T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
2015/19592 E., 2016/9259 K.
"İçtihat Metni"
Davacılar ... ve arkadaşları ile davalı ... aralarındaki tazminat davasına dair ....Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.06.2014 günlü ve ....sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 22.10.2015 günlü ve ... K.sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili 05.06.2004 tarihli dava dilekçesinde; taraflar arasında 14.03.1995 tarihinde akdedilen sözleşmeyle, davalının arsasının mülkiyetini davacılardan Sabahattin'e devrettiğini, müvekkillerinin de davalıya 1.350,00 TL (eski parayla 1.350.000.000 TL) ödediklerini, ayrıca yapılacak 13 adet dubleks yapıdan 3 adetinin davalıya verileceğinin taahhüt edildiğini, müvekkillerinin inşaatı yapmaya başladığını, kısa zamanda inşaatın büyük kısmını tamamladıklarını, davalının sözleşme dışı talepleri nedeniyle bir süre sonra sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini, daha sonra davalının, müvekkillerine ihtar göndererek inşaatın tamamlanmasını istediğini ancak ekonomik koşullar nedeniyle inşaatın tamamlanamadığını, bunun üzerine davalının, müvekkilleri aleyhine sözleşmenin feshi ile tapu iptal ve tescil davası açtığını, davanın derdest olduğunu, değişik iş dosyasıyla inşaatların toplam değerinin 295.336.800.000 TL (eski para ile) tespit edildiğini ileri sürerek; imalat bedelinin dava tarihinden, arsa bedelinin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, harca esas değeri 296.686.800.000 TL (eski para) olarak göstermiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yapılan 3 adet dubleks binanın ince işlerini müvekkilinin tamamladığını, inşaatların 1995 yılında yapıldığını, aradan 23 yıl geçtiğini, bu sürede inşaatın yıprandığını, belirlenecek değerden inşaatın yıpranma payının düşülmesi gerektiğini, faizin yasal faiz ve faiz başlangıcının davalı müvekkilinin tapu kaydını üzerine aldığı tarih olması gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 272.095,20 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 22.20.2015 tarih, ...sayılı kararıyla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Temyize konu uyuşmazlık; davalının, arsa üzerinde yapılı olan 13 adet dubleks yapı nedeniyle davacılar aleyhine sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ve davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabulü halinde ne miktarda zenginleştiği noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamından; taraflar arasında 14.03.1995 tarihinde yapılan sözleşme gereğince, davalının malik olduğu iki adet arsayı davacı tarafa devrettiği, davacıların da arsa karşılığında davalıya 1.350,00 TL (1.350.000.000 TL eski) ödeme yaptıkları ayrıca bu arsalar üzerine yapacakları toplam 13 adet dubleks yapıdan üçünü davalı arsa sahibine vermeyi taahhüt etmiş ve davacılar 1995 yılında inşaatın yapımına başlamışlardır. Davalının 22.03.2001 tarihinde ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...açtığı dava sonunda taraflar arasındaki 14.03.1995 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay'ca onanarak kesinleşmiştir.
Davacı yüklenicinin yaptığı iş ve inşaat davalı arsa sahibinin mal varlığını artırdığı oranda imara projesi ve ruhsatına uygun yararlanılması olanaklı ve davalı arsa sahibinin mal varlığında artışa neden olan imalat bedeli varsa davalı arsa sahibinden sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davacı yükleniciden geri isteyebileceğinin kabulü gerekir. Eş söyleyişle, davacı yüklenici ancak yasal olan, ekonomik değeri bulunan, imar durumuna ve onaylanmış projesine uygun yapılan imalat bedelini isteyebilir. İmar durumuna ve onaylanmış projesine aykırı inşaat var ise ve yasal duruma getirilemiyorsa veya yüklenici tarafından yasal duruma getirilmez ise, ekonomik değeri olmayacağından davacı inşaat bedeline hak kazanamayacaktır.
... Hukuk Mahkemesi'nin.... karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki 14/03/1995 tarihinde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davacı yüklenicinin imar projesi ve ruhsata uygun yararlanılması olanaklı ve davalı arsa sahibinin mal varlığında artışa neden olan imalat bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalı arsa sahibinden isteyebileceğinin kabulü gerekir. Ancak, kaçak ve çürük inşaat yapması durumunda bunu isteyemez.
Davadaki istem bu esaslar doğrultusunda incelenmelidir.
Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının haklı bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalmasıdır.
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığında, bir başkasının aleyhine bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır.
Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı; "aynen geri verme ilkesi"ne göre düzenlenmiştir.
Somut olayda da; arsa üzerinde davacılar tarafından yapılmış olan yapılar nedeniyle (davalının), davacılar aleyhine sebepsiz zenginleştiği mahkemenin de kabulündedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin fesih tarihi 08.12.2006 tarihi itibariyle serbest piyasa fiyat imalat bedeli 302.328,00 TL olarak hesaplanmış bu bedelden davacı tarafın sözleşmenin feshine sebebiyet verdiği gerekçesiyle 2008 yılında değişen yapı şartnamesi gereği %10 güçlendirme bedeli mahsup edilerek, bakiye imalat bedelinin 272.095,20 TL olduğu rapor edilmiştir.
Davalı taraf, taşınmazların 1995 yılında, 1983 tarihli Deprem Yönetmeliğine göre yapıldığını, bu yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığını, bu haliyle inşaata devam etmesinin olanaklı olmadığını, taşınmazların 2007 yılında yürürlüğe giren Deprem Yönetmeliğine uygun hale getirilmesi gerektiğini bunu yapmadığı takdirde kendisine ruhsat verilmeyeceğini, bu nitelikteki taşınmazların kendisini zenginleştirmeyeceğini, mal varlığında bir artışa neden olmayacağını belirterek, rapora itiraz etmiş ise de mahkemece, davalı vekilinin itirazlarını karşılayacak rapor alınmamıştır.
... tarafından 23.02.2015 tarihli ve 15T1231 belge numaralı ... Şti.nce davalının talebi üzerine düzenlenen 03.11.2015 tarihli ...Raporunda; söz konusu taşınmazların 13.12.1995 tarihinde yapı ruhsatı aldığı, iki parselde toplam 13 adet binanın olduğu, toplamda 11 adet binanın da kaba inşaatının bittiği, duvarlarının %90 oranında tamamlandığı, binaların beton kalitesinin çok düşük olduğu, betonun deniz kumu ve hazır beton olmadığı, betonun yerinde ve elle döküldüğü donatılarda yetersizlik ve aşırı korozyona uğramış olduğu tespitine varılarak, binanın riskli yapı olduğu tespiti yapıldığı ve 13.10.2015 tarihinde riskli bina tespit raporunun onaylandığı, kaba halde bulunan 11 adet binadan karot numuneleri alınarak incelendiği ve beton-donatı kalitesi olarak bu binaların tamamının ekonomik ömrünü tamamladığı ve riskli olduğu tespitine varıldığı ve mevcutta oturulan binanın boşaltıldığı İskenderun Belediyesinden 26.10.2015 tarihinde yıkım raporu alınarak tapuyada riskli yapı şerhi konulduğu bilgilerini içerir riskli yapı teknik raporu davalı yanca ibraz edilmiştir.
Hal böyle olunca; öncelikle dava konusu taşanmaza ilişkin tapu kaydının celbi ile, tapu kaydına riskli tapu şerhinin konulup konulmadığı saptanmalı, dava konusu inşaata ilişkin bu konuda İskenderun Belediyesine bir başvuru olup olmadığı sorularak, var ise dosyaya ibraz edilen raporun aslı temin edilerek, davacı yüklenicinin yaptığı inşaat nedeniyle binanın riskli yapı kapsamına alınıp alınmadığı, binaların mevcut haliyle ekonomik ömrünü tamamlayıp tamamlamadığı hususlarında, az yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda önceki bilirkişi kurulundan yeniden Yargıtay denetimine uygun rapor alınarak, belirlenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucunu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, davalı tacir olmamasına rağmen, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi işletilmesi de doğru görülmemiştir.
Ne var ki; mahkeme kararının açıklanan gerekçelerle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı anlaşılmakla, davalı tarafın bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.10.2015 tarih,..... sayılı onama kararının kaldırılarak... Hukuk Mahkemesi'nin.... sayılı mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




