin ilamlı takip olarak yapılabileceğini, bir başka anlatımla ihtarın maddelerde yazılan koşullarda yapılmış olmasının takibin ilamlı yolla yapılmasının şartı olduğunu göstermektedir. Tebliğin usulüne uygun olarak yapılması İİK'nın 150/ı uygulamasında kamu düzenine ilişkin bir takip hukuku kuralı olarak kabul edilmelidir(..., ..../... Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip, İstanbul 2025, S.416). Muacceliyet ihtarı tebliğinin usulsüz yapıldığı şikayeti süresiz olarak incelenmelidir(HGK 1.06.2000 tarih, 200/12-1002 sayılı karar).
Somut olayda, alacaklı banka tarafından, İzmir Gayrimenkul İcra Dairesinin 2024/77 Esas sayılı dosyasında kredi alacağına ve limit ipoteğine dayalı olarak kredi borçlusu ve ipotekli taşınmaz maliki aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, ipotek veren şikayetçiye çıkarılan kat ihtarı tebliğinin usulsüz olduğu, ilk derece mahkemesi ve Bölge Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere, yapılan bu tebligatın Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca usulüne uygun olmadığı görülmüştür. Şikayetçi ipotek verene usulüne uygun muacceliyet ihbarı gönderilmeden takibin başlatıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; takipten önce yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliği bulunmadığından, dolayısıyla TMK'nın 887. maddesi anlamında ihbar (muacceliyet ihtarı) koşulları oluşmadığından, ipotekli taşınmaz maliki hakkında icra emri gönderilmek suretiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması mümkün değildir.
Dairemizde, asıl borçlu ve/veya ipotekli taşınmaz malikine icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekmekle birlikte İİK'nın 16/2. maddesi gereğince kat ihtarı tebliğ işlemi usulsüz ise süreli; hiç gönderilmemiş veya tebligat yapılmamış ise süresiz şikayete tabi olduğu yönünde uygulama yapılmakta iken İİK 150/ı maddesinde yapılması belirtilen tebligat ilamlı takipte takip şartı kabul edilip, İİK 16/2. kapsamında süresiz olarak incelenmesi kanaatine varılarak görüş değişikliğine gidilmiştir.
Hal böyle olunca, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince önceki içtihatlarımıza uygun olacak şekilde değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiş ise de; değişen içtihatlarımıza göre ipotek veren şikayetçiye usulüne uygun muacceliyet ihbarı gönderilmeden başlatılan ilamlı takibin şikayetçi ipotek veren yönünden iptaline karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 16.01.2025 tarih ve 2024/1297 E.-2025/60 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 17.04.2024 tarih ve 2024/108 E.-2024/224 K. sayılı kararının (BOZULMASINA),
peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine,
kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





