T.C.

Yargıtay

3. Ceza Dairesi

2009/27 E., 2009/13450 K.

EK İDDİANAME

HAKİMİN TARAFSIZLIĞI

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 24 ]

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 255 ]

"İçtihat Metni"

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak, gereği görüşülüp düşünüldü;

1- Sanığın yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyetine dair hükümlerin incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA.

2- Tehdit suçundan kurutan mahkumiyete gelince;

Sanık hakkında yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefetten açılan kamu davasının yargılaması sırasında mahkeme 12.02.2008 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı'na yazdığı yazıda, sanık hakkında tehdit suçundan ek iddianame düzenlenerek mahkemeye gönderilmesi istenmiş olup, ek iddianame ile açılan kamu davası üzerine sanık TCK'nın 106/2-a ve 62. maddelerine muhalefetten 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilmiştir.

1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'da ek iddianame ile ilgili açık bir düzenleme bulunmamakta olup, bu uygulamanın aynı Kanun'un duruşmaların bir oturumda bitirilmesi amaçlayan sistemine uygun düşmediği, ek iddianame talebinin yeni CMK'daki hakimlerin tarafsızlığını sağlamaya yönelik hükümler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Kararları ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 27.06.2006 tarih ve 315 sayılı kararı ile de benimsenen Birleşmiş Milletler Bangolar Yargı Etiği İlkeleri nazara alındığında, hakimlerin dava konusu ve taraflarla ilgili tarafsız olması ilkesine ters düştüğü, ek iddianame talebi ile mahkeme baştan iddianamenin düzenlenmesini istemekle bir nevi suçun sübuta erdiğini belirterek baştan sanığın mahkumiyetine dair görüşünü ortaya koyar nitelikte görüş belirtmiş olduğu ve ek iddianame uygulamasının, iddianamenin kabulü ile hakim önüne

gelen iddianamede gösterilen suça ilişkin olarak fiil ve fail hakkında karar verilmesini öngören CMK'nın 225. maddesine açıkça aykırılık oluşturduğu, bu maddeye göre hükmün konusunun iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin yargılama olduğu, bununla beraber mahkeme hakimlerinin yargılama esnasında sanıkların iddianamedeki suçtan başka suç işlendiklerini düşünüyorlarsa, bu konuda sadece Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunabilecekleri, iddianame düzenleyip düzenlememek savcının görevi ve takdirinde olduğundan, ek iddianame düzenlenmesi talebinin yapılamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,

2- Kabule göre de,

11.03.2008 tarihli ek iddianameyle açtırılan kamu davasında, sanığın katılanı tehdit ettiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu tartışılmadan yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle (BOZULMASINA), 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.