5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinde Yargıtay ceza dairelerinden birisinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının ve sonradan eklenen CMK m.308/A’da da bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi düzenlenmiştir.

Yazımızda; CMK m.308’de itirazın hangi merci tarafından inceleneceğinde bir tartışma bulunmadığından, bölge adliye mahkemesinde CMK m.308/A’ya göre yapılacak itirazı inceleyecek ceza dairesinden sonra “ceza daireleri başkanlar kurulu” olarak belirtilen kurulun nasıl oluşacağı hakkında açıklamada bulunulacaktır.

“Normlar hiyerarşisi” ilkesi uyarınca; önce itiraz müessesesini öngören CMK m.308/A’dan, sonra 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un yazı konumuzla ilgili 25 ila 35. maddelerinden ve son olarak da CMK m.308/A’nın son cümlesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu tarafından çıkarılan 07.01.2026 tarihli ve 1 sayılı Karardan bahsedilecektir. 1 sayılı Karar hükümlerinin, CMK m.308/A ile 5235 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olamayacağını belirtmek isteriz.

“Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi” başlıklı CMK m.308/A’da; “(…) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulu bu incelemeyi yapar. Başkanlar kurulunun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.” hükmüne yer verildiği, burada “ceza daireleri başkanlar kurulu” ibaresinin olduğu, başkaca bir açıklamaya yer verilmediği, BAM ceza dairesi tarafından kararına yapılan itirazın kabul edilmemesi halinde, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanacağı, buna göre BAM başsavcılığının itirazının dairede kabul görmemesi halinde, daire başkanı veya görevlendireceği üye tarafından “rapor” adlı yazılı belgenin dosyaya koyulup, raporla birlikte dosyanın ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderileceği,

Kararına itiraz edilen dairenin başkanının veya görevlendirdiği üyenin kurulda yer almayacağı ve oy hakkının bulunmayacağı, bu yönü ile itiraz yolunun, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazının incelenmesi usulünden farklı olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından yapılacak incelemeye, kararına itiraz edilen ceza dairesinin başkanının ve bir üyesinin katılacağı, bu başkan ve üyenin Genel Kurulda yapılacak inceleme sonucunda oy hakkının bulunacağı,

BAM ceza daireleri başkanlar kurulunun itiraz sonucu verdiği kararların kesin olduğu, dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulunun BAM Cumhuriyet başsavcılığı itirazını inceleyeceği,

Bu hükmün mefhum-u muhalifinden dört ve daha az ceza dairesi bulunan bölge adliye mahkemelerinde her bir dairenin başkanının kendiliğinden itirazları inceleyen ceza daireleri başkanlar kurulunun üyesi sayılacağı, CMK m.308/A’da bir netlik olmamakla birlikte, ceza dairesinin sayısının dördün üstünde olduğu yerlerde hangi daire başkanlarının üye olacağının HSK tarafından belirleneceği, daha az olanların ise otomatik olarak kurula üye olacakları,

Kurulun itirazla ilgili kararı oybirliği ile mi yoksa oy çokluğu ile mi verebileceğine dair CMK m.308/A’da bir açıklık bulunmadığından, bu konuda “Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı” başlıklı CMK m.224/1’in uygulanabileceği, fakat kurulun çalışma usul ve esasları HSK tarafından belirlendiğinden, 07.01.2026 tarihli ve 1 sayılı HSK kararında konu ile ilgili bir hükmün bulunup bulunmadığına bakılmasının gerektiği, gerçekten de “Toplantı ve Karar Verme Usulü” başlıklı 5. maddede kararın salt çoğunlukla verileceğinin belirtildiği,

CMK m.308/A’da “ceza daireleri başkanlar kurulu” ibaresine yer verildiği, bu ibareden anlaşılması gerekenin hangi kurul olduğunun açıklanmasının uygun olacağı, çünkü 5235 sayılı Kanunun 35. maddesinin “Başkanlar kurulunun görevleri” olduğu, burada bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulu ile ilgili görevlerin sıralandığı,

5235 sayılı Kanunun “Başkanın görevleri” başlıklı 34. maddesinde bölge adliye mahkemesi başkanının görevlerinin belirtildiği, buna göre bölge adliye mahkemesi başkanının, ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulu ile adalet komisyonuna başkanlık etmekle ve bu kurullar ile komisyondan çıkan kararları yürütmekle görevlendirildiği, bu durumda bölge adliye mahkemesi başkanının CMK m.308/A’ya göre oluşturulan ceza daireleri başkanlar kuruluna başkanlık yapıp yapmayacağının, yani bu maddede geçen başkanlar kurulu ile 5235 sayılı Kanunun 34. ve 35. maddelerinde belirtilen başkanlar kurulunun aynı olup olmadığının tespitinin gerektiği, böylece bölge adliye mahkemesi başkanının, CMK m.308/A’da gösterilen ceza daireleri başkanlar kuruluna başkanlık edip etmeyeceğinin anlaşılmasının lüzumlu olacağı, çünkü CMK m.308/A ve 5235 sayılı Kanunun 34. ve 35. maddeleri karşısında itirazı incelemeye yetkili ceza daireleri başkanlar kurulu, bu kurulun kaç üyeden oluşacağı ve kimin başkanlık edeceği ile ilgili somut tespitlerin yapılmasının zorunlu olduğu,

CMK m.308/A’ya göre yetkilendirilen HSK tarafından çıkarılan 07.01.2026 tarihli ve 1 sayılı Karar ile 5235 sayılı Kanunun 34. ve 35. maddelerinin çeliştiği, “normlar hiyerarşisi” ilkesine göre HSK kararının 5235 sayılı Kanuna aykırı olamayacağı, kaldı ki CMK m.308/A’da bahsedilen kurul ile 5235 sayılı Kanunda yer alan kurulun farklı olduğu, m.308/A’nın 5235 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra düzenlendiği de dikkate alınarak, hem bu hükümde ve hem de 5235 sayılı Kanunda değişikliğe gidilmediği, CMK m.308 gereğince yapılan Yargıtay Başsavcısının itirazlarını inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu net olduğu halde, aynı netliğin CMK m.308/A’da bulunmadığı, 5235 sayılı Kanunun 35. maddesinde düzenlenen başkanlar kurulu ile CMK m.308/A’da özel olarak öngörülen başkanlar kurulu arasında fark bulunduğu, ya bu konuda yasal değişikliğe gidilerek, CMK m.308/A ve 5235 sayılı Kanunun 34 ve 35. maddeleri arasında çelişkinin giderilmesinin gerektiği ya da 1 sayılı HSK Kararının CMK m.308/A’nın dikkate alınarak yeniden düzenlenmesinin isabetli olacağı,

İzahtan varestedir.

Buna göre;

01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5235 sayılı Kanunun 25. ve devamı maddelerinde bölge adliye mahkemelerinin düzenlendiği,

5235 sayılı Kanunun 26. maddesinde bölge adliye mahkemelerinin oluşumu hükmüne yer verildiği ve maddede bölge adliye mahkemelerinin; başkanlık, ceza daireleri başkanlar kurulu, hukuk daireleri başkanlar kurulu, daireler, Cumhuriyet başsavcılığı, bölge adliye mahkemesi adalet komisyonu ile müdürlüklerden oluşacağının ifade edildiği,

28. maddede; BAM ceza daireleri başkanlar kurulu ile hukuk daireleri başkanlar kurulunun belirtildiği, buna göre her iki kurulun da dairelerin tüm başkanlarından oluşacağının ve bölge adliye mahkemesi başkanının da kurula başkanlık yapacağının söylendiği,

34. maddede; BAM başkanının görevlerinin sıralandığı, buna göre başkanın BAM ceza daireleri başkanlar kurulu ile hukuk daireleri başkanlar kuruluna başkanlık yapacağının belirtildiği, maddede ayrıca bir kuruldan söz edilmediği, CMK m.308/A’ya göre HSK tarafından özel oluşturulacak kurulun başkanının BAM başkanı olacağının bu maddede yer almadığı,

35. maddede; başkanlar kurulunun görevlerinin düzenlendiği, bu maddede BAM ceza daireleri başkanlar kurulu ile hukuk daireleri başkanlar kurulunun görevlerinin sıralandığı, bu görevler arasında CMK m.308/A’da belirtilen BAM başsavcılığının itirazının inceleneceğine dair bir hükme yer verilmediği gibi, m.35/1-4’de yer alan “Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.” hükmünden hareketle, CMK m.308/A’da düzenlenen itirazların burada düzenlenen ceza daireleri başkanlar kurulu tarafından inceleneceği sonucunun çıkmayacağı, çünkü CMK m.308/A’da özel bir kuruldan bahsedildiği ve bu kurul üyelerinin ceza daireleri başkanlar kurulu üyeleri arasından seçileceğinin de söylenmediği, dolayısıyla BAM başkanının CMK m.308/A’ya göre oluşturulacak kurula başkanlık yapamayacağı, kararına itiraz edilen ceza dairesi başkanının veya görevlendireceği bir üyenin de itiraz kuruluna katılamayacağı, söz ve oy hakkının olmayacağı, CMK m.308/A’nın son kısmında yer alan “rapor” kavramından, kararına itiraz edilen ve itirazı kabul etmeyen daire başkanlığı tarafından yazılı olarak hazırlanacak raporun anlaşılması gerektiği,

07.01.2026 tarihli ve 1 numaralı HSK Kararının, 5235 sayılı Kanuna göre değil, CMK m.308/A’ya göre hazırlanmasının gerektiği, bu kapsamda HSK Kararı incelendiğinde;

Kararın toplam 7 maddeden ve bir kısım açıklamalardan oluştuğu,

“Başkanlar Kurulunun Oluşumu” başlıklı 1. maddenin hatalı olduğu, CMK m.308/A’da “Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulu bu incelemeyi yapar. Başkanlar kurulunun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.” hükmüne yer verildiği, dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde HSK tarafından tüm ceza daireleri başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulunun, daire tarafından reddedilen itirazı inceleyeceğinin anlaşıldığı,

CMK m.308/A’da; başkanlar kurulunun çalışma usul ve esaslarından bahsedildiği, fakat kurulun üyelerinin seçimi özel olarak düzenlendiğinden, üyelerin seçimi konusunda kanun koyucu tarafından HSK’ya bir yetki verilmediği gibi, 5235 sayılı Kanunun 34. ve 35. maddelerinde de itirazı inceleme kurulunun başkanının BAM başkanı olacağından ve 5235 sayılı Kanuna göre oluşan kurulun bu konuda yetkili olduğundan bahsedilmediği, dolayısıyla 1 sayılı Kararın 1. fıkrasının hatalı olduğu, çünkü itirazı inceleme kurulunun ceza daireleri başkanları arasından seçilecek dört üyeden oluşacağının belirtildiği, oysa “normlar hiyerarşisi” ilkesine göre alt norm olan HSK Kararına göre BAM başkanının kurulun doğal üyesi ve başkanı olarak gösterildiği, bu durumda oy hakkının bulunduğunun anlaşıldığı, Kararın bu yönü ile CMK m.308/A’ya aykırı olduğu, gerçekten de dört üyenin bulunması ve oylamanın ikiye iki sonuçlanması halinde ortaya kabulü mümkün olmayan bir sonucun çıkacağı, ya üyelerin en azından çoğunluk sağlanıncaya kadar oylamaya devam etmeleri veya CMK m.308/A’da değişikliğe gidilerek üye sayısının beşe çıkarılmasının veya BAM başkanının itiraz inceleme kuruluna başkanlık yapacağına dair bir hükmün CMK m.308/A’ya ve 5235 sayılı Kanunun 34. maddesine eklenmesinin gerekli olduğu,

Kurulun kararının 2. fıkrasında bir hata bulunmadığı, “Üyelerin Belirlenme Zamanı ve Görev Süreleri” başlıklı 2. maddesinin de hatalı olmadığı, “Toplantı Gündeminin Belirlenmesi” başlıklı Kararın 3. maddesi ile “Dosya ve Raporun Sunulması” başlıklı 4. maddesinde bir hukuki sakıncanın bulunmadığı, fakat “Toplantı ve Karar Verme Usulü” başlıklı 5. maddenin hatalı olduğu, BAM başkanının itiraz inceleme kuruluna başkanlık etmesinin ve oy kullanmasının mümkün olmadığı, bu konuda yasa değişikliğine gidilmesinin gerektiği ve bu eksikliğin HSK kararı ile tamamlanamayacağı, ayrıca CMK m.308’e göre daire başkanının oy hakkı olmasa bile itiraz incelemesine katılamayacağı, daire başkanının itirazı reddi içeren raporunu kendisinin veya görevlendireceği bir üye vasıtasıyla kurula sunulmak üzere hazırlayacağı, bu raporun dosya içerisinde itirazla birlikte kurula gönderilmesinin yeterli olacağı, bunun dışında oy hakkı olmayan daire başkanının bir tarafmış gibi katılıp kurulda konuşma ve savunma yapmasının uygun olmayacağı,

HSK’nın 1 sayılı Kararında yer alan; itirazı inceleme kurulunun, yani CMK m.308/A’da belirtilen adı ile ceza daireleri başkanlar kurulunun çalışma usul ve esasları ile ilgili hükümlerde sakınca bulunmadığı, tüm karışıklığın CMK m.308/A’da yer alan “ceza daireleri başkanlar kurulu” ibaresi ile 5235 sayılı Kanunun 26, 28, 34 ve 35. maddelerinde yine “ceza daireleri başkanlar kurulu” ismine yer verilmesinden kaynaklandığı, CMK m.308/A’da adı “itiraz inceleme komisyonu” veya “itiraz inceleme kurulu” olarak değiştirilmesi, BAM başkanının da tabii üye ve başkan olarak kurula dahil edilmesi halinde sorunun çözüleceği, kararına itiraz edilen dairenin başkanının, zaten üye sayısı 4 olan veya 5 ile sınırlı olacak itirazı inceleme kuruluna katılmamasının ve oy kullanmamasının yerinde olacağı, aksi halde kurulun tarafsızlığının ve itiraz hakkında vereceği kararın etkilenebileceği,

Bu durumda ortada CMK m.308/A’ya uymayan, konu ile ilgili 5235 sayılı Kanunun 34. ve 35. maddelerinde bir açıklık olmadığı halde; HSK’nın 1 sayılı Kararının, CMK m.308/A’ya ve 5235 sayılı Kanunun 34. ve 35. maddelerine aykırı olduğu, mevcut durumda BAM Cumhuriyet başsavcılığının kesinleşen ceza dairelerin kararlarına itirazlarının kararına itiraz edilen ceza dairesi tarafından reddi halinde, toplam ceza dairesi sayısı dörtten fazla olan bölge adliye mahkemelerinde üyeleri ceza dairelerinin başkanları arasından HSK tarafından belirlenen dört üyeden oluşan kurulun itirazı karara bağlayacağı, kararına itiraz edilen daire başkanının veya görevlendireceği üyenin kurulda yapılacak itiraz incelemesine ve kurulun vereceği karara katılamayacağı, aksi halde itiraz incelemeleri ile ilgili kararların CMK m.308/A ile 5235 sayılı Kanunun 34. ve 35. maddelerine aykırı olacağı,

Tespitlerine ve sonucuna varılmalıdır.

(Bu makale, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)